İçeriğe geç

KÜL VE AY IŞIĞI

Bölüm 2 · 3 dk okuma

KÜL VE AY IŞIĞI

Bölüm 2

Küllerin Hatırladıkları

Gece, Gölgemir’in üzerine ağır bir örtü gibi çökmüştü.Sokaklar boştu. Rüzgâr, taş duvarlara çarpıp geri dönüyor, kasabanın eski yaralarını hatırlatıyordu. Az önce yaşananlar sanki gerçek değilmiş gibiydi. Ama yerde hâlâ siyah bir iz vardı. Gölgelerin bıraktığı yanık iz.Elay titreyen ellerine baktı.Avuç içlerinde ince, gümüş çizgiler belirmişti. Damar gibi… ama ışık saçıyordu.“Bu geçecek mi?” diye sordu, sesi kısık.Barlas gözlerini ondan ayırmadan cevap verdi.“Hayır.”Bu tek kelime, Elay’ın içini daha çok ürpertti.Barlas yavaşça çevreyi kontrol etti. Ardından Elay’ın kolundan tuttu ama bu kez sert değil, kararlıydı.“Burada kalamayız.”“Nereye gideceğiz?”“Gerçeğe.”---Eski Taş EvKasabanın dışına doğru yürüdüler. Gölgemir’in eski kısmı, yeni yapılan evlerin çok uzağında kalıyordu. Yıkılmaya yüz tutmuş taş evler, terk edilmiş avlular ve kapanmış kuyular vardı.Elay bu tarafı hiç sevmezdi. Sare Nine küçükken hep tembihlemişti:“Oraya gitme kızım. Toprak bazı şeyleri unutmaz.”Barlas bir evin önünde durdu.Kapısı yoktu. Camları kırılmıştı. Ama içerisi… garip şekilde temizdi. Sanki biri düzenli olarak buraya geliyordu.“Elay,” dedi Barlas. “Burası senin doğduğun ev.”Zaman durdu.Elay’ın kalbi bir anlığına boşluğa düştü.“Ben… burada mı?”Barlas başını salladı.“Elay, sana şimdiye kadar anlatılan her şey yarım.”Elay içeri adım attı. Taş duvarlara dokundu. Parmak uçlarında bir sıcaklık hissetti. Sanki duvarlar onu tanıyordu.Ve sonra…Bir görüntü.Gözlerinin önüne ansızın bir sahne düştü.Bir kadın. Uzun koyu saçlı. Yüzünde korku ama gözlerinde kararlılık.Kollarında bir bebek.Kapı kırılıyor.Siyah duman içeri doluyor.Kadın fısıldıyor:“Onu alamazsınız.”Elay çığlık atarak geriye sendeledi.Barlas hemen onu tuttu.“Ne gördün?”Elay nefes nefeseydi.“Bir kadın… O… o benim annem miydi?”Barlas gözlerini kaçırdı.“Evet.”Elay’ın dizleri çözüldü.“Peki babam?”Barlas bu kez daha uzun sustu.“Baban… onları durdurmaya çalıştı.”“O kimdi?”Barlas gözlerini Elay’ınkine kilitledi.“Külün Efendileri’nin içinden biri.”O an, evin içindeki hava ağırlaştı.“Ne?”“Baban bir zamanlar onların en güçlü savaşçılarındandı.”Elay geri çekildi.“Yalan söylüyorsun.”“Keşke.”---Külün Efendileri Kim?Barlas yavaşça anlatmaya başladı.Yüzyıllar önce iki güç doğmuştu.Biri karanlığı besleyen, korkuyla büyüyen bir güç.Diğeri ise ışığı taşıyan, ama bedel isteyen bir güç.Külün Efendileri karanlığı seçmişti. Onlar için güç her şeydi. İnsanların korkuları onların besiniydi.Ama her karanlık, karşısında bir denge doğururdu.Ay’ın Varisi.Elay’ın boğazı kurudu.“Ben mi?”“Evet.”“Ne yapabiliyorum ben?”“Henüz hiçbir şey. Ama yapabileceklerin…”Barlas cümleyi bitirmedi.---Barlas’ın SırrıElay aniden başını kaldırdı.“Peki sen kimsin?”Barlas’ın yüzü ilk kez çatladı.“Ben… bir zamanlar onların içindeydim.”Sessizlik.“Ne demek o?”“Külün Efendileri’nin avcısıydım.”Elay geri çekildi.“Yani sen de…”“Evet.”“O zaman neden bana yardım ediyorsun?”Barlas’ın sesi ilk kez yumuşadı.“Çünkü anneni tanıyordum.”Bu söz havada asılı kaldı.“Elay… annen benim kardeşimdi.”Dünya bir kez daha kırıldı.Elay’ın zihni artık kaldıramıyordu.“Hayır… hayır bu çok fazla…”Barlas yaklaştı ama dokunmadı.“Seni bulmam yıllar sürdü. Seni sakladılar. Gücün erken uyanmasın diye.”“Peki şimdi neden uyandı?”Barlas derin bir nefes aldı.“Çünkü onlar seni hissetti.”---İlk Gerçek SaldırıTam o anda yer sarsıldı.Evin duvarlarında çatlaklar oluştu.Barlas başını kaldırdı.“Çok erken…”Kapı olmayan girişten üç figür belirdi.Bu kez gölge değillerdi.Gerçektiler.Uzun siyah pelerinler, yüzleri kül gibi gri, gözleri tamamen siyah.Ortadaki konuştu:“Varis…”Elay’ın içindeki ışık yeniden kıpırdadı.Barlas öne geçti.“Onu alamazsınız.”Adam güldü.“Barlas… ihanetinin bedelini ödeyeceksin.”Elay’ın kalbi dondu.“İhanet mi?”Barlas kılıcını çekti.Evet, gerçekten kılıç.Nereden çıktığını Elay görmemişti.“Koş,” dedi Barlas.“Hayır!”“ELAY KOŞ!”Adam elini kaldırdı. Siyah duman dalga gibi üzerlerine geldi.O an Elay’ın içindeki bir şey kırıldı.Ya korkacaktı.Ya uyanacaktı.Elay gözlerini kapadı.Annesinin yüzü.Ay ışığı.Ve içinden yükselen bir cümle:“Ben korku değilim.”Gözlerini açtığında ışık patladı.Taş evin cam kırıkları havaya savruldu.Siyah figürler çığlık attı.Ama ortadaki adam diz çökmedi.Aksine…Gülümsedi.“Güzel,” dedi.“Çok güzel. Efendimiz bunu görmek isteyecek.”Ve bir anda yok oldular.---Bölüm SonuEv yıkılmaya başladı.Barlas Elay’ı dışarı çekti.Elay’ın gözleri hâlâ gümüş parlıyordu.“Ben onları durdurabilir miyim?”Barlas yıkılan eve baktı.“Eğer öğrenirsen… evet.”“Elamazsam?”Barlas gözlerini karanlığa dikti.“O zaman Gölgemir kül olur.”Uzakta bir kulede biri ayı izliyordu.“Elay,” dedi karanlık ses.“Sonunda seni bulduk.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.