İçeriğe geç

Zoraki Yemin

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Zoraki Yemin

Bölüm 4

Bölüm-4 Aynı Çatı

Tören bitmişti.

Her şey bir anda dağılmış gibi oldu.

Isabelle hâlâ gelinliğin içindeydi, çıkışa doğru yürürken sanki ayakları yere tam basmıyordu. İçinde garip bir boşluk vardı… “Bitti” gibi ama aslında hiçbir şey bitmemişti.

Dışarıda siyah bir araba bekliyordu.

Alexander kapıyı açtı.

“Bin.”

Isabelle ona baktı. Yeşil gözleri kısa bir an ışığı yakaladı.

“Nereye gidiyoruz?”

Alexander direksiyona bakıyordu.

“Eve.”

Isabelle kaşlarını hafif çattı.

“Eve mi?”

Alexander başını çevirmeden düzeltti:

“Benim evime.”

Isabelle bu düzeltmeye takılmadı. Sadece arabaya bindi.

Kapı kapanınca içerisi sessizleşti.

Hani öyle “rahatsız sessizlik” var ya… aynen öyleydi.

Şehir geride kalırken Isabelle camdan baktı ama gördüğü hiçbir şeye odaklanamadı.

Yanındaki adam artık kocasıydı.

Ama hâlâ… yabancıydı.

Yol uzadıkça şehir tamamen bitti.

Ve bir süre sonra demir gibi dev kapılar göründü.

Isabelle istemsizce öne doğru eğildi.

“Bu… ciddi mi?”

Kapılar açıldı.

Araba içeri girdi.

Ve Isabelle gördüğü manzarada sustu kaldı.

Bu bir ev değildi.

Bu resmen malikâneydi.

Kocaman arazi, uzun ağaç sıraları, uzakta ışıkları yanan dev bir bina…

Her şey fazla büyük, fazla sessizdi.

Sanki burada kimse yaşamıyordu… sadece biri “var” oluyordu.

Araba durdu.

Alexander indi.

İsabella durdu

“Gelicek misin.”

İsabella birden döndü ve indi.

İçeri girdiler.

İlk adımda bile ses yankı yaptı.

Mermer zemin, yüksek tavan, kocaman avize…

Ama en garip şey şuydu:

Ev aşırı büyüktü ama aşırı boştu.

Isabelle etrafına baktı.

“Burada… tek mi yaşıyorsun?”

Alexander yürürken cevap verdi.

“Evet.”

“Bu kadar büyük bir yerde?”

Alexander omzunu hafif silkti.

“Bana yetiyor.”

Isabelle bir şey demedi ama içinden “bu adam gerçekten yalnız biri” diye geçti.

Merdivenlerden çıktılar.

Koridor uzayıp gidiyordu.

Her kapı aynıydı.

Sonunda Alexander durdu.

“Senin odan.”

Isabelle kapıya baktı.

“Ben… burada mı kalacağım?”

Alexander ona baktı.

“Evet.”

Isabelle kısa bir nefes verdi.

“Tamam.”

Tartışmadı bile.

Çünkü zaten tartışacak gücü yoktu.

Alexander kapıyı açtı.

“Yarın iş başlıyor.”

Ve gitti.

Isabelle odada kaldı.

Bir anda sessizlik üstüne çöktü.

Ama bu öyle küçük bir sessizlik değildi.

Bu, dev bir evin içinde tek başına kalma sessizliğiydi.

Ve bu ev…

fazla büyüktü.

fazla soğuktu.

ve kesinlikle fazla sessizdi.

“Bazı yerler seni içine almaz… sadece içinde tutar.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.