Bu romantik olayın üzerinden yaklaşık bir hafta geçmiş, Deniz utancından evden bir yere kıpırdayamamıştı. Fakat Teoman ise aksine Deniz'i ikinci kez nasıl öpebilirim diye düşünüyordu:)
Ama Deniz asıl nasıl karşılık verdim diye deliriyordu. Aslında haklıydı da, Deniz gibi bir kızın Teoman gibi zorba birine karşılık vermesi doğaüstü bir olay gibi geliyordu.
Deniz sonunda utancını yenip tekrardan okula gitmeye başladı. Her zamanki gibi hazırlandı ve bisikletini almaya yeltendi. O sırada kolunu birisi kolundan tuttu. Deniz korkuyla arkasını döndü, arkasında gülümseyen Teoman'ı gördü.
''Ne yapıyorsun ya, kolumu acıttın!'' diye çıkıştı Deniz. ''Çok özür dilerim Deniz kızım, ama şuan benimle geliyorsun'' dedi Teoman sırıtarak. ''Niye seninle geliyormuşum?'' dedi Deniz.
''Geçenlerde beni deli gibi öpen kızı okula bisikletle gönderecek değilim'' dedi Teoman. ''Bir tık haklısın'' dedi Deniz. Teoman kahkahayla güldü, aynı zamanda çok hoşuna gitti.
Arabaya bindiler ve okulun yolunu tuttular. Okula vardıklarında Deniz anlık dalgınlıkla Teoman'ın koluna girdi. Bu Teoman'ın o kadar hoşuna gitti ki bozuntuya vermeden devam ettirdi. O sırada tam karşılarında Sıla belirdi. Teoman fırsat bu fırsat Sıla'nın gözü
önünde Deniz'i belinden tutup kendine yaklaştırdı.
''Ne yapıyorsun!'' diye kızdı Deniz. ''Tek istediğim susman!'' diyerek Deniz'in dudağına yapıştı Teoman. Sıla sinirden dizlerini yumrukluyordu, tam karşısında ise TeoDen öpüşme sahnesi vardı resmen!
Sıla en kısa zamanda özellikle Deniz'den bunun intikamını alacaktı. Sıla sinirle ortamdan uzaklaşırken Teoman önce Deniz'i bıraktı, fakat tabii tatmin olmamıştı. Deniz'i kolundan tuttuğu gibi okulun soyunma odasına götürdü. Deniz'i de alıp bir duş kabinine girdi.
Üzerindeki tişörtü alıp bir köşeye fırlattı, Deniz'i kendisi ve duvar arasına alıp saatlerce öptü. Deniz Teoman'dan o kadar etkilenmişti ki sesi çıkmıyordu, aksine karşılık veriyordu.
Fakat Sıla'nın intikamı büyük olacak gibi görünüyordu...