İçeriğe geç

ᴀᴍɪʏᴀɴᴇ ᴍᴀꜱᴜᴍ🕊 (Kırık Kalpler Serisi 1, 2, 3)

Bölüm 41 · 9 dk okuma

ᴀᴍɪʏᴀɴᴇ ᴍᴀꜱᴜᴍ🕊 (Kırık Kalpler Serisi 1, 2, 3)

Bölüm 41

💥༻40. Bölüm༺💥

40.Bölüm

🌸🌸🌸YENİ SAYFA🌸🌸🌸🌸🌸

Yıldız gidince annemle epey dışarıda hasret giderdik. En sonunda annem içeri geçmek istedi.

"Kalk kızım içeri geçelim hamilesin zaten hava esiyor. Hastalanma kuzum hadi kalk."

Ondan hiç ayrılmak istemedim. Siz hiç annenize sarılırken kaybetme korkusuyla sarsıldınız mı?..Ben bugün kaç ay sonra bu korkuyla sarıldım.

Bırakmaz gidecekmiş gibi.. Ondan dolayı içeri salona geçene kadar ellerimizi bırakmadık.

İçeri geçince bir tane kanepe vardı ona oturduk. Kafamı göğsüne koyarak ona sarıldım.

"Çok özledim seni anne."

Annem eliyle şalımın üstünden saçlarımı okşadı.

"Bende kuzumm bende..Hala aklım almıyor, Yıldız kızım bir şeyler anlattı..Neyse boşvereyim ben şimdi bunları ,sen aç mısın sevdiğin yemekleri yaptım hazırlayım mı?"

"Çoook açım anne..Ama midem aç değil ruhumda ,kalbimde senin şefkatine, sevgine aç.."

"Bundan sonra Allah'ın izniyle ölüm dışında ayrılık yok yavrumm."

"Anne ölüm deme.."

"Tamam..Demem kızım. "

Ben ölüm konusu açılınca bile sohbeti dinler sonrada "Ondan geldik ona gideceğiz, Rabbimden gelen her şeye baş göz üstüne."diyen ben, şimdi bu kelimeyi duymak bile istemiyordum.

Annem bu tepkime şaşırmıştı haklı olarak.

"Anne ben uyumak isiyorum..eskiden olduğu gibi sana sarılarak..Çünkü bunu çok özledim."

"Gel yavrum Yıldız içerde bir oda verdi bana biraz dinlen orda."

Elimi tutup kaldırdı beni odaya doğuru götürdü burda bir kanepe açık bir halde yatak yapılmıştı annemle geçip yattık ben ona şiş karnımın izin verdiği kadar sarıldım. Daha yeni uyumak isteyen ben şimdi gözlerimi kapatmak istemiyordum anneminde benden farkı yoktu ortamın sessizliğini annem bozdu.

"Kaç aylık?.."

"Beş aylık galiba..Bilmiyorum."

"Cinsiyeti belli mi?"

Bunu çok heyecanlı bir şekilde sormuştu.

Evlatlarımıda kabul ettiğini söylemiş oluyordu..

Annemm

"Evet cinsiyetleri belli."

"Cinsiyetleri mi??"

Kafamı hafif salladım elimi kaldırım üç parmağımı gösterdim.

"Üçüz ikisi oğlan biri kız ."

"Rabbim sağlık nasip etsin canımın canlarına. Gerisi önemli değil yarın gidiyoruz burdan yeni bir sayfa açacağız, sen ben ve üç afacanla beraber ."

Bu duyduklarıma niye sevinmemiştim...

Yeni sayfa açmak bir önceki sayfayı mahvettilerdi.

Anneme daha çok sarıldım hasret kaldığım kokusuyla artık uykuya daldım.

**********

Dışardan gelen seslerle gözümü açtım.

Biri sesli bir şekilde konuşuyordu. Yatakda toplanıp yanıma baktım annem yoktu ama odaya bakınca derin bir nefes aldım rüya değilmiş aynı kanepenin üstünde uyuyordum üstümdeki battaniye annemin örttüğünü gösteriyordu. Annemin bağırarak konuşmasıyla hemen yataktan kalktım.

Kapıyı açınca sesler netleşti.

"Ben kızımı alıp gidiyorum Yıldız!"

"Gidemezsin Necla teyze!"

"Sen mi karar veriyorsun buna! El birliğiyle mahvetmişsiniz zaten sende bir Gümüşsün ne bekliyorum ki!! Benim kızım uyuduğundan beri neler sayıkladığını duydun mu sen! Ben kızımı tanıyamıyorum.."

Ben sayıklamış mıydım?

Olabilir bence bazı insanlar sayıklar, uykularında yürüyen, konuşan bile vardır.

Anne yapma..Bu konuda iyi olan oydu o zalim olmamıştı.

Hemen seslerin geldiği yere doğuru gittim.

Annemle Yıldız ayakta konuşuyordu

Ama Yıldız annemin dediklerini duyuyor gibi durmuyordu. Gözlerini kırpıştırıp sessiz bir şekilde cevap verdi.

"Gidemezsiniz çünkü Melek yolculuğu kaldıramaz ondan öyle dedim ben..Özür dilerim ben yarına bilet kestireyim size hangi şehre istiyorsanız."

Yıldız kapının ağzında beni görünce

"Ben bir hava alayım."

Dışarı çıkmak için yanımdan geçerken

"Annem için senden özürdilerim o öyle demek istemedi çünkü sen onlar gibi zalim olmadın.."

"İçeri geç annenle konuş nereye gitmek istiyorsanız konuşup karar verin bilet kestirip geleceğim. "

Kırılmıştı annemin ona Gümüş demesine..

"Yıldızz.."

Demir kapıyı açıp bahçeye çıktı.

Bakışlarımı demir kapıdan çekip salona annemin yanına gittim.

"Anne ne yaptın sen, niye böyle yaptın?"

"Neyi kızım?"

"Yıldız Gümüş değil..Yani Gümüş ama değil. Benim kaç aydır yaşadıklarımı bilmiyordu!Öğrenince de elimden tutup abisini karşısına alarak beni ordan kurtardı. Sinan'a söylediklerini duysaydın Yıldız'a dediklerin için utanırdın. "

Annem kanepeye kendini bırakıp oturdu.

"Ben biran sinirle bağırdım ne dediğimi biliyor muyum ben kızım. Kaç aydır yaşadıklarım yıprattı beni. Sonra bir gün bir kız karşıma çıkıp kızın İstanbulda, sizi ona götüre bilirim demesi. Benim hasyaneye gidip her gün evladım yoğun bakımda diye göz yaşı döktüğüm kişi kızım değilmiş bu ve bunkarla beraber öğrendiğim şeyler bana ağır geldi .Yıldız gidemezsiniz dediği zaman aklıma kötü şeyler geldi biran..Ama bu kızın iyi biri olduğunu gördüm ben biran sinirle kalbini kırdım gelince özür dilerim.."

"Ahh anne ah sende haklısın ben-"

Dışarıdan gelen tahta kapının çalınma sesiyle cümlem yarım kaldı.

Annemle beraber dışarı çıktık.

Yıldız kapının yanına gidip açacağı zaman bizi görünce

"Siz içeri girin. "

Diyince annem ayağındaki terliği çıkartıp Yıldıza gösterdi.

"Özledin galiba! Sen geç bakıyım şu tarafa bana sökmez bu hallerin."

Annemin bu sözlerine ben gülerken o en çokta elindeki terliğe sırıttı .

Yıldız yanıma gelip sandalyeye oturdu Annem elindeki terliği unutup kapıyı açtı.

Kapının dışında kimin olduğunu görmüyordum .

"Kimsin oğlum!"

Sinan mı gelmişti ?

Tam kapıya doğuru yürüyecekken Mert'in sesiyle geri vazgeçtim.

"Şey teyzeciğim ben bir arkadaşa baktım ama galiba gece gece yolu şaşırdım kusura bakmayın ."

"Kime baktın gece gece? Gündüzler torbaya mı girdi oğlum. !"

Şuan annem sinirli bir şekilde elindeki terliği çocuğa salladığının farkında bile değildi.

"Yıl..Yıldıza bakmıştım ben ama gördüğüm kadarıyla yanlış geldim .Acaba Yıldızın evi ne tarafta?"

"Hangi Yıldızı soruyorsun sen?"

"Şey Yıldız Gümü..Pardon Yıldız Gül ."

"Hee o zaman doğuru gelmişsin burda bir tane Yıldız Gül var ."

Yıldız başını annemin son söyledikleriyle kaldırdı. Annem hatasını düzeltmeye çalışıyordu.

Annemin dedikleriyle ben daha çok gülmeye başladım.

"Sen Yıldız'ın neyi oluyon bakayım sevdiği ne değilsin demi kardeşin yaşında o kız?"

"Ne sevgilisi teyzem ya o benim kardeşim!"

"Senin ismin Sinan mı!!"

"Ha Sinan ha Mert ne fark eder abi abidir teyzem. Yıldızı bir çağırır mısınız size zahmet."

"Tabi tabi emredersin paşam! Geç bahçede Yıldız konuş."

Annem kenara çekilip etrafı taradı Mert'in bahçeye girmesiyle eline ne zaman aldığını bilmedigim küreği Mert'in kafasına vücudunun her tarafına vurmaya başladı.

"Seni ırz düşmanı seni hayatımızı mahvettin sen. Seni şerefsiz seni ."

"Ahh dur teyzem. Niye vuruyon ahh yandım anam yandım. Ne şerefsizliğimi gördün be teyze ahh vurma tamam!"

Yıldızla ikimiz koşarak annemi durdurmaya çalıştık.

"Anne dur yapma. "

"Acıma kızım bu domuza çekil daha yeni başladım ben."

"Dur vurma Necla teyzem o abim değil. "

Yıldızın bu sözlerine Mert üzgün bir şekilde baktı.

"Abin değil miyim..Ben seni kardeşim yerine koymuştum hâlbuki.."

Yıldız sinirle Merte baktı.

"Sus bir tane de ben geçireceğim seni Sinan abim sanıyor! Tanıştırayım Meleğin annesi Necla teyze."

Mert bunu duyunca hemen yerden emekleyerek kaçıp Yıldız'ın arkasına geçti.

"Benim bu kara kızla hiç alakam yok efendim. O kara ben sarışın, o siyah gözlü ben yeşil gözlü o suratsız gülmez ben sempatik güler yüzlü ,yakışıklı bir adamım ve ben Sinan değilim. "

Necla hanım şöyle bir baktı Yıldız kara bir kızdı karşısındaki oğlanla hiç bir birlerine benzemiyorlardı. Kızına dönüp baktı gülerek Mert'e bakıyordu. Bu o oğlan değildi anladı öyle olsa kızının gözünün içinden anlardı. Elindeki küreği bir kenara koyup Mert'e

döndü.

"Doğru diyon bak bu kara yağız kıza benzemiyorsun sen. Onun kadar yürekli değilsin belli."

Mert dizleri üstünde Yıldız'ın kulağına konuştu.

"İyi bir şey mi dedi?"

"He abi he senin bana dediklerine karşı çok güzel bir şey dedi. "

"Ben ne dedim hacı?"

"Ben suratsız mışım, gülmez mişim !"

"Ben öyle demedim hacı!..Yok valla ben tam da öyle dedim ama öylesin be kızım. "

"Abiiii Necla teyze hala sana bakıyor farkında mısın ?"

"Bu demek oluyor ki "O ağzını kapat yoksa ben o ağzı güzel bir şekilde kapatırım" oluyor değil mi?"

"Kesinlikle öyle oluyor. "

"Tamam sustum."

Necla hanım Meleği de yanına alıp

"Hadi kızım biz içeri geçelim. "

Mert daha fazla susamadı

"Yengeee bir tane yengem nasılsın?"

Melek tebessüm ederek cevap vereceği sırads Mert Necla hanımın radarına kaldı derin bir şekilde yutkunudm konuyu değiştirdi.

"Aaa ne güzel kuş öyle değil mi Yıldız?"

Yıldız Mert'i süründürmek için

"Ne kuşu abi gecenin yarısında kafana fazla mı darbe aldın acaba ?"

"Sus kız Meleğin annesi nasıl bakıyor öyle ."

Necla hanım kızınıda alıp içeri geçti.

Yıldız'la Mert'te yerden kalktı.

Yıldız Merte dönüp sordu.

"Hayırdır niye geldin sen?"

"Yurt dışından yeni geldim bir öğreniyorum ki Meleği kurtarmışsın! Hani beni bekliyecektin?"

"Öyle olması gerekti öyle oldu. Sen gelip bana her şeyi anlatarak yardımcı oldun zaten senin bulduğun bilgiler ve ayarladığın arabayla Necla teyzeyi getirdik buraya gerisi bendeydi. "

"Gece gece kadını tanıyamadım onun eli ne kadar ağırmış kafam zonkluyor."

"Eli değil kürekle kafana kafana vurdu."

"Kürekle miii? Ne zalimmiş be onun kızına kavuşmasında yardım edeyim o beni dövsün vayy adaletine dünya. "

"Daha az bile bu gerçekleri bildiğiniz halde kaç ay sustunuz. "

"Doğru diyon her şeyi hakediyoruz biz...Zerda'nın ölümü bizi çok değiştirdi bizi böyle görüyorsa nasıl üzülüyordur.."

"Evet sizin için üzülüyordur. Beni tanımıyordu nede olsa..."

Ortama bir hüzün çökmüştü Yıldız bunu dağıtmak için.

"Hadi evine bir daha da gece gelme kadınların olduğu eve gelmen mahalle sakinleri tarafından doğru karşılanmaz. "

"Tamam gidiyorum bende ."

Yıldız Mert'i yolcu etti. Mert'in arabası gidince eve girmek için arkasını döndü ama en arkada ağaçların arasında beyaz bir ışık gördü kafasını çevirip eve doğru yürüdü. Tam içeri gireceği zaman ışığın geldiği tarafa Hüseyin bolt gibi koştu

Bunu fark eden adam hemen telefonu kapattı kulağındaki ses cihazına konuştu

"Abi kız beni fark etti."

"Allah kahretsin çabuk çık ordan çabuk!!"

Adam önde karanlık sokakta bir kız tarafından kaçmaya çalışıyordu uzun bir kovalamanın sonuçu kızı arkasında göremedi izini kaybettirdigini düşdü ama unuttuğu bir şey vardı bu mahalle o kızın çöplüğüydü.

Ayağına atılan çelmeyle yeri boyladı.

"Kimsin lan sen benim çöplüğümde benden habersiz, bir de benim evimi videoya nasıl çekersin! Ben şimdi bu parmaklarını tek tek kırmam mı!

Adam karşısındaki kızın dedikleriyle yutkundu.

"Hanım efendi yanlış anladınız siz be-"

Yıldız cebindeki çakıyı çıkarıp adamın boğazına dayadı.

"Öyle mi! Ver bakayım sen şu telefonu yanlış mı anlamışım doğuru mu bir bakalım!!"

Adamın cebinden telefonu aldı açıp bakınca şifreli olduğunu gördü.

"Şifre ney!"

"Bilmiyorum."

"Bir daha sormam bunu şah damarına sokarım. Şifre neyyy!!"

"89764132"

"Aferim ben de öyle tahmin etmiştim zeki çocuk."

Yıldız telefonu açıp gözleriylede gördü özellikle onları çekmişti bu adam

"Evet nerde kalmıştık..Hah bunu kim istedii!!"

"Söylersem beni öldürür. "

"Söylemezsende ben öldüreceğim ama! "

"Ama onun gibi vahşileşemezsin bence senin öldürmen daha mantıklı öldür hadi."

"Sen kafayı mı yedin koçum söyle kim oldu-"

Yıldızın sözleri arakadan kafasına yediği darbe yüzünden yarım kalmıştı.

Adam yerden kalkıp üstğnü çırptı.

"Niye geç kaldınız manyak kız öldürecekti beni !"

"Bir kızdan mı korktun?"

"Gözlerindeki bakışı görsen Gölge abinin kız versiyonu dersin ! Şah damarıma bıçak dayadı kız!!"

"Tamam sus ta çıkalım şu çöplükten Sinan'ın adamları gelmeden. "

Adam Yıldızın elindeki telefonunuda alıp ortalıktan kayboldular.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

Bölüm nasıldı fikirlerini alayım 😃

Oy ve yorum vermeyi unutmayın lütfennn ❤❤❤oy veren elleriniz dert görmesin yorum yapanlar cansınız siz caaaaan!

❤❤❤❤❤

Allah'a emanet olun❤❤❤

Bölüm sonu

9 yorum