____
Jack'ten...
2 Yıl önce
Ciddi anlamda fazla yorucu geçen bir günün akşamı kafamı dinlendirmek için rastgele bir gece kulübünde girmiştim. Bar bölümünde sakince içkimi yudumlarken bir anda ortamın havası değişti ve herkesin gözleri bir yere döndü. Ben de merak edip tam arkama, dikkatleri üstüne çeken o kişiye baktım.
Üstünde vücudunu ikinci bir deri gibi kaplıyan süper mini, askılı siyah bir elbise ve yüksek topuklu, siyah spor ayakkabıları olan güzel bir kız duruyordu. Kız diyordum çünkü reşit olduğu tartışılırdı.
Sert bakışları etrafta gezindikten sonra benim oturduğum tezgaha doğru adımladı. Peşinde, kızdan haylice büyük adamlar salyalarını akıtarak yürüyordu. Tezgahın yanına gelip, benden bir sandalye uzağa oturup bir viski istedi. Yorgun gözlerini bir süre barmenin sırtından çekmedi. Zaten sarhoş olduğu bakışlarından belliydi, fakat hareketlerinden bunu anlamak zordu.
Barmen kare şeklindeki kristal bardağı tezgaha bıraktı ve kız viskiyi küçük yudumlarla içmeye başladı. O viskisini yavaş yavaş içerken, -tahminimce- 40'larında bir adam kızın yanına oturdu. Bu yüksek seste, uzağımda olduğu için zor duysamda bira istediğini işittim.
Adam birasını beklerken gözlerini kıza çevirdi. Bir süre bakışlarını kızın yüzünde dolaştırdıktan sonra göğüslerine indirdi ve sapıkça, hiç utanmadan sırıtarak kızın göğüslerine bakmaya başladı. Kız adama yandan bir bakış attı ve rahatsız olduğu için adamdan uzaklaşıp benim hemen yanımdaki sandalyeye oturdu.
Adam daha da sırıttı ve önüne koyulan birasından biraz içtikten sonra gözlerini kızın bacaklarına çevirdi, adam resmen kızı gözleriyle taciz ediyordu. Sabır dilercesine bir nefes çektim içime ve kızın elinden tutup ayağa kaldırdım. Kız ilk önce elini çekmeye çalıştı, kulağına yaklaşıp; "Seni yandaki sapıktan kurtarmak istiyorum." dedim. Kız hiç itiraz etmeden benimle birlikte yürümeye başladı.
Çıkışa doğru hızlı adımlarla yürürken kız bir anda yürümeyi bıraktı. Arkama döndüm ve kıza baktım, az önceki adam kızın kolundan tutmuştu ve yürümesini engellemişti. Elimle kızın elini daha sıkı kavradım ve kendime doğru hafifçe çektim fakat adam kızın kolunu bırakmadı. Yüzünde hâlâ o iğrenç sırıtış duruyordu.
"Beyfendi, kolumu bırakır mısınız lütfen!" Diye uyardı kız sesli bir şekilde. Adam daha da sırıttı ve kıza bir adım daha yaklaşıp yüzünü yüzüne yakınlaştırdı. "Bu gece biraz eğlenelim mi güzelim?" Kız bu yakınlık ve sözler yüzünden yüzünü buruşturdu ve uzaklaşmaya çalıştı ancak adam izin vermedi.
Hızla adama yaklaştım ve sertçe ittim. Adam ani afallamayla kızın kolunu bıraktı ve arkaya doğru birkaç adım attı, hemen kızı arkama çektim ve adamdan uzaklaştırdım.
"Hanımefendi sizi uyardı, lütfen eğlencenizi karınızdan arayın." Dedim. Evet, parmağındaki yüzükten adamın evli olduğunu fark etmiştim. Adam sinirle kaşlarını çattı ve bize yaklaşarak kızı tutmaya çalıştı fakat izin vermedim ve kızın elini bırakıp adamın yüzüne bir yumruk geçirdim. Sert olmasada adam sarhoş olduğu için fazla sarsıldı ve yere düştü. Öfkeyle karışık tiksintiyle adama baktım. Yaşı benim iki katım olabilirdi, fakat vücudu hakkında aynı şeyi söyleyemezdim.
Adam toparlanmaya çalışırken hemen kıza döndüm ve arabamın anahtarını verip yerini göstererek içinde beklemesini söyledim. Başıyla onayladı ve hızlı adımlarla arabama ilerlemesini izlerken arkamda bir hareketlilik hissettim ve başımı eğerek son anda bir yumruktan kaçabildim.
Ah, sadece neden kızı bırakıp karısının yanına gitmiyordu? Sabır dilercesinde bir nefes çektim içime ve adama bir yumruk daha atarak düşürdükten sonra hızla arabama gittim ve şoför koltuğuna oturdum. Şöyle bir gecede tanımadığım birisi için kavgaya girmek istemiyordum. Arabayı çalıştırdım ve ileriye doğru sadece sürmeye başladım. Yan gözlerle yarı baygın yarı ayık kıza baktım.
"Evin nerede?" Diye sordum. Kız sesimi duyunca başını bana döndürdü ve kaşlarını çattı. "Evim mi?" Anlamazca kaşlarımı çattım. "Evet? Evinin adresini verebilir misin, seni oraya bırakacağım." Kız çatık kaşlarını havalandırdı ve "Haa!" Dedi yeni anlıyormuşçasına.
"******* ************** *** *****'da." 'Tamam' dercesine başımı salladım ve direksiyonu sağa kırdım. Bir saat kadar bir sürede varmıştık. Eve bakınca aniden bir şok geçirdim. Bu ev bunca zamandır peşinde olduğum adama aitti. Bakışlarımı koltukta sızmış kıza çevirdim. Ne yani, bu kız Connor Dean'ın kızı mıydı?
Kendimi toparladım ve arabadan inip kızın olduğu tarafa adımladım, kapısını açtım ve son anda düşecekken tuttum. Kemerini bağlamadığını fark ettim ve başımı memnuniyetsizlik ile iki yana salladım. Bence en önemli şey bir arabaya bindiğinde kemerini takmaktır.
Kollarımı kızın bacaklarının altından geçirdim ve diğer kolumla da sırtından tutarak kucağıma aldım, leş gibi alkol kokuyordu. Başımı kaldırdım ve eve baktım. Aslında ev demek yanlış olur, çünkü bu ev değil malikaneydi. Bahçe kapısındaki zile basıp beklemeye başladım. Zilin tam üstündeki hoparlörden ses geldi.
"Kimsiniz?" Diyen bir kadının sesini duyunca hoparlörün yanındaki düğmeye basarak cevap verdim: "Connor Dean'ın kızını getirdim." Dedim ve birkaç saniye sonra büyük bahçe kapısı açıldı. Bahçeye girip malikanenin kapısının önünde durdum, hemen kapı açıldı ve bir kadınla bir adam önümde durdu. Adama kızı dikkatli bir şekilde verdiğim an içeriye girdi ve gözden kayboldu. Kadın başını eğerek teşekkür etti ve kapıyı kapattı. Bahçeden çıktığımda da büyük demir bahçe kapısı yavaşça kapandı.
Son bir kez malikaneye baktım ve arkamı dönerek arabama ilerleyip bindim. Demek ki bir kızı vardı ve ben bunu gözden kaçırmıştım, imkansız! Ama aklıma gelen fikirle sinirimi yatıştırdım ve sırıtmaya başladım, kemerimi takıp arabayı çalıştırarak evimin yolunu tuttum.
____