iyi okumalar iyi eğlenceler dilerim
~~~~
Nora'dan...
"Vay be! Hiç değişmemişsin." "Senin için aynı şeyi söyleyemem." "Hadi ama! Sadece biraz kilo verdim.." İki arkadaş kendi aralarında konuşup eğleniyordu. Önümdeki yemeği sadece oynuyordum, hiç bir şey yiyesim yoktu çünkü bir anda iştahımı kaybetmiştim.
Jack tabağıma iki tavuk daha koydu ve tabağı işaret etti. Gözlerimi devirdim ve çorbadan bir-iki kaşık içtim. Ardından kaşığı bıraktım ve ayağa kalkıp kapıya ilerledim. Arkamdan hemen Jack'in sesini duydum.
"Nora, ne oldu?" Yürümeyi bıraktım ve arkamı dönmeden öylece dikildim. Sandalye sesi geldi ve hemen sonra yanı başımda bitti. "Kendimi biraz kötü hissediyorum, odama çıkıp uzanacağım." Elini kaldırdı ve alnımı elleyip ateşim var mı yok mu kontrol etti. Elini geri çekti ve başını hafifçe salladı.
"Tamam, üstünü iyi ört üşüme." Dedi. Yüzümü garip bir ifadeye sokarak odadan ayrılıp merdivenlerden çıktım. Odamın kapısını açtım ve kendimi yatağa fırlattım. Karnım ağrımaya başlamıştı. Yediğim bir şeyden oldu herhalde, diye düşündüm.
3 Saat sonra...
Kapım çalındı ve içeriye Jack girdi. "Nora, iyi misin?" Dedi ve yatağımın başında bitti. Acıyla yüzümü buruşturarak zorla gözlerimi ona çevirdim. Ellerimle ağrıyan karnımı tutuyordum.
"Nora, bir sorun mu var?" Gözlerimi sertçe yumdum ve karnıma daha da sarıldım. "Regl oldum." Dedim acıyla. Sesim kısık çıkmıştı. "Çok mu ağrıyor?" Sıkıntılı bir nefes verdi. "Hmm" diye bir ses çıkardım. Gözlerimi açmak istemiyordum çünkü gerçekten çok ağrıyordu. Adım sesleri duydum ve kapının açılıp kapanma sesi geldi. Biraz süre sonra yeniden aynı sesi duydum. Bir el kolumu dürttü. Zorla gözlerimi açtım ve Jack'e baktım. Elinde bir bardak tutuyordu.
Elindeki bardağı komidine bıraktı ve bana uzandı. Bir kolunu kollarımın altından geçirdi, elini de beni sabit tutmak için göğsümün altına bastırdı ve beni doğrultup yatak başlığına yaslandırdı. Her hareket ettiğimde karnım daha fazla ağrıyordu.Yataktaki yastıklardan birini aldı ve sırtımın arkasına koydu, yatağın kenarına oturdu. Dizlerimi kendime çektim ve eğilip yine karnıma sarıldım. Komidinin çekmecesinden küçük bir kutu çıkartıp içini açtı. İçinden ağrı kesici hapları çıkartınca haplardan birisini kapsülünden kurtarıp bardakla beraber hiç elime vermeden direkt kendisi hapı dudaklarıma götürdü.
İkilettirmeden ağzımı açtım ve hafif dilimi uzattım. Hapı dilimin üzerine bırakırken parmakları dilime değmişti. Suyu dudaklarıma getirdi. Bir elimi kaldırıp bardağı tutmak için bardağa uzattım ama elim bardağı değil onun elini tuttu.
Şuan bunu umursayamazdım, o yüzden elimi çekmeden iki yudum su içtim. Elini bıraktım ve tekrar karnıma sarıldım. Bardağı tekrar komidinin üzerine bıraktığında bakışları bana döndü.
"Normalde asla ağrımazdı." Dedim. Yılların acısı şimdi çıkıyordu. Elini kaldırdıp avucuyla yüzümü tuttu ve baş parmağıyla yanağımı okşadı. "Emily'e sordum, en iyi gelecek şeyler sıcak şeylermiş. O yüzden o aşağıda süt ısıtıp, sıcak su torbası hazırlıyor." Dedi. Yavaşça başımı salladım.
"Tatlı bir şeyler yer misin? Tatlı şeyler de iyi geliyormuş." Bakışlarımı kaldırdım ve başımı olumsuz anlamda salladım. Neden bu kadar umursuyordu ki?
"İstediğin bir şey var mı?" Yeniden başımı iki yana salladım. Verdiği ağrı kesici etkisini göstermeye başlamıştı ve hafiften ağrım diniyordu, fakat hâlâ çok fazla ağrıyordu. Ağrı yüzünden yüzümü bir kez daha acıyla buruşturdum. Karnımı bırakmadan yatakta aşağıya doğru kaydım ve sırtımı Jack'e dönüp uzandım."Mh, çok ağrıyor!" Diye kısık sesle inledim ve karnıma daha da sıkı sarıldım.
Arkada bir hareketlilik hissettim, ardından yatağın kenarı çöktü. İki kol bana sarıldı, elleriyle karnıma masaj yapmaya başladı.
Ondan kurtulmaya çalışmadım ve masaj yapmasına izin verdim. Bacaklarımı kasmayı bıraktım ve uzattım. Bacağımın tekini dizlerinin arasına aldı ve kulağıma fısıldamaya başladı:
"Biliyor musun, ben olmadan yatağın buz gibi oluyor." Beni kendine daha da yakınlaştırdı. "Sensiz uyumak istemiyorum." Daha sıkı sarıldı."Her zaman yanımda olup kokunla beni rahatlatmanı istiyorum." Burnunu saçlarıma getirdi ve derince kokladı.
"Buzullarını eritmek istiyorum." İkinci bacağımı da bacaklarının arasına aldı."Senin olmayı istiyorum. Seni seviyorum, senin de beni sevmeni istiyorum." Ağrım azalmaya başlamıştı ve ratlıyordum. Elleri masaj yapmayı bıraktı. Gözlerim yavaş yavaş kapanmaya başladı. Ben uykuya dalmadan hemen önce saçlarımdan öpmüştü ve, "İyi uykular güzellik." Demişti.
()()()()
Gözlerimi açtığımda Jack yatakta oturmuş, sırtını yatak başlığına yaslamıştı. Elindeki kalınca kitabı dikkatle okuyordu.
Biraz hareket ettim ve yatakta doğruldum. Gözlerimi ovuştururken uyku sersemliğimin gitmesini bekliyordum. Jack uyandığımı görünce elini belime koyup beni kendine çekti.
"Günaydın Nora!" Dedi neşeli bir sesle. "Hmm," diye bir ses çıkardım karşılık olarak. Karnımda bir baskı hissettim, üstümdeki örtüyü çektim ve karnıma baktım. Sıcak su torbası vardı.
Sıcak su torbasını aldım ve yatağın kenarına koydum. "Daha iyi hissediyor musun?" Diye sordu. İyi hissediyordum, omuz silktim ve yataktan kalktım."Bugün dışarıya çıkacağız. Bir kutlama var oraya gideceğiz, seni arkadaşlaımla tanıştıracağım. Emily hazırlanmanda yardım edecek." Dışarı mı çıkabileceğim? Sonunda! Düzgünce bir nefes alabileceğim.
Sevinçten havalara uçarken odadan çıktım ve banyoya girip zıplamaya başladım. Bana bunu bile çok gördükleri için şimdi o kadar çok sevinmiştim ki.
Sevinçle zıplamayı bırakıp hızlıca elimi yüzümü yıkadım ve dişlerimi fırçalayıp kremlerimi sürdüm.
İşlerim bittiğinde yüzümdeki gülümsemeyle banyodan çıktım ve odama geri girdim. Jack yatakta yoktu. Sola döndüm ve dolabıma ilerledim.
Dolabımın kapaklarını açtım ve elbiselerime bakmaya başladım, güzel bir şeyler giymek istiyordum. Fazla açık bir şeyim yoktu. Zaten olsa da giymezdim. Elbiselerin içinden çok güzel bir siyah elbise seçtim, ardından ona uyacak siyah bir topuklu ayakkabı seçtim.
Kombinimin güzel olduğuna kanaat getirip ayaklandım. Seçtiklerimi yatağın üstüne bıraktım ve aşağıya indim.
()()()()
Kahvaltı yaptıktan sonra Jack dışarıda bir işi olduğunu söyleyip evden çıktı. Ben de sıkılmamak için telefonumda video izledim derken saatler geçmişti.
Jack eve geldi ve hazırlanmamı söyledi. Hemen elbisemi ve ayakkabımı giydim ve sade bir makyaj yapıp saçlarıma maşa yaptım. Hazırdım! Odamın kapısını açtım ve salona inip Jack'i beklemeye başladım. Jack merdivenleri inerken onu süzdüm. Siyah bir takım elbise giymişti ve saçlarını arkaya taramıştı. Yakışıklı görünmüyor desem yalan olur.
Başını kaldırdığında gözleri gözlerimi buldu. O da beni süzmeye başladı. Yanıma gelene kadar sadece üstüme giydiklerime bakmıştı. Çok uzun bir süre baktığı için rahatsız oldum.
"Ne oldu, yakışmamış mı?" Dedim ve ben de üstüme baktım. Belimden tuttu ve çıkış kapısına yürüttü. "Çok yakışmış, gözlerimi alamadım." Dedi gülerek.Yüzümü buruşturdum ve belimi elinden kurtardım. Bahçeye çıktığımızda büyük bir nefes çektim içime. İleride duran son model siyah arabaya ilerledim.
Kapıyı açtı ve binmemi bekledi. Ben binince o da kapıyı kapatıp şoför koltuğuna bindi. Arabayı çalıştırdı ve direksiyonu tuttu.
Elimdeki rujumu ve telefonumu ona uzattım. Anlamaz bir şekilde elimdekilere baktı. Gözlerimi devirdim ve açıklamaya başladım:
"Yanıma çanta almadım, o yüzden sana veriyorum. Cebine falan koy zaten ruj küçük bir şey." Dedim. Başını salladı ve elimdekileri aldı.Telefonu ceketinin iç cebine ruju da pantolonunun cebine koydu. Yeniden direksiyonu tuttu ve arabayı sürmeye başladı.
~~~~