İçeriğe geç

Zoraki Yemin

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Zoraki Yemin

Bölüm 3

Bölüm-3 Düğün

Düğün günü sessiz başlamıştı.

Ne büyük bir kalabalık vardı ne de gösterişli bir kutlama. Her şey planlı, sade ve neredeyse fazla düzgündü. Sanki bir evlilik değil de resmi bir iş anlaşması imzalanıyordu.

Isabelle aynanın karşısında gelinliğine baktı.

Beyazdı.

Ama içindeki hislerle hiçbir alakası yoktu.

Kapı açıldı.

Clara ve Evelyn içeri girdi.

Clara her zamanki gibi daha sakin görünüyordu ama gözlerinde belli bir endişe vardı. Evelyn ise direkt Isabelle’e bakıyor, açıkça bu duruma karşı çıkıyordu.

Evelyn ilk konuşan oldu.

“Son bir kez soruyorum… bunu gerçekten yapacak mısın?”

Isabelle bir süre cevap vermedi. Aynadan kendine baktı. Sanki karşısındaki kişi o değilmiş gibiydi.

“Yapmak zorundayım,” dedi sonunda.

Clara hemen atıldı.

“Isabelle'

" ‘zorunda olmak’ her şeyi kabul etmek anlamına gelmez.”

Isabelle hafifçe nefes verdi.

“Eğer yapmazsam… şirket bitecek. Babamın bıraktığı her şey.”

Evelyn başını iki yana salladı.

“Peki ya sen? Sen ne olacaksın?”

Bu soru odada asılı kaldı.

Isabelle cevap vermedi.

Çünkü cevabı yoktu.

Bir süre sessizlik oldu.

Clara daha yumuşak bir sesle konuştu.

“Bir kez daha düşün. Bu adamla evlenmek… geri dönüşü olmayan bir şey.”

Isabelle gözlerini kapattı.

Zihninde her şey birbirine karıştı.

Babasının sesi.

Şirketin boşalan odaları.

İmza bekleyen dosyalar.

Ve sonunda tek bir isim.

Alexander Blackwood.

Gözlerini açtığında kararı netti.

“Düşündüm,” dedi.

Sesi bu kez daha kararlıydı.

Evelyn dikkatle baktı.

Isabelle yavaşça ekledi:

“Ve evet… kabul ediyorum.”

O an odada bir sessizlik oldu.

Ne Clara bir şey söyleyebildi ne Evelyn.

Çünkü bu “evet”, heyecanla söylenmiş bir kelime değildi.

Bir teslimiyetti.

Kapıdan ses geldi:

"Hanımefendi"

“Tören başlıyor.”

Clara son kez Isabelle’in elini tuttu.

“Emin misin?”

Isabelle bu kez tereddüt etmedi.

“Evet.”

Kapı açıldı.

Alexander Blackwood salonda bekliyordu.

Siyah takım elbisesiyle her zamanki gibi kusursuzdu. Yüzünde ne mutluluk vardı ne de şaşkınlık.

Sadece bekleyen bir adam gibi duruyordu.

Isabelle ona doğru yürüdü.

Her adımda içindeki bir şey biraz daha geride kalıyordu.

Evelyn arkadan fısıldadı:

“Kötü hissediyorum…”

Clara cevap vermedi.

Tören kısa sürdü.

Sözler söylendi.

İmzalar atıldı.

Ve Isabelle artık “Blackwood” soyadına bir adım daha yaklaşmıştı.

Tören bitince Clara ve Evelyn yanına geldi.

Evelyn sessizce baktı.

“Bize ihtiyacın olursa… biz her zaman buradayız.”

Clara başını salladı.

“Ne olursa olsun.”

Isabelle hafifçe gülümsedi.

Ama içi aynı değildi.

Çünkü artık geri dönüş yoktu.

Alexander Blackwood hayatına imza gibi girmişti.

“Bazen ‘evet’ demek bir başlangıç değildir. Bir kapanıştır.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.