İçeriğe geç
Kami

Kurtların savaşı

Veli kara

RomanDevam ediyorTarihi Kurgu

Başlangıç(Asi şair) "Merhaba, benim adım Kartal Karakurt. Aslen Ankaralıyım, ancak Eskişehir'de yaşıyorum. Soğuk tabakaların, sıcak kadınların adımlarını sayan aklındaki çocuğun bile haberi olmadan, bazen gülüyorum. Gülerken ağlayabilen bir çocuk gibi, o zamanlar 20 yaşında bir gençtim. Savaşın hala başlamadığını, yani içimdeki büyük savaşın devam ettiğini, fragman bir yanda kendince masallar uyduran, sözde Türkçüler, bir yanda ise destanlar yazan ve destanlar anlatan türkücüler vardı." "Ben aklı karışık bir insan değildim, hiçbir zaman öyle de olmadım. 10 yaşında çocukken annem ve babam teröristler tarafından kurşunla dizildi. Babam o zamanlar Hakkari Yüksekova'da uzman çavuştu. Güneşin ilk doğduğu yer olarak bilinen Hakkari halk arasında annem ve babamı mezar olmuştu. Çok geçmeden beni yetimhaneye aldılar, okuttular ve beraber büyüdüğüm arkadaşlarım vardı. Bir ağabeyim de vardı, kendisi Hakan Karakurt, ama hiç anlaşamayız. Çünkü kendisi Abdullah Çatlı'nın yetiştirdiği bir mafya babası olarak kaldı. Ben ise bir mafya olmak değil, bir savaşçı olmak istiyordum. Bunu sakın askerlikle karıştırmayın. Ben kalem ile çakalları susturan asi bir şair olmak istiyordum. Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar adımı duyurmaya yeminler etmiştim, ama başıma gelecek bir olay beni değiştirmiş olacaktı. O günlerde bir bir ülkücüler birbirine giriyor, faşist düşünceler ile Türkü düşünceler birbirine karışıyordu. Uzun uzun düşündüm, niye böyle oluyordu? Türklük ırkçılık değildi, bunu iyi biliyordum. Benim yaşıtlarım hep özenerek büyüyor, ama kimlere kimi Amerika'nın Rambo'suna, kimi Rusya'nın bilmem ne şairine yazarına özeniyordu. Kimse Kürşadı, Mete'yi, Alper Tunga'yı, Osman Batur'u, Osman Bey'i, Fatih Sultan Mehmet'i aklına getirip 'Ben bunlardan olup ülkemi büyüteceğim, kendimi geliştireceğim' demiyordu. Bu saydıklarımın içinde Fatih Sultan Mehmet'in idolüm olarak almak benim için ahmakça olurdu. Ben daha çok Atsız, Akif, Hikmet gibi usta isimleri ele alıyordum, ama aklımdaki tek şey geçmişin bana getirecek hiçbir şeyi olmadığı, sadece o geçmişe bakarak tarih yazılmayacağını acı bir şekilde anlamıştım. Şimdi size nasıl anlatayım ki bir oda düşünün. Oda'nın içinde bir televizyon, televizyonu izleyen 10 yaşında bir çocuk düşünün. İşte o çocuk bendim. Televizyonda oynayanlar film komedi falan değildi, onlar annem ve babam da evet, ben annem ve babamın ölümünü izledim. Bu nasıl bir şey anlatmak zordur. Ama bir gün eğer nasıl bir şey olduğunu anlamak isterseniz, sokakta bir insanın nasıl çaresizce gözleri ile annesini veya babasını aradığını izleyin. Bize anlatmak istediğim bu hikaye benim, yani asi şair olmak isteyen bir gencin azılı bir suçlu olma hikayesidir. Belki acı bir şeydir, ama şunu da eklemek istiyorum, ölüm Türklere düğün, çakallara hüzün verir. Güneşin battığı yere yakın ama doğduğu yerden uzak olmayan çocuk, ben bugün size sadece kendimi anlatacağım. Olaylar beni nasıl etkiledi, siz de göreceksiniz. Bir şair olmak isteyen çocuğun bir katile dönüşmesi bir anda nasıl olmuş, nasıl olur, neden olur sorularını sizlere sorduracaktır. Hikayemiz daha başlamadı, bu sadece size kendimi anlatmak için bir fragmandı. Siz ne okuyorsunuz biliyor musunuz? Anladınız mı yani, pek sanmıyorum, ama size şöyle anlatayım: Daha çocukken annesini babasını kaybetmiş, gözleri önünde ölümlerini görmüş ama şair ruhumdan hiç vazgeçmemiş bir çocuk düşünün ve onun katil olma hikayesi. İyi okumalar dilerim. Hikayemiz daha yeni başlıyor."

Bölüm
0
okunma
9
Beğeni
4
Puan
—
Puan ver

Benzer eserler

Veli kara imzalı diğer eserler