İçeriğe geç

~Buzul~

Bölüm 19 · 10 dk okuma

~Buzul~

Bölüm 19

19.bolum

VEDA

UZAKTAN VEDALARI SEVMİYORUM .

BÖLÜM İLE İLGİLİ YORUMLARINIZI KİTABIMA DESTEK İÇİN LÜFTEN UNUTMAYIN .....

KEYİFLİ OKUMALAR .....

- Meral yolumuzu kesmekta ne oluyor

- Betül sen karışma yolunuzu buzula bir şey vernek için kestim yoksa umrumda değilsiniz bu kızın yanında duran herkes benim düşmanım

- O kızın meral ne düşmanı sen kızının yanında değilsin diye bizde kızının yannda durmayalım mı ne yapsın bu kız sokaklara mı düşsün

- güzel fikir yapabilir ama benim soyadımı taşıyorken yapamaz

- sen iğrenç bir annesin oğlun oldu acın büyük canından bir evladı toprağa verdin ama sen üzülmek yerine kızını evden kovuyorsun sen kalpsiz bir annesin senin gözün zenginlikten kör olmuş yazıklar olsun sana

Annem ve Betül teyze birbirleri ile kavga ederken annemin gözleri beni buldu .Betül teyzemin söylediklerinden sonra bir tek kelime etmedi gözlerimiz önünde elindeki kağıtları bana karşı salladı

- Bana kardeşimi benden alma diye yalvardın ya buzul hanım şimdi onun yanına bile yaklaşamayacaksın bu elimdeki kağıtlar uzaklaştırma kararı eğer sen kardeşini mezarına gidersen biri seni ihbar etmesi sonucu hapishaneye bile gidebilirsin

Annemin benim yüzüme savurduğu kağıtların arkasından gitti kağıtların yere düşmeşiyle etrafa saçıldı iki üç kağıdı yerden aldım kulaklarıma gelen bir tokat sesi annem ve Betül teyzeden kulaklarıma ulaştı Buğra betül teyzemin anneme attığı tokatı sevinçle karşıladı kendi çevresinde dans ederken mırıldanıyordu

Annem bu tokadı karşılığını gür sesi ile verdi

Sen bana nasıl tokat atarsın

Bu bir tokatla durduramasın sen ne yaptğının farkında değilsin sen buzulu hapishaneye gönderiyorsun ya senin oraya gitmen gerekiyor ama ilk önce hastaneye gitmen gerekiyor nasıl bir hastaneye gitmen gerektiğini düşün bulamassan ki sende akıl olsaydı bu kadar şey yapmazdın

Betül teyzem söyleyeceklerini bittirdikten sonra annem betül teyzeye bir adım daha yaklaştı aralarında hiç mesafe yoktu karşı karşıya gelmişler birbirlerine göz dağı veriyorlardı betül teyze annemden korkmuyordu birbirleri arasıda oluşan gergin sessizliği annemin sesli soluk aldığı nefesi bozdu söyleyeceği şey her ne ise bizim için çok kötü şeyler olacaktı

- yeni aldığın evin çok değer verdiğin işin her şey benim olacak ve sen betül karadağ bana yalvaracaksın herşeyini benden geri almaya çalışacaksın sana vermek yerine evini her şeyini başka birine satacağım

-senden artık her şey beklerim sana attığım bu tokat boşuna sen akıllanmaz bir kadınsın burada en çok canı yanan buzul senin gibi bir anneye sahip ahhh çok üzüldüm şimdi ben sana anne dedim değil mi sen bütün kadınların yüz kararıısın bir gün herkes yaptıklarının hesabını verir ama sen meral yaptıklarının hesabını vereceğin günü bekliyor olacağim güngör öldüğü içi mutluyum çünkü senin nasıl bir anne olacağını bilmiyor sen bu kıza yaptıklarını oğluna da yapardın artık şunu sakın unutma buzul benim kızım onun üzerinde hiç hakkın yok bu saatten sonra ama senin bu kız için bir hakkın da yoktu değil mi

-siz bütün kardağ ailesi çok mu konuşuyorsunuz böyle götürün polis bey çeksin cezasını

-ne götürmesi kerem bırakın beni bırakın beni götüremesiniz benim kim olduğunu farkındamısınız

Polisler annemin iki koluna girip götürürken annemin film sahnelerinde olduğu gibi konuşmaya başlaması herkesi güldürdü annemin gitmesine hiç kimse engel olmadı polisler ve annem otoparkın içine girdikten sonra kayboldu

-burada hiçbir şey anlatmıyorum herkes arabalara binsin eve gidelim

- hangi eve kerem abi

-meralin evine ama artık şimdilik bizim olan eve

-Kerem bizim eve gidelim buzulun eşyaları hepsi bizde banyo yapsın kız uyandığı zaman yaşadığı şeyler yüzünden dinlenemedi bile

- tamam o zaman gidelim o halde bu küçük cadı dinlensin bakalım

Herkes kendi aralarında konuşurken ben sessizce konuşmaları dinledim ben ve buğra betül teyzemin arabasında gidecetik arkamızdan kerem abide gelecekti betül teyzemin evinde herkes toplanacaktı

- herkes arabalara binebilir mi artık sıkıldım ben gitmek istiyorummm.

Buğranın bu sıkıntı dolu bekleyişine kerem abim ve betül teyzem gözlerini devirdi buğranı bu hallerine kerem abi de artık alışmıştı buğranın sordupu bu soruya kerem abiden bir cevap gelmişti .

-tamam oğlum gidiyoruz buzulsen benim arabama binebilir misin

Konuşulanların arasında benim ismim geçtiği zaman beynim içinde ilmek ilmek dolanan düşünceler kesilmişti

-efendim kerem abi

-benimle birlikte gelebilir misin biraz konuşuruz

-olur gelirim

Keram abinin arabasının yanına gittim.arabanın kapağını açtığım zaman ön koltuğu yerleştim kerem abin arabaya binmesini beklemeye başladım kerem abi arabaya bindiği zaman betül teyzeye gidecektik ve ben bana ayrılan odada ilk önce buz gibi soğuk suyun altına girdikten sonra uyuyacaktım ve yarın benim için herşey baştan başlayacakti yarın benim günüm olacaktı güneş benim için doğacaktı yarın buzul demirin değil buzulun gün

Kerem abinin şoför koltuğuna oturmasına arabayı çalıştırıp bize trafiğe karışan araçlardan biri olduk arkamızdan bizi buğra ve annesi takip ediyordu

Kerem abiyle yolculuğumuz sakin ve sessiz gidiyordu bu sessizliği bozmak için arabanın radyosunda bir şarkı bulmaya başlamıştım bir şarkının sözlerine denk geldim bıraktım bu çalan şarkının sözlerinde ben vardım

Emeklerken vazgeçtim büyümekten, ayağa kalkmaktan

Ne de olsa düşecektim, ne de olsa kanayan dizlerimi annemden başkası ömpmeyecekti

Büyüsem düşecektim

"Düşe kalka öğreneceksin." diyecekti babam

Hem büyürsem sana aşık olacaktım

Benim kimsem kalmamıştı annem hapishaneye gitti babam toprakların arasına karışıp öldü bir kardeşim vardı ama ben onunla geçireceğim zaman kısıtlıydı ve o zamanım bittiği zaman benden gitmişti

Gözlerimden yaşlar süzülürken çalan şarkı şarkıyı söyleyen sanatçı başka paragrafa geçti

En çıkmazda yolum olsan

Ay karanlık günüm olsan

Inanamam ki ben sana

Gam cekecek düşüm olsan

En çıkmazda yolum olsan

Ay karanlık günüm olsan

Inanamam ki ben sana

Gam cekecek düşüm olsan

Bekle, bir gece olsun

Hıçkırıkla yurek dolsun

Sevdadır bu yara gibi

Dokunma tenimde solsun

Bekle, bir gece olsun

Hıçkırıkla yurek dolsun

Sevdadır bu yara gibi

Dokunma tenimde solsun

Çalan şarkının son satırlarına gelmiştik şarkıyı ben açtığım zaman ilk başlarını kaçırdığımız için şarkı çabuk bitmişti ama şarkının yüreğime izlediği sızı kalmıştı ortada o sızı gitmiyordu benim bir yanım hep böyle sızlayacaktı

Gözlerimden akan yaşları silerken Kerem abinin bana baktığını farkettim ben ina baktığım zaman gözlerini benden kaçırmıştı Kerem abide çalan şarkıdan etkilemişti kötü görüyordu

-" Buzul ben yarın gidiyorum

-" nereye gidiyorsun

-" yarın annen mahkeme çıkacak ve suçlu biri olduğu için yargılanacak mahkemeden sonra bende yurtdışına gideceğim buraya gelmem çok büyük bir yanlıştı

-" bana neden söyledin ki sen kendin bir karar vermişsin ve bunu yarın yapacaksın benimle ne ilgisi var

-" benimle gel demek çok istediğim şey olur ama buğra ve arkadaşlığınızi bırakıp benimle gelmesin sana gel demiyorum ama sana verdiğim hediyeyi kabul edermisin

-" hediyemi alabilirimiyim

-" arka koltuktan alabilirsin

Arka koltuğa göz attığım zaman gözlerimin önünde koskocaman bir buket dolu güllü gördüm .

Gördüğüm güllerin güzelliği ile mutlu oldum gülleri yakından incelemek ve kokuyor mu diye bakmak için arka koltuktan gülleri aldım ellerimdeki bu gül buketi daha burnumu yaklaştırmadan daha çok güzel kokuyordu bu koku muhteşem bir kokuydu

-" tatlı gülümsemenden anlıyorum beğendiğini .

-" çok beğendim bu güller muhteşem kerem abi çok teşekkür ederim .

-" rica ederim gül buketin yanında bir kutu olacaktı .görmedin mi ?

-" hayır sadece bu gül buketini koymuşsun kerem abi

-" kızım torpido ya bak bakalım orada mı

-" tamam

Gül buketin kucağıma bırakıp torpidoyu açtım .

Torpido da bir telefon kutusu vardı kucağımdaki güller kadar bu telefon beni mutlu etmemişti bu telefonu almak için çok yüksek para ödemeniz gerektiği belli oluyordu bu telefonu almak için kaç para vermişti.

-" beğenmedin mi

-" beğendim ama ben bu telefonu kabul edemem kerem abi olmaz .

-" bende o telefon almayacağım kabul etmek zorundasın reddetmek yok küçük hanım

-" hayır olmaz

-" o telefonun içinde benim telefon numaram var istediğim zaman seni aramak istiyorum bu benim hakkım değil mi buzul yarın gideceğim senin burda ne yaptığını nerde kaldığını iyimisin kötü musun bunları bilmek istiyorum

-" Ahmet abi yanımda kal o zaman gitme

-" gitmemi istiyormusun

-" hayır gitme beraber kalırız diyorum beni merak etmene gerek kalmaz yanında olurum istediğin zaman görürsün hem sen bana babamdan kalan son bir hatırasın gitme lütfen

-" beni hayatında istiyormusun

-" evet istiyorum

-" güzel kızımdan bunu duydum ya gitmiyorum bende

- alooooo ne oluyor orda

Buğranın cami kırmak ister gibi vuruşları kerem abimle konuşmamızı yarıda kesti buğra ile camda göz göze geldikten sonra arabanın camını açarken buğranin kendi kendine konuşmalarına bende şahit olmuştum.

-: ne zaman şu arabadan inmeyi düşünüyorsunuz

-" iniyoruz işte buğra cami niye öyle vuruyorsun

-" seslendim duymadınız bende arabanın camına vurdum ama şu elimin ayarı yok işte

-" tamam hadi gidelim

-" ooooo bu gülleri kim aldı Güzelleşmiş

-" kerem abi almış birde telefon

-" hayırlı olsun buzul güzel haberler al işallah

-"amin buğracım

-" hadi gel yeni evimizi gezelim

-" gezelim

Bir apartman dairesinin yanında konuşurken merdivenlere tırmanmaya başladık beş katlı güzel bir apartman dairesinde bu günden sonra buğra ve betul teyzem kalacaktı yanlarında ban ayrılan bir odada geçici bir süre içinde bende kalacaktım.bu beş katlı apartman dairesinde kalacaktık buğra ve betül teyzemin yanından bir zamandan sonra ayrılacaktım ben ve kerem abi ile aynı evi paylaşacaktık buğra ve annesin bu güzel evde mutluluğunu bugradan dinlediğim günlere dönmek istiyorum ama o günlerin yakın olduğunu bilmek yüzümü güldürüyordu son bir basamağı daha tırmandik buğra bizden son basamakları heycanli bir çocuk gibi çıkınca kapı da betül teyzemin açmasını bekliyordu .

Apartman dairesinin merdivenleri daire şeklinde beyaz renkle boyanmış aynı renkle duvarlarla birlikteydi merdivenlerin demir korkuluklar duvarlar ve merdivenlerin yanında soluk rengindeydi

Apartmanın içi ve dış cepheleri aynı renk boyayla boyanmış güzel bir yaşam alanı kurulmuştu

Beyaz renginde açılan kapıdan betül teyzem üstünde eldiven ve mutfak önlüğü ile bizi karşıladı

-" çok beklettim sizi kusura bakmayın çocuklar hosgeldiniz geçin

-" evet efendim bugün betül hanımın evimdeyiz yemekler bu akşam betülcüğümden

-" buğra senin için yemek hazırladım çok begenecegjn bir şey oğlum

- Ne hazırladın kulağa söyle anne

-" zıkkımın kökü yavrucuğum ne çalıyorsun o kapıyı öyle

-" olur anne yerim annem yapmış annemin eli lezzetlidir benim

Kerem abim ve ben yan yana durmuş betül teyzem ve buğra nın tatlı kavgasını izliyorduk kerem abi bu kavgaya son vermek ister gibi derin bir nefes aldı ellerini sabırlı bir şekilde pantolonun içine koydu

-: buğra ve betül bu kavganın ne zaman biter

Kerem abinin bu sorusu cevaplayan betül teyzem di

-" kusura bakmayın buydun mutfak bu tarafta

Kerem abi ve buğra betul teyzemin gösterdiği yöne doğru giderken ben durduğum yerden adım atmadım

-" kızım sen niye duruyorsun orda

-" ben yemek yemek istemiyorum betul teyze bana banyoyu gösterirmisin

-" tabi kızım gel sonra ben sana bir şeyler hazırlarım yersin olur mu

-" olur betül teyze

-" gel benimle birlikte

Kapının sağ tarafında ilk mutfak vardı mutfağın tam karşısındaki kapıyı açtığımız zaman orda da benim odam vardı betul teyze kapının kulbunu aşağı indirdikten sonra bana bakışlarını döndü

-" burası senin odan bak tam karşıda da banyo olucak güzel kızım ilk önce banyo yap sonra yemek yedikten sonra uyursun

-" tamam betul teyze.

-" ben gidiyorum bir şey istersen çağır kızım

Betül teyzemin misafirperver halini gülümsemiştim odamın kapısını kapandıktan sonra hemen yatağın yanında duran valizlerimin fermuarlarını açtım valizin içindeki dağınık kıyafetlerimden banyo yaparken kullanacağım kıyafetlerimi aradım

Kıyafetlerimi bulmam tam 1 saati almıştı annem hepsini dağınık koymuştu sütyenimi bir valizimin içinde bulurken alt çamaşırlarımı bir diğer valizden bulmuştum ihtiyacım olan kıyafetleri bulduğum zaman hemen banyoya girmiştim kıyafetlerimi banyonun su gelmeyecek yerine koyduktan sonra suyun sıcaklığını ayarlayıp saçlarımla şampuanı bulunmuştu saçlarımın temizliğinden emin olana kadar yıkadım artık saçlarım uzun değildi bu yüzden banyo yapmam kolay olmuştu sıra yara dolu vücuduma gelince saçlarımdan daha çok zamanı vücuduma ayırdım kollarım bacaklarım boynum her yerime yumuşak banyo filesini gezdirdim

Tüm vücudumun temiz olduğuna emin olduktan sonra bedenime temiz havluyu sardım tenimdeki su damlacıklarını yavaş yavaş kendine çeken havlu tenimin kurulanmasında bana yardım ediyordu bir tane bile damlanın bedenimde aşağıya süzülmesine izin vermedim bedenimden son bir tür daha havluyu gezdirdikten sonra havluyu kirli kıyafetlerimin arasına attım ben banyo yaparken su gelmesini istemediğim kiyafetlerimin tek tek hepsini giydikten sonra banyoda ki işim bitmişti ıslah saçlarımı kurutmadan banyodan çıktım eskiden yattığım yatağın aynı boyutunda belkide aynısı olan yatağa yattım

Yattığım yatağa başımı koyduktan sonra bir düşüncenin aklıma gelmesine izin vermeden düşüncelerden gözlerimi kapatarak kaçtım yarın için öbür günler içinde hiç bir düşüncem yoktu yarın benim için mahkeme günü olacaktı ve en büyük gün

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.