İçeriğe geç

Fileye değmeden

Bölüm 14 · 2 dk okuma

Fileye değmeden

Bölüm 14

Düşmemek için

Kalabalık içimdeydi. Sesler üst üste biniyor, görüntüler birbirine karışıyordu. Ayakta duruyordum ama bedenim bana ait değildi. Başım zonkluyor, midem düğümleniyordu. Yürümem gerekiyordu. Durursam çökeceğimi biliyordum. Bir anda dizlerim titredi. Görüşüm karardı. Elim boşluğa gitti. Düşecektim. Bir kola tutundum. Kerem’di. Nefesim boğazıma takıldı. Kalbim göğsümü parçalayacak gibiydi. Kerem kolumu sabitledi, düşmeme izin vermedi. “Şevval,” dedi, sesi çatladı. “İyi değilsin.” Gözlerimi kapattım. Bayılmanın eşiğindeydim. Ama bırakamazdım. “İyiyim,” dedim. Kelime zor çıktı. Kerem başını iki yana salladı. “Değilsin.” Elimi kolundan çektim. Ayakta durmayı başardım. “Geçti,” dedim. Yalandı ama ayakta duruyordum. Bu benim ölçümde yeterliydi. Kerem önümde durdu. Gitmemi istemiyordu. Ben bir adım attım. Sonra bir tane daha. Spor salonuna girdiğimde ışıklar fazla parlaktı. Nefesim hâlâ düzensizdi ama formamı giydim. Sahaya çıktım. Kimseye zayıf görünemezdim. Deniz beni gördüğü an kaşları çatıldı. Hızla yanıma geldi. “Şevval, çok kötüsün,” dedi. Elini koluma uzattı. Geri çekildim. “Bırak,” dedim sertçe. “Karışma.” Deniz donup kaldı. “Yardım ediyorum,” dedi. “İstemiyorum,” dedim. Sesim sertti ama içim boşalıyordu. Deniz bir şey söylemedi. Geri çekildi. Aramızdaki soğukluk ağırlaştı. Isınmaya başladık. İlk hareketler… baş dönmesi… nefes yetmemesi… Ama durmadım. Çünkü durursam herkes anlayacaktı. Top havalandı. Koştum. Adımladım. Zıpladım. Zıpladığım an ayağım yere yanlış bastı. Keskin bir acı dizimden yukarı fırladı. Dengemi toparlamaya çalıştım ama başaramadım. Yere doğru savruldum. Salon bir an sessizleşti. O anda ikisi birden koştu. Deniz ilk hamleyi yaptı. “Şevval!” dedi. Yanıma çömeldi. Elini uzattı. Refleksle geri çektim. “Dokunma,” dedim dişlerimi sıkarak. “Dedim ya sana.” Deniz dondu. Gözleri doldu ama geri çekildi. Tam o anda Kerem yanımdaydı. Hiç konuşmadı. Elini dizimin altına koydu, dikkatlice destekledi. “Kımıldama,” dedi. Sesi sakindi. Ama gözleri korkuyordu. Başım döndü. Nefesim hızlandı. Ayağımı oynatmaya çalıştım. Olmadı. Acı içime çöktü. Kerem diz çöküp seviyeme indi. “Bak bana,” dedi. “Buradayım.” Bu sefer itmedim. Koluna tutundum. Ağırlığımı verdiğim an nefesim titredi. Kerem beni yavaşça oturur pozisyona getirdi. Deniz birkaç adım geride duruyordu. Konuşmadı. Bakışları yetiyordu. Gözlerim doldu ama ağlamadım. Çünkü herkes bakıyordu. Çünkü güçlü görünmeye çalışıyordum. Ama bedenim artık susmuyordu. O an anladım: Bazen yardım istememek güç değildir. Bazen yanlış kişiyi itmek, insanı daha çok düşürür. Ve ben, ayakta kalmaya çalışırken ilk kez gerçekten kırıldım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.