İçeriğe geç

~VATAN~

Bölüm 5 · 10 dk okuma

~VATAN~

Bölüm 5

2.Bölüm

Hızla oradan çıkıp beni çıkartan memura dönüp

“abim nerde?” Diye sormamla memur bahçede olduğunu söyledi hızla o tarafa adımladım geri dönüp cihangiri de dövse miydim içim rahatlar mıydı acaba. Abimin yanına oturduğumda dertli dertli düşünüyordu.

”Özür dilerim” dedim sessizce abim ise derin bir nefes çekip

”Ne için?” Diye sordu

”bugün ben burada olmasaydım karşılaşmazdınız” dediğimde abim kahkaha atıp

“salak mısın kızım sen olacağı varmış olmuş senin bir suçun yok hem ben teşekkür ederim onu kurtardığın için” dediğinde alaya alıp

“ne demek amirim görevimiz her zaman vatandaşımızı korumak” dediğimde o da sırıtıp sarılmıştı bana

“Salak” dedi bana

“hem babam bana sabaha kadar dedi niye çıkarttın ki sen beni oldu mu şimdi” dediğimde abim

“babam sabah karargahta olsun o cadı dedi emir büyük yerden anladığın canım kardeşim hem şu açığa alınma mevzunla ilgili toplantı yapılacakmış” dediğinde kafamla onayladım onu

“eee hadi gidelim” dediğimde abim

“sen al arabayı git ben içerdekilerle ilgileneceğim” dediğinde yanağına öpücük bırakıp

“Abi iyi ol tamam mı?” Dedim masumca o da

“Tamam miniğim hadi görüşürüz evde annem façanı alacak aşağıya dikkat et” dedi konuyu dağıtmak için

“korktuğum başıma gelecek el mecbur o eve gidilecek” dediğimde o da kış kış yaparak kovdu beni abim beni gönderip kendisi de içeri girdiğinde derin bir nefes alıp tekrar oturdum yerime abim bilmiyordu galiba Feyza’nın bizim evin karşısında oturduğunu bir de küçük kızının olduğunu. Neyse söyleyeceğim artık bir şekilde ya da zaten öğrenmişti. Daha fazla oyalanmadan ayağa kalktığımda yanıma askerlerden biri geldi isimlerini öğrenmem lazım askerlerden biri demek tuhaf kaçıyordu

“Albayımın kızı bacım geç oldu istersen seni biz bırakalım” dediğinde elimde ki araba anahtarını gösterip

”araç var” dedim o sırada Feyza ve abisi çıktılar kapıdan askerler onları görünce hızla yanlarına koştular abimin arabasının önüne park etmiş arabaya doğru yürüdüklerinde beni fark ettiler. Umursamadan yanlarından geçip abimin arabasına yürüdüm abim karakolun kapısında bize bakarken bana doğru seslendi

”Hız yapmadan küçük hanım” dedi bu onun dilinde dikkat et demekti. Elimle asker selamı verip okeyledim onu.

”emredersiniz amirim” diyerek arabaya bindim. Feyza ve Cihangir bana bakarken umursamadan bastım yanlarından geçtim. Arkamdan onlarda geleceklerdi biliyordum bunu hızlı bir şekilde sürdüm arabayı. Abim istediği kadar hız yapma desin ama ben hız yapıyordum bizim buralarda akşam hayat bittiği için hız yapmakta problem olmuyordu. Mahalleye girdiğimde hızımı yavaşlattım arabayı park edip indim anahtarım yanımda yoktu zili çalsam annemi bu saatte uyandırmak istemediğim için keşke abimden evin anahtarını da alsaydım ya ‘akılsız başın cezasını Tomris çeker’ yine iç ses konuştu. Neyse arabaya yaslandım düşünüyorken Cihangirin arabasının ışıkları mahalleyi aydınlattı ben hala olduğum yerde beklerken yolun karşı tarafına park ettiler o asker grup Cihangir ve Feyza arabadan indiler. Hepsinin bakışlarını üzerimde hissediyordum kollarım göğsüm de bağlı eve girme planları yapıyordum en iyisi bahçede ki ağaçtan mutfağın balkonuna tırmanmak. Bu benim için çocuk oyuncağı ama inşallah babamlar kapıları kilitlememişlerdir. Beni izleyenleri umursamadan Ağaca tırmanmaya başladım seri hareketlerle balkona atladığımda içimden 3 e kadar sayıp kapıyı açtım şükür açıktı. Yatağına kavuşma planını yaptığım da önce elini yüzümü yıkayıp üstünü değiştirdim ah canım pijamalarım ne kadar çok özlemişim sizi hızla kendimi yatağa atıp gözlerimi kapattım sabah 5 buçuğa alarm kurmuştum yani 3 saat sonraya en azından üç saat uyuyabilecektim.

Hızla üzerime siyah pantolon siyah gömlek geçirip üstüme kabanımı da giyip hazır olduğuma emin olduğumda çanta mı da alarak evden çıkmak için hazırlandım annemden kaçıyordum gençler beni yakalarsa ben öldüm demektir. Neyse hızla evden çıktım arabama atlayıp yolda gördüğüm fırından poğaça falan aldım aç bir Tomris katlanılmaz olurdu bunu herkes bilirdi neyse neyse karnımı doyurup askeriyeye geçmeye karar verdim daha erkendi ama olsundu. Araçla içeri girdiğimde büyük ihtimalle içtima da oldukları için bahçe bu kadar kalabalıktı herkesin durup izlemesi dizi oynuyor bakın hay ben sizin hızlı hareket edip araçtan indim dün gördüğüm abi tayfasının içinde ki askerlerle göz göze geldim kafamla selam verdim. Hızla bahçede ilerlerken cihangirin sesiyle oraya döndüm

“Gökçe hanım bekler misiniz?” Dediğinde şaşırdım bu ses ondan mı çıkmıştı ulan bu adam kibar olabiliyordu dün niye hiç göstemerdi. Yanıma yaklaşmasını bekledim kafamla onaylayarak.

“Hayırdır Yüzbaşı dün ettiğiniz laflar az mı geldi” diye sert bir şekilde konuştum o ise eli saçlarına gitmiş kaşımıştı vücut dilinden anladığım kadarıyla mahcup hissediyordu. Boğazını temizleyip

”Haklısınız dün yapmam gerekiyordu bu konuşmayı size teşekkür ederim kardeşimi kurtardınız” diye fısıltıyla konuştu ben daha bir sinir oldum bu haline açık açık teşekkür edemiyor mu bu adam

“Cihangir bey teşekkürünüzü alın cebinize sokun orada daha işinize yarar Allahım uğraştığım şu insanlara bak ya tövbe tövbe gelmiş bir de teşekkür ediyor konuştuğunu kendi duyuyor mu acaba bir düşünür insan ay sabah sabah ne yaşıyorum acaba ben” diyip arkamı döndüm konuşmasına fırsat vermeden

“adamın kardeşini kurtar suçlu durumuna düş bir de salaklığım tutuyor bazen çekip gitsene ne diye beklersin birileri gelsin diye akılsız gökçe bu da sana ders olsun” dedim tekrardan ilerliyordum aptal bu adam neyse sakin olacağım içeri girdiğimde uğuru gördüm

“uğur babam odasında mı?” Diye sordum o ise

“yok abla toplantı odasında sende oraya git istersen gelirse oraya gelsin demişti” hızlı adımlarımı oraya yönlendirdim. Kapıyı çaldığımda içeri girdim boş iki sandalyeden birine oturdum biraz sonra kapı tekrar çaldı içeri Cihangir girdi hiç bakmadan kafamı babama çevirdim babam cihangirin gelmesiyle boğazını temizleyip

”evet arkadaşlar buraya önemli bir konu için toplandık terör unsurları önemli bir oluşum içerisinde bir planları var geçen ele geçirilen terör örgütü ele başı pislik konuşmadı herkesin bildiği gibi” babamın bu sözüyle boğazımı temizledim

“lafınızı böldüğüm için özür dilerim komutanım ama ben niye buradayım malum açığa alındığım bir gerçek ve benim burada bir görevim yok” dediğimde babam kafasıyla onayladı

“evet öyle ama dün yazı geldi görevinin başına dönüyorsun ama tek bir şartla burada görev yapacaksın yeni bir timle devam edeceksin” dediğinde şaşkınlıkla ağzım açık kaldı

“bu yaptığın haksızlık baba sırf gözünün önünde olmam için burada tutuyorsun beni benim timim var orada bir hayatım var baba” dediğimde dişlerimi sıkarak konuştum. O ise elini masaya vurdu

”komutanım diyecektin herhalde Tomris yüzbaşı” dediğinde

“Komutanım işinize ne gelirse bunu yapamazsın” dediğimde

“öylede bir yaparım ki” dediğinde ben de sinirle masaya vurup ayağa kalktım

”beni böyle sıkıştıramazsın” dedim herkes bizi izliyordu.

“gör bak nasıl yapıyorum artık uslanman gerekiyor Tomris” dediğinde

“ben zaten uslu biriyim” dedim inatla o ise

“Evet kızım öylesin” dedi benimle alay ederek elinde ki dosyayı önüme atıp

“hadi bakalım görelim asiliğini herifi konuşturmak sende yüzbaşım” dediğinde sinirden dişlerimi sıkmaktan kırılacaktı birazdan

”emredersiniz komutanım” diyerek ayağa kalktım tekmil vermeden çıktım odadan babamın içinden kahkaha attığını duyabiliyordum. Ah be baba benimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyordu kapıdan geçen askere

“bir tane iblis varmış o nerede tarif et bakayım” dediğimde asker şaşkınlıkla

“ne diyon abla sen” dediğinde içeriden babam çıktı hemen hazır ola geçti

“Tomrisi herifin yanına götür Cihangir” dediğinde Cihangir’de

“emredersiniz komutanım” dedi babama bakmadan ilerleyecekken

”bu arada Cihangir yeni tim üyen hayırlı olsun yarın tanıtırsın timine bu arada Tomris yarın işe başlıyorsun” dedi ve bize bakmadan yine tiripli

“ayak üstü on tane sıraladı gitti ulan babam olmayacaktın da görecektin sen sana neler yapıyordum ben” diye konuşarak yürümeye başladım arkamdan gelen cihangiri hatırladığım da yavaşladım onun önüme geçmesi için önümden ilerlerken istemeden de gözlerim vücuduna kaydı Allah var yakışıklı adamdı vesselam yürüyüşü bile kendinden emindi. Yürürken karşımıza kadın bir teğmen çıktı.

”Cihangir nasılsın?” Dediğinde şaşırdım askeriye de rütbe kullanmadığına göre yakınlarda aman bana ne canım

“Bir şey mi vardı Elif” dedi öküz Cihangir kızın gözlerinden kırgınlık geçti yutkunup

“yok bir şey merak ettim sadece sorayım dedim” dediğinde Cihangir kafasını sallayıp yanından geçerken teğmen beni fark etti gıcık bir şekilde bana bakıp yanımdan geçti gitti.

”hah tanımadığım bir adamın takıntılısından tavır yemediydim o da oldu” diye söylendim Cihangir

“Kendi kendine konuşman ne zaman biter gitmemiz gereken bir yer var malum” diye laf soktu salak lan bu kızın duygularını fark etmiyor mu yoksa öyle mi davranıyor.

“yok yok davar o belli oldu her şey beklenir bu erkek milletinden” hala söyleniyordum bu sırada yürümeyi unutmadım. Sorgu odasının önüne geldiğimizde dün gördüğüm 5 kişi orada bekliyordu aralarına bir kişi eklenmişti. Dünkü adını söyleyen Erkandı sanırım bir onun ismini hatırlıyorum diğerleri zaten isimlerini söylememişlerdi hızla kapıyı açtım yüzbaşıya dönüp

”tek başıma gireceğim yüzbaşı” dedim ve kapattım kapıyı adamın yüzü gözü şişmişti. Elime verilen dosyayı masaya koydum ve adına baktım.

“Samo” diye söylediğimde kafasını kaldırıp baktı

“Ne zamandır buradasın Samo saydın mı günleri?” Diye sordum yine cevap vermedi

“pek konuşmayı seven biri değilsin anladığım kadarıyla biliyor musun ben de aksine konuşmayı çok severim” yine konuşmadı telefonumu çıkardım ve çetoyu aradım

“alo çeto Samir Sarılar adı soyadı anası danası karısı kim varsa 10 dakikaya istiyorum acele” dediğimde karşımda ki adam sırıttı.

“benim hakkımda bir şey bulabileceğini düşünmen çok Komik la” dediğinde ben kafamla onayladım

“ben düşünürüm ve yaparım samo sen merak etme 10 dakika bekle bak seni nasıl konuşturuyorum” dediğimde samo tekrar sırıtıp

“sende güzel karıymışsın la bizim hevaller pek severler böyle güzel karıları” dediğinde yakasına yapıştığım gibi yüzüne yumruğu yapıştırdım.

”inanır mısın ben de sizin gibi piçleri öldürmeyi pek severim öyle bir severim ki akılları başlarından gider” dediğimde Samo bozulmuştu baya bir.

“inanır mısın o kadar çok öldürdüm ki sizin gibileri böyle kanlarınızdan imzalar falan attım” deyip kahkaha attım. Telefonumun çalması ile

“Tomy bu herifin Hatay dört yolda karısı yaşıyormuş ve kızı ile birlikte” dediğinde

“başka?” “İngiltere’de kız kardeşi ve Edirne de oğlan kardeşi okuyor kız 22 oğlan kardeşi 20 yaşında” dediğinde samoya sırıtıp

“ooooo bak sen şu hevalimize ya hepsinin yanına bizden birilerini gönder elleri tetikte olsun” diyerek telefonu kapattım “Eee heval hala konuşmayacak mısın?” Dediğimde adam

“oyun oynuyorsun bana bir halt bildiğin yok” dedi

”bak sen öylemiymiş Hatay’da ki karın ve çocuğun mu yoksaaa İngiltere ve Edirne’de ki kardeşlerin mi ilk hangisinin ölümünü izlemek istersin?” Dediğimde gözleri korkuyla açılmıştı. “Bana bak ben boş tehditlerle uğraşmam ha Türk askeri aileme dokunmaz diyerek güveniyorsan güvenme çünkü onlarda senin gibi terör yandaşları acımam Samo ben onlar gibi değilim elimden almaları için çığlıklarla ölmek için dua edersin” dediğimde sert bir şekilde yutkundu. “Yapamazsın onlara yaklaşamazsın çok iyi korunuyorlar” dediğinde kahkaha atmam bir oldu.

“Sence aileni 10 dakikada bulan kişi korumalarını ne yapar Samo bir düşün bakalım ha çok uzun sürmesin malum işimiz gücümüz var lan bir de oturmuş senle konuşuyorum” diyerek ayağa kalktım elimle sorgu odasını izlediğimiz camı gösterip

“hızlı ol samo oradayım seslenmen yeter” dedim ve odadan çıktım. Sorgu odasına girdiğimde odada ki yüzbaşı bana bakıp

”Konuşmayacak” dediğinde omuz silkip “Konuşacak hatta şu an onu korumamız için plan yapıyor” dediğimde cihangir

”bizim bulamadığımızı sen 10 dakika içerisinde nasıl bulabilirsin” dedi göz kırpıp “Bu da benim sırrım olsun yüzbaşı” dememle teröristin konuşması bir oldu

”beni ve ailemi korursanız konuşacağım bildiğim herşeyi anlatacağım” demesiyle yüzbaşıya bakış atıp diğerlerine bakmadan teröristin yanına gittim

“Demek ki bir şeyler biliyorsun önce anlatacaksın sonra verdiğin bilgilerin doğruluğunu kontrol edeceğiz eğer bir oyun oynuyorsan aileni bitiririm bunu böyle bil şimdi her şeyi harfi harfine anlat” dememle içeriye yüzbaşı girdi.

“Cumhuriyet bayramında bir patlama yaşanacak Ankara’da onun için hazırlanıyorlar” diyerek anlatmaya başladı. Sorgu odasından çıktığımda adamı dinlemekten başım ağrıdı lan anlat anlat bitiremedi. “Ne çene varmış lan kafamı s*kti attı resmen” karnımda acıktı hem saate baktığımda öğlen olmuştu. Karnımı doyurayım öğle yemeği saati gelmişti sonuçta yemekhaneye gidemedim çünkü yerini bilmiyorum yanımdan geçen bir askere yemekhanenin nerede olduğunu sorduğumda tarif etti gitmeden önce lavaboya uğrayıp elimi yüzümü yıkadım. Sorguda anlatılanları Cihangir albayla konuşmak için gitmişti babamın yanına gidemeyecek kadar ona sinirliydim. Hızla yemekhaneye girdim kalabalıktı yüzler bana döndüğünde umursamadım yemek alıp erlerin olduğu bir masaya yöneldim yeni timim ve Cihangir’de gelmişlerdi yemekhaneye o tarafa bakmadan yemeğime gömüldüm evet yemek yemeyi çok seviyordum içeri babam ve yarbay girdiğinde ben sivil olduğumdan dolayı rahattım askerlerin hepsi ayağa kalktı bir gözleri benim üzerimdeydi operasyonlarda aciliyet durumu olduğundan dolayı yemeğimi hızlı yerdim hızlı bir şekilde yiyip kimseyi umursamamam dikkat çekmişti babam beni gördüğünde masaya yaklaştı

“afiyet olsun küçük hanım” “buyrun beraber olsun diyeceğimde iştahımı kapatmaya gerek yok” dedim o da

“bakalım yarında bu laflarını edebilecek misiniz küçük hanım” dediğinde omzumu silkip “Bakalım sen akşama ne yapacaksın sayın albaycığım” dedim bende rahatlıkla o anneme söylememle tehdit ettiğimi anladı.

“Tabi ki de öyle bir şey olmayacak” dedi bu sefer yine sırıtıp “Yok valla gayette olacak bilirsin şaka yapmam” dedim önümde ki yemek bittiğinde ayağa kalkıp “Bütün askerler sizi bekliyor komutanım müsade edinde yemeklerine devam etsinler” dememle kendine gelmişti sert bir nefes çekip

”seninle sonra görüşeceğiz küçük hanım” dedi ve askerlere oturmaları gerektiğini söyledi. Ben elimde ki tepsiyi kirli olanların yanına götürüp bıraktım ve çıktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.