39.Bölüm
Keyifli okumalar canlarım❤
🌸🌸VUSLAT🌸🌸🌸
Ben seni sevdim, nasibime yokluğun düştü! Vuslat dedim, yüreğime hasret düştü, olsun ben seni, seni sevdirene emanet ettim. Bana da sabır düştü!
"Yıldız ne kadar kaldı?"
Meleğin bu sorusuna oflayarak Yıldız cevap verdi.
"Bunu otuz saniye önce sorduğunda da bir saat kaldı demiştim."
Melek mahcup bir şekilde konuştu.
"Tamam özür dilerim, biraz heyecanlıyım."
Yıldız Meleğin bu haline gülerek konuştu,
"Biraz mı?"
Bu seferde Melek gülerek cevap verdi sonlara doğru sesi üzgün çıktı.
"Tamam çook heyecanlıyım öyle böyle değil, eğer bir saate anneme kavuşmazsam bunun bir rüya olduğunu düşünmeye başlayacağım.."
Yıldızın da yüzündeki gülücük gitmişti.
"Bana güveniyor musun?"
"Kaç aydır tanıdıklarımın içinde bir tek sana güveniyorum Yıldız. "
"Tamam o zaman ,Mahmut abi biz burda inelim. "
"Geldik mi?"
Meleğin sorusuna ön koltuktan arkaya dönüp konuştu.
"Hayır gelmedik Mahmut abi sağolsun kestirmelerden mahallenin girişine geldik burdan sonrasını yürüyerek gidelim sende biraz heyecanını at olur mu?"
Melek kafasını salayarak Yıldız'ı onayladı.
"Tamam sen nasıl dersen temiz hava almak bana da iyi gelir belki. "
Melek taksiden indi etrafına bir bakınca buranın gece kondularla dolu olduğunu gördü Yıldız gerçekten böyle bir yerdemi yaşıyordu? Abisi bir servete sahipken gerçekten bu kız bir garipti, kim böyle bir imkânı varken böyle bir hayat yaşardı?
Kaç aydır kendi yaşadıklarımdan dolayı çevremdeki insanların dertlerine hiç bakmadım ama bu işe ilk Yıldız'ın ve Lina'nın yaralarını sararak başlayacaktım.
Yıldız'da parayı ödeyip arabadan indi.Taksi çalışıp girince bana doğru geldi.
"Üşüyor musun?"
Ne zaman ellerimi kollarıma sarmıştım ben hava hafif esiryordu ,taksiden inince galiba farkında bile değildim. Yıldızın sorusuna hayır anlamında kafamı salladım ama o pek ikna olmamış olmalı ki üstündeki siyah deri ceketini çıkarıp omuzlarıma örttü kendi üstünde beyaz tişörtüyle kaldı.
"Peki şimdi sen üşürsün bu halde?"
"Bana bir şey olmaz.Hadi beni takip et annene kavuşturalım seni minik serçe.. Yeterince zaman kaybı yaşadık zaten."
İki adım önde yürümeye başlamıştı bende onun arkasında yürümeye başladım arkadan bakınca, bugünkü yaşadıklarımı hatırlayınca, söyledikleri sözler yaşına göre Yıldız farklıydı ama neydi ondaki bu fark bu yaşdaki insanlar ergenlik yüzünden daha farklı olurken Yıldız kesinlikle ergenliğin yanından geçmişe benzemiyordu.Yürüyüşü, hâl ve hareketleri çok farklıydı karşımda gerçekten on yedi yaşında bir kız mı vardı?
Ellerini cepine koymuş Mahallenin delikanlısı gibi yürüyordu. Bugün yolda konuştuklarımız geldi aklıma içimde bir bukruldu.
"Sen kaç yaşındasın?"
"17 niye sordun ki?"
"Ben de 21 yaşındayım ama sen yaşından çok büyük ve mantıklı düşünüyorsun ."
"Ama ruh yaşım 50 "
Gülerek söylemişti bunu.
Acısı büyük olanın gülüşü güzel olurmuş,
Yıldız'ın gülüşü de acısı gibi büyük olanlardandı..
"Yıldız sen niye burda yaşıyorsun? Yani istesen daha iyi bir mahallede otura bilirs-"
Yürümeyi kesip ellerini yumruk yaparak sıktı. Dişlerini sıkarak konuştu.
"İstemem!"
Bu tepkisi bana değilde başka birineydi ama kime?
Sinan'ın dedikleri aklıma gelince yutkunamadım.
Şimdi diyorsundur Yıldız da senin kız kardeşin ama ben onun farlığından Zerda'nın kaybından sonra haberdar oldum Babam olacak şerefsiz!
Onun annesine zorla... "
Ağlamaya başlayınca kendimi kötü hissettim.
Yıldızı bir kaç kez görmüştüm hâl ve haraketleri ağır abi tipinde olan kız
Yıldız çok farklı bir kızdı dışardan çok sert duruyordu ama içindeki o temiz kalpli kızı görmüştüm ben.
Bir gün yanıma odaya gelerek bana bir şeyler sormuştu konuşmak istemişti hatta 'Sen burda zorla mı tutuyorlar? Eğer öyle bir şey varsa bana söyle kurtarırım seni. 'Demişti ama ben konuşamamıştım annem gelmişti aklıma yapamadım. Uzattığı o eli tutamadım.
Ama gerçekten bana kaç ay tutsaklığım boyunca o el uzatan tek insandı.. Belki o da bilseydi bunları uzatmazdı o elini diğerleri gibi beni suçlardı ..
Demek onun annesine rızası dışı..
Allah'ım sen böyle insanları Gaffar isminle kahret ya rabbim. Erkeklerin kadınlardan güçlü olması onu dövsün ,sövsün diye ona rızası dışı zorla dokunması için vermedi rabbim..
"Sana sarılabilir miyim?"
Benim sorum üzerine daldığı şeyden kurtulup ellerini gevşetti. Bana dönüp baktı
"Bugün kırmızı çizgilerimi hep geçtin gel bunuda geç tekrarı olmamak şartıyla "
Elleri cepinde duran yüreği kocaman kıza sımsıkı sarıldım bana hiç tepki vermedi sonlara doğru ne hissettiyse derince yutkundu. Bir adım geri giderek ayrıldı.
"Hadi annene geç kalıyorsun..Kızmasın sonra. "
Önüne dönüp yürümeye devam etti. Ona sarılınca annesini mi hissetmişti acaba?
Yaralarını sarmak isterken Sinan Gümüş gibi daha çok mu yara açmıştım ne..
Bu adam aptallığını bana da mı bulaştırdı ya?Kendime gelerek bende yürümeye devam ettim. Derin derin nefes alıp verdim .
On beş dakikalık yürüyüşün sonunda mahallenin ortasında futbol oynayan miniklerle karşılaştık Yıldızı görünce topu ona attılar. Yıldız gelen topa taşlarla kale yapılmış yere vurdu kaledeki tombiş çocuk topu tutamadı ,diğer takım gol oldu diye sevinirken golü yiyen takım için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim.Yıldız kaledeki tombişe sağ kaşını kaldırıp konuştu.
"Neco sağın hâlâ kötü koçum?"
Kaledeki çocuk derin bir nefes alıp yutkundu. Kaç saattir futbol oynuyorlardı bunlar.
"Ama Yıldız abla. Sen soluma çalıştırdın. Beni bir aydır. "
Yutkuna yutkuna konuşan çocuğa Yıldız cevap verdi.
" Hayat be neco..Hep çalıştığın yerden gelmez zayıf alanlarınıda güçlendir."
"Tamam Yıldız abla. Güçlendiririm. Bana yardım edersin demi ?"
Yıldız yanına gelen çocuğa eğilip baktı ellerini yumruk yaparak tokuştular.
"Tabi koçum sen yeter ki iste hafta sonu Pazar günleri beraber çalışırız."
Bunu duyan diğer çocuklar Yıldız'ın etrafında toplanıp bir kaçından sesler yükseldi.
"Ama Yıldız abla bana söz vermiştin Matematik dersine yardım edecektin?"
"Hayır bana söz verdi Erkan?
"Hayır banada sözü var!"
"Siz durun be beni babama götürecek!"
"Şey bana da yardım edecektin Yıldızcığım?"
Bütün çocuklardan bir şey çıkmıştı takip edememiştim en sonunda Yıldız konuşmasıyla bütün bücürler sustu.
"Heyy sözleri veren benim afacanlar, hepiniz Pazar gününe hazır olun gerisine karışmayın. Hadi bakalım evlere akşam olacak birazdan hâlâ siz sokaklarda mısınız? "
Bücürlerin hepsi yüzünde gülücüklerle arkalarını dönüp giderken Yıldız ıslık çaldı bücürlerden bir erkek çocuk u dönüşü yaparak karşısına geldi. Yıldız göz kırpıp başını salladı bunun ne demek olduğunu anlamamıştım Yıldız konuşana kadar.
"Senin üstünde niye okul forması yok?"
"Babam yollamadı. "
"Sebep?"
"Sanayiye yollayacakmış "
"Şerefsiz kendi gitsin kahve köşelerinde içip içip sızacağına! Neyse sen eşyalarını al bana gel bu akşam ben onun bir gazını alayım sabah doğru okula."
Çocuğun gözlerinin içi parladı.
"Valla mı Yıldız abla?"
"Tabi koçum sen hayallerinden vazgeçme hemen böyle, tamam mı koş eve."
"Tamam vazgeçmem abla."
Koşarak gece kondulardan bir eve girdi.
Yıldız bücür grubuna bağırarak içinde kıvırcık saçlı bir çocuğa seslendi.
"Kıvırcık o Yıldızcığımı duymadım sanma "
Çocuk dönüp çekinerek konuştu
"Kızdın mı Yıldızcığım?"
Yıldız kaşlarını yukarı kaldırdı
"Bugünlük duymadım. Bugün ayarlarımla oynayanlar sağolsun ama yarın duymayacağım tamam mı?"
Çocuk kafasını sallayarak arkadaşlarının yanına gitti.
Yıldız yürümeye devam ederken benimle konuştu.
"Musa okul birincisi..Babası olacak p*ç kendi içki parası için çocuğu sanayiye yollamak istiyor ben seni eve bırakayıp onunla bir adam akıllı konuşmaya gideceğim. Musa bugün bizde kalır gelirse o yabancı değil benim odama geçer. Siz anne kız takılın. "
"Polise niye şikayet etmiyorsunuz o pisliği?"
"Ben konuşunca ikna oluyor arada bir böyle vidaları gevşiyor biraz sıkınca dört dörtlük bir baba oluyor. "
"Tamam biz niye rahatsız olalım Yıldız ev senin zaten. "
"Ben evime aldığım kişilere misafir gibi davranmam da o yüzden ev sizin o yüzden soruyorum "
"Senle konuştukça seni tanımayı daha çok merak ediyorum ve istiyorum."
"İnan tanımak istemezsin bir hiç ender hiçim. Yunus Emre bir şiirinde ne diyordu?..hah hatırladım 'Ana rahminden geldik pazara bir kefen aldık döndük mezara.'Öyle bir şey benimkide. "
Ben cevap vereceğim sıra bana dönüp konuştu.
"Artık beni bırakta Annenle buluşmaya hazır mısın?"
Gözlerim dolarak ona baktım.
(Burda medyadaki müziği açabilirsiniz
https://youtu.be/co2i_Uni5co)
"Geldik mi?.."
Kafasını sallayarak kenara çekildi.
"Kapının ardında."
Derin bir nefes alarak mavi tahta kapıya yaklaştım. Karnımdaki şişliğe bakarak tekrar derin bir nefes aldım ve kapıyı iterek açtım gözlerimi kapattım içimden bildiğim tüm duaları ettim.
"Allahım sen bana yardım et Annem beni bu durumumdan dolayı suçlamasın. "
Tam gözlerimi açacakken önce sıcacık bir kucaklaşma ev sahipliği etti. Ardından burnuma aylardır hasret kaldığım Cennet kokusu hâlâ rüyada olduğumu hissederken kulaklarıma ulaşan sesiyle gözlerimi açtım.
"Yavrummm!! "
Bu gecenin koynunda saçlarımı ör anne
Yıldızlara takılmışsın incinirler anne
Kına yak ellerime parmaklarım kalsın
Dokundukça tenime kokun bende kalsın
Kına yak ellerime parmaklarım kalsın
Dokundukça tenime kokun bende kalsın
Uyut beni göğsünde ağıtlarınla anne
Gelinliğimi ört üstüme giyemedim anne
Uyut beni göğsünde ağıtlarınla anne
Gelinliğimi ört üstüme giyemedim anne
Kına yak ellerime parmaklarım kalsın
Dokundukça tenime kokun bende kalsın
Kına yak ellerime parmaklarım kalsın
Dokundukça tenime kokun bende kalsın
Karşımdaydı işte rüya olmadığına yemin edebilirdim çünkü kalbim on kat daha hızlı atmaya başladı. Rüyalarımda böyle olmazdı ki..
Kollarımı kaldırıp onu bir daha bırakmamak için sıkı sıkı sarıldım ağzımdan çıkan haykırışla.
"An..Annee!"
Göz yaşları içinde ikimizde birbirimizi bırakamıyorduk ayların hasreti, özlemi, ayrılığı vardı.Daha fazla ayakta duracak gücüm kalmayınca Yıldız annemle beraber koluma girip bahçedeki eski kanepenin üstüne oturmamda yardımcı oldu.
Hamilelikten artık bütün direncim azalmıştı.
Annem şiş karnına baktı gözlerini çekemdi tam ben konuşup dilim döndüğünce anlatmaya çalışacakken o konuştu.
"Sus yavrum suçlu sen olmadığın hiç bir şeyin savunmasınıda sen yapma tamam mı yavrum.."
Biliyordu en azından bu olaylarda benim suçum olmadığını masum olduğumu biliyordu ona sıkıca sarıldım koynunda hıçkıra hıçkıra ağladım.
Vuslat bitmişti sonunda çok şükür.
Yıldız boğazını temizleyip konuştu.
"Benim işlerim vardı onları halledip gelirim. "
Bu duygusal ortamdan kaçmıştı , ağır kızımız böyle ortamları sevmiyordu anlaşılan onun hakkında yavaş yavaş bilgiler öğreniyordum.
Kaç saniye, kaç dakika, kaç saat hasret giderdik bilmiyorum ben artık şefkatli kollarındaydım zaman benim için durmuştu.
Ben hiç bir şey anlatmadım.
Annem ben anlatmadan anladı..
Yaralarımı sardı
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Bölüm nasıldı canlar?
Oylarınızı ve yorumlarınızı bekliyorum.
💫❤🎈




