İçeriğe geç

Zoraki Yemin

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Zoraki Yemin

Bölüm 5

Bölüm-5

Isabelle kendi odasındaydı.

Kapı kapandıktan sonra birkaç saniye olduğu yerde kaldı. Ev hâlâ ona fazla büyük ve fazla sessiz geliyordu.

Derin bir nefes aldı.

“Tamam… sadece çıkar ve uyu,” diye mırıldandı.

Gelinliğin fermuarına uzandı.

Çekti.

Kıpırdamadı.

Bir kez daha denedi, bu kez daha sert.

Yine olmadı.

Kumaş sıkışmıştı.

Isabelle sinirle nefes verdi.

“Cidden mi…”

Bir süre daha uğraştı ama tek başına başaramadı.

Sonunda ellerini indirdi.

“Harika…”

Kısa bir sessizlikten sonra kapıya baktı.

“Bu kadar basit bir şey için bile yardım mı isteyeceğim…”

Ama başka seçeneği yoktu.

Odayı terk etti.

Koridor uzun ve sessizdi.

Her adımında evin büyüklüğü daha da hissediliyordu.

Alexander’ın odasına yaklaştığında durdu.

Kapı aralıktı.

İçeriden ışık geliyordu.

Isabelle bir an tereddüt etti.

“Tam zamanı değil…” diye düşündü.

Ama sonra derin bir nefes alıp kapıyı hafifçe itti.

“Alexander?”

Ses yoktu.

Bir adım daha attı.

Ve içeri girdi.

Alexander tam o sırada üstünü değiştiriyordu.

Gömleği yarı açıktı.

Ceketi kenarda duruyordu.

Bir anlık sessizlik oldu.

Isabelle olduğu yerde dondu.

“…”

Gözleri istemsizce kaçtı ama çok geçti.

Alexander başını çevirdi.

Bakışları direkt Isabelle’e geldi.

Sessizlik ağırlaştı.

Isabelle hemen geri çekildi.

“Ben… ben yanlış zamanda geldim galiba.”

Sesi bile kontrolsüz çıkmıştı.

Alexander sakindi.

Hiç panik yoktu.

Hiç şaşkınlık yoktu.

Sadece tek bir cümle söyledi:

“Kapı çalınır.”

Isabelle hemen başını salladı.

“Biliyorum, pardon… ben sadece—”

Durdu.

Ne söyleyeceğini bilemedi.

Alexander gömleğini düzeltti.

“Ne istiyorsun?”

Isabelle bir an durdu.

Sonra istemsizce söyledi:

“Fermuar sıkışmış…”

Alexander bakışlarını ona kaldırdı.

“Açamadım.”

Bu bir soru değildi.

Isabelle kaşlarını çattı ama inkâr etmedi.

“…Evet.”

Alexander hiçbir şey söylemeden kapıya doğru yürüdü.

“Gel."

Bu sefer ikisi de konuşmadı.

Alexander arkasına geçti.

Fermuarı kolayca açtı.

Ama bu sefer aralarında önceki gibi garip bir yakınlık yoktu.

Sadece sessiz bir yardım vardı.

Isabelle hafifçe nefes verdi.

“Sağol.”

Alexander kısa bir an durdu.

“Bunu ikinci kez söylüyorsun.”

Isabelle sinirlendi.

“Çünkü ikinci kez yardım ettin.”

Alexander kapıya yöneldi.

“Yarın erken kalk.”

Ve çıktı.

Isabelle odada kaldı.

Ama bu kez his farklıydı.

Utanç değil…

daha çok fark etme hissi.

Bölüm Sonu

“Bazı karşılaşmalar planlanmaz… ama unutulmaz.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.