21.Bölüm
"Papatya zamanı "
Bu bölümü umarım beğenirsiniz
Oy ve yorum lütfen
Mahkeme de yanımda olan babam ve en yakın dostumun yanına gittiğim zaman sımsıkı sarıldım mahkemede yine yanımdaydı herşeyde yanımda olan canım dostum herkese sarıldım birbirimize başardık bitti gibi kelimeleri söyledikten sonra babam ile gözlerimiz birbirine değdi o gözler mahkemede gururla bakıyordu mahkemede eğer kaybetseydim benim gözlerimden nasıl yaş gelirse baba dediğim bu adamdan da gelecekti ben gülersem oda güler ben ağlarsam oda ağlardı bana karşı nasıl içinde bir sevgi beslediğini hissetirmesi çok güzel di
-" kızım
Kollarını "kızım "diye söylerken açtı bu kolların beni koruyup kollayacağına emindim bir küçük kuşun kanadı gibi sarıyordu bedenimi ayaklarıma giydiğim yüksek topuklu ayakabilar boyumu yükseltiğinden babam benden uzun olmasına rağmen şimdi aynı boya gelmiştik ikimizinde boyları birbirine eşitti
Parmak uçlarıma bastığım zaman babamın yanağına dudaklarımı bastırdım öptüğüm yerin yakınlarında çok küçük bir gamze gördüm çok küçük ve çok tatlıydı
-" hepinizin canını okuyacağım ben meral demir hepinizin ölümüne sebep olmadan sizin öldüğünüzden emin olmadan güngörün yanına sizi gömden önce ölmeyeceğim
Annem bize karşı duyduğu nefret ve tehdit dolu kelimelerin babam ve beni sımsıkı sarılırken ayırmış babam bizden iki adım öne çıkıp annemin tehditlerine öfke ve sinirle karşılık verdi
-" sakın sakın oğlumun ismini bir daha ağzından bile duymayacağım eğer duyarsam sen zaten kendin mahkemede süründüreceksin daha fazla orda yatmak için elimden ne geliyorsa hepsini yaparım bu saatten sonra buzul ve güngör benim oğlum ve kızımdır sakın isimlerini anma
-" güngör senin oğlun mu güldürme beni güngör senin oğlun değil duydun beni güngör senin değil ve babasını kim olduğunu o küçük şeytan öğrenemeyecek aman ne dram ne acı yazık size
-" götürün şu kadını
Annem iki görevlinin arasında bizim olduğumuz yere saatli bir bomba koyup gitmişti annem ne sanıyor du kendini parası olduğu için herkesi elinde oynattığı gibi bizde oynatabileceğini mi güngörün öldüğüne üzülüyorum kendimi onun yanına o toprağa gömsünler istiyorum ama annemin kalpsiz bir kadın olduğunu gördüğüm zaman bana nasıl davrandığını bir anne nasıl olunmaz maddeler halinde tek tek yazdırırdı biliyorum çünkü ben bir anne nasıl olunmaz kendi annemden öğrendim güngör yaşasaydı bana yaptıklarını ona da yapardı eminim ben annemden herşey beklerim
-" kızım
Omzuma dokunan eli farketmemiştim kızım dediği zaman duyduğum sesle annemin arkasından daldığım düşüncelerden babamın sesi son noktayı koymuştu iyi de yapmıştı
-" hadi kızım gidelim yeterince bu mahkemede zaman geçirdik şimdi kardeşinin mezarına gitme vakti
- baba annem doğru mu söylüyor
-" hayır tabiki kızım inanama sakın annen ne dediğini bilmeyen bir kadın mahkemeyi kazandığımız için zaferimize zehirli dilini uzattı bizim mutluluğumuzu zehirlemeye kalktı sen buna izin verme kızım senin küçük yaşta gülüşünü solduran senin canını yakan gözlerinde yaş getiren annenin söylediklerine kulak asma güzel kızım olur mu
-" olur babacım
Annem uzun zamandır hakkettiği yere şimdiye kadar gitmiştir bile biz daha mahkemenin çıkış kapısına giderken buğra en önde ilerliyordu ki arkasını döndü ellerini iki yana açarak buğranın ne yapmaya çalıştığına anlam bulamadık
-" Buzul kapıda magazinciler var
-" benim annem ünlü biri ya şimdiye kadar gelmeleri gerekiyordu ki biz girdiğimiz zaman gelmişlerdi
-" magazincilere yakalandık çok güzel
-" onlarda işini yapıyorlar buğra ve annem şuan gündem sayfalarına yaptıklarınla düşmüş bir kadın sen magazinci biri olsan röportaj yapmak istemez misin
-" elbette yaparım kaçırmam bile o zaman sende yapacaksin
-" evet o zaman burda beklemeyelim gidelim artık
-" Buzul o zaman ben gidiyorum işinizi bitirdikten sonra gelirsiniz
-" olur betül teyzem yanımda olduğun için teşekkür ederim
-" her zaman kızım bugün yanında ben olmuşum yarın sen unutma bunu
-" herzaman yanınızdayım betül teyze
Betül teyzem eve gitmek istediğini söyleyince ilk magazincilere yakalanan kendisi oldu bizim yanımızda magazincilerin gözlerine takılan betül teyzeme bile kapıdan çıktığı zaman soru sormuşlar ama Betül teyze aralarından hemen kaçmayı başarmış ve orada bulunan insanların sorularında da kaçarak gitmişti
Buğra sağ tarafım da yürüyeceğimiz sıra da koluma girmiş babamda elimden tuttup beraber kapının önüne adım atmıştık
Babam ve buğranın ortasında dururken bir adım öne çıktım sesimin yüksek tonda vurgulamak istiyordum ki herkes bu röportajı yapmak istiyordu kapının önündeki kalabalık bu sebeple belliydi ama burası bir mahkeme yeri olduğu için şuan durduğumuz yer çok yanlıştı ve bu kalabalığı karşıdaki kafeye davet edecektim o kafe şuan durduğumuz yerden daha iyi gözüküyordu gözlerime
Derin bir nefes alıp aklıma gelen fikri karşımdaki kalabalığa duyurdum
-" herkese merhaba sizi burda beklettiğim için üzgünüm hepiniz bu zaman içinde neler yaşadığımıza şahit oldunuz ve takip ettiniz sorularını hepinizin cevaplamak istiyorum ama burada değil bulunduğumuz yeri sizde uygun olmadığını benim gibi aranızda düşünenler varsa sizi karşıda gördüğünüz kafeye davet ediyorum gelen arkadaşların benim için zor olsa bile sorularını cevaplayacağım dan emin olun
-" babam ve ben konuşurken işaret ettiğim kafeye ilerlemeye başladık ilk önce insanların arasından biz geçerken arkamızdan ise magazinci arkadaşlar geliyordu
İşaret ettiğim lafının önüne geldiğimizde hiç vakit kaybetmeden kafenin açık bırakılan kapısından kalabalık bir grup olarak geçtik renkli geniş koltukların olduğu bir yer bulunca diğerlerine de roportaj vereceğim yeri gösterdim hemde bunu sesli söylediğim zaman herkes yönünü kafenin merdivenlerine çevirdi
Kafenin içine inşa edilen merdivenlerden çıkarken merdivenlerin yanına yerleştirilmiş koltuklara geçtim
-" beni takip et kızım
Babam oturduğum koltuğu beğenmeyince babamı gittiği yönü takip ettim
Babamın bulduğu yer daha geniş ve herkesin oturacağı bir yerdi orayı niye oturmadığımızı düşünürken herkes yerine yerleşmiş ve hazırlıklarını tamamlıyordu
Ortamındaki masaya esmer küçük boylarda bir kız elinde tuttuğu mikrofon koydu önümde bulunan mikrofonlar yan yana sıra şeklinde herkes kendi çalıştığın yerin mikrofonu koydu ses kayıt cihazları ve kameralar herşey hazır görünüyor du ama yine onlara soru sordum
-" eğer herkes hazırsa başlayabiliriz
-" biz ve diğer arkadaşlarım hazır olduğuna göre ilk soruyu ben sormak istiyorum buzul hanım
-" elbette sorabilirsiniz
-" şirketin başına kim geçecek buzul hanım
-" şirketin başına ben geçmeyeceğim çünkü ben bu meslekte ilk adımlarımı atıyorum ve şirketin başına şuan geçmek istemiyorum
-" peki aklınız da bir isim var mı
-" evet var
-" peki aklınızdaki ismi öğrenebilirmiyiz buzul hanım
-" tabiki şirketin başına Babam geçecek
Bir başka kanaldan soru babama geldi ne soracaklarını merak etmiyorum çünkü tahmin etmek çok basitti
-" bu doğru mu kerem bey
-" evet kızım doğru söylüyor
-" peki şirkette değişiklik yapacakmısınız yoksa böyle devam mı edecek
-" şirkete değişiklik yapmayı düşünmüyorum ama zaman geçtikten sonra elbette yapacağım
-" Buzul hanım mahkeme salonunda bize olanları anlatırmısınız
-" hakim mahkemede bizi haklı bulduğu için ceza alan tarafta annem oldu ve mahkemenin anneme verdiği ceza tam 2 buçuk sene annem 2 buçuk sene aramızda olamayacak
-" hakimin verdiği karardan mutlumusunuz
-" annem hakkettiği cezayı aldığı için mutluyum
Soruları cevaplarken boğulduğumu hissediyorum sık sık sorulan sorulara cevap vermekten stres bedenimi sarmıştı önüme konulan çaydan iki üç yudum aldığım zaman benimle birlikte bir kaç daha çay bardağından yudum aldı gözlerimle buğraya baktığım zaman gözlerini bana doğru devirmiş sıkıldığını belli ediyordu kameraların arkasında duran buğra bana destek olmaya çalışıyordu
-" sosyal medyayı birçok kişi kullanırken siz saha niye yeni açtınız
-" ben sosyal medya kullanmayı yada bir yerde bir fotoğraf paylaşmayı sevmiyorum o yüzden sosyal medya kullanmıyorum sosyal medya hesabımı açan kişi en yakın dostum
-" buğra bey ile olan arkadaşlığınızı çoğu kişi aşka yoruyor bu doğru mu
-" elbette öyle bir şey
-" çoğu insanlar bir kişiyi sorduğumuz zaman arkadaşım diye söylüyordu ama iki gün sonra el elle fotoğraflarını çekiyoruz sizinde öyle olacağını düşünüyorum
-" hayır öyle bir şey olmayacak öyle bir fotoğraf görürseniz o haber yalan bir haberdir
-" meral demirin tek bir kızı vardı ama sonradan hamille olduğunu ve kardeşiniz olacağını duyduk sizin ilk tepkiniz ne oldu
-" evet öyle anemin tek çocuğu olsam da aslında ben annemin hiç tek çocuğu olmadım siz öyle bildiniz meral demirin bir kızı vardı ama saçını hiç sevmemişti
siz bunu yaşasaydınız kardeşinizin olacağını duysaydınız ilk ne düşünür ne tepki verirdiniz bu sorunun cevabını size bırakıyorum
-" bir başka soru olarak annenizin sizi neden şiddet uyguladığını düşündünüz mü
-" çok düşündüm ve sonunda buldum babama benzediğimden
-" babanızla annenizin arasındaki ilişki nasıldı
-" bilmiyorum
-" anneniz bir gün herşey için pişmanım diye size gelse affedermisiniz
-" hayır
-" anneniz ceza evinde yatarken ziyaretine gidecekmisiniz
-" orayı gitmem sizce doğru bir şey mi hayır gitmeyeceğim elbette
-" annenizle artık ayrı evlerde mi yaşayacaksınız
-" evet annemin de bu kararından mutlu olacağından eminim
-" kardeşinizin mezarına hiç gittiniz mi
-" sizden sonra ziyaret etmeye gideceğim
-" artık annenizin yerine magazin sayfalarında sizi mi göreceğiz buzul hanım
-" arkadaşlarınız benimle ilgili bir haber yaparsa elbette görebilirsiniz
-" anneniz hapishaneye girmeden önce magazin sayfalarında sizi az görmemizin nedeni nedir
-" annem popüler magazin sayfalarında her zaman yerini alan bir kadın diye ben öyle olmak zorunda değilim magazin ve popüler olmak hayatımda olan bir şey değil
-" arkadaşlar arkadaşlar hepiniz buraya bakabilirmisin rica etsem buzul bugün dünyaya gelmedi hep vardı ve hep bizimle olan bir dostum du siz bunu biraz geç farkettiniz o kadar şimdi lütfen sorularınızı başka günlere saklayalım bu günlük roportaj yeterli bence de sizin fikriniz nedir
-" ama buğra bey bizim daha sorulacak sorularımız vardı
-" başka bir gün sorabilirsin
Buğranın magazin ekibine söylediği şeylerde kesinlikle haklıydı sorular tam bitti derken başka biri soru sormuş öyle de devam etmişti buğrayı desteklediğimi düşünmeleri için bugranin söylediklerine bir kaç kelime daha ekledim
-" evet arkadaşlar her zaman burdayım istediğin zaman soru sorabilirsiniz cevaplarım sorularınızı burda yarım bırakalım kardeşimin mezarını ziyaret etmek istiyorum
-" sorularımızı cevapladığınız için teşekkürler buzul hanım güzel bir röportaj oldu bizim için başınız sağolsun içecekler için teşekürler
-" rica ederim benim içinde güzel roportaj olduğunu düşünebilirsiniz
Güzel röportaj yapmaları için masaya konulan herşeyi kaldırıp yanlarında taşıdıkları çantalara koydular bir kaç dakika içinde toplanan ekipler yanımızdan gülümseyerek ayrılmışlardı
-" oh be sıkılmıştım artık gittiler sonun da
-" buğra
-" ne buğra haklıyım değil miyim kerem abi söylesene şu kıza
-" buğra oğlum bende beklerken sıkıldım doğru ama onlarda işlerini yapıyorlar
-" ilk önce beni haklı bulduğun için o kısmı dinlemedim kerem abim kusura bakma diğer söylediklerinle ilgilenmiyorum
-" baba gidelim mi artık
-" gidelim güzel kızım kalk bakalım düşük çeneli sende
-" ama olmadı bu kerem abi
-" mis gibi oldu evlat
Kefede kasa yazan yerin yanına gelerek bizimle aynı yaşlarda olan genç önünde bulunan bilgisayardan babamdan öğrendiği masa numarasını yazarak hesabı böylelikle ödeme yaptık
-" araba mahkemenin yakınlarında kaldı oraya kadar yürüyeceğiz
-" ilk önce eve sonra da kardeşimin yanına gidelim baba
-" öyle yapacağız kızım
-" yemek yedikten sonra çıksak olur mu
-" benim de kanım acıktı buzul ya
-" bende sanırım açım gençler
-" iyi o zaman sultan teyzenin mis kokularından oluşan bir yemek çok güzel
Arabanın yanına yürüyerek ve yavaş adımlarla sakin sakin geldik babam ilk önce arabanın anahtarı ile kapıları açtı babam sofro koltuğuna ben babamın yanına buğra da arka koltuklara yerleştik buğra koltuğa oturduğu zaman hemen telefonu açmış telefonu ile ilgilenmeye başlamıştı arabanın arka koltuklara yansıyan ayna sayesinde buğrayı görme fırsatım vardı buğraya baktığım zaman ona ne kadar iyi bir dost olduğunu görüyorum ve buğra nasıl bir dost olduğunu da bana hissetiriyor olmaci çok güzel bir arkadaşlıktı buğra sadece dost değil eğlenceli mükemmel bir arkadaştı böyle bir arkadaşa kim sahip olmak olmak isterdi ..
Koluma dokunulmasa ile buğraya daldığım yerden çıktım babamı yan profilden bakarken kaşlarının çatık olduğunu gördüm
-" müzik açıyorum itiraz eden var mı
-" hayır baba istediğini aç
-" size sormadım küçük hanım
-" fikrimizi sordun ama
-" senin fikrini sormadım buzul
-" açma kerem abi boşver iyi böyle
- tamam evlat nasıl istersen öyle olsun
Babamın nasıl bu kadar çabuk değiştiğine anlam bulamadım ne olmuştu ki şimdi ben ne yapmıştım beş dk önceki babam benimle konuşurken nazik kibar ve saygılı bir adam di şimdi gördüğüm adam ki babam bana böyle bir tavır asla yapmazdı babamın bana karşı davranışına
Evin yakınlarına geldiğimiz için babam bulduğu boş park yerine arabayı park etti arabayı durduran babam ve buğrayi beklemeden apartmanın merdivenlerini hızlı ve sinirli bir şekilde çıktım apartmanda bastığım yerlerden ses gelse bile hiç umrumda değildi babamın yaptığı ufak veya takilmayacak bir şey gibi gözükse bile ben takılmıştım
Kapının kenarında duran zile bir kere bastım apartmana buğra ve babam giriş yapmış ve ayak sesleri gelmeye başlamıştı açmayan kapının zile bir kere bastım ikinci zile basılı tuttuğum zaman zil uzun uzun çaldı ve kapı açıldı
-" aman aman kimler gelmiş böyle
-" ben geldim sultan teyzem
-" hoşgeldin şerbetli kadayıfım
-" hoşbuldum sultan hanım yemek yaptın mı ben biraz açım
-" yaptım güzel kızım da buğra ve kerem yok mu
Ayakkabılarımı çıkardığım zaman açık kalan kapıyı kapatacağım sıra da buğra elini uzatarak kapıyı kapatama izin vermedi
-" -" biz geldim sultanlar sultanı
-" hoşgeldiniz
Buğra ve sultan teyzemi konuşmak bırakırken ben banyoya ellerimi yıkamaya gittim banyo kapısı açtığım zaman buğra da hemen arkamdan geldi
-" ne oldu öyle arbada gelirken anlamadım ben
-" bilmiyorum sana bakıyordum babam bir anda bana karşı tavrını değiştirdi hiç bir şeyde yapmadım ki
-" kızımı kıskanıyorum küçük hanım kızımı
-" ama baba beni buğra dan mı kıskanıyorsun yapma ya
-" ne var kızım o bir erkek değil mi kıskanırım
-" kerem abi ya oldu mu şimdi bu
-" oldu evladım oldu seni tanımıyorum kızımın peşinde dolaşıyorsun her gün niye senin kızından başka kimsen yok mu
-" bizim ikimizden başka hiç kimsemiz yok baba
-" sizi eşek sıpaları ikinizi de arkadaşlığını gördüm ben melek gibi kızım var her şeye inanıyor
-" şaka mıydı bu
-" eh yani olabilir de olmaya bilir de
Babamın söylediklerini anlamadığım için buğra ve babamı yanlız bıraktım mutfakta iki teyzelerim koyu bir sohpetle konuştuğu kulaklarıma gelen kahka sesleri ile konuştukları konular ikisinin de sevdiği bir konuydu mutfağa geldiğim zaman bir sandalye çekip oturdum geldiği farketmemiş ikisi de mutfak tezgahın başında yemek yapıyor hemde gülerek sohpet ediyorlardı
Kapı zilinin sesini duyduğum zaman gelen kişi her kimse bekletmek istemeden kapıyı açmak için ayaklanmıştım ki buğra mutfaktan içeri girdi
-" kalma kerem abi kapıyı açtı
-" tamam
-" sultan teyzeeee yemek istiyorum benn
-" al tabakları aslan parçası kurmaya başla bakalım masayı kızım sende oturma orda sende bardak ve kaşık al bakalım
-" kaşıklar nerde
-" kaşıklar önündeki ilk çekmece bardaklar en üst rafta bak
-" gördüm
Betül teyzemin söylediği çekmeyi açtım kaşıklar çatallar hepsi ayrı bölgelere yerleştirilmiş kaşıkların olduğu yerden beş tane kaşık alarak masaya porselen tabakları yanına koydum açtığım mutfak çekmecesini tekrar geri kapattım üst raftan bardakları alarak bardakları da kaşıkların yanına dizdim buğra ve ben ikimizin ellerine verilen yemek dolusu tabakları masaya koyduk herkesin yardımı ile.kurulan masadan bir tane sandalye çekerek yerine oturduğu buğra ve ben yan yana benim karşımda sultan teyzem buğranın karşısında ise annesi vardı masa da tek eksik kişi babam dı babam kapıyı kapatma sesini işittikten sonra mutfağa gelmemişti oturduğum sandalyeden babama masanın hazır olduğu haber vermek için kalktım
-" baba masa hazır hadi gel
-" geliyorum Birtanem
-" tamam baba bekliyoruz seni
Masa ya geri geri dönerek bir kaşık bile almadığım tabağına geri döndüm masa da herkes çorbalarından içiyor tabakta ki çorbayı bitirmeye çalışıyordu masaya bıraktığım kaşığı elime aldım önündeki ağzı çorba dolu tabaktan bir yudum aldığım da ne kadar çok acıktığımı midemin daha fazla istediğini anlamıştım
-" baba kapı niye çalmış gelen kim di
-" yanlış sipariş vermiş bizim üst kat
-" olur öyle ya alışacagız artık
-" memnun gibi gözükmüyorsun oğlum
Betül teyzem böyle söylemesinde haklıydı buğra apartmanda yaşadığı için pişman gibi konuşmuştu
-" yok be anne ne pişman olacağım hiç pişman olmam bak burda apartmanda yapacağız belki buradaki insanlarla arkadaş dost oluruz çevremizde bizi merak ettiği için yada haber yapmak için sorular sormak yerine bizi gerçekten merak edipte bizim hakkımızda bir şeyler öğrenmek isteyen insanlar olucak çevremiz de anne
-" yufka yürekli oğlum benim
-" kalbi tertemiz çocuğum benim
Betul teyzemin endişe ve gergin yüzü buğranın söylediklerini duyduktan sonra mutlu olmuş mutluluğunu sözlerine yansımıştı bu sözlerden sonra sultan teyzemden de bir itilaf gelmiş babam ise sadece söylediklerine hak verir gibi başını sağlamıştı
Yemekler hersey sofradan bir bir toplandı konulan tabaklar bulaşık makinesine yerleştirdi ekmek kırıntısı olan masa güzel bir bezle silindiğini sonra herkes odalarına çekilmişti hasret vardı kalplerde bir çocuğun hasreti bir ablanın canı kardeşi için nasıl kavrulduğunun adresi buzulun yüreğinde yanıyordu bu hasret bugün bitmeyecektir sadece kardeşini hiç göremeyeceği üzerine çıkartılan bir kağıt yüzünden hiç göremedi ama şimdi hergün gidecek bir daha onun kokusunu duymasa bile mezarını başında ağlayacak içini dökecek hasretin son bulması bir daha ona kavuşması imkansızdı
Evden çıkacağımıza yakın sultan teyze saçlarımı örtmek için bir şal verdi şal gri renkte uçlarında küçük küçük daireler vardı bu güzel salı bana hediye etmişti sultan teyzemde siyah renk kumaşın uçlarına beyaz renkle süslenmiş siyah ve beyaz yine bir yerde buluşmasına izin vermişlerdi betül teyzemin şalı mavi renkte düz bir şaldı
Mezar taşının üzerine oturdum güngör demir yazılan isme sımsıkı sarıldım doğduğu gün ile bizden ayrıldığı gün birbirine çok yakındı bize kısa gelen bir misafir gibiydi geldi ve gitme zamanı geldiği zaman gitmişti babamı kaybetmiştim yanımda annem vardı şimdi annemi kaybettim babam var yanım da annem hakkettiği yere giderken yine beni üzmüştü yine birilerinden koparılmış yüreği yarim bırakılmış biriydim ben zorunda mıydım yarım bırakılmaya terk edilmeye hak etmiyorum kim hak eder yarım bırakılmayı meral demirin iki evladı vardı ama birini toprağa gömmüş hiçte pişman olmuş değildi üzülmüyor du da bana kardeşin var mı dediklerinde sen diyeceğim güngör evet benim bir kardeşim var ama öldü nasol diyeceğim neden beni bıraktın güngor neden savaşmaya devam etmedin onlar gibi sen niye beni terk ettin benim gibi bir ablan olsun istemedin mi o yüzden mi gittin benden abla olmayı hak etmiyormuyum senin gözünde hastanede seni o kadından kurtarmadım diye mi kızgın sen kızma bana kardeşim kızma almaya çalıştım semi ama olmadı o hastanede biz seninle kavuştuk sana sarıldım ama o gün son gündü kardeşim o gün seninle birlikte geçireceğimiz son gündü o ne yapacaktım o gün ben seninle yapacaklarını senin ne yiyeceğini nasıl oyunlar öğreneceği ilk abla demeni nasıl öğrenecektim kardeşim ben bir ömrü nasıl sığdırırım bir güne o gün gün bile değil di kardeşim benim bizim seninle birlikte geçireceğimiz dakikalar vardı kardeşim dakikalarımız ve o dakikalar saniyerele dönüştü ve beni senden aldılar bizi birbirimizden kopardılar bir abla ve kardeşi ayrıldılar
Endişe etmiyorum artık annem seni dövecek mi sana kötü davranacak mı diye çünkü artık yoksun kardeşim sen yoksun olsan da annemin tüm yaralarına ben katlansam seni dönmemesi için anneme elimden ne geliyorsa ayalardim seni korur kollardım annemden o beni dövsün ama sana dokunmasın sonra sen gelir o annemin açtığı yaraları kapattırdın krem bile sürmedim o yaralara senin ellerin değerse bilirim ki kalamaz hemen kapanırdı o yaralar kardeşim keşke yanımda olsan hayatım boyunca hep bunu diyeceğim kardeşim keşke yanım da olsan keşke
Geldiğim zaman sımsıkı tuttup sarıldığım mezar taşından ayrıldım yanıma konulan papatyaları gördüm bu papatyaları kardeşimin mezarına gelirken almıştık kardeşimin toprağına aldığımız papatyaları ekecektik ama benden başka hiç kimse yoktu çevreye Sağıma soluma baktığım zaman babam teyzem ablam dostum yoktu beni burda bırakıp gitmişlermiydi
-" hadi ekelim çiçekleri buzul
-" buğra
-" şşşşhhhhtttt tamam
-" buğra nerdesiniz siz Sağıma soluma baktım hiç kimse yok babam nerde annem nerde sultan abla nerde sen nereye gittin
-" diğerleri araba da bizi bekliyorlar baban seni öyle sarılırken görünce üzüldü adam beş dk duramadı sana sarılmak istedi ama ben izin vermedim annem ve sultan abla ise seni kardeşine dua okuduktan sonra ynliz bıraktı bende çiçekleri arabadan getirdim su da aldım ama senin kardeşinle arana girmek yine bir şeyler için bozulsun istemedim senin kardeşinle konuşmanı bekledim
-" seni çok seviyorum
-" hadi canım sonra seversin çiçekleri toprağa ektikten sonra
Buğranın sözlerini duyduktan sonra ona sımsıkı sarıldım çiçekleri ekmek için buğradan ayrıldım
İlk önce toprağın üstünde ki otları küçük taşları topladık toprağı ellerimizle toprağın zemini düz hale getirdik toprakta dört tane küçük çukur açtık ve açtığımız çukurlar papatyayı yerleştirdik açtığımız toprağa papatyaları koyduktan sonra dalların cevresi toprakla kapattık çiçekleri kardeşimin mezarına ektikten sonra çiçeklerin can suyunu da verdik
-" eğer bir mezarın üzerin de çiçek yoksa onun yerine boyları uzun otlar ve bakımsız bir mezarsa ya o mezarda yatan kişinin kimsesi yoktur yada onu hiç kimse hatırlamayacak kadar yanlızdır doğru bir cümle mi buğra sence öyle mi
-" yorum yapmak zor buzul
-" anladım
-" peki ölümün kokusu olur mu
-" olur buzul ölümün kokusu olur
-" nasıl bir koku anlamıyorum
-" kardeşinin mezardaki papatyalara bakabilirsin
-" papatyalar mı
-" Buzul papatyaları kopardığın zaman etrafta bir koku yayılır biz o papatyaları sevdiğimiz birne götürmek için kopartırız ama biz kopardığımız zaman onlar solar ve ölür işte ölümün kokusu bu
-" en sevdiğim çiçek bu günden sonra papatya çünkü kardeşimde benden koparıldı benim kardeşimin mezarında açan bir papatyayı öldürmelerine izin vermeyeceğim
-" gidelim mi eğer kardeşine veda ettiysen
-" kardeşime veda etmeyeceğim vedalar hüzün ve gözyaşından başka bir şey getirmiyor
-" gidelim o halde arabada bekliyorlar bizi kaç saat oldu
-" gidelim görüşürüz kardeşim
-" görüşürüz güngör
Yeni bölümde bizde görüşmek üzere yorum ve beğeni alalım :))