İçeriğe geç

ᴀᴍɪʏᴀɴᴇ ᴍᴀꜱᴜᴍ🕊 (Kırık Kalpler Serisi 1, 2, 3)

Bölüm 45 · 8 dk okuma

ᴀᴍɪʏᴀɴᴇ ᴍᴀꜱᴜᴍ🕊 (Kırık Kalpler Serisi 1, 2, 3)

Bölüm 45

💥༻43. Bölüm༺💥

43.Bölüm

KEYİFLİ OKUMALAR CANLARIM ❤

🌸🌸🌸ANNE..ÖLMESİN.🌸🌸🌸

Uzaktan gelen seslerle gözlerimi açtım aniden gelen odanın ışığıyla kamaşan gözlerimi tekrar kapattım.

"Uyandı!"

"Kızım iyi misin?"

"Sakin olun lütfen, şimdi odayı boşaltın sonra doya doya konuşursunuz."

Kapalı gözlerimin ardında kaşlarımı çattım. Yıldız'ın ve Annemin sesi tamam da Şeyda nerden çıkmıştı ?

Gözlerimi ışığa alıştırarak tekrar açtım.

Kolumda damar yolu açmışlardı, üstümde hastane giysileri vardı. Kokusuyla artık mide bulantımı tetikleyen hastanedeydim. Sesimdeki cızırtıları boşverip konuştum.

"Noldu bana?.."

Annem ve Yıldız birbirlerine bakıp yutkunduklarında merakım daha da arttı.

Şeyda'ya dönüp baktım. Elindeki kağıtlara bir şeyler yazarken bir yandanda göz yaşlarını siliyordu.

Kimseden ses çıkmayınca yatakta toplanıp üstümdeki örtüsünü atıp kalkmaya çalışırken annem bana doğru geldi. Elimi kaldırdım durmasını işaret ederek. Yerdeki terlikleri giyip ayağa kalkmaya çalıştım yavaşça. Sanki beynim dönüyordu.

Kapı birden açılıp içeri salya sümük bir şekilde Mert girdiğinde tüm gözler ona döndü. Görende elma şekerini alınmış bir çocuk sanardı. Beni görünce ağlamasını kesip daha ben ne olduğunu anlamadan koşarak gelip bana sarıldı.

"Yenge uyandın! Biliyordum ben ! Abimde uyanacak.."

Aniden gelen mide bulantısıyla ağzımı elimle kapatıp Merti ittim. Banyo olduğunu düşündüğüm kapıyı açıp içeri girerken arkadan Şeyda'nın sesi geliyordu.

"Sen niye ayaktasın Melek! Bu çok tehlikeli!

Ona cevap verecek güçte değildim, midemde ne var ne yok kusarken kapı açılıp kapandı. Annem ve Şeyda içeriye girmişti. Annem sırtımı okşarken, Şeyda midemde çıkanların rengine bakıyordu.

İçimdekileri çıkarınca biraz da olsa rahatlamıştım. Annemin yardımıyla elimi yüzümü yıkayıp odaya geri döndüğümde gördüğüm kalabalık beni şaşırtmıştı.

Odada Yıldız, Mert, Fırat, Fatih ve Lina vardı. Herkes niye burdaydı?

Ben niye böyleydim, en son ne olmuştu?

"Bana ne oldu, niye burdayım?"

"Aşırı stresten dolayı düşük tehlikesi yaşadın. Hatırlıyor musun?"

Düşük tehlikesi mi ?!

Ellerimle karnıma sardım birden.

"Bebeklerim..bir şey olmadı değil mi onlara!"

"Sakin ol Melek. Öncelikle heyecan, stres yasak. Bak üç can seninle beraber aynı şeyleri yaşıyor bunları unutma. Ona göre bebeklerini düşünerek hareket et, tamam mı?"

"Tamam.."

Annemin yardımıyla yatağa doğru giderken birden durup odada olan herkese baktım.

"Siz niye böyle kötü bir haldesiniz?"

Şeyda akan göz yaşlarını silip yorgun sesiyle konuştu.

"Sana ve bebeklere bir şey oldu sandılar o yüzden sen yat dinlen. Siz de odayı boşaltın, dinlenmesi gerekiyor. "

Diğerlerine dönüp konuşmasına devam etti.

Şimdi buradaki herkes beni ve çocuklarımı düşünmüş ve üzülmüştü yani ?

Bunu bir ara hatırlayayım, kahkalarla gülerdim.

Şeyda'nın akan göz yaşlarını bizim için olması imkansızdı.

Mert..Bak o üzülebilirdi belli .Yenge yenge diye peşimi bırakmıyordu hiç.

Fatih !İşte bu imkansızdı, bu odada beni ve bebeklerimi düşünen kişiler Annem ,Yıldız, Mert ve hatta o küçük boyuyla Lina da olabilirdi ama Fatih, Fırat, Şeyda asla !

Onlar demiyor muydu benim bunları yaşamam abimden dolayı hakkımdı.

Şimdi karşımda ağladıkları gözlerinden belli olan kişiler neye ağlamıştı?

Birde bana ve bebeklere değer veren bir kişi daha vardı Annem, Yıldız, Mert, Lina dışında.

O neredeydi şimdi, burda olması gerekmiyor muydu ?

"Şeyda bu dediklerine inanmamı mı, bekliyorsun! Burda beni ve bebeklerimi düşünen insanlar arasına ne sen ,ne abin, nede Fatih asla girmezsiniz!!

O göz yaşlarınız bizim için akmadığı kesin bunu anlamak zor değil. Burda bizi düşünen biri eksik o nerde?.."

Şeyda yanıma geldi elimi tutup konuştu,

"Sakin ol bebeklerini düşünerek hareket et. Heyecan stres yok unutma."

"Ben iyiyim..Sinan nerde?.."

"O iyi bak şuan hafızan yerine gelmesi için beş dakika zaman tanı, her şeyi hatırlayacaksın."

Kafamı sallayarak onu onayladım.

"Tamam.."

O da kafasını hafifçe sallayarak konuştu ,

"Tamam dinlen şimdi. "

Geri arkamı dönüp annemin yatakta açtığı çarşafın içine girdim, ben yatarken herkes odayı boşalttı. Annem başıma o güzel öpücüklerinden birkaç tane bırakıp yan tarafıma geçip oturdu.

"Anne ben ne zamandır böyleyim?"

"Bir gün oldu kuzum.."

"Anladım anne, ben biraz uyumak istiyorum. "

"Tamam kuzum sen uyu ben burdayım. "

Gözlerimi hayal kırıklığıyla kapatırken kulaklarıma uzaktan sesler geliyordu.

"Seni seviyorum Peri kızı. "

Gözlerimi daha çok sıktım.

"Pis yalancı sevseydin şimdi burda olurdun!"

"Annem ben özür dilerim.."

Uyuyamayınca tekrar toparlandım. Annemin sözleriyle sırtımı yatağın başlığına koydum.

"Ne oldu anne niye özür diliyorsun ki?"

"Abin bir yandan ben bir yandan sana en büyük kötülüğü yaptık..Abin senin bunları yaşamana sebep oldu, ben..Bilseydim ona karşı böyle olduğunu yapmazdım.."

Annemin göz yaşları içinde ağlayışından gözümün önüne her şey dökülmüştü..

Sinema şeridi gibi her şey gözümün önünden akıp gitti..

"Anne yaşıyor mu?"

" Yaşıyor dün sen bayılınca o da ameliyatta sizi hissetmiş gibi kalbi durdu, sonra tekrar çalıştırdılar şuan yoğun bakımda kızım. "

Yerimden kalkıp başımdaki tülbenti düzeltim. Şeyda'nın dediklerini hatırladım.

"Sakin ol bebeklerin düşünerek hareket et. Heyecan ,stres yok unutma."

Elimle karnımı okşadım. Sessizce onlara fısıldadım.

"Babaya gidelim mi, özlediniz mi onu?"

Birden karnımda hissettiğim hareketlerle bu evet olarak anladım. Beşinci ayımızda onların yavaş yavaş hareketlerini hissetmek çok güzel bir duyguydu.

"Ama bakın heyecan ve stres yok tamam mı ?"

Kapıyı açarak sağ tarafa gördüğüm asansöre doğru yürüdüm annemde arkamdan geliyordu. Asansöre bastım biraz bekleyince kapıları açıldı. İçinde kimse yoktu, içeri girdik annem çıkacağımız kata bastı. Annem asansörün ağır ağır çıkışından dolayı konuşmaya başladı.

"Özür dilerim kızım ben birden niye öyle bir şey yaptım bilmiyorum..Senin peşini bırakmayacağını söylediği zaman gözüm karardı ."

"Anne o çok pişman...O ilk günkü gibi zalim Sinan değil. Eğer öyle olsa ben onu ne çevremde ne de çocuklarımın yanında görmek isterim ne de izin veririm. Ben babasızlığı iliklerime kadar yaşadım...çocuklarıma çok iyi bir baba olma ihtimalini ne onun elinden ne de çoçuklarımdan babalarını alacağım.

Ona şans vereceğim. "

Annem bana sımsıkı sarıldı bende ona.

"Anne bana hiç dokunmadı biliyor musun? Hamileliğimde aşı yoluyla oldu.

İki nikâhı da yaptı. Tabi o sıra zalimdi ama ben ondan gene de öyle zalimlikler görmedim abimin Zerda'ya yaptıklarının izletti bana..Abimi tanıyamadım sen benim peşimi bırakmıyor diye onu vurdun. Eğer abimin Zerda'ya yaptıklarını Sinan bana yapsaydı sen daha kötü şeyler yapardın..Herkes onun verdiği tepkiyi belki daha fazlasını yapardı..Ben o yaşadıklarımdan dolayı gene onun limanında hayat buldum.

Yıldız beni sana getirmeden saatler önce bana ne dedi biliyor musun?"

"Ne dedi kuzum."

"Benim..lisede yaşadığım olayı geç öğrendiğini..."

O gün söylediklerini hatırladım.

"Bu kadar büyük konuşma peri kızı hayatın bize ne getireceğini kimse bilemez. "

"Allah bilir canım sen merak etme."

"Orası öyle canımın iyide bizden niye olmaz?"

"Niye mi olmaz, bu soruyu sorarak bile bizden olmayacağını ortaya koyuyorsun. En basiti bir birimizi tanımıyoruz en-"

"Tanışalım o zaman , ben Sinan Gümüş 28 yaşında Türkiyedeki en ünlü mimarım ve Avrupa'da da en ünlü ilk üç mimar arasındayım. Peri kızı senin hakkında o kadar çok şey biliyorum ki bunu sana söylesem sen bile duyunca şaşırırsın. Bırak sana dert olduğum yeter yaralarına merhem olayım.."

28 yaşındamıymış!

Ben bir de akılsız demiştim adam Mimar çıktı arkadaş!

Son dedikleriyle gözlerimiz dikiz aynasında buluştu.

Benim hakkımda ne kadar bilgi biliyordu ki?

Kafamı dışarı çevirip, başımı cama yaslayıp dışarıyı izlemeye başladım.

Dolan gözlerimi geri yollamak için kırpıştırdım.

Derin derin nefes almak istedim ama içime bir ağırlık çöktü.

Elimle şalımın önünü açmaya çalıştım ama titreyen elimle bunu beceremedim.

Sinan bendeki anormal durumu fark edip konuştu.

"Peri kızı iyi misin!"

"Ne..nefe.."

Arabayı kenara çekti hemen benim tarafıma gelip kapıyı açtı. Beni dışarı çıkardı.Yüzüme serin ,serin vuran rüzgarla, ondan destek alarak ciğerlerime derin derin nefes almaya çalıştım bir kaç deneme sonucu amacıma ulaştım..

Dönüp ona baktım..

Biliyordu...

Yalan söylemiyordu.

Elimi kolunda çekip ondan uzaklaştım. Bir kaç adım geri geri gidip ,bakışlarımı kaçırdım.

"Uyumak istiyorum ben."

Arabaya binip gözlerimi sımsıkı kapattım uyuduğumu düşünsün istedim .

Arabaya binip çalıştırdı. Söylediği sözlerle daha çok kendimi sıktım.

"Kendini bu kadar sıkma uyumadığını biliyorum..Sen suçlu değilsin bunu bil..Ben geç öğrendim eğer ilk başta bilseydim bir yarada ben açmazdım ruhuna kanadı kırık peri kızı.."

Elbisenin eteklerini sıkmaktan bembeyaz olmuş ellerimi çözüp gözümden akmayı bekleyen gölü sildim. Kafamı cama yaslayarak dışarıyı izledim.

"Senin canın kadar benimki de yanıyor bunu bil, ben çoktan sana kapıldım be peri kızı.. Senin yaran benim içimde kanayan bir yara."

"SUSS! KONUŞMA! DUYMAK İSTEMİYORUM!!!....LÜTFEN YAPMA... ACIYOR O YARAYI KİMSE SARAMAZ..

TAMAM SEN ÇOK KÖTÜ BİRİ DEĞİLSİN..

AMA BİR DAHA AÇMA BU KONUYU..

"Anne bana bunları söyledi, hatta abimi bulup Zade'ye ilik verdire bilseymiş

abimin bile peşini bırakacakmış..Bizim hikayemiz yanlış yerde, yanlış insanlar yüzünden başladı ne ben abimin yaptıklarının sorumlusuydum. Ne de o kardeşine yapılanları hesabını soracak kadar kara kalpli bir adamdı. Bizim hikayemiz yanlışlarla başladı ama artık yanlışlarla bitmesine izin vermeyeceğim! Ona bir şans vermek istiyorum, bu hikâyede olan bebeklerime olmasın onlar babasız büyümesin bunları haketmiyorlar."

"Anne senin fikrin ne bu konuda?"

"Ben ömrüm yettiği sürece senin her zaman yanında olacağım ne fikir verirsen ,ne fikir alırsan al ,ben yanındayım kızım. "

"Anne iyiki varsın, beni yanlız bırakma. "

Anneme daha çok sarıldım onun şefkatli kollarında huzuru yaşadım.

"Anne...Ölmesin o.."

"İnşallah kızım dualarımız onunla. Daha benden çekeceği var."

Son sözlerini gülerek söylemişti. Benide güldürmüştü, göz yaşlarımı silerek anneme cevap verdim.

"Bir daha vurma ama onu."

Asansörün kapısı açıldı kendimizi toplayıp yoğun bakım odasına doğru yürüdüm annemin elini bırakmadan. Herkes Koridorda burdaydı Yıldız, Şeyda, Fatih, Fırat, Yiğit, Mert, Rüya, Uğur, Lina, ikizler Çetin ve Çelikte.

Biraz daha yürüyünce köşede sandalyeye oturmuş babaannesi ve yengesiyle amcasını gördüm. Fatih eliyle duvara sertçe vurdu.

"Nasıl lan nasıl elimizin içinden, bizim ruhumuz bile duymadan kaçırırlar! Dışardaki şerefsizler ne bok yi-"

Benim geldiğimi gören herkes bana baktı.

Fatihte beni görünce sözleri yarım kaldı.

O kadar kötü durumdaydı ki herkes bitkin, yorgun ,üzgün ve bitik bir haldeydiler.

Yengesi beni görünce gelip bana sarıldı.

"Kızım iyisin demi, sen niye ayağa kalktın ? Sinan iyi olacak tamam mı, üzülme sen ,kendinle beraber karnındaki sabileride perişan etme."

Bende ona sarıldım. Benim Sinan'la severek evlendiğimi sanıyorlardı, Gerçeği bilmiyorlardı.

"Tamam, teşekkür ederim. Sinan'ın durumu nasıl?"

Benim yüzüme bakan kadın sorumla birlikte bakışlarını kaçırdı.

"Kötü bir şey mi oldu?"

"Hayır..Sen dinlen kızım sonra konuşuruz, Necla hanım onu odasına götürün.

Ne olmuştu burda?

Annem beni odama dogru götürdü. Aklımdaki soru işaretleriyle birlikte.

Hadiyin ama yeni bölüm için gelin sizi bekliyorum. 🤩😁

1 günde kaç bölüm size feda olsun be, okur canlarım .

Neler neler oluyor acaba ortalık karıştı. 🤔

Bölüm sonu

6 yorum