“mühür” için sonuçlar
Arama sonuçları
Mühür
Sıla
Takipte kalın...
Mühür
Jessiee
Kral Carl: Peri Krallığı'nın varisi olarak o baloya katılmak zorundasın Tiana! Bütün diyarlarda senin yeteneklerin ve güzelliğin konuşulurken oraya gitmezsen bu nasıl bir etki yaratır haberin var mı senin? Dünya üzerinde altı farklı tür bulunurdu: Periler, kurtadamlar, vampirler, büyücüler, iblisler ve insanlar. Bu türler arasında da türler bulunurdu fakat büyük bir felaketin ardından büyük güce sahip olan çoğu canlı yıllar önce varlığını sonlandırmıştı. Tiana da bu büyük güce sahip olan perilerin yaşayan son üyesiydi; Ayrıca kendisi oldukça güzel, güçlü ve saygı duyulan bir prensesti. Üç kardeş arasında ortanca olandı. Doğaüstü canlıların temsilcilerinin bulunduğu meclisten dönüm noktası olacak bir karar alınmasıyla Tiana'nın hayatı tamamen değişecekti. O geceden sonra; Gardını asla düşürmeyen, kalbinin yollarını asla açmayan, disiplinli prenses mühürlü olduğu kişi ile tanışmıştı. Peki ya prenses bu durum karşısında nasıl bir yol izleyecek? Tiana, meclisin kararı üzerine doğaüstülerin variskerinin katıldığı bir "tanışma" balosuna davet edilmişti. Krallık, Tiana için her şeydi ve eğer herhangi bir kargaşa oluşursa, krallığın o savaşta tek kalmaması gerekirdi çünkü her ne kadar güçlü olsalar da iki krallığın birleşmesi ile tamamen yok olmazdı fakat ciddi bir çöküş yaşayabilirdi. Tiana, bu olasılıkları göz önünde bulundurduğunda oraya gitmesi gerektiği sonucuna varmıştı fakat nereden bilebilirdi ki bu sonucun onu değerli biriyle tanıştıracağını?
Yedi mühür
Deleted account
Mira, çocukken kardeşini bir yangında kaybeder. Yıllar sonra gizemli bir siyah defter bulur. Defterde yedi ölümcül günah yazılıdır: Kibir, Açgözlülük, Şehvet, Kıskançlık, Öfke, Oburluk ve Tembellik. Mira, bu günahların insanları ve kendi geçmişini etkilediğini keşfeder. Kardeşinin ölümünün aslında bir kaza olmadığını öğrenir. Gerçeği ortaya çıkarmak için korkularıyla yüzleşir ve yıllardır sakladığı sırları açığa çıkarır. Defteri yakarak her şeyi bitirdiğini düşünür. Ancak küllerin arasında bir not bulur: “Yedi günah bitti. Ama insanın günahları hiç bitmez.” Mira, asıl mücadelenin şimdi başladığını anlar.
Mühür
Dilay Aslan
Her şeyden habersiz ünüversite okumak için bilmedigi bir kasabaya giden arya korkmaz... Acımasızlığıyla ün salmış bir alfa bars dolunay... Ya kader bu ikiliyi daha doğmadan bir birine bağlamışsa... Bars: kokun , kokun beni uyuşturuyor ve buna karşı koyamıyorum Arya: kimsin sen?
MÜHÜR
Kardelen Zeren
Bir yanda kurt sürüsünün alfası bir yanda vampir klanının lordu esas kızımız aşkı mı seçecek yoksa ailesini mi neden buna birlikte karar vermiyoruz?
MÜHÜR
Esma nur
Mühür onları bir araya getirendi. Mühür olmasaydı kader onları yine bir şekilde bir araya getirirdi. Onlar birbiri için yaratılmıştı! Selamlar efendim. Tanıtımı uzatmayı sevmem direkt başlayalım. Plansız programsız başladım ne isim düşünüp geldim ne de başka bir şey. Planlı yaptığım zaman işim rast gitmiyor zaten. Uygulama da yeniyim ve o kadar heves ettim ki kitap yazmak için, o yüzden burdayım umarim beğenirsiniz. Yazım yanlışları olabilir Yazım yanlışı olan yere lütfen belirtelim. Bu hikayede +18 ögeler bulunmaktadır!
KIRMIZI MÜHÜR
Deleted account
"Bu şehirde katiller göğüslere numara kazar, sırlar ise sadece kanla silinir." Dört yıl önceki kanlı bir pusunun vicdan azabıyla yaşayan Cinayet Büro Başkomiseri Ilgaz Sancaktar, kuralları hiçe sayan sertliğiyle tanınan bir avcıdır. Haliç kıyısında göğsüne kırmızı tebeşirle sembol çizilmiş bir kurban bulunduğunda, karşısında dik başlı araştırmacı gazeteci Asena Karahan’ı bulur. Fakat bu cinayet sadece bir başlangıçtır. Katil, kurbanlarının tenine Roma rakamları kazıyarak geriye doğru saymakta ve ipuçlarını polise değil, doğrudan Asena’nın telefonuna göndermektedir: VI, V, IV… Her kurban Ilgaz’ın geçmişindeki bir yarayı deşerken, her fısıltı Asena’nın ailesine uzanan bir ihaneti açığa çıkarır. Namluların gölgesinde birbirine güvenmek zorunda kalan bu iki inatçı ruh, hem şehri saran karanlık bir kumpasla hem de aralarında alevlenen bastırılamaz çekimle savaşacaktır. Geri sayım başladı. Sıfıra ulaşıldığında kim hayatta kalacak?
Mühür: Diğer Yarım
Hazal Dilek
Genç kız yerinde hafifçe kıpırlandı. Yavaşça bilinci yerine gelirken başını kaldırmaya çalıştı ancak boynundaki ağrı buna izin vermedi. Hafifçe ellerini oynattı ancak sandalyeye bağlı elleri yüzüne gitmeyince kaşlarını çattı. Bu sefer başını tamamen kaldırıp etrafa şöyle bir baktı. Kimsenin olmadığı boş bir odada sadece sandalye ve o vardı. Camlar kapalı ve korumalıkla kaplıydı. Güneş ışığı içeri girse de o da iyi tam anlamıyla aydınlatmaya yetmemişti. Sonra gözleri kapıyı buldu. Demir bir kapıydı. Birilerini İçeride ya da dışarıda tutmak için yapıldığı belliydi. Niye orada olduğunu sorgularken içeriye birkaç kişi girmeye başladı. "Ne oluyor? Siz kimsiniz? Benden ne istiyorsunuz?" Odaya ilk giren adam konuştu. "Öncelikle sakin ol. Sana zarar vermeyeceğiz. Biz sadec-" "O yüzden mi beni kaçırdınız? Kimsiniz be siz? Çakma eşkıyalar! Bırakın beni!" Çocuk kızın olduğu yerde debelenerek -kendine zarar verecek şekilde- söylediklerini ve lafını kesmesini umursamadan sözüne devam etti. "Biz sadece seni korumaya çalışıyoruz Esra. Sakin ol! Lütfen!" Genç kız Esra lafını duyduğu anda durdu ve şok olmuş şekilde adamın suratına iyice baktı. Burdan kurtulduğu ilk an, canına maal olsa dahi, bu adamın suratına bir yumruk atacaktı. Adam da dedikleri yüzünden sakinleştiğini sandığı kızı daha iyi görebilmek için bir dizini yere koyarak kızın yüzüne eğildi. Kızın çatık kaşlarına bakarak şefkatle gülümsedi. "Lütfen öyle bakma. Kötü bir niyetim yok. Yemin ederim." Kız ona anlamazca baktı. Karşısındaki adam kendisinin Esra olduğunu zannediyordu. Ama neden? Esra'dan ne istiyor olabilirlerdi ki? 'Yoksa başı belada mı?' diye düşündü. "Benden ne istiyorsunuz?" Anlık bir kararla bu küçük yanlış anlaşılmayı düzeltmemeye karar verdi. Her ne oluyorsa, ikizine zarar gelmeyeceğinden emin olana kadar gerçeği söyleyemezdi.
KALPTE BİR MÜHÜR
Yaralı&Şifacı
⚠️Küfür ve argo içerir⚠️ ⚠️+18 yoktur fakat öpüşme falan vardır⚠️ Bu hikaye bir kızın hayatının karmaşasını anlatıyor. Bu kızın hayatındaki aşkta, dostlukta, ailede kısacası bu kızın hayatındaki her şey karmaşık. Okuduğu bir okulda yaşadığı olayları ve beslediği masum (Ne kadar masum orasını bilemicem.) hisleri anlatan bir kitaptır. Hayatı ile ilgili bazı gerçekleri öğrenmeye başlar ve bunlarla baş etmeye çalışır... Saye diye bir arkadaşına olanlar, kızın yapacakları ve bu sırada yapacakları seçimler.
Kırık Mühür
Şevval Gaye Uçan
Yüzyıllardır süren bir düşmanlık. Parçalanan bir mühür. Ve diyarı kurtarmak için aynı yolda yürümek zorunda kalan iki kişi. Fakat kader, onların düşündüğünden çok daha uzun bir hikâye yazmıştır.
Kül ve Mühür
Asteria
Element ruhlarının yönettiği bir dünyada, güç bir armağan değil; taşınması gereken bir yüktü. Ruhlar lanetlendiğinde, geçmiş de onlarla birlikte yeniden doğdu. Eski hayatlarını hatırlayanlar ve hatırlamayanlar… Hepsi aynı sorunun peşindeydi: Bizi kim öldürdü? Cevaplara giden yol savaşsız değildi. Ama bu savaş kılıçlarla değil; öfke, suçluluk ve bastırılmış intikamla veriliyordu. Birlik olmak zorundaydılar...Çünkü yalnız kalmak, yok olmak demekti. Peki Arafları ayakta tutan nedir? Sevgi mi… yoksa nefret mi
Soğuk Mühür
Hatice Gülen Kuru
SOĞUK MÜHÜR Karanlığa defalarca mahrum bırakılmıştım. O çıkmaz sokaklar yuvan olmaya hak kazanmıştı. O lambanın aydınlatmadığı alanlar benimdi o gecelerde. Ayın aydınlatmadığı orman benimdi. Gecenin karanlığına bırakılmıştım ben. İlk önce çocukken ailem tarafından, daha sonra ise sevdiğim adam beni reddettiği o gün. Bu yüzden belki de insanların acı çekmesinden, canlarının yanmasından bu kadar zevk alıyorumdur. Ben kendimi bu hayatta kaybettim. Canım öylesine fazla yandı ki, artık dayanamıyordum. Ben bu acıyı defalarca yaşadım, peki diğerleri? Neden onlar aynısını yaşamıyor? İşte benim adaletim buydu herkes gibi benim ilk aşkımı elimden alan o kadında acısını çekecekti. Ne pahasına olursa olsun ona öyle bir acı yaşatacaktım ki, hayatı boyunca unutmak dâhi istemeyecekti. Kendisi ölümü dileyecekti lâkin ölüm kendisini bulamayacaktı. Ben ölümüne sert duvarlar çekecektim. Son nefesine kadar ona acıyı öğretecektim. Acı denilen o duygu onun iliklerine kadar işleyecekti. Soğuk Mühür’ün arkasında derin, karanlık bir oda duruyordu. Duvarlar, yaşanmış acılara şahitlik etmişti ve bu acıların izleri hâlâ hapsedilmişti. Oda soğuktu, soğukluğuyla insanı içine çekiyordu. Duvarların gri, rutubetten kabarmış ve yıpranmış yüzeyleri, yıllardır süren acıların yansıması gibiydi. Oda ortasında, kırılmış bir kalp şeklinde bir görüntü beliriyordu. Bu, kelimenin tam anlamıyla bir acı sembolüydü. Kalp, soğuk ve donmuştu, başkalarının acısına neden olan kişi tarafından terk edilmişti. İçindeki yaraların izleri, kalbinin her köşesinde derin çizikler oluşturmuştu. Düşündükçe, kalp daha fazla buzla kaplanıyor, daha da donuyordu. Soğuk Mühür’ün yanındaki masada, buzdan bir kadeh vardı. İçindeki sıvı, soğukluğun simgesiydi. Bu özel sıvı, acıyı büyüten, arttıran ve hiç bitmeyen bir güce sahipti. Kadehteki sıvının etrafında hafif bir buğu vardı, sanki oda daha da soğuyor, daha da donuyordu. Oda sessizliğin içinde kaybolmuştu. Soğuk rüzgarların fısıltısı, ruhun derinliklerinde hissedildi. Acının yoğunluğu, her bir hücrede kıvranıyordu. İçerideki insanın gözleri, hüzünlü ve donmuş bir ifadeyle baktığı duvarlara sabitlenmişti. Gözlerdeki yalnızlık, kaybedilmiş bir ruhun ifadesiydi. Soğuk Mühür’ün etrafında, karanlık bir atmosfer hakimdi. Tıpkı insanlarının hayatlarında bıraktığı izler gibi o da bir iz bırakmıştı insanın ruhuna. Soğuk Mühür’ün anlamı, acı ve hırstı. İşte bu yüzden adaleti simgeliyordu. Ancak, Soğuk Mühür’ün ardında daha fazlası vardı. Daha fazla acı, daha fazla hırs, daha fazla yıkım. Her biri alev alev yanan gözyaşlarıydı. İblislerin dünyasında acımasızca dans eden ateşti. Soğuk Mühür; acı, keder ve intikamla titreyen bir kalbin sembolüydü. İçinde yaşanan acılardan besleniyor, daha fazla acı vermek için var gücüyle çalışıyordu. Soğuk Mühür, en karanlık duygularımızı temsil ediyordu. Oda buz gibi soğuktu, içindeki insanın ruhunu donduran bir yerdi. Ruhunu soğuk bir kafese hapsederek onu orada mühürlüyordu. Soğuk Mühür, insanların kalplerini donduruyor, onları duygusuzlaştırıyordu. İşte bu yüzden, Soğuk Mühür’ün etrafındaki atmosfer, bir huzursuzluk kaynağıydı. Soğuk Mühür, kendini kaybetmiş bir insanın içindeki karanlığı temsil ediyordu. Ne kadar acı çekilirse çekilsin, adaletin karşılığını vermek isteyen bir ruhun sembolüydü. Soğuk Mühür, hayatta kaybolmuş bir insanın son umudu, son direnişi ve son nefesiydi. Son feryadıydı, duyulmayı bekleyen bir melodinin son hırçın ezgisiydi. Soğuk Mühür’ü kendine yara bilen kadın herkesin acı çekmesini istedi lâkin bunların sebebi ailesi olması ile beraber sevdiği adam tarafından reddedildiği gün yüzündendi. Soğuk Mühür, çocukluğunda ailesiyle beraber yaşadığı şiddet dolu zamandan hem fiziksel hem de duygusal olarak büyük yaralar taşıyan bir kadın idi. Soğuk Mühür’ün ailesi karanlık bir geçmişe sahiptir ve bu geçmişin yükü çocuklarına da fazlasıyla hissettiriliyordu. Soğuk Mühür, anne ve babasının sürekli tartışmaları, şiddet dolu anları ve korku dolu atmosferi arasında büyümüştü. Çocukluğunda dayak yemek, hakarete uğramak ve sürekli bir korku içinde yaşamak zorunda kalmıştır. Bu şiddetin etkisiyle Soğuk Mührün üzerinde derin yaralar oluşmuş ve büyüdüğünde bile bu izlerden kurtulamamıştır. Soğuk Mühür’ün, içerisindeki acıları ve korkuları adeta bir buzdan oluşan içini öfke ve hırsla doldurmuş şekilde taşır. Dış dünyaya kapalıdır, duygularını bastırmaya çalışır ve kendini korumasız hissettiği anlarda yoğun bir soğukluk sergiler. Etrafındakilere güvenmekten çekinir ve geçmişte yaşadığı şiddetin gölgesi onu her adımda takip eder. Ancak o, büyüdükçe bazı umut ışıkları bulur. Bir gün, içindeki duyguları açmayı başardığı ve gerçek bir sevgiye inanarak bir adamla tanışır. Soğuk Mühür, ona duygularını anlatır ve kalbini açar. Ancak hayal kırıklığıyla karşılaşır. Sevdiği adam, Soğuk Mühür’ü reddeder ve ona duygusal olarak sadece arkadaş dışında hiçbir şey hissetmediğini söyler. Ama farkında değildir bu söyledikleri ile onun başına ve aynı zamanda sevdiği kadının başına neler geleceğinden dâhi haberi yoktu. Bu olay, Soğuk Mühür için bir dönüm noktası olur. Sevdiğinin reddi, onda daha da derin yaralar açar. Çocukluğunda yaşadığı şiddetin izlerine bir yenisini daha ekler. Soğuk Mühür, bir kez daha güvenini kaybeder ve kendini değersiz hissetmeye başlar. Hayatın ona verdiği bir diğer darbeyle yüzleşmek zorunda kalan Soğuk Mühür, içine daha da çekilir ve soğuk bir şekilde yalnızlığını kucaklar. O yalnızlık içinde kıvranıp acıya sarılarak avutur kendini. Soğuk Mühür, onun hikayesi değildi. Kendisinin arkadaşına, çevresine vurduğu, insanların canını yakmasının ve karşısındaki rakibinin çelişkisinin hikayesidir.
Mühürlerin Uyanışı
🌺ROJDA KUŞ🌺
Karanlık, bin yılın ardından yeniden uyanıyor. Yedi Krallık Toprakları'nda halk, kaybolan yıldızlara bakarak eski bir tehdidin geri döndüğünü hissediyor. Her şeyin sonu yaklaşırken, bir tapınakta iki genç birbirine bağlanacak. Lyra, sıradan bir köylü kızı olarak büyüdü. Ancak içindeki güç, her geçen gün daha da belirginleşiyor. Bir gece, Ebedi Gölge tapınağında, eski bir muhafız olan Kaelen’in gizemli sözleriyle hayatı sonsuza dek değişiyor. İçindeki ateşi uyandıran Alev Mührü, ona karanlıkla savaşmak için gereken gücü veriyor. Fakat, gerçek düşman sadece Gölge değil, aynı zamanda ona kimlerin dost, kimlerin düşman olduğunu da gösterecek. Kael, Gölge’nin karanlık gücüyle büyüdü. Sırları ve hüzünleri, onu karanlık bir yolculuğa sürüklüyor. Lyra'nın kaderiyle karşılaşması, ikisini de bir seçimin eşiğine getiriyor: Ya birlikte karanlıkla savaşacaklar, ya da biri diğerine karşı savaşacak. Alev ve Gölge… Bir araya geldiklerinde, birinin hayatı diğerinin ölümüne neden olabilir. İki genç, bir dünyanın kaderini belirleyecek. Ancak, birini kaybetmek, her şeyin sonu olabilir. --- Gölge ve Alev’de, karanlıkla yüzleşen bir kadının ve geçmişin gölgeleriyle boğuşan bir adamın hikayesi sizi bekliyor. Güç, sadakat, ve ihanet arasında sıkışan bu epik yolculuk, size kimlerin gerçekten dost, kimlerin ise sadece düşman olduğunu gösterecek.
EJDERHANIN MÜHÜRÜ
Hatice AKCA
Büyük bir savaşın ortasında , doğumuyla birlikte dört kadim ejderhayı uyandırmış bir prensesti Arya. Ancak Kral Darius 20 yıl sonra tekrar geri dönmüştü ve gezegendeki bütün ırklar özgürlükleri için bu kötülüğe karşı tekrar bir arada savaşmak zorundaydı. Peki bunu tekrar başarabilecekler miydi ?
KARA MÜHÜR
Tuanaayizz
Babası tarafından parayla satılan 19 yaşında derya ve onu satın alıp ilk cehennemi yaşatıp sevmeye başlayan 28 yaşındaki Veysel.
Asterlin: Yedi Mühür
Merve Kızıldağ
"Günahkarlar ormanında Yedi yaşam var olacak Ruhsal ağacının altında Yedi kan akıtılacak Karanlık madalyona Madalyon karanlığa Yedi mühürle esir olacak" Atalarımız, asırlardır süregelen bir kehanetin mirasçıları olduğumuzu söylerdi. Bu diyarın ötesindeki ruhsal evimize hizmet etmek için doğmuştuk. Değersiz bedenlerimiz, ilahi ruhlarımızı taşıyan bir araçtı. Benliğini dünyevi günahlardan arındıramayanlar azap çekerdi. Biz bu diyarda; koruyucu, eşlikçi, kurtarıcı ve kutsaldık. Her şey olmamızı istediler, yalnızca insan olmamıza izin vermediler. Bize "Yedi Mühür" dediler. Birimiz olmadan hepimiz hiçtik, Hepimiz bir olunca birimiz hiç oldu. Kapak Tasarımı; efiadesign

KIRMIZI MÜHÜR
Melis GEZGİN
İsmini biliyorlar, hikayeni değil. Mehya, küçük yaşta ailesini ve kendine en yakın gördüğü arkadaşı Arhan'ı şiddetli bir deprem sonucu kaybetmiştir. 11 yaşında bir aileye evlatlık olarak giden Mehya, üvey ailesinden şiddet görür ve onlarla hiç mutlu değildir. Hayat, Mehya'nin bu kötülüklerden arınmasını sağlayacak bir şans vermiştir. Mehya, bu şanslara tutunma çabası gösterirken hersey dahada batmıştır ve kendisini büyük bir çıkmazin ortasında bulmuştur. Romantik dram seviyorsanız bu kitap tam size göre!
Altın mühür
Qorxmaz Veliyev
Bölüm 1: Osmanlı’nın Son Baharı Yıl 1916, Osmanlı İmparatorluğu yorgun düşmüş, cephelerde açlık ve ihanet birbirine karışmıştı. Ancak İstanbul’un kalbinde, Topkapı Sarayı’nın eski duvarları ardında sessiz bir savaş daha yaşanıyordu: Altın Mühür’ün savaşı. Altın Mühür, Osmanlı’nın gizli arşivlerinde saklanan, padişah fermanlarının son onayını temsil eden efsanevi bir nesneydi. Söylentiye göre bu mühür sadece yasal emirleri değil, aynı zamanda devletin en büyük sırrını da mühürlemişti. Onu ele geçiren, yalnızca Osmanlı’yı değil, tüm Doğu’yu kontrol edebilirdi. Ve o mühür... şimdi kayıptı. Bölüm 2: Gizli Bir Emir Genç ve zeki bir tarihçi olan Kerem Bey, Darülfünun'da asistanlık yaparken saraya gizlice çağrıldı. Karşısında, padişahın gizli istihbarat şefi olan Sadık Paşa vardı. > “Kerem Efendi,” dedi Paşa, “Altın Mühür çalındı. İngiliz casuslarıyla işbirliği yaptığına inandığımız biri onu gizli bir yere sakladı. Senin görevin... onu bizden biri gibi düşünerek bulmak.” > “Ama neden ben?” diye sordu Kerem. Sadık Paşa gülümsedi. > “Çünkü bu mühür, senin büyük deden tarafından son kez kullanılmıştı.” Bölüm 3: Şifreli Günlük Kerem, büyük dedesinin eski eşyalarını araştırırken bir günlük buldu. Eski Osmanlıca yazılmıştı ama bazı cümleler şifreliydi. Bir satır özellikle dikkatini çekti: > “Topkapı’nın altında, üç taşın arasında yatan gölge, geçmişin kararını bekler.” Bu satır, sarayın altındaki gizli tünelleri işaret ediyordu. Kerem, gece vakti saraya gizlice girdi. Tünellerin karanlığında ilerlerken bir ayak sesi duydu. Ardına baktığında genç bir kadınla göz göze geldi. > “Beni takip etme!” dedi kadın. Ama sesi tanıdıktı. Bu, İngiliz arkeolog kılığında çalışan ajan Elena idi. Bölüm 4: Gerçekler ve İhanet Elena, mühürün devlet sırrı olduğunu biliyordu ama amacı onu çalmak değil, yok etmekti. İngilizler, Osmanlı'nın bu sırrının çözülmesi halinde Hindistan’daki Müslüman halkların ayaklanmasından korkuyordu. Kerem, Elena’yla işbirliği yapmak zorunda kaldı. Çünkü aralarında başka bir tehlike vardı: **Sadık Paşa
Gömülü Mühür
Dicle Yılmaz
Bazı duvarlar ördüm, kalbimin en derinlerinde. Bir varmış bir yokmuş, ben tepeleri aşamamışım, sen de orada kalamamışsın. Ellerim ıslanmış, sana yazdıklarımın mürekkebiyle, ama ne duyan olmuş ne okuyan. Bazı duvarlar inşa ettim kırgınlıklarımdan; gömdüm de, dirilttim her seferinde ruhumu. Yollarda görürsen kimsesiz bir gölgeyi, hep hatırla beni. Tut ve bırakma hatırındaki gölgeden beni. Ben bu masalın gölgesiyim, sen ise koskoca kralın oğlusun. Ruhumun mürekkebiyle yazdım sana bu mektupları, yazdım ve mühürledim yazdığım defteri. Bu defter sadece tek bir kişiye açılır, ve ancak o isterse bu mektuplar başkaları tarafından okunabilir. Hazırsan seninle küçük bir yolculuğa çıkalım...
Romantizm Mühürü
Amaris Moon
....
Gece Mühürü
Yağmur
Karanlık bir imparatorlukta, her geceyi mühürleyen kadim bir büyü vardır. Bu “Gece Mührü” adlı büyü, bir cinayetin yeniden yaşanmasını ve bastırılmasını sağlar. Ancak bir gün, bu mühür kırılır… ve her gece yeni bir cinayet işlenmeye başlar. Ana karakterimiz, hem büyüyle hem de kendi karanlık geçmişiyle savaşırken bu cinayetleri çözmeye ve gerçeği ortaya çıkarmaya çalışıyor (diğer kitabın bir kaç ip uçları var 💗🫶🏻🥹)
Sessiz Mühür
Mislina Sözer
Bazı emirler yazıyla değil, kokuyla verilir. Bazı yeminler sözcüklerle değil, taşla tutulur. Sessizliğin Mührü, Orta Çağ’ın karanlık surları arasında geçen, sessizliğin bir lanet değil bir direniş biçimine dönüştüğü çarpıcı bir hikâye anlatıyor. Konuşma yetisini çocukluğunda kaybeden Isen, kralların bile bilmediği gizli bir düzenin son tanığıdır. Onun dünyasında her mühür bir koku taşır; mür ölümün, laden gizli ihanetlerin, sedir ise yıkılmaz yeminlerin habercisidir.
Kızıl Mühür
No Name
Beş yüz yılda bir göğe yükselen Kan Ayı, eski krallıkların sakladığı yalanları yeniden uyandırır. Elfler, vampirler, cadılar ve kurt adamlar yüzyıllardır birbirlerine düşman olarak yaşamaktadır. Her ırk, geçmişte yaşanan büyük savaşın suçunu diğerine yükler. Fakat Ay Ormanı’nın derinliklerinde çatlamaya başlayan Kızıl Mühür, bütün krallıkların bildiği tarihin bir yalandan ibaret olduğunu ortaya çıkaracaktır. Son safkan ay elfi Lyria, halkını korumak için tehlikeli bir görev alır: Gece Krallığı’nın vampir prensi Aren’i öldürmek. Ancak Lyria, Aren’i lanetli bir tapınakta zincirlenmiş hâlde bulduğunda, prensin söylediği tek cümle kaderini değiştirir: “Beni öldürürsen, sabaha kadar bütün elf krallığın yanacak.” Artık Lyria, düşmanını öldürmekle ona inanmak arasında kalır. Çünkü yaklaşan savaş sadece vampirlerle elfler arasında değildir. Cadılar susturulmuş,kurt adamlar ihanete uğramış, krallar yalanlarla taç giymiştir. Ve Kızıl Mühür kırıldığında, uyanacak olan şey bir iblis değil…
Mühür (BXB)
İrem
Eşcinsellik..... Ne kadar kötü olabilir ki? Bu durum nerede yaşadığınıza bağlı olarak değişir işte özelliklede Türkiye gibi bir yerde yaşıyorsanız en kötüsünü yaşarsınız.Bulut sadece eşcinsel olduğunu söylemişti ve bir anda dünyası cehenneme döndü neden insanlar bu kadar öfke dolu?onlara bir zararımı var? hayır.o halde insanlar neden böyle yapıyor ? sanırım bu sorunun cevabını bilemeyeceğiz. Bulut... Okulunda örnek öğrenci olarak el ile işaret edilen bir öğrenciyken eşcinsel olduğu öğrenildikten sonra herkes ondan uzak durmaya başlamıştı Bir kamp gezisi en fazla ne kadar kötüye gidebilir. Samse... Yarı yılan halkının varisi. kendisine mühürleyebileceği bir eş ararken zaman gittikçe daralıyordu peki ormanda bulutla tesadüf eseri karşılaşırsa ne olur. (θ‿θ) eşcinsel kurgudur homofobiklere okunması tavsiye edilmez eğer merak edip okursanız lütfen nefret içerikli yorum yapmayınız.
MECBURİ MÜHÜR (Beş Diyarın Efendisi)
Cansever GÖRGÜLÜ
"Şimdi ne olacak bana?" dedi gözlerini içine bakarken. Zack gayet basit bir şey söylermiş gibi, "Alfa krallığının kraliçesi olacaksın." dedi. Liyan şaşkın gözlerle gözlerine baktı. Bunu beklemediği kesindi. "K-Kraliçe mi?" "Jeff yani ağabeyim, Alfa krallığının kralı bu demek oluyor ki sende krallığın kraliçesisin. Ne yani, Jeff sana bundan bahsetmedi mi?" bu soru ona da duymaktan korktuğu bir emare veriyordu. Liyan başını hayır anlamında salladı. Dişlerinin arasından nefesini içine çekerken "Oops! sanırım Jeff benim canımı fena okuyacak." İşte şimdi başı beladaydı. O sırada kapı açılıp Jeff içeri girdi. Gözlerini ona dikip "Evet kardeşim hemde fena halde!" diyerek öfkesini sakin çıkan sesinde onun anlayacağı bir tınıda verdi. Zack son yudum kahvesini yutmakta zorluk çekerken hızla ayağa kalktı. Liyan'a görüşürüz der gibi göz kırpıp usulca dışarı çıktı. Liyan ise arkasından şaşkın gözlerle sadece Jeff'e bakıyordu. Oturduğu yerden kalkıp "Şimdi bu adam kral mı?" dedi içinden. Jeff ('Ve sende artık kraliçesin.') "Bunu nasıl yaptın?" "Neyi?" "Kafamın içinde senin sesini duydum." ... Fantastik bir evrenin içinde hayallerin ötesinde büyük bir güç... "Bir sürü alfasını, alfada sürüsünü takip eder."
MÜHÜRLENMİŞ RUHLAR VARİSİ - KARANLIĞIN TAHTI
Alizade
Karanlık Çöküyor... Mühür Kırılıyor! "Mühürlenmiş Ruhlar Varisi" Bin yıllık bir sessizlik... Zincire vurulmuş yasak bir güç... Ve kanla mühürlenmiş, geri dönüşü olmayan bir kader! Hiç kimse masum değil. Hiçbir sır sonsuza kadar gizli kalmaz. Ve hiçbir miras, bu kadar ağır olmamıştı. "Gölgelerin arasından fısıldayan seslere kulak ver. Çünkü onlar sadece geçmişi değil, senin sonunu da fısıldıyorlar." Sarayın soğuk duvarları arasında başlayan bu oyun, tüm dünyayı ateşe vermeye hazır. İhanet kapıda, sadakat ise sadece bir yanılsama. Ruhun mühürlendiğinde, artık kim olduğuna sen karar veremezsin. "Bazı sırlar mezara girer, bazıları ise bir 'Varis' seçer." Mühürlenmiş Ruhlar Varisi: Karanlığın Tahtına Hoş Geldin.
Splendida
Uykuperisi7
Bir prenses ve kurt krallığının kralının hikayesi ... Harmonia krallığı cadı,peri ve büyücü ırklarının bir arada uyum içerisinde yaşayabildiği tek krallık . Kralın ani ölümü ve kraliçenin erken gerçekleşen doğumu ile daha önce görülmemiş güçlere sahip ikizler dünyaya geldi . Kraliçe bir peri prensesi kral ise büyücü olduğu için doğan bebekler iki ırkın güçlerine de hükmedebiliyordu . Prenses Selena annesinin güçlerini almışken Prens dante ise babası gibi güçlü bir büyücü kral olmuştu . Prenses selena kurt kralın mühürlüsü olduğunu öğrendiğinde ne olacak . mührü kabul edip krala güvenebilecek mi ? Kurt kral Daniel babası ve annesinin ölümünden sonra hem tahta geçip hem de iki kardeşine abilik yapan kral . Adım atmadığı tek krallığın prensesine mühürlendiğinde prensesin mührü kabul etmeyeceğinden deliler gibi korkuyordu. Prenses nasıl bir tepki verdi . Kurt krallığının kraliçesi olamayı kabul edecek mi? "Mührü hisset , beni hisset. " "Gözlerini kapadığında ne görüyorsun? "
Kraliyet Defteri
Sude🎀
Wodryla Ülkesinde yıllardır kapalı olan Wodryla Kraliyet Element Okulu'nun açılmasına sadece haftalar kalmıştı... Bu yılda ülkenin 14şehrinden gelen seçilmiş öğrenciler uzun süre sonra ülkenin kral ve kraliçe koltuğuna oturmak için tüm varlarını ortaya koyacaklar. Ama bu yıl aralarında sürpriz sekiz isim var... Tam yetmiş yıl önceden mühürlenen o sekiz isim bu yıl aynı okulda... Aradan geçen yirmi iki yıl sonra ilk defa kapılarını öğrencilere alıcak Wodryla Kraliyet Element Okulu'nun bu yıl neler bekliyor... Aralanmamış kapılar... Mühürlenmiş sekiz can... Yirmi iki yıllık bir geçmiş... 8 can, 4 krallık, 2 mühür ve 1 defter... İşte karşınızda Wodryla Kraliyet Element Okulu... Hoş geldiniz~

Ateşle Mühürlü
8.
Bazı güçler seçilmez. Bazı aşklar yasaktır. Bazı kaderler ise yakarak yazılır. Lina, ateşe dokunduğunda yanmayan bir kızdı. Kael ise buzla mühürlenmiş bir kalbin varisiydi. Dört element krallığının dengesi, bir gecede gökyüzünü yaran kızıl bir alevle bozuldu. Kadim kehanet yeniden fısıldanmaya başladı: “Ateşle mühürlenen, dünyayı ya kurtaracak… ya da küle çevirecek.” Ama kehanetlerin söylemediği bir şey vardı: Aşk, her mührü kırabilir. İhanetle sınanan bir bağ, düşmanlıktan doğan bir yakınlık ve her dokunuşta büyüyen bir felaket… Ateşle Mühürlü, fantastik bir dünyanın tam kalbinde filizlenen, yakıcı ve kaçınılmaz bir aşkın hikâyesi.
Ters Dünya
Kübra Dinç
Mühür serisi 1 Aliye normal hayatına devam ederken, her zaman İNSTAGRAM storilerinde görüp gitmek istediği o balta girmemiş ormanlara gitmeye karar verir. Her şey böyle başlar. Bu hikayede aşkı, tutkuyu ve sevgiyi okuyacaksınız. Ama bir yere kadar. Ardından size acının, intikamın ve kanın en vahşetli halini yazmaya çalışacağım. Yani arkadaşlar sizleri başından kalkmak istemeyeceğiniz mükemmel bir hikaye bekliyor. Kendinizi şimdiden hazırlamanızı tavsiye ederim. ALINTI ; Derenin yanına oturup sırtımı hemen yanımdaki ağaca dayamış bir yandan kitap okurken bir yandan da ayaklarımı suya sokmuş hafif hafif sallıyordum. Ayaklarımın da içinde olduğu dere suyu biraz fazla dalgalanınca dikkatimi o yöne çevirmek zorunda kaldım. Tam o anda bir çift kahve rengi gözle karşılaştı gözlerim ve sanki o an zaman durdu. Sanki orada sadece o yabancı ve ben vardım. Bütün sesler durdu. Her şey ağır çekim de gerçekleşti ve bir anda kendimi suyun içinde ona doğru yavaş yavaş adımlarken buldum. Tamamen +18 değildir. Kitap kapağı @irrelevantbird' e aittir.
mühürlü göz
Pınar
Bu onu son görüşümdü.Nerden bilebilirdim bu gözleri son defa göreceğimi uzun uzun baktı bana içimi titreten o bakışlarıyla beni baştan aşağı sürdü sanki benim her anımı her dakikami hafızasına kaydediyor gibiydi.Ama ben yine sıradan birgün sanmıştım ertesi gün belki sonraki gün emindim onu göreceğime ama öyle olmadi
KLON MÜHÜRLÜ EV
Yusuf
12 yaşındaki bir çocuk gece evden kaçıp 102 yıldır mühürlü iş yerinde kaybolur ve başına acayip olaylar gelir. YAZAR:Yusuf İYİ OKUMALAR
ÖLÜ VARİS
Elay
Ama bilmiyordu ki küçük kız Altuğ'yu sevmek bir celladı sevmeye benzerdi . ...Evrenin kutsal kitabıydı . Bu kitap bu iki çifti ayrı yerlere koyuyordu . Çünkü kitapta yazan sadece bir kural onları durduyordu . O kural şu cümleleri söylüyordu . '' Hiç bir Allegra krallığında yaşayan biri , dünyalı bir insana aşık olamaz sonu ölüm değil daha beteriyle cezalandırılır . Taş kesilerek."
꒰ . 🥮 。𝘡𝘦𝘺𝘯𝘢𝘭 𝘹 𝘈𝘺𝘥𝘪𝘯 ◟ '' ˖
Femboykuon67
Kitaptaki karakterler bizim sınıftan. Dua edin bunu görmesinler😰😔..
SEKİZ MÜHÜRLÜ HAKİKAT:Kırık Kökün Yükselişi
Anıl Durmuş
Madenci çocuğu Nicolasın sıfırdan başlayıp evrenin en güçlü varlıklarına kafa tuttuğu fantastik dünyayi konu alır.
Mühür: Beklenen Savaşçı
Ayşenur Muti
Rüya gibi bir hayat, mutlu bir aile tablosu, keyifli bir gece... Bütün bu saydıklarım, tek bir cinayet ile tepetaklak oldu. İntikam almak için, dışarı çıktığım o gece, hayatımın kökünden değișeceğinden haberim yoktu. Richard Brightwell; beni ve ailemden geri kalan her şeyi canı pahasına korumaya yemin etmişti, yabancısı olduğumuz Nadar'a geldiğimizde, annemden kalan büyük bir sır, Richard ile ikimizin kaderini geri dönülmez bir şekilde bağlayan bir kehanet, ve büyük bir sorumluluk ile karşı karşıya kalacaktık. ⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️⚜️ "Veliahtın kaderinde yazan, Kıracak krallıkları esir alan laneti..."
Mühürlüm🤍
Nilay yıldız
Meraba ben Nilgün 19 yaşındayım anneannemin yanında köyde yaşıyorum ailemi trafik kazasında kaybettim şu koskoca köyde bi tek anneanneme değer veriyorum dedemi derseniz onu hiç sevmem hatta nefret ederim bazen içer ve eve gelir beni döver anneannem ayırmaya çalıştığımda ise onada vurur bazen dedem akşam evden gider sabah tekrar eve gelir güzel bi sabaha uyandım telefonuma baktığımda saatin 7:30 olduğunu gördüm hızlıca aşağa mutfağa gittim dedem yine evde değildi oh şükür deyip anneannemle bana melemen yapmaya başladım anneannem aşağa çimenliklerde tavukları güdüyodu ikimizede yemek yaptıktan sonra anneanneme seslendim "Anneanneeee yemeği hazırladım hadi gelll " diye bağırdım anneannemde "anam kuzum sen ne ara uyandın tamam geliyorum tavukları kümese koyayım " diye oda bağırdı yüzüme gülümseme gelmişti köy havası olsada ben her zaman geç kalkardım anneannemle kahvaltı yaptıktan sonra bulaşığı halletim anneannem bana koyunları otlatacağını söylemişti bende heycanla anneanne bende gelebilir miyim dedim anneannem " tabikide kuzum gelebilirsin " dedi hızlıca hazırlanmaya gittim yukarı annemin ölmeden önce aldığı elbisemi giydim (arkadaşlar elbiseyi koyamadım) çiçekli elbiseydi yandan yırtmaçlı köye göre açıktı ama yırtmacını saklarsam kimse bişi demez diye gururla aşağa indim anneannem " çok güzel olmuşsun kuzum dedi" bende teşekkür ederim anneanne dedim kitabımı aldım anneannemde koyunları otlatmaya götürmek için saldı koyunları paşa köpeğimizide aldı tabi 10 dakika yürüyüşten sonra dağa çıktık koyunlar otlarken bende bi ağacın altına oturdum başladım kitap okumaya 25 dakika sonra sıkıldım anneanneme seslendim "ANNEANNEEEE BEN AZ ORMANDA DOLANA BİLİR MİYİMMM " diye bağırdım anneannemde " TAMAM AMA ÇOK UZAKLAŞMA " diye cevap verdi yüzümde sinsi bi gülüşle ormana daldım kendimi bildim bileli ormanı çok seviyordum ama sevdiğim kadarda korkuyordum az yürüdükten sonra bi kütüğe oturdum ve kuşları izlemeye başladım yukardaki ağaçların büyüklüğüne bakarken bi ağaça gözüm takıldı orda küçük kuşlar vardı bu çok tatlı bi görüntüydü oraya odaklanmıştım resmen bi an odağım bozuldu yakınlarımdan kuş sesi geliyordu ağaçın altına baktığımda küçük bi kuş vardı sanırım yuvadan düşmüştü elimdeki kitabı bırakarak yanına gittim yavru kuşu elime aldım şimdi bi sorunum vardı bu yavruyu nasıl oraya koyucam güçlü bi şekilde iç çektim oturduğum kütüğü dikelttim yalan yok baya efor sarf ettim kütük ağırdı kütüğün üstüne çıktım ama boyum yetmiyodu içimden tamam Nilgün bu böyle olmayacak dedim kuşu göğüsümün arasına koydum elbiseyle blok yaptım yani bu demek oluyoki kuş düşmezdi ağaça sarılarak yukarı çıkmaya çalıştım 15 dakika boyunca zar zor yukarı çıkabilmiştim göğüsümdeki kuşu yuvaya koyduktan sonra söve söve aşağa inerken ağaçtan düştüm " ananı s******" bacağım acıdı ap diye söylene söylene yerden kalktım çalılıktan ses geldi korka korka arkamı döndüm hiç bişi gözükmüyodu derin bi oh çektikten sonra kitabımı aldığım gibi geldiğim yöne koştum nefes nefese kalmıştım küçük bi çıt bile benim Yusuf yusuf olmama yetmişti anneannem "noldu kuzum bi sıkıntımı var nefes nefese kalmışsın " dedi bende " ay yok anneanne bian koşasım geldi dedim " anneannem bişi demedi 20 dakika sonra eve gitme kararı aldık eve geldik günlük işlerimizi yaptıktan sonra akşam yemeğini yiyip yattık dedem gine eve gelmemişti benlik sıkıntı yok bana hava hoş ama anneannem üzülüyodu her halinden beliydi yavaş yavaş gözlerim kapandı ve uyuya kaldım. 🌚Barlastan🌚 Sürünün başı bendim bu fazla sorumluluk istiyor Alfa olmak hiç bi zaman istemedim veya kurt adam olmak hiç bi zaman böyle olmak istemedim ben Annemle Babam ölmeden önce çok güzel bir hayatım vardı mutlu bi şekilde yaşıyorduk annem babam ben sonra bigün babamdan önceki Alfa yani dedem çıktı ortaya babam varisti dedem öldükten sonra Alfa o olacaktı ama babam annemle tanıştı bunu babasına söylediğinde babası reddetmişti dedem annemi hiçbi şekilde kabul etmedi babamda annemle beraber kaçtı onların aşkısının meyvesiydim ben ben 10 yaşındayken dedem bizi buldu babamı zorla varis yaptı dedem annemi öldürdü o zamanlar 12 yaşındaydım babam öfkeden kudurdu ve dedeme saldırdı sürü ayırdı onları ben 17 yaşındayken dedem öldü ardından babam bana bakabilmek için her sorumlulağa katlandı ama çok dayanamadı 20 yaşındaykende babam öldü artık Alfa bendim şuan 28 yaşındaydım sürü eşimi bulmam için beni zorluyordu ama ben hiçbi şekilde kabul etmiyordum Alfa olduğumdan dolayı benim mühürlenmem zorunluydu 18 yaşına kadar mühürlenmem lazım aslında eğer 18 yaşına kadar mühürlenmessem her yıl çektiğim acı iki katı olcaktı eğer bi Alfa 30una kadar mühürlenmesse ölüyor 2 yıllım kalmıştı ama idare edebilirdim hayla F1 grubu avlanmaya gitmişti bende bölge gözetlemek için ufak bi yürüyüşe çıktım formumu aldım benim görünüşüm eşsiz normalde Alfalar siyah olur normal kurtların rengide kahverengi veya gri olurdu ama benim rengim beyazdı diğer kurtlardan daha iri ve büyüktüm onun yanında daha çevik daha güçlüydüm bölgemi gezerken ses geldi yavaş yavaş hırlaya hırlaya ses gelen yere baktım bi tane kız vardı kendi kendine konuşuyordu merakıma yenildim ve izlemeye devam ettim oha napmıştı o kuşu göğüsünemi koydu o şok olmuş bi şekilde kızı izliyordum kız bi an ağaça tırmandı yani tırmanmaya çalıştı desek daha doğru can çekişiyomuş gibi duruyor inmeye çalışırken düştü gözlerimi ayırmadan onu izliyordum baya okalı bi küfür ettikten sonra kıza daldığımdan dolayı az ileri gitmişim dala bastım kız bian buraya baktı ama beni göremedi sanırım miyop dedim içimden dört nalla koşar gibi koştu bian gülmeye başladım bian durdum noluyo barlas kendine gel bi insana mühürlenme sakın dedim az bölgeleri gezdikten sonra gittim. Arkadaşlar nasıl olmuş ilk bölüm eğer yazım yanlışı yaptığım yer varsa özür dilerimmmmm sizleri çok seviyorum 🤍🤍🤍
ISLAH
Simay Uçan
Karanlığın içinden geçtim. Yolum yokuş, yolum zor. Belkide yolum yok. Alıntı- Sıcak Haziran ayında yeni bir soygun yapan ekibimle beraber yola koyulmuştuk. Zor günler atlatıp ekibimden bir kayıp vermemişim gibi patronun isteği üzerine yeni soygun yapmaya zorlanmıştım. Çıktığım bu yolda sizde benim gibi hazırlıksız mısınız?
Geceye Mühürlü Otel
Elif Nas Kasap
Bir gecede her şey değişebilir mi? Sıradan bir hayat süren genç bir kız, bir anlık dalgınlıkla kendini gerçekliğin sınırlarını aşan, adı bile fısıltıyla anılan bir otelde bulur. Bu otel ne haritalarda vardır ne de zamanı bilinen dünyaya aittir. Koridorları sırlarla dolu, odaları geçmiş ve geleceğin izlerini taşır. Otelin sahibi ise genç fakat tecrübeli ve otel kadar gizemli birisidir. Soğuk bakışlarının ardında sakladığı gerçekler, sustuğu her kelimede daha da derinleşir. Kız için bu adam hem bir çıkış yolu hem de en büyük bilinmezliğe açılan kapıdır. İki yabancı, kaderin ince bir oyunu sonucu aynı dünyada buluşur. Bu otelde kalmanın bir bedeli vardır… Aşk, gerçek ile hayal arasındaki çizgiyi bulanıklaştırırken, her seçim geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur. Bu bir kaçış hikâyesi mi, yoksa kaderin en tehlikeli daveti mi?

