İçeriğe geç

ᴀᴍɪʏᴀɴᴇ ᴍᴀꜱᴜᴍ🕊 (Kırık Kalpler Serisi 1, 2, 3)

Bölüm 42 · 8 dk okuma

ᴀᴍɪʏᴀɴᴇ ᴍᴀꜱᴜᴍ🕊 (Kırık Kalpler Serisi 1, 2, 3)

Bölüm 42

💥༻41. Bölüm༺💥

41.Bölüm🎈

KEYİFLİ OKUMALAR CANLARIM ❤

🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟

🌸🌸🌸NE KAĞITI!🌸🌸🌸🌸

Yıldız yavaş yavaş gözlerini açarak etrafına baktı gece sokak lambasının aydınlattığı mahallede bir kedi çöpü karıştırıyordu elini kafasındaki acıyan yere götürdü eline gelen şişlikle yüzünü buruşturdu.Yerden kalkarken gözüne koşarak gelen abisinin adamlarını gördü.Yerden kalkıp sırtını yıkık dökük terk edilmiş evin duvarına yasladı.

Adamlar ellerindeki silahı bellerine koyup hemen Yıldız'ın yanına geldiler.

"Efendim iyi misiniz?"

Yıldız adamları duymazdan gelerek ceplerini kontrol etti sonra aradığı şeyi bulamayınca sokak lambasının aydınlattığı kadarıyla yere baktı duvarın dibinde duran çakısını alarak cepine attı. Üstünü başını çırparak yere düşen şapkasını alıp kafasına geçirdi sonra eve doğuru yürüdü. Arkadaki adamlarda onu beş altı adım geriden takip ettiler en sonunda korumalardan biri koşarak Yıldız'ın önüne çekip elindeki telefonu ona uzattı.

"Efendim Sinan bey telefonda sizinle konuşmak istiyor."

Yıldız karşısında takım elbise içinde duran adama bakıp kaşınının birini kaldırıp sırıttı sonra kafasını salayarak elindeki telefonu aldı kırmızı aramayı sonlandıran butona basıp adama uzattı aklına gelen şeyle telefonu geri kendine çekti.

"Bu telefon senin şahsine mi ait, yani kişisel telefonun mu?"

Telefonu almak için elini uzatan adam geri elini çekip saygı duruşunda Yıldız'ın sorusuna cevap verdi.

"Hayır efendim bu telefonlar Sinan bey tarafından bizlere aldığı telefonlar kişisel telefonlarımızı iş başında kullanmıyoruz. "

"Haa anladım abimin yani."

"Evet efendim."

Yıldız elindeki telefonu tüm gücüyle yere çaldı. Ayağıyla telefonu iyice ezip karşısında şaşkın şaşkın ona bakan adama bakıp

"Desene önemsiz kişinin malı."

Ona şaşkın şaşkın bakan gözler eşliğinde eve doğru yürüdü.

********

Evin önüne gelince gözleriyle etrafı didik didik inceledi kimse yoktu tam kapıyı açacağı zaman abisinin hapörlerden sesini duydu.

"Yıldız! Ne oldu gece gece kimi kovaladın sen! Kafayı yiyeceğim al şu telefonu bir şey söyle!"

Yıldız abisini duymazdan gelerek tahta kapıyı açıp içeri girdi kapıyı kapattı. Derin bir nefes alarak kırgın kalbiyle sesizce söylendi .

"Ölüler ne zamandır konuşur oldu be abi.."

Balkonda duran sadalyenin üstüne oturdu.

Kollarını dizlerine koyup eliyle kafasındaki şapkayı çıkardı sonrada saçlarını karıştırdı.

"Yıldız abla?"

Yıldız kafasını kaldırıp karşısındaki küçük pofuduk ayıcığa baktı.

"Musa sen uyumadın mı koçum?"

Pofuduk ayı onun karşısına geçip konuştu.

"Ders çalıştım bide seni bekledim Yıldız abla.. Babam beni okula yollayacak mı? "

Yıldız karşısında üzgün üzgün bakan çocuğa bakıp eliyle Musa'nın kafasını karıştırdı.

"Tabi yollayacak" Ben oğlumu sonuna kadar okutacağım" dedi "

"Valla mı Yıldız abla babam gerçekten böyle mi dedi?"

"Evet..Yalan mı söyleyeceğim aynen böyle dedi Musa."

6 saat önce

Yıldız kahveye girip aradığı kişiye baktı gözlerine köşede zıkkımlanırken gördü.

Karşısına geçip oturdu.

"Naber Fiko?"

Fikret karşısında gördüğü azraille yutkundu elindeki içkiyi masanın altına sakladı. Korkuyla

"Yıldız sen niye geldin buraya?"

"Önemli bir şey değil yaa birinin topuğuna sıkacaktım ona baktım gelmemiş galiba."

"Niye ki suçu neymiş ?"

"Ya Fiko bu şerefsiz çocuğunu okula yollamıyacakmış bide yüzüme desin. Sen beni boşver Musa nasıl okulda? Gidiyorsun demi haftada üç kez okula ,hocalar ne diyor bizim pofuduğa?"

Fiko derin bir yutkundu konuştu.

"Musa iyi okukda hocalar çok memnun önü açık diyorlar.."

"Sonuna kadar okutacaksın demi çocuğu?"

"Tabi.. tabi okutacağım. "

."Tamam bende kalkayım ,bu gevşek herifin geleceği yok bizim çeteye diyeyim de onlar baksın bu gevşek herifin işine. "

Yıldız ayağıya kalktı

"Bugün Musa bende kalsın çocuğun yanına böyle içkili gitme."

"Tamam Yıldız."

Yıldız kahveden çıkarken Fikonun üzgün yıkılışını gördü otuz iki diş sırıtarak yoluna devam etti. Eve giderken bakkaldan ekmek aldı tam sokağı döneceği zaman bir zamanlar kendide içinde olduğu ama şimdi yollarını ayırdığı Çete yolunu kesti.

"Yıldız geri gelmeyecek misin aramıza?"

İşte bu adamın sayesinde herkes ondan korkuyordu. Çünkü bu adam bela demekti kimse başına sarmak istemezdi .

"Ben sizinle olan yolumu cezaevine girdiğim gün kestim."

************

"Evet Musa aynen baban böyle dedi. Saat kaç hadi yatağa uyu sabah okul var."

"Tamam Yıldız abla hemen gidip yatıyorum. "

Yıldız pofuduğun sevinçle içeri gidişini izledi.

Kendide kalkıp içeri geçti odasına giderken Necla teyzeye verdiği odadan Meleğin seslerini duydu kapıyı tıklatıp içeri girdi.

"Şey ben yatıyorum sabah erken işe gideceğim biletlerinizi sabah alırım ,karar verdiniz mi nereye alayım?"

"Evet verdik Melek doğum yapana kadar İstanbuldayız sonra gideriz o zamana kadar bir ev kiralarız."

"Burda kalabilirsiniz. "

"Yok sag-"

"Tamam Necla teyze konu kapandı burda kalıyorsunuz. İyi geceler."

Diyerek kapıyı örtü zaten bugün yeterince şeyler yaşamıştı. Salona geçip uzandı,

Aklındaki düşüncelerle uykuya dalması biraz uzun sürdü

*************

Melek güne kaç ay sonra mutlu huzurlu bir şekilde annesinin kollarının arasında uyandı. Daha çok annesine sarıldı.

"Uykucu artık kalksak mı ki, vakit çıkmadan namazımızı kılalım. "

"Tamam anne ."

Melek ve Necla hanım abdestlerini alıp kaç ay sonra ikisi de dualarının karşılığını alarak Rabbinin huzuruna geçip bu sefer şükrederek namazlarını kıldılar.

Necla hanım bir haftadır evin düzenini öğrendiği için çayı koydu bu sırada Yıldız da uyandı. Melek bunu farkedince otuz iki diş gülümseyerek konuştu.

"Günaydın Yıldız. "

"Sizede günaydın.."

Yıldız Meleğin elindeki seccadeleri görünce

"Allah kabul etsin."

Melek tebessüm ederek cevap verdi

"Amin inşallah bir dahakine beraber olur ."

"Şey ben de ekmek alıp geleyim işe geç kalmayayım."

"Sen nerde çalışıyorsun Yıldız?"

"Alt sokakta bir dükkanda çalışıyorum bir şey olursa numaram Necla teyzede var ararsınız hemen gelirim. "

"Tamam..Şey Yıldız ben teşekkür edemedim sana sağol Allah razı olsun senden annemle beni kavuşturduğun için. "

"Ben bir yanlışı düzeltmek istetim sadece teşekkür etmene gerek yok. Eminim ben böyle bir durumda olsam yada baska biri sende yapardın. "

"Doğru yapardım ama.."

Melek gülerek lafına devam etti.

" Sen böyle bir durumda olmazdın bence o gün Timuçini nasıl yere serdiğini gördüm. "

"Hiç bir zaman erkekle bir kadının gücü bir olmaz ben sadece zayıf noktalarını biliyorum yoksa bendede bir numara yok."

"Evet demişken sen nasıl biliyorsun dövüşmeyi?"

"Benim hayatım sokaklarda geçti bilirsin sokaklar tekin değil bir zamanlar..Annemi korumak için öğrendim bir şeyler. Neyse ben geç kalmadan çıkıyım. "

Melek Yıldız'ın arkasından üzgün bir şekilde baktı. Yıldızın annesi nerdeydi? Babasını biliyorduama annesi hakkında bir şey bilmiyordu.

Necla hanım ayakta üzgün bir şekilde kapıya bakan kızını görünce yanına gitti, koluna dokunup sordu.

"Ne oldu kızım, yine yüzün düştü senin ?"

"Hiçç..Yıldızın annesini düşündüm biran."

"Mekanı cennet olsun kadının pırlanta gibi evlat yetiştirmiş ."

Necla hanımın sözleriyle Melek hemen ona döndü.

"Hayatta değil mi annesi?"

"Yok kızım bana öyle dedi bir konuşmamızın arasında. "

"Anne sen Yıldızla nasıl tanıştın buraya geldin ?"

"Ben bir gün gene seni ziyarete yani sen sandığım kişiyi hastaneye ziyarete gittim. Orda danışmanlıkta bir kız kavga ediyordu ,bağırıp çağırıyordu. Ben bir hastanın yakını diye düşünürken dedikleriyle başımdan aşağı kaynar sular döküldü "Bunun hesabını verceksiniz hastanenizde olmayan bir hastayı yoğun bakımda gibi göstermenin bedelini ödeyeceksiniz!İnsanların hayatıyla böyle oynayamazsınız!Bana çabuk başhekiminizi çağırın şuan İstanbulda olan ama belgelerde dört aydır bilinçi kapalı bir şekilde sizin hastanenizde yatan Melek Yağıç olayını bir de bana anlatsın!!" Bunlari duymak bana orda inme inmesine sebeb olacaktı ben aylardır bir kaza sonucu yavrumun gözümün önünde hayat mücadelesi verdigini düşünürken..Meğerse bir tutsaklığın içinde kurtulma mücadelesi veriyormuş...Sonra ben bayılmışım uyanınca Yıldız başımdaydı bana her şeyi sakin olursam anlatacağını ve hatta kızına kavuşacaksın diyince elimden geldiği kadar sakin olarak onu ve hastanenin başhekimini dinledim akşamı yola çıktık ben niye ben gidiyorum kötü bir şey mi oldu kızım niye gelmiyor diye sorunca..Senin başından geçen her şeyi bana anlattı en çok canımı yakan şey bunları yaşamanda sorumlu olan kişi abinmiş bu beni daha çok yaktı..Buraya geldik Yıldız beni lüks bir eve götürdü ama elleri boş bir şekilde geri geldi sana söz Necla teyze ben seni kızına kavuşturacağım ben onun sözlerine inandım ,sonra beni buraya getirdi. Bana biraz süre ver dedi ona inanmaktan ve güvenmekten başka çarem yoktu, çünkü ne sözleri ne de gözleri yalan söylüyordu .Bir gün seni her gün bana getirecek umuduyla beklerken Kuran-ı Kerim okuyordum bitirince karşıma ne zaman geçip oturmuş farkında bile değildim. O gün annesini babasını sordum. Babasının o doğduğu zaman hayatını kaybettiğini Annesinin de iki sene önce hakkın rahmetine kavuştuğunu söyledi ve özür dileyerek sana bunları yaşatan kişinin üvey abisi olduğunu söyledi. İşte biz o gün dertleştik Yıldızla. "

Annemden duyduklarımla Yıldız'a güvenim sevgim daha çok arttı ama annesini kaybetmesine çok üzüldüm belki bu yüzdendi bizi kavuşturmak istemesi..O gün beni anneme getirirken aklıma söyledikleri geldi.

"Yıldız annem benim hakkımda neler biliyor?"

"Neleri bilmesi gerekiyor?"

"Hamile olduğumu biliyor mu? Bilmiyorsa ben şimdi onun karşısına nasıl çıkacağım?..Kendimi kaç aydır yaşadıklarımı ona nasıl anlatacağım .."

"Anne olmak koyal iş değil..Herkes yara açar o yaranı sarar.. İlk şevkati de sevgiyi de ondan görmezmiyiz? Lina'nın annesi dışında tabiki. Sen anlatmadan o ruhundaki acıları görür merak etme hem bir anne yavrusunu her türlü kabul eder sahip çıkar yoksa bilir yavrusuna sahip çıkmazsa kartallara, çakallara yem olur...Senin hamile olduğunu da biliyor. "

Göz yaşlarımı silip ona baktım.

Bu söyledikleri bir nevi annesi içindi.

Karşımda üzgün duran anneme baktım.

"Anladım anne..Abim konusunda fazla bir bilgim yok ama Zerda'ya yaptıklarını söyledimi Yıldız?"

"Söyledi..Bir anne için, bir kadın olarak her şeyden önemlisi bir insan olarak bunları duymak benim şu yaşlı kalbimi çok yordu..Melek abin bunları gerçekten yapmış mı kızım?"

"Anne bilmiyorum başta inanmadım ama elime geçen kağıtla ona olan inançım azaldı.."

"Ne kağıtı!!"

Melek Sinanın sinirli sesiyle ona döndü!

Şimdi ne diyecekti ?

Ya annesi şimdi Sinan'ı çekip vurmaz mıydı?

Kaç aydır kızına bunları yaşatan adam karşısındaydı.

Dün gece Merti Sinan sanınca neler neler yapmıştı!

Melek kalbi son hızla çarparken

derince yutkunup bir annesine bir Sinan'a baktı iki cepheden açılmış bir savaşın ortasında gibi kalmıştı..

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

Gazan mübarek ola Melek. Zalim yazar seni ne durumlara düşürdü. 😂

Yeni bölüm en kısa zamanda gelecek inşallah Oy ve yorumlarınızı eksik etmeyin.

Lütfen okuyunca yıldıza basın lütfenn 🥺

Sizin desteğinize çooooook ihtiyacım var bu yolda beni yanlız bırakmayın oylarınız ve yorumlarınız benim icin cooook önemli 🥺❤

Oy ve yorum yapan güzel okurlar Allah sizden razı olsun iyiki varsınız 🎉🎉🎉❤❤❤

Bölüm sonu

9 yorum