İçeriğe geç

~Buzul~

Bölüm 20 · 14 dk okuma

~Buzul~

Bölüm 20

20.bolum

MAHKEME GÜNÜ

Herkese iyi okumalar umarım beğenirsiniz yorumlarınızı lütfen yazabilir misiniz

Buzulun odasındaki kapının önünde bekliyorum kapının kolunu aşağıya indirmeden ve buzulu uyandırıp peşimden sürüklemeden önce düşünmem gerekiyordu karar vermiştim ama verdiğim bu karardan emin değildim daha fazla düşünmeden odamdan çıkarken kendimle birlikte verdiğim bu kararın arkasında durdum ve kapının kolunu aşağıya indirdim

Buzul odasında yaşadığı şeylerin etkisinde kalmadan uykuya dalmıştı ve uyuyordu büyük bir yatakta yatmasına rağmen bedenini kendine doğru çekmiş yatağın içinde kendini kaybetmişti buzulun yattığı yattağın yanına gittim derin bir nefes alıp buzulu seslenerek uyandırmaya çalışacaktım

- Buzul

- Buzul

- Buz parçası

Buzula seslenmeleri ve onu yattığı yataktan uyandırmaya çalışmamın sonunda buzulun mırıldanmalarını buzula seslenmeye devam ederken duymuştum uykulu sesi ile gözlerini açarken bu saatte buzulu onu neden uyandırmaya geldiğimi anlamaya çalışıyordu

-buğra senin uykun yok mu niye bu saatte benim yanımdasın rüyan da beni mi gördün

-sana söyleyeceğim şey ile seninde uykun kaçırabilirim

- ne söyle ama eğer uykum kaçmassa bak yarın sabah ben sana ne yapıyorum

- tamam söylüyorum hazırmısın

-evet

-kardeşimizin mezarına gitmek istermisin

-buğra sen ne söylediğinin farkındamısın istiyorum ama bu imkansız annemi bugün duydun kardeşimin mezarına gidemem

-gidemesin çünkü seni biri görse şikkayet eder deği mi

- evet

-ya görmesse

-canım yanıyor buğra çık odamdan

-dur beni dinle sende bana hak vereceksin

-dinlemek istemiyorum çıkarmısın

-bu odaya gelirken bunları senden duymayı beklemiyordum sen çok korkak bir kızsın duyduğun zaman hemen geliyorum demeni beklerdim

-canım yanıyor anlamıyorsun mal arkadaşım

-gidiyorum sana iyi geceler

-iyi geceler

Buğra bir sevinç ve heyecan dolusu duygularla beni uyandırmaya gelmişti ama ben bu heyecanı yok etmiştim ben kendim güçlü biri olmaya çalışıyorum anneme karşı bana yaptıklarına karşı belki benden bu kadar nefret etmeseydi bunlar böyle olmayacaktı annemi karşıma almıştım artık annem beni bir düşman olarak görüyordu ama ben annemin tescilli ilk düşmanlarından biriyim annemin düşmanı var mı bilmiyorum ama ilk sırada olan benim telefon sesini odada duydum komodinin üzerinde telefonun ekran ışığı yandığından komodinin üstünde duran telefonu aldım

-iyi geceler güzel kızım odanın ışığı yanmasa bile senin ben uyuyamadığını biliyorum yarın için kalbinde hissettiğin duyguları tahmin edebiliyorum en çok hissettiğin korku duygusudur ama bunu unutma kızım senin yanında ben varım biz varız

Gece yarısı attılan bu mesaj yüzümde tebbesüme yer verirken gözlerimde akmayan yaşın varlığını hissetim birinin var olduğunu hissetmek en güzel duygudur bir de siz şanslı insanlardan biri İenin o kişini hiç sizden vazgeçmeyeceğini biliyorsanız siz harika insanlardan birisini ve bu duyguyu bilen insanların sayısı çok azdır bende bu insanların içinden biri oluyorum galiba kim bilir

Fazla vakit kaybetmeden ve düşünmeden bu mesaja cevap yazıp yolladım

-iyi geceler baba yarısı

Attığım bu mesaj onu mutlu edeceğini kesinlikle emindim ben nasıl mutlu olduysam bu mesajı okurken şimdi mutlu olma sırası baba yarısındaydı nasıl bir tepki veriğini bilmiyorum çünkü kerem abi odasındaydı ve kerem abiyi nasıl bir tepki vereceğini tahmin edemiyorum çünkü ona o kadar iyi tanımıyorum

Buğra odamdan sessiz çıkmış olsa bile kendi odasının kapısını sert çarparak odasına girmişti duvara kapı çarpınca benim duyduğum sesi başka hiç kimse duymamıştı kerem abinin duyduğuna emindim ama Betül teyzem duydu mu onu sabah öğrenecektim Girmeden önce kapıyı bir kere uyuduğunda yada uyumadığını emin olmak için bir kere tıklattım buğradan bir cevap gelmesini bekleyeceğim sırada kapı açıldı

-" gidiyoruz

"sen kardeşimin mezarını biliyor musun buğra

-" evet biliyorum

-" ama saat çok geç oldu oraya gidemeyiz

" bal gibi de gidersiniz yürüyün bakalım eşek sıpaları

-" kerem abi ya

-" nasıl gideceğiz biri bana açıklayabilir mi

-" kardeşin seni bekliyor buzul ben dışarı da bekleyeceğim sizi bir gören olmaması için sen ve buğra içeri gireceksiniz

-" baba yarısı anladım ama bir gören olursa

-" off kızım ya olmayacak açma şu tatlı ağzını sen o zaman olmaz

-" iyi ya ben bir şey demedim

-" hadi o zaman ne bekliyorum gençler

-gidelim yarın mahkeme var bakalım neler olacağını merak ediyorum

-mahkeme eline çekirdek alıp yanımıza gelmezsin değil mi

-yanıma çekirdek alsam mahkemeye beni öyle alırlar mı

-yok canım alırlar hatta buğra bey sizi şöyle hakim beyin yanına alalım ordan daha iyi görürsünüz derler sana

-saçmalama kız yürü

-hala burada durmaya devam ederseniz her şey için çok geç olacak

Baba yarısından gelen uyarı artık çok geçti ışıklar açılmış karşımızdan bizim gecenin bu saatinde neden ayakta olduğumuzu merak eden Betül teyzem bizim ne yaptığımızı anlamaya çalışıyordu kısık ve uykulu gözleri ile bize bakarken boyasız dudaklarından bize karşı bir soru sordu

-ne çekirdeği nereye gidiyorsunuz siz gecenin bir yarısı

Betül teyzem soruyu sorduktan sonra buğra ve ben birbirimize baktık düşünmeden soruyu cevap veren baba yarısı oldu

-Güngörün yanına gidiyoruz

- buzul kızım

-anne buzula hiçbir şey söyleme bu planı ben buldum buzul uyuyordu ben uyandırdım

-ama oğlum meral buzula verdiği kağıtdı görmedin mi

-anne eğer biz gece gidersek buzulu hiç kimse görmez ama gündüz gidersek bizi gören olur meral teyzemde bizi şikayet edebilir

-hadi herkes ayakkabıları giysin gidelim

-canım annem

-buzul kızım bu kapıdan çıkmadan önce beni bir dinle

-dinliyorum Betül teyze

-biliyorum senin için çok zor bunu senden istiyorum oraya gittiğimizde çok durmadan eve geri dönelim

-ne demek istediğini anladım ben Betül teyzem

-akıllı kızım benim

Betül teyzem sarılıp saçlarıma kondurduğu öpücükle içimde bir yerlerin koptuğunu hissettim Betül teyzemin öpücüğüne karşılık ona tatlı bir tebessüm ettim

Konuşmalarımızı bir yere oturmadan ayak üstü buğranın odasına açılan kapının yanında yaptık ne kadar zaman geççe bile bizim için kardeşimin yanına gitmek zordu bir gören olur korkusu yüreğimizde benim yüreğimde böyle bir korku varken nasıl oraya gidebilirdim gece artık yavaş yavaş bitmek üzereydi kardeşimim mezarına gittiğimiz zaman oraya gündüz vakti ulaşacaktık ve bu bizim için çok tehlikeliydi gözlerimi duvara sabitlemiş düşünüyorum gece vakti buğranın planı çok güzel bir bile artık çok geçti herkes ayakkabılarını giyerken kardeşimin mezarına gitmekten vazgeçtiğimi söyleyecektim

-ben kardeşimin mezarına gitmekten vazgeçtim

Bir kere de nefes almadan ağzımdan çıkan kelimelerle herkes bana baktı neden böyle bir karar verdiğimi açıklamak için kelimeleri zihnimde birleştirdim ve neden böyle düşünüğümü anlatmaya derin bir nefes aldıktan sonra açıklamaya başladım

-bizim için artık çok geç kardeşimin mezarına gittiğimiz zaman sabah olacak ve benim orada kardeşimin yanında birine yakalanmam çok kolay olur kardeşime yine veda edemeden annem yüzünden yine ben kardeşimden ayrı kalırım mahkemeye gittiğimiz zaman avukata sorarım böyle bir uzaklaştırma kararını eminim dikkate alacaktırlar

-buğranın planı yine suya düştü

-aptal oğlum benim kız doğru söylüyor

-off ya iyi tamam buzul geldi buğranın ayakkabıyı leylekler götürdü iyi mi

-evet oğlum aynen öyle sen dış kapının iç mandalısın oldu mu

-oldu annem oldu

-herkes o zaman ayakta güzel bir kahvaltı ardından da mahkemeye

-çok güzel olur

-hadi herkes o zaman mutfağa

Herkes evden çıkarken ayakkabılarını giymiş gideceğimiz için hazırlanmışı benim son anda değiştirdiğim karar ile evde kalmıştık bu kararı verdiğim için mutluydum

Bu günlerden sonra mezarlık benim ikinci bir yuvam ikinci bir köşem ikinci bir diğer yarım olacaktı benim kalbimizin bu günlerden sonra hep orada kardeşimin mezarının tam yanında duracaktır benim kalbimin artık bir yarısı oraya

Herkes ayakkabılarını üstünü değiştirdikten sonra mutfağa adım atmaya başlamıştı üstümü değiştirmeden çektiğim sandalyenin üzerine kurulmuş oturmuştum ve diğer ailemi bekliyordum

Betül teyzem eve tam uyacak bir mutfağa sahipti evleri küçük olsa bile içinde mutluluk çok fazla büyüktü ve evin büyük olması veya küçük olması onlar için değişen bir şey olmamıştı hayatlarına tam gaz devam edip bu evi tuttuktan sonra için güzel eşyalarla süsleyip yeni bir yaşam alanı kurmuşlar ve hayatlarının geri kalanı bu evde yaşayacaklarlardı

Mutfakta Betül teyzem kahvaltıyı hazırlarken ben buğra ve baba yarısı mutfağa koyulmuş orta boylar da mutfaktaki diğer alanları kaplamayacak şekilde ki masada oturuyorduk baba yarısı düşünceli ve üzgün yüzü ile masada oturması dikkati mi çekmişti niye bu kadar düşünceli ve üzgün olduğunu merak ediyordum masaya koyduğu ellerini tuttuğum zaman sımsıcak güzel gözleriyle bana baktı bana karşı bu bakışları sevgi ve sevgi dolu olduğunu gördüğüm zaman mutlu olmaktan başka bir his içimde olmuyor

Bana karşı attığı sevgi dolu bakışlardan bende gülümsedim ve niye üzgün olduğunu merak ettiğim için bir soru baba yarısına karşı yönelltim

-" bu kadar üzgün ve düşünceli niye gözüküyorsun bir şey mi oldu

Ellerim hala ellerinin içindeyken baş parmağı ile elime küçük dokunuşlar bırakırken soruma cevap verdi .

-" hiç biraz canım sıkılıyor başka bir şey yok

-" başka bir şey olmasın artık kerem abi bu bana yetti de artı bile

Buğra telefonu ile oynarken bize de katılmış ve kendi düşüncelerini ortaya atmıştı buğra tekrar telefonuna dönerken baba yarısı ortaya attığı düşüncelerini cevap verdi

-" yok oğlum artık mutlu olmaktan başka bir sıkıntımız derdimiz yok

Mutluluk lafını baba yarısından duyduğum zaman daha çok gülümsedim artik mutlu olacaktık inancım umudum vardı içimde bu yeşeren umut tohumlarını ekince mutlu olmamın artık yakın olduğunu hissetmek çok güzeldi

Mutfak masasında oturmaktan sıkılmıştım betül teyzeme yardım etmek için ayaklandım kapının hemen yanında olan biz dolabın kapağını açıp içinde kahvaltılık için malzemelere baktım buz dolabında olan bütün rafları gözlerimle taradıktan sonra kahvaltıllık için bir şey bulamadım

-" küçük hanım yardım etmek şimdi aklınıza geldi oturun lütfen ben herşeyi hazırladım

-" güzel annem beş dk için de herşeyi hazırlamış bu kız ise otursun orda evlendiği zaman da oturacak böyle galiba

Buğranın ağzından çıkan kelimeler ile sinirlenirken bende önce sınırı sesine yansıyan baba yarısı konuştu

-" ben bu prensese layık bir prens olduğunu düşünmüyorum buğracım ben kızım evlendirmeyecegim

-" neee

-" aaa evde mi kalacak anne kış ayına turşu yaparken buzulu da koyalım güzel olur hmmm yerim ben

-" sana da bir tane yapmayı düşünüyorum ben anneciğim

-" haa nee olmaz hayır ben istemiyorum

-" haha olur betül teyzem sen ikimizin turşusunu yap sen oturur yerim

-" bana kalır o turşudan

-" bırakın artık şu turşu sohbetini de kahvaltı yapalım artık

Betül teyzem konuya son nokta koyarken kahvaltılıkları teker teker masaya koymasına yardım ettim ikimiz beraber herşeyi tek tek olması gerek yerde olmasına dikkat ederken masaya kurduğumuz kahvaltılıkta eksik yoktu

Demlikten doldurduğum çayları herkese dağıttıktan sonra bende baba yarısının yanına geçtiğim zaman kahvaltı yapmaya başladık çaylardan arada alınan yudumlar menemenden alınan küçük parçalar küçük küçük porselen kahvaltıllık takımlarından alınan peynir zeytin ve birçok şey ile kahvaltı yaparken buğradan yine beklenen ses duyulmuştu

-" menemenin son parçası benim olmassa evden kovarım sizi haberiniz olsun

-" beni de mi koşacaksın eşek sıpası

-" menemen herşeydir güzellik kusura bakma

-" güzellik mi git sen aklı beş karış havada olan kızlara söyle bunları yeme benden anne terliğini

-" çatık ya fıstığıma bak sen

-" buğra yeter ama

-" off annem tamam aldım ballı lokmam uyarıyı merak etme

-" buğra sen adam olmazsın koçum benim

Buğranın bu davranışlarına herkes gülerken güzel sohpetlerin edildiği yüzlerde olan gamzelerden halinden herkes mutlu görünüyordu bir konu kapanırken bir başka konu açıldı bazen kahkaha sesleri masada duyuldu saattin ikiyi göstermesi ile çayların ikinci bir kez daha doldurulmadı zeytinden bir tane daha alınmadı çünkü mahkeme saati yaklaşırken herkesin gözlerinde görülen endişe yüreklerde büyüyen heycan ben dahil herkesin yüzünde görüldü

Buğra mutfak masasını toplamaya yardım etmediği için poposuna tam isabet ettirilen anne terliği ile buğradan duyulan çığlık sesleriyle terliğin geldiği yeri elli ile dokunarak acısını biraz hafifletmeye çalışsa bile yine acıdığını emindim

Mutfak masasında toplanmış herkes mahkemeye uygun kıyafetlerle siyah renkte tercih ederken ben dolabımda siyah renkte bir elbise seçmiştim belinde kalın kemer kemerin uç kısımları uzun diz kapaklarıma kemerin ucu geliyordu ince askılı askıların tam ortasında göğüslerimin biraz yukarsın da yatay bir ince askısı vardı mat siyah rengi dikkat çekiciydi yakın tarihler öncesinde annem bana bu elbiseyi ısrarla giydirecekken şimdi kendi rızamla bu elbiseyi giymiştim

Buğra evden herkes çıktıktan sonra kapıyı kapatıp kilitlemiş ve anahtarı Betül teyzeme verip merdivenlerden ilk inen baba yarısı olurken hemen arkasından Betül teyzem ilerlerken ben ve buğra betül teyzemi takip ediyoruz

Baba yarısı arabayı anahtarla çalıştırmış bizi bekliyordu betül teyzem arabanın ön koltuğuna yerleşirken bize arka koltuklar kalmıştı herkes yerini aldığı zaman araba durduğu yerde hareket etmeye başlarken mahkemenin başlamasına az bir süre kalmıştı

-" iyi misin

-" heyecanlıyım

-" teyzem benim biraz heycanlısın ama bunlar geçecek o davayı biz kazanacağız göreceksin

-" dava da meralin kazanmaya hakkı yok sen saki ol kızım herşey bizim elimizde davayı biz kazanacağız

Herkesten duyduğum destek verici kelimeler yanliz olmadığımı bu dava da kazanmaya hakkım olduğunu hissetmiştim annem bu dava da kazanmasına imkanı yoktu buna inanıyorum çünkü annemin yaptıklarını bir delil olarak dava dosyasında yer almıştı bu davada kazanan taraf ben olacaktım ve annem ve benim arasın da büyük bir savaş başlayacaktı

Yeni silinmiş zeminde topuklu ayakkabılarımın sesi herkesin duyacağı gibi yankı yaparken mahkeme salonuna giriş yapılan yerde sıramızın gelmesini bekliyorduk içeride şuan görülmekte olan bir dava vardı o dava bittikten sonra bizim sıramiz gelecekti

İki kişinin kolları arasında elleri kelepçeli saçları dağılmış herzaman bakımlı görülen saçların yerini bakımsız ışıltısını kaybetmiş saçlar almıştı at kuyruğu toplasa bile saçının düzgün görünmeyen şekilsiz halini at kuyruğu ile gizleyememişti altında ütüssüz siyah kumaş bir pantolon onun üzerinde siyah büyük beden salaş bir gömlek vardı annem kiyafetlerinde ütülü olmasına dikkat eder ve titiz olan bir kadının şimdi altındaki kumaş pantolonu ütülemeden giymişti

Annem yüzünü yerden indirmemiş yanımızdan öyle geçerken büyük kapıdan davasını göreceğimiz salona giriş yapmıştı bizim gireceğimiz kapıdan insanlar sıra sıra salonu boşaltmaya başlamıştı onların davası sonuca bağlanırken şimdi sıra bizim davamızdaydı

Buzul Demir ve Meral Demir in davası başlayacaktır dava sahipleri içeri girsin

Bir görevlinin mahkeme salonunda görülecek davayı haber verirken ben önde ilerlerken yanıma baba yarısı gelip elimi tutmuştu destek verdiğini herzaman yanımda olduğunu belli etmek için yüzüne baba yarısı çok yakışan bir gülümseme koydu gülüşüyle değil bir kaç kelime söyleyecek gibi düşünüyordu aklındaki kelimeleri toparlaken söylemek için dudaklarını hareket ettirdi ama son anda söylemekten vazgeçti

Biz salona geldiğimiz zaman ben avukatın yanına otururken babam buğra ve betül teyzem üçü birlikte benim oturduğum yerin yanında sıra sıra oturmak için kullanılan sandalyeleri oturmuştular

Hakim ciddi ve sert ses tonuyla davayı açmaya karar vermişti

Meral demir ve Buzul Demirin davasını açıyorum iki avukatın dosyaları incelendi meral demirin buzul demire uyguladığı şiddet ve ölüme sebep olduğundan tutuklanmıştır bu dosyalardan başka eklemek isteyen var mı

Hakim sözlerini bitirirken iki avukata da söz vermişti benim yanımda baba yarısının bulduğu avukat ayağa kalkmıştı

-" benim Hakim bey

-" sizi dinliyoruz

-" sadece müvekkilime yapılan şiddet değildir şiddetten başka bir konu da tespit edilmiştir müvekkilim kardeşinin mezarına öldüğü günden beri meral demirin yaptırdığı bir dilekçeyle uzaklaştırma kararı ile gidememektedir dava dosyasına lütfen size vereceğim bu kağıdı da eklemenizi rica ediyorum ve bunu itiraz ediyorum

-" bu kağıt hakkında açıklama yapmanız gerekiyor bu kağıt ne zaman yapıldı

Hakim bey sinirlerini kontrol edemeyip sert sesle annemin avukatına soru sormuştu soruyu cevaplamak üzere annemin avukatı ayağa kalktı

-" davada önce yapılan bir kağıtır hakim bey müvekkilim hiçbir şekilde sayın buzul demirin kardeşiyle bir bağı olmasını istemiyor ve bu kağıt onun için yapılmış bir kağıttır

-" hakim bey eğer izniniz olursa bir kaç şey söylemek istiyorum

-" buyrun sizi dinliyoruz

Dava salonunda aldığım söz hakkı ile herkesin gözleri davayı izlerken benim üzerimde durmuş neler söyleyeceklerimi merak ediyorlardı benden az mesafede olsa bile yakın zamanda varlığına alıştığım benim için artık önemli bir yere sahip olan baba yarısının gözlerinin içine baktım benim için değerli biriydi artık ben baba yarısının gözlerine bakarken oda benim bakıyordu çok fazla zaman kaybetmeden destek aldığım baba yarısının gözlerinden içimde aylarca biriken kelimeleri sözcüklere dökmeye başlayacaktım

-" hakim bey annemin kardeşimle bir bağım olmasını istemediğini anlayabiliriyorum çünkü benim annemle bir bağım yok bana işten geldiği zaman şiddet uygulayan bir anneyle beraber o evde yaşıyorum çok uzun zamandir anneme ne zaman babamı sorsam o gece hergün yediğim dayaktan çok daha fazlasını yiyorum benim anneme babamı sormaya hakkım yoktu uzun zaman önce ama bir zamandan sonra hayatımıza giren babamın en yakın arkadaşından herseyi dinledim ben annemden dinlemek isterken en yakın arkadaşından dinledim şimdi annemden ben görmediğim sevgiyi şefkati babamdan görüyorum annemle bir bağım yok ama kardeşimle var annem ne kadar reddetmeye çalışsa bile var çünkü o benim babamdan bir parça babamın parçası benim parçamdır lütfen beni kardeşimden ayırmayın sesim titrese bile sözlerime kaldığım yerden devam etmeye çalıştım sözlerime başlarken annemden gözlerimi hiç ayırmadım ne hissettiğin bir kere daha gördüm o gözlerde benim yerim yoktu ben bir hiçtim onun için bir hiç

-" durun bu kağıt sahte

-" ne

-" Hakim bey lütfen bu kağıdı açıklama izin verin

-" söz hakkı sizindir

-" bu kağıt düzenleyen kişi bu kağıttı hazırladıktan sonra davası bir kaç saat sonra yapıldı bu kağıdı yapan avukat sahte bir ay önce işe başladı ama bu avukatın yaptığı tavırlar ve hareketlerle herkesin şüpelerini üzerine çekti ve heryerde kendisi bizzat takip edildi bu tür belgeler düzenleyerek insanların haklı ile oynayan bir avukatır

-" ne saçmalıyorsun sen ben o avukatın o belgeyi hazırlaması için önüne on binlerce para serdim ne demek sahte

-" oturun oturduğunuz yere kiminle nasıl konuştuğuna dikkat edin karşınızda kimin olduğunu sakın unutmayın

-" anladım Hakim bey

-" herkesin sözlerini açıklamasına itirafları cevaplamasına izin verilmiştir ve bu davada meral demirin bütün bu suçları yaptığı ön görülmüştür bir çok maddeyi ihlal ettiğinden iki buçuk sene hapis cezasına uygun görülmüştür

Hakim tokmağı vurduğunda bir yankı çığlığı duyuldu salonda annemin hakimin verdiği karardan rahatsız olduğunu beliren bir çığlık o çığlığa inat sevinç çığlığı duyuldu bir tarafta bu sevinç çığlığı buğra dan geldi mahkeme salonuna girdiğimiz zamandan beri hiç sesini cikartmayan buğra şimdi yerinde durmuyordu

Ben buzul demir hayatımda yeni bir atıyorum ve bu sayfası simsiyah kara lekeden üzüntü ve gözyaşıyla doldurduğum gecelerde tepedeki bu güneş siyahlara dolu kağıtta kendine yer açmak üzere ...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.