İçeriğe geç

BİR ÇİZGİ KADAR YAKIN

Bölüm 10 · 2 dk okuma

BİR ÇİZGİ KADAR YAKIN

Bölüm 10

BÖLÜM 10 – SESİN ÇATLADIĞI YER

“Geçmiş, insanın arkasından gelmez. İnsan, ona doğru yürür.”

— Tezer Özlü, Yaşamın Ucuna Yolculuk

Vera o gün eve girdiğinde, evin havasında bir yanlışlık olduğunu hemen anladı. Bu, çocukluğundan beri tanıdığı bir histi. Salonda ışık fazla açıktı, perdeler tam kapatılmamıştı ve annesi mutfakta olması gerekenden daha sessizdi. Sessizlik bazen sakinlik demekti ama bazen de konuşulmamış bir kararın yankısıydı.

Ayakkabılarını çıkarmadan durdu. Çantasını yere bırakmadı. Sanki birazdan geri dönecekmiş gibi. Ama dönmeyeceğini biliyordu.

“Vera,” dedi annesi mutfaktan, sesi her zamanki gibi kontrollü, ama altında ince bir titreme vardı.

“Dayın geldi.”

Bu cümle, Vera’nın içinden geçen her şeyi bir anda ağırlaştırdı. Sanki göğsünün ortasına, yıllardır yerinde duran ama unutulmuş bir çekmece çekilmişti. Açılmamıştı henüz, ama kulpu görünüyordu.

Salona geçti. Dayısı koltukta oturuyordu. Bacak bacak üstüne atmıştı. Bu detay, Vera’nın sinirini asıl bozan şey oldu. Ev, onun evi gibi görünüyordu. Sanki yıllardır burada yokmuş gibi değil de, dün çıkıp bugün dönmüş gibiydi.

“Büyümüşsün,” dedi dayısı.

Vera cevap vermedi. Oturmadı da.

Annesi araya girdi.

“Çay koyayım mı?”

Bu soru, ortamı kurtarmak için söylenmişti ama hiçbir şeyi kurtarmadı.

“Gerek yok,” dedi dayısı.

“Zaten fazla vaktim yok.”

Vera o an anladı: Bu ziyaret bir konuşma değildi. Bir bildirimdi.

“Okulu bırakmayı düşünüyormuşsun,” dedi dayısı, sanki hava durumundan bahseder gibi.

“Bize öyle geldi.”

Vera güldü. Ama bu gülüş gerçek değildi.

“Size kim öyle söyledi?”

Dayısı omuz silkti.

“Annen.”

Vera annesine baktı. Annesi bakmadı. İşte o an, Vera’nın içinde bir şey yerinden oynadı. Çizgilerle, sessizlikle, kaçamak cümlelerle koruduğu alan bir anda daraldı.

“Ben kimseye bir şey bırakacağımı söylemedim,” dedi.

“Ben sadece—”

Dayısı sözünü kesti.

“Hayat deneme tahtası değil.”

Bu cümle, Vera’nın içinde yankılandı. Çünkü yıllar önce de aynısı söylenmişti. O zaman da aynı tonda, aynı yüzle.

“Hayat sizin için neyse benim için o olmak zorunda değil,” dedi Vera.

Sesi yükselmedi ama netti.

Annesi o an konuştu.

“Yeter.”

Bu “yeter”, Vera’ya değildi sadece.

Yılların suskunluğuna da söylenmişti.

Vera odasına geçti. Kapıyı kapatmadı. Kapıyı kapatmak bir tavırdı, o tavır almak istemiyordu. Çantasını yatağın üstüne attı. Defterini çıkardı. Bir sayfa çevirdi. Kalemi eline aldı ama çizmedi.

Telefonu titreşti.

Aras’tı.

Mesaj kısa değildi bu sefer. Ama aceleyle yazılmıştı.

Aras:

“Bugün biri geldi. Yıllardır gelmeyen biri. Sesim çatladı. Kaydı sildim.”

Vera ekranı uzun süre tuttu. Parmakları hareketsizdi. Sonra yazdı.

Vera:

“Bizde de biri geldi.

Gitmesi gereken ama hep kalanlardan.”

Gönderdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.