Gece henüz bitmemişti.Yıkılan taş evin tozu hâlâ havadaydı. Ay, bulutların arasından yaralı bir göz gibi bakıyordu. Elay dizlerinin üzerinde, elleri hâlâ titrerken yere bakıyordu.Avuç içlerindeki gümüş çizgiler sönmeye başlamıştı. Ama içindeki his… sönmemişti.Bir şey değişmişti.“Onu hissettin mi?” diye sordu Barlas.Elay başını kaldırdı.“Neyi?”“Onların seni çağırdığını.”Elay cevap veremedi.Çünkü evet… hissetmişti.Gölgeler kaybolurken içinden bir ses geçmişti. İnce, fısıltı gibi ama derin.“Bize aitsin…”Elay kulaklarını kapattı.“Hayır. Hayır ben onlardan değilim.”Barlas sert bir nefes verdi.“Yarısın.”Bu kelime Elay’ın içine saplandı.---Gerçeğin AğırlığıKasabanın dışındaki eski değirmene sığındılar. Burası Barlas’ın saklandığı yerdi. İçerisi şaşırtıcı şekilde düzenliydi. Duvarlarda eski semboller, yere çizilmiş daireler ve ortada büyük bir taş masa vardı.Elay içeri girince tuhaf bir sıcaklık hissetti.“Burası ne?” diye sordu.“Korunaklı bir alan. Külün Efendileri doğrudan buraya giremez.”“Peki sen nasıl girebiliyorsun?”Barlas kısa bir an durdu.“Çünkü ben artık onlardan değilim.”Elay masaya yaklaştı. Taşın üzerinde oyulmuş bir sembol vardı: Ayın içinde ince çatlaklar.“Bu ne?”Barlas parmağını sembole koydu.“Denge mührü. Senin gücün bu mührün diğer yarısı.”Elay kaşlarını çattı.“Ben yarım mıyım?”“Evet.”Sessizlik.“Diğer yarı kim?”Barlas’ın bakışları sertleşti.“Onların lideri.”---İlk EğitimBarlas sabaha kadar beklemediler. Çünkü artık zaman yoktu.“Elay,” dedi Barlas. “Gücün kontrolsüz. Az önceki patlama şanstı. Ama bir dahaki sefer…”“Elimden kayabilir mi?”“Evet.”Barlas taş zemine bir çizgi çizdi.“Bana saldır.”Elay şaşkınlıkla baktı.“Ne?”“Işığı çağır.”“Nasıl yapacağımı bilmiyorum ki!”“Az önce yaptın.”Elay gözlerini kapadı. Derin nefes aldı. İçindeki o gümüş sıcaklığı bulmaya çalıştı.Hiçbir şey olmadı.Barlas sertçe bağırdı:“Onların seni yakaladığını düşün!”Bir anlık görüntü…Siyah gözler.Zincirler.Gölgeler.Elay’ın içi alev aldı.Elini kaldırdı.Ama ışık yerine…Siyah bir duman çıktı.Barlas geri sıçradı.Elay gözlerini açtı. Şok içindeydi.“Bu… bu neydi?”Barlas’ın yüzü gerildi.“İşte korktuğum şey bu.”“Ne demek?”“Sen sadece ay ışığını taşımıyorsun.”Elay’ın sesi titredi.“Ne taşıyorum?”“Külü.”---İçindeki İki GüçBarlas yavaşça anlattı.Elay’ın annesi Ay’ın Varisi’ydi. Saf denge.Ama babası Külün Efendileri’nin en güçlü savaşçısıydı. Karanlığı kontrol edebilen biri.“Elay… sen iki gücün birleşimisin.”Elay duvara yaslandı.“Yani ben… onların silahı olabilir miyim?”“Olabilirsin.”“Ya kontrol edemezsem?”Barlas gözlerini kaçırdı.“O zaman biz seni durdurmak zorunda kalırız.”Bu söz, Elay’ın kalbini paramparça etti.---Gece ZiyaretiSabahın ilk ışıkları doğarken Elay uyuyakaldı.Ama zihni uyanıktı.Rüyasında bir kule gördü. Siyah taşlardan yapılmış, göğe uzanan bir kule.Kulenin en tepesinde biri vardı.Uzun boylu. Omuzlarına kadar inen siyah saçlı. Gözleri tamamen karanlık.“Elay…” dedi adam.Elay geri çekildi.“Sen kimsin?”Adam gülümsedi.“Adım Koral.”İsim içini titretti.“Ben senin diğer yarınım.”“Hayır.”“Evet. İçindeki kül bana ait.”Elay başını salladı.“Ben sana ait değilim.”Koral bir adım yaklaştı.“Henüz değilsin.”Elay arkasını döndü ama kule yok oldu.Bir boşlukta kaldı.Koral’ın sesi yankılandı:“Yakında seçim yapacaksın. Ya ışık… ya ben.”---UyanışElay çığlıkla uyandı.Barlas hemen yanına geldi.“Ne oldu?”“Elay’ın yüzü solgundu.”“O… benimle konuştu.”“Kim?”“Koral.”Barlas’ın yüzündeki kan çekildi.“Onu rüyanda gördün?”“Elimi tuttuğunu hissettim.”Barlas dişlerini sıktı.“Bu iyi değil.”“Neden?”“Çünkü bu kadar erken zihnine girebilmesi…”Barlas cümleyi bitirmedi.“Ne demek o?” diye bastırdı Elay.“Demek ki bağ sandığımızdan daha güçlü.”Tam o anda değirmenin kapısı kendi kendine kapandı.Zemin titredi.Duvarlardaki semboller yanmaya başladı.Barlas kılıcını çekti.Ama bu kez dışarıdan bir saldırı yoktu.İçeriden geliyordu.Elay’ın gözleri hem gümüş hem siyah parlamaya başladı.“Barlas…” dedi kısık bir sesle.“Ben… kontrol edemiyorum…”Yerdeki denge mührü çatladı.Barlas bağırdı:“Elay! Işığa tutun!”Ama Elay’ın içindeki iki güç çarpışıyordu.Bir tarafı aydınlık, diğer tarafı kül gibi karanlık.Ve ilk kez…Elay’ın dudaklarından başka bir ses çıktı.Derin, yabancı bir ses.“Koral…”Barlas’ın kalbi duracak gibi oldu.Çünkü o ses Elay’a ait değildi.Ve değirmenin ortasında kara bir çatlak açıldı.İçinden Koral’ın silueti yükselmeye başladı.Barlas gözlerini kararttı.“Henüz değil,” diye fısıldadı.Ama karanlık çoktan içeri sızmıştı.Ve Elay’ın seçimi sandığından çok daha yakın görünüyordu.-
Bölüm 3
Karanlığın Çağrısı
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.