İçeriğe geç

~KADERİN OYUNU~

Bölüm 10 · 2 dk okuma

~KADERİN OYUNU~

Bölüm 10

İLK AMA SON OLMAYAN ÖPÜCÜK:)

Deniz, son olan olayların Teoman yüzünden olduğunu kendine yediremiyordu. Daha doğrusu kabullenemiyor, inanmak istemiyordu. Halbuki Teoman her şeyi Deniz için yapmıştı, fakat sonuçları daha ağır olmuştu...

Son konuşmalarından sonra Deniz Teoman'la hiç görüşmek istememişti, Teoman da bunu biliyordu ki karşısına bile çıkmamıştı. Deniz yaralarını iyileştirmek için ağır ilaç ve merhemler kullanıyordu, neyse ki işe de yarıyordu. Her zamanki gibi sınıfa ilerledi Deniz, fakat o sırada Teoman'dan hiç beklemediği bir hareket ile karşılaştı.

Teoman, ailesi vefat etmiş yoksul bir çocuğu ağzından laf almak için zorbalıyordu. Deniz bu hareketi Teoman'dan beklemezdi ki zaten Teoman bunu yapacak kadar düşmüş olamazdı.

Teoman lavaboya girdiğinde hemen peşinden ilerleyip onu köşeye sıkıştırdı. "Sen bu kadarını nasıl yaparsın ya!" diyerek Teoman'ı yakasından tutup sertçe itekledi Deniz. Teoman Deniz'i durdurmaya çalışırken sert bir tokat daha yedi yüzüne. Aslında Deniz'in intikam aldığı kişi zorba Teoman değildi, Deniz Sıla tarafından canice yakılmıştı, fakat Teoman bunu bile bile Sıla ile beraber olmaya devam ediyordu. Deniz bunu kendine yediremiyordu tabii. Deniz hemen lavabodan çıkıp en yakın arkadaşı Ezgi'nin yanına gitti ve baştan sona olan her şeyi, Teoman'a karşı istemsiz duygularını bir bir anlattı.

Ezgi şuan kuracağı cümleye Deniz'in çok kızacağını biliyordu ama açıkça söylemek de istiyordu. "Deniz sen bas baya yanmışsın bu çocuğa!" dedi Ezgi. Deniz çıkışarak "Ne alaka Ezgi abartma!" diye ekledi. Fakat bir an durakladı Deniz, gerçekten böyle bir aşk vardı da duygularını mı inkar ediyordu?

Bunları düşündükçe Teoman'a daha çok sinirlendi ve tekrardan son sürat Teoman'ın yanına gitti fakat yerinde göremeyince vazgeçti. Okul çıkış saati geldi ve eve geldi Deniz. Akşam biraz kafa dağıtmak için yürüyüşe çıkacaktı. Üzerine plajlık transparan bir bluz, altına bir kot etek giydi. Saçlarını dalgalandırıp gün batımında sahile doğru ilerlemeye başladı.

Sahile ulaştığında ne hikmetse Teoman da oradaydı. Evet kafa dağıtmaya çıkmıştı fakat fırsat bu fırsat diyerek Teoman'a sebep olduğu ve yaptığı her şeyin hesabını sormak için yanına doğru ilerledi. Teoman Deniz'in güzelliği karşısında dili tutuldu. Deniz hesap soruyordu, fakat Teoman'ın ne kulağı başka bir şey duyuyor, ne de karşısında duran güzellikten başka bir şey görüyordu.

Deniz tüm sinirini dökmüştü, fakat sinirden fark edemediği şey Teoman'a çok yakınlaşmış olmasıydı. Teoman bir kez daha yutkunup Deniz'in o sinirli haliyle belinden kavrayıp kendine çekti. Kokusunu içine çekerek öptü deniz kızını. Deniz'in kalbi çarpmaya başladı. Deniz kendini Teoman'a bırakıp karşılık verdi. Deniz çekilmek istiyor, Teoman bırakmak istemezmiş gibi daha çok öpüyordu. Nefesleri birbirine çarpıyor, her ikisi de tutku ve özlem katıyordu öpücüğe. En son Deniz geri çekilip şaşkınlıkla Teoman'a baktı. Bu ilk oldu Deniz kızı, ama son da olmayacak:) diyerek sırıttı ve oradan uzaklaştı. Deniz şoka girmiş şekilde kala kaldı. O an anladı Deniz bu sarışına tutulmuştu, fakat Teoman da boş değildi, yani haliyle:)

m>

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.