Yağmurlu günün üzerinden birkaç hafta geçmişti.
Artık Ege ve Derin neredeyse her gün konuşuyordu.
Okulda yan yana geliyorlar, teneffüslerde sohbet ediyorlar, akşamları ise mesajlaşıyorlardı.
Başlangıçta sadece arkadaş gibiydiler.
Ama zaman geçtikçe aralarındaki şey değişmeye başlamıştı.
Bunu ikisi de hissediyordu.
Sadece henüz söylemeye cesaret edemiyorlardı.
---
Bir cuma günü öğretmen, yaklaşan okul şenliği için gönüllü öğrenciler aradığını söyledi.
Birçok kişi ilgilenmedi.
Fakat Derin hemen elini kaldırdı.
Ege de birkaç saniye sonra elini kaldırdı.
Ders bitince Derin gülerek yanına geldi.
"Sen de mi katılıyorsun?"
Ege omuz silkti.
"Galiba."
Derin şüpheyle baktı.
"Galiba mı?"
Ege gülmemek için kendini zor tuttu.
Aslında katılmasının sebebi şenliğin kendisi değildi.
Sebep Derin'di.
Ama bunu söylemedi.
---
Şenlik hazırlıkları başladığında birlikte daha fazla vakit geçirmeye başladılar.
Pankart hazırlıyorlar, süslemeler yapıyorlar ve etkinlik planlıyorlardı.
Bir gün okulun konferans salonunda çalışırken elektrikler kısa süreliğine kesildi.
Salon karanlığa gömüldü.
Bazı öğrenciler bağırdı.
Bazıları telefonlarının ışığını açtı.
Derin ise istemsizce irkildi.
Ege bunu fark etti.
"Karanlıktan mı korkuyorsun?"
Derin utangaç bir şekilde güldü.
"Biraz."
"Merak etme."
"Neden?"
"Çünkü buradayım."
Bu söz ağzından çıkınca Ege bir an sustu.
Derin de sustu.
İkisi de birbirine baktı.
Kısa ama unutulmayacak bir andı.
Neyse ki birkaç saniye sonra elektrikler geri geldi.
Ama o anın etkisi gitmedi.
---
Şenlik günü geldiğinde okul oldukça kalabalıktı.
Müzikler çalıyor, öğrenciler eğleniyor, herkes güzel vakit geçiriyordu.
Derin ve Ege de görevlerini tamamladıktan sonra biraz dolaşmaya başladılar.
Bir süre sonra okulun arka bahçesine geçtiler.
Orası daha sakindi.
Gürültü uzaktan geliyordu.
Derin gökyüzüne baktı.
"Hava ne kadar güzel."
Ege de başını kaldırdı.
Gerçekten güzeldi.
Ama o sırada gökyüzünden çok başka bir şeye bakıyordu.
Derin'e.
Güneş saçlarına vuruyordu.
Yüzünde her zamanki gibi huzurlu bir ifade vardı.
Ege o an kalbinin neden bu kadar hızlı attığını sonunda anladı.
Bu sadece hoşlanmak değildi.
Bu sadece arkadaşlık değildi.
Bu çok daha farklı bir şeydi.
Derin'e aşık oluyordu.
Bu düşünce onu hem mutlu etti hem de korkuttu.
Çünkü ilk kez birini bu kadar önemsiyordu.
---
Akşam eve döndüğünde yatağına uzandı.
Telefonu titredi.
Mesaj Derin'dendi.
"Bugün çok güzeldi."
Ege gülümsedi.
"Evet."
Birkaç saniye sonra yeni bir mesaj geldi.
"İyi ki arkadaş olmuşuz."
Ege ekrana baktı.
Bu cümle onu hem mutlu etmişti hem de biraz üzmüştü.
Çünkü artık sadece arkadaş olmak istemiyordu.
Ama bunu söyleyemezdi.
Henüz zamanı değildi.
Bu yüzden sadece şu cevabı yazdı:
"Ben de öyle düşünüyorum."
Mesaj gönderildi.
Fakat Ege o gece uzun süre uyuyamadı.
Çünkü kalbinde büyüyen duygular artık saklanamayacak kadar güçlü olmaya başlamıştı.
Ve farkında olmadan, hayatının en güzel ama en zor dönemine doğru ilk adımı atıyordu...
