Hızlı adımlarla apartmana yürüdüm ve kendimi evin kapısından içeriye zor attım zorlu bir gün geçirmiştim. Tam ayağa kalkıp odama gidecekken o çığlık sesiyle hemen kendimi kapının dışarısında buldum herkes dışarıya çıkmıştı bende apartman kapısından çıktığımda karşı apartmanda ki eve girecekken bir amca kolumdan tutup
“aman kızım dur kadının kocası belalı bir tip sana da yazık olur” dediğinde kolumu adamdan kurtarıp
”ben sizin gibi seyirci kalamam kim belasını buluyormuş göstereceğim ben ona” diyerek apartmandan içeri girdim giriş katta kapısı zaten açık olan eve hızla girdiğimde adam kadına acımadan yumruk atıyordu. Koltuğun arkasına korkudan saklanmış çocuğu görmemle
“kapat gözlerini güzelim sen” dedim ve adamın kadına Kalkan elini tuttum beni farkeden adam beni savurmak istedi ama o kolunu tutup kırmamla acıyla bağırması bir oldu. Sinirden gülüp
”noldu lan p*ç hadi bana da vursana” dememle diğer eliyle tutmaya kalktı onu da kırdım kafa atmamla ayakta duracak hali kalmamıştı zaten
“gücünüz kadına yetiyor değil mi lan a*ına koyduğum” diyerek karnına tekme atarken kadın gözüme çarptı baygın bakıyordu hızla çocuğa yönelip
“gel bakalım seni buradan götürelim” dediğimde kız kucağıma korkuyla sinmişti. Hızlı adımlarla kadının da yanına giderek
“ayağa kalkabilecek misin?” Diye soduğumda beni kafasıyla onayladı. Yavaş adımlarla dış kapıya yürüdüğümüzde adama dönüp baktım daha onunla işim bitmemişti. Allahtan anne ve babam evde değillerdi yoksa bu kadını kurtarmak için geç kalkabilirdim. Kadını kapının önünde ki kalabalığa umursamadan çıkardığımda siren sesleri doldurdu kulağımı sonunda gelebilmişlerdi askeri araç hızla durduğunda 5 kişi içinden çıkmıştı bu askerler bugün karargahta spor yapan askerlerdi ne alaka lan. Neyse polisler falan da gelmişti. Askerler hızla kadını çıkardığım eve doğru ilerlediklerinde önlerinde ki adam çok sinirli duruyordu belki de tanıdığı falan oluyordu kadının benim yanımda olduğunun farkına varan bir polis memuru olmuştu.
“başkomiserim burada bir kadın var darp edilmiş” dediğinde ‘sonunda görebildiler’dedim içimden başkomiser yanımıza gelip
”Feyza iyi misin?” Diyerek sordu kadının kafasını kaldıracak hali yoktu. Başkomisere dönüp
”ambulans çağırır mısınız?” Dedim benden beklenmeyecek kibarlıkta
“yolda geliyor Mizgin’e dokunmuş mu piç herif” dediğinde
“kadını dövüyordu ben içeri girdiğimde” dedim askerler hızla dışarı çıkıp gözleriyle etrafı taradılar bizi fark ettiklerinde bu tarafa doğru geldiler.
”güzelim abim” dedi sinirden gözleri kararmış adam Feyza dedikleri kadın omuzumdan kafasını zorla kaldırıp
”Abii” dedi içli bir şekilde adam kadını kollarına alıp gelen ambulansa doğru giderken evden Feyza’ya bunu yapan adamı çıkardılar polisler adam beni görünce
“sana da gününü göstereceğim o*ospu sen de kork benden” dediğinde daha fazla dayanamayıp hızla adama yürüyüp sabahtan beri sıktığım yumruğu kafa atarak kırdığım burnuna geçirdim.
“bekle lan o bu kadına dokunduğun bütün parmakları g*tüne sokmazsam ben de insan değilim” dememle polis memurları araya girdi. Kolumu tuttuklarında başkomiser araya girip
“bırakın kadını” deyip bana döndü “bizimle karakola gelmeniz gerekiyor” dediğinde kafamla onayladım
“gidelim” dedim ve polis aracına bindim. Babamdan büyük azar yiyecektim biraz tırsmaya başladım sanki. Babam karargahtaydı annem neredeydi acaba büyük ihtimalle bana haber vermek için aramıştır telefonum sessizde olduğu için duymamışımdır. Yine sıçtım iyi mi başkomiser ve bir memur arabaya bindiklerinde araba hareket etti başkomiser bana dönerek
“o herifi sen mi o hale getirdin?” Diye sorduğunda
“evet” dedim o ise “ellerine sağlık” dedi heh şöyle ya keyfim yerine geldi “ama piç şikayetçi senden” dedi bu sefer “olsun bakalım onu orada s*ktirmediğime dua edeceğine şikayet etsin bende şikayetçiyim hakaret etti o kız Feyza tanıdığınız galiba” dediğimde başkomiser “evet arkadaşım cihangirin kardeşi o da eski eşi boşandılar daha önce de yaşandı bu olaylar çıkmış içerden dayanmış yine kapısına kızın” dediğinde sinirle “böyle adaletin a*ına koyayım” dedim ve bundan sonrası yolcuğumuz sessiz geçti. Başkomisere dönüp
“ailemi arayabilir miyim evden aceleyle çıkınca bir şey alamadım” dediğimde başkomiser yardımcı olması için bir memur yönlendirdi yanıma. Babamı aradığımda ulaşamadım askeriyeyi aradım ve postasına ulaşabildim o mutlaka haber verirdi babama. Nezarethane kollarımı birbirine bağlamış oturuyordum biraz vakit geçtikten sonra o soysuzu getirdiler yanıma önce hastaneye götürmüşlerdi kolunda ki alçılardan anlamıştım. Burnunu da kırdığım için onu da sarmışlardı salak yüzü mosmor olmuştu adamı böyle s*kerler işte bana bakıp
“sana gününü göstereceğim lan duydun mu beni” diye sesinin çıkması için bağırdı ama burnunda ki sargıdan uğultu gibi geldi sesi kahkaha atıp
”yok valla sesin gelmiyor buraya tüh bak dilini de kopartsaymışım hiç sesin çıkmasaymış” dediğimde adamın gözleri sinirden koyulaştı “ulan orospu bu yüzüme iyi bak senin de diğerlerinden bir farkın olmayacak” dediğinde parmaklıklara yanaşıp
”senin diğerlerinden bir farkın yok gibi ama yine de sen bilirsin” dedim ve geçip kenara oturdum memurlardan biri gelip beni aldıklarında sorgu için çıkarıldığımı anladım. Sorgu odasında o gelen askerlerden 3 ü vardı kadının abim dediği kişi de buradaydı.
“adın soyadın” diye sordu sert bir şekilde Feyza’nın abisi “Gökçe Tomris Sayar” dediğimde “o iti nasıl o hale getirdin” diye sordu bu sefer “ellerimle” diğer askerler söylediğime sırıttılar karşımda ki adam ise adam demiyelim yüzbaşı diyeyim ne yani yüzbaşıysa yüzbaşı babamda albay ne olmuş. “Ciddi bir şey soruyorum sana” diye bağırdı bende sinirle sandalyede öne doğru gelerek masaya eğildim “bağırman gereken kişi ben değilim yüzbaşı git sen kardeşini o hale sokan p*çe bağır bana sökmez bu haller” dediğimde yüzbaşı “onunda sırası gelecek sen sana sorulan sorulara cevap vereceksin” dediğinde “evimde huzurla otururken bağırış seslerini duydum dışarıya çıktığımda milletimizi bilirsin film izler gibi izliyorlardı bende el attım bu kadar” dedim ve ekledim “ciddiyetle anlatmamı beğendin mi yüzbaşı” diye sordum tek kaşım havada yüzbaşının yanındakiler gülmemek için kendilerini sıkıyorlardı. “Bana bak” dediğinde de “baktım” cevap vermeme sinirlenmişti. İçeriye polis memuru gelip
“albay Murat geldi yüzbaşım” dediğinde birbirlerine bakıp “a*ına koyayım albayın ne işi var la” dedi diğer askerlerden biri kapı tekrar açılıp içeriye albay girdiğinde hepsi hazırola geçtiler. Ben sırıtıyordum onların bu haline babam bana bakıp onlara döndü
“problem nedir gençler?” Diye sordu yüzbaşı “Yüzbaşı Cihangir Başar çözemeyeceğimiz bir problem değil komutanım” dediğinde babam bana bakıp karşımda ki sandalyeye oturdu
“anlat Tomris o adamı neden o hale getirdin” dediğinde sinirle “o p*çe adam deme baba” dememle 3 de ağzı açık kaldılar ve aynı anda “baba mı?” Diye sordular babam “kızımla tanışın beyler Gökçe Tomris sayar” dediğinde ben omzumu silkeledim “durum senin geleceğin kadar kötü mü ya?” Dediğimde “kızım herifin iki kolunu da kırmışsın” dediğinde sırıtarak “şey burnunu da kırdım demediler mi onu?” Dememle iki asker gülmemek için kendilerini baya sıkıyorlardı. Babam sinirle elleriyle yüzünü sıvayıp “Allahım nolurdu bana da akıllı uslu bir kız evladı vereydin zaten 3 tane davar vardı evde birtanesi de prenses olsaydı” dediğinde babama doğru eğilerek
“abimlere davar dediğini söyleyeceğim” dedim kahkaha attım. Babam ise “kızım sen zaten açığa alınmadın mı uslu dursana kalbime indireceksiniz bir gün ulan benim” dedi elini masaya vurarak. “Ama albayım şimdi o kadına orada kimse yardım etmiyordu ne yapsaydım elim kolum bağlı beklese miydim?” Dediğimde “az hasarla yardım da edebilirdin o kıza” dediğinde omzumu silkip “ben çok hasar bırakma taraftarıyım her zaman” dedim babam “bu gece kalsın burada evlat aklı başına gelir belki” dediğinde ben tavır yaparak “aklım zaten başımda” diyerek ayağa kalktım memura dönüp “memur bey beni götürür müsünüz” dedim babam ise “inatsın kime çektin bilmiyorum ki?” Dediğinde alayla gülüp “uzaklarda arama belki sensindir” dedim ardından ekledim “hem bende o piçten şikayetçiyim bana bana orospu dedi biliyorsunuz ki bu hakaret sözcüğüdür albayım” dediğimde babam “la havle la havle abin gelecek bekle sen derdini ona anlat canım kızım o kadar işin arasında şu yaptığına bak ya” dediğinde sırıtıp “ne güzel işte yüzümüzü görmüş olduk özleşmiştik” dediğimde kollarımı açtım sarılmak için babamda açtığında hızla sarıldım. Saçlarımı öptüğünde “prosedür gereği bu gece kalacaksın sabaha çıkartırlar ben o herifi halledeceğim tamam mı fındığım” dediğinde kafamı olumlu anlamda salladım. Babam ise “iç işleri bakanına ne hesap vereceksin onu düşün bakalım fındık ha bir de abin olacak davara” dedi kahkaha atıp “abim kolayda evde yarın büyük terlik şov olacak” dedim o da olumlu anlamda sallayıp “hadi bakalım evladım al bu hergeleyi de götür geri” dediğinde yanağından sulu bir şekilde öptüm geri çekildim. “Seni seviyorum baba” dedim ve arkamı döndüm babamın arkada ki askerlere “burada olanlar burada kalacak ona göre çocuklar” dediğini duydum. Babamın otoritesi sarsılmasın diye böyle bir şey istediğini biliyorum çünkü o hiçbir zaman işle ailesini karıştırmamıştır. Canım aşkım babam ilk aşkım neyse neyse yanımda ki memura “Feyza’ya ne oldu o nerede?” Diye sorduğumda memur “o hastanede iyi ama çok şükür ki korkulacak bir şey yok ellerine sağlık bu arada hem sen onu nasıl o hale getirdin ya?” Diye hayretle sordu ben ise “albay kızı olmak bunu gerektirir genç” dedim benden küçüktü büyük ihtimalle yeni başlamıştı mesleğe. Muşmula suratlı pislik mışıl mışıl uyuyordu ben onu uyuturmuydum demirliklere hızla tekme attım “kalk lan piç bir de uyuyorsun” diye bağırdım yanımda ki memur beni karşısında ki parmaklıkların arkasına koyduğunda hızla nezarethanenin kapısı açıldı içeri o 3 asker girdi. Yüzbaşı memura gözleriyle itin kaldığı parmaklıkların gösterdiğinde “yapamam başkomiserim kızar” dedi onun bunu söylemesini bekliyormuş gibi içeri başkomiser girdi “aç Kerem kapıyı” dediğinde Kerem açtı kapıyı açmasıyla adamın duvara sinmesi bir oldu. Onun bu haline kahkaha attım. “Sıçtı altına Cafer bez getir” dedi yanlarında ki askerlerden biri isimlerini öğrenmem lazımdı. Yüzbaşı adamın ensesinden yakaladığı gibi kafasını duvara geçirdi içeri yavaş adımlarla başkomiserde girdi adam ağlamaya başladığında başkomiser “daha başlamamıştık ama” dedi karnına bir tekme vurdu. Yüzbaşı elinde sigara yaktı yaktığı sigarayı boynuna bastırdı adam çığlık attığında yüzbaşı soğuk bir sesle “kardeşime bir daha dokunursan sana ne yaparım demiştim orospu çocuğu” dediğinde cebinden ağır bir şekilde kasaturasını çıkardı gözünü dahi kırpmadan diz kapağına soktu bıçağı. Askerler bana dönerek “çıkartın kızı şahit olmasın midesi bulanır” dediğinde ben omuz silkip “bu eğlenceyi kaçırmak istemem” dedim “hadi devam edin siz kulak bence kulağa da çalışın o küçük kızın ağlayışlarını duymadığı için” dememle askerlerden biri gelip. “Erkan ben sayın albayı kızı bacım” dedi salak ben onu takmadan oturdum banka ve karşımda ki olayı zevkle izlemeye başladım. Özlemişim lan kan kokusunu diye içimden geçirirken piç avaz avaz bağırıyordu en sonunda bayıldığı için bıraktılar hızlı adımlarla çıkıp gittiler askerler giderken bana son defa bakıp gittiler. Sabahlayacaktım iyi mi ah baba ah. Babam artık bıkmışıtı benden açığa alındığımdan beri başıma açmadığım dert kalmadı 1 yıldır her hafta karakoldan toplanıyordum neden mi açığa alındım görevde emirlere karşı geldiğim için ve bu yüzden esir düştüğüm için ceza yemiştim 1 yıldır boş gezenin boş kalfasıyım. Ne kadar süre geçti bilmiyorum ama o herifi döven cihangiri de kollarından tutup diğer demirliklerin arkasına koydular. Piç hala inliyordu oğlum uyuyamıyorum bunun yüzünden ama. Cihangir bana bakıp tekrar önüne döndü ben onu hiç umursamadan kendi kendime şarkı mırıldanıyordum. Şu başkomiser girdi içeri ”Feyza geldi kardeşim bizimkiler tutamamışlar hastanede ben bu iblisi sorgu için alıyorum görsün seni o sırada” dediğinde Cihangir kafasıyla onayladı bana bakıp “sen de albay kızı çıkmışsın bacım hiç bahsetmedin” omuz silkip “babamın mesleğini sormadın ki başkomiserim” dediğimde o gülüp sürükleyerek adamı çıkarttı. O sırada içeri Feyza girdi elleri yüzünün belli yerlerinde sargı vardı ah ah gencecik güzelim kızı ne hale getirmişti piç. Abisine yaklaştığında Cihangir hızla kızın yüzünü avuçlarının arasına almıştı. Nezarethanemin kapısı tekrar açıldığında abim gözlerimi bayram ettirmişti. Heyt be şu endama boya posa bakın ‘kimin abisi buuuu’ iç ses sen bir sus sıçtık
“Tomris” dedi korkutucu bir şekilde ben anlamıştım kızdığını
“abilerin en yakışıklısı en boylu poslu endamlısı” dediğimde Cihangir ve Feyza’nın bizi izlediğini anlamıştım
“kardeşlerin en yaramazı en yerinde durmazı en haylaz en en en diye uzatabiliriz bunu biliyorsun değil mi?” Diye sorduğunda etrafına bakındı. Ağzı açık kaldı şoka girmişti sanki
“abi iyi misin?” Feyza ve cihangirin oraya bakakalmıştı. Sesimle kendine geldi Cihangir sinirle
”senin ne işin var lan burada” dediğinde abim bir daha hiç o tarafa bakmamıştı bile umursamadan
“yine başını belaya sokacak bir şeyler bulmuşsun Erhan oğlum gel aç şu kapıyı” dediğinde ben sevinmeden Feyza
“Karahan” dediğinde abim gözlerini kapattı ve bir süre kendine gelmeye çalıştı. Hiç o tarafa bakmadan erhan gelip açmıştı kapıyı benim çıkmam için çekildi ve hızla çıktı nezarethaneden Feyza’nın ise
“abi oydu değil mi Karahandı değil mi?” Diye sormaya başladı. Ben o an anladım ki abimin 10 yıl önce ki yürek yangını olan Feyza bu Feyza’ydı. Ve izin vermeyen abi de abimin en yakın arkadaşı olan Cihangir’de buydu ulan ah ulan abimin arkasından bakarken Feyza’nın yanına gidip
“Feyza lütfen iyi ol herşeye rağmen” deyip Cihangir’e ters bir bakış atıp ilerledim.