İçeriğe geç

Zorla Aşk

Bölüm 7 · 4 dk okuma

Zorla Aşk

Bölüm 7

7. Bölüm

~~~~

Sadece yarım saat içinde lüks bir otelin önüne gelmiştik. Hızlıca arabanın kapısını açtım ve derin bir nefes aldım. Temiz hava ne kadar alırsam o kadar iyi.

Koltuktan indim ve arabadan iki-üç adım uzaklaştım. Ardımdan Jack'te arabadan indi ve önce kendi tarafındaki kapıyı, sonra da benim açık bıraktığım kapıyı kapatıp arabayı kilitledi. Elindeki araba anahtarını da cebine koyduktan sonra yanıma gelip bir kolunu belime sardı.

Yüzümü buruşturup uzaklaşmaya çalıştım ama izin vermedi. Belimi bırakmadan otelin kapısına kadar sürükledi, ardından otele girince beni bırakıp resepsiyona doğru gitti. Öylece ortada durup ellerimi önümde birleştirerek etrafı incelemeye başladım.

Kırmızı ve sarı rengin ağır bastığı, o filmlerindeki otellere benziyordu. Antika koltuklarda rahatça oturmuş takım elbiseli adamlar ve şık giyimli kadınlar. Ellerindeki ince bardaktaki sıvı da alkol olmalı. Büyük, altın renginde bir arabayla bavul taşıyan çalışanlar. Kocaman avizeler ve bir sürü bitkiler. Utanmasalar en ortaya da bir çeşme koyarlardı eminim.

Düşündüğüm şeyle kendi kendime hafifçe gülümsedim. Bakışlarımı etraftan çektim ve Jack'e yönelttim. Bir konuşma bu kadar uzun sürer miydi? Oflayarak yanına doğru yürüdüm. Ben tam yanına geldiğimde bana döndü ve kocaman bir gülümseme yerleştirdi yüzüne. Kolunu yeniden belime sardı ve beni yürütmeye başladı.

"Hadi gel, seni arkadaşlarımla tanıştırayım." Sanki çok istiyordum! Zaten başımda bir Jack vardı, bir de onun gibi başka insanlar istemiyordum. Kesin hepsi Jack ile aynı kafadandır. Bu düşünceler yüzünden somurttum. Kendi kendime, kendi moralimi bozmaya üstüme yoktu. Cümle biraz karışık oldu ama anlamışsınızdır işte.

Ben bunları düşünürken otelin bahçesine çıkmıştık. Açık hava olmasına rağmen alkol kokusu her yerde vardı. Elindeki tepside içki taşıyan garson yanımızdan geçerken hemen bir bardak aldım. Gülümseyerek elimdeki içkiye baktım, uzun süredir içmemiştim.

Bardağı tam kafama dikecekken Jack hızla elimden bardağı aldı ve kendi kafasına dikti. Kaşlarımı çatarak ona baktım. Az önce elimdeki içkiyi çalmıştı.

"Ne yapıyorsun, o benimdi!" Diye sitem ettim. Boş bardağı yanımızdaki masalardan birisine koydu ve ciddi bakışlarını bana döndürdü. Yüzündeki o büyük gülümsemeden eser kalmamıştı. Gözlerini kapattı ve derin bir iç çekti. Ben anlamaz bir şekilde ona bakarken gözlerini açtı ve konuşmaya başladı:

"Alkol kullanamazsın." Dedi bariton bir sesle. Kaşlarımı çattım ve ellerimle elini belimden çekip bir adım uzaklaştım.

"Neden? Senin benim üzerinde bir yetkin var mı?" Ellerim yumruk oldu. İçimde bir öfke ateşi yanmaya başladı. Neden bu kadar sinirlenmiştim şimdi?

"Neden senin söylediğin şeyleri yapmalıyım? Sen bu dünyanın kralı falan mısın?" Jack bu tepkimi beklemiyor olacak ki afalladı. İlk defa afalladığını gördüm. Ellerini kaldırdı beni durdurmak istercesine.

"Nora, sakin ol. Bir şey demedim, sadece alkol kullanman senin için zararlı. Seni düşündüğümden öyle söyledim." Alnının ortasında bir çukur oluştu. Başımı hafifçe iki yana salladım.

"Bunca yıl içmişim zararlı olmamış, şimdi mi zararlı olacak." Sıkıntılı bir nefes verdi. "Bak Nora, bu gece alkol içmezsen eve gidince sana önemli bir şey anlatacağım." Anlaşma yapmaya çalışıyordu. Gözlerimi kısarak ona baktım. "Tamam." Dedim isteksizce. Ne anlatıcak merak etmiştim. Yüzünde buruk bir gülümseme oluştu. Bana doğru bir adım attı ve sıkıca sarıldı.

O bana sarılırken ben hiç karşılık vermedim ve sadece kollarımın iki yanda sallanmasına izin verdim. Belimi bırakmadan benden uzaklaştı ve yürütmeye başladı. Artık yüzündeki o buruk gülümseme yoktu. Aksine neşeli ve kocaman bir gülümseme vardı. Bugün fazla mı gülümsüyordu ne?

Bakışlarımı Jack'ten çektim ve karşıma baktım. Birkaç kişinin olduğu bir masaya ilerliyorduk. Masanın yanına geldiğimizde Jack belimi bıraktı ve yanındaki sarışın, sakallı adamla tokalaştı, ardından aynı Jack gibi simsiyah saçları olan adamla da tokalaştılar.

Gözlerimi biraz kıstım ve ikisini kısa bir süzdüm. İkisininde boyları haylice uzundu ve aralarındaki tek fark saç renkleri ve sakal olabilir diye düşündüm. Başımı diğer iki kadına çevirdim. Kadınlardan daha kısa, kızıl saçlı olanı gülümseyerek bana bakıyordu. Ben de hafifçe gülümsedim ve hızlıca göz ucuyla üstündekilere baktım.

Üstünde siyah, boğazlı ama kolsuz mini bir elbise vardı. Göğüs kısmında da kalp şeklinde küçük bir dekolte yer alıyordu. Gözlerimi diğer kadına çevirdiğimde, onun ağzının suyunu akıtarak Jack'e baktığını fark ettim. Kaşlarımı çatarak ben de Jack'e bakmaya başladım.

Jack hiç bize bakmıyordu, adamlarla koyu bir sohbetin içinde olduğu belliydi. Elimi kaldırdım ve ceketinin eteklerinden tutarak hafifçe çektim, başını bana döndürdüğünde bir soru sordum:

(Kıskandım demiyor da)

"Beni artık arkadaşlarınla tanıştıracak mısın?" Dedim gülümseyerek. Sahte bir gülümsemeydi ama benim sahte gülümsemelerim her zaman gerçekçi olmuştur. O da gülümsedi ve kolunu belime sardı.

"Arkadaşlar, bu güzel mi güzel kadının adı Nora. Nora Dean. Kendisi benim sevgilim olur." Kaşlarımı çatmamak için kendimi zor tuttum. Ne sevgilisi be?!

Masasaki herkes şaşkınlıkla gözlerini büyüttü bana bakarak. Neden bu kadar şaşırmışlardı ki, bir insanın sevgilisi olamaz mıydı? Bir-iki saniye daha öyle bekledikten sonra herkes kendini toparlamıştı. Sarışın adam gülümseyerek elini bana doğru uzattı. "Memnun oldum, ben de Alex." Elimi eline götürdüm ve hafif sıkıp geri çektim, başımı diğerlerine çevirdim.

Kızıl saçlı kadın heyecanla elini kaldırıp bana uzattı. "Selam, benim adım da Amy memnun oldum!" Dedi heyecanlı bir şekilde. Elimi kaldırdım ve Amy'nin elini samimiyetle sıktım. Elimi geri kendime çektiğimde başka bir el bana uzatıldı. Başımı siyah saçlı adama çevirdim. Elimi eline bıraktığımda nazikçe kavradı ve öptü. "Felix." Dedi çapkınca gülümseyerek. Ben de gülümsedim ve elimi çektim.

Gözlerimi uzun boylu, çakma sarı saçlı kadına çevirdiğimde hâlâ Jack'i izlediğini fark ettim. Umursamamaya çalışarak Amy'nin anlattığı anıyı dinlemeye başladım.

~~~~

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.