Sözleşme hazırlanmıştı.
Kâğıtlar masanın üzerinde duruyordu ama Isabelle onları imzalamadan önce uzun süre baktı.
Bu sadece bir evlilik değildi.
Bir anlaşmaydı.
Bir çıkış yolu.
Ama aynı zamanda geri dönüşü olmayan bir kapıydı.
Alexander hiçbir şey söylemeden onu izliyordu. Sabırsız değildi. Acele etmiyordu. Sanki sonucu zaten biliyormuş gibi sakindi.
Isabelle kalemini aldı.
Ellerinin hafif titrediğini fark etti ama durmadı.
İmzaladı.
Kalem kâğıttan kalktığı an odada bir şey değişti.
Sessizlik daha ağır hale geldi.
Alexander sözleşmeyi aldı, imzaya baktı ve dosyayı kapattı.
“Bitti,” dedi sadece.
Isabelle başını kaldırdı.
“Şimdi ne olacak?”
Alexander cebine ellerini koydu.
“Artık benimle evleneceksin.”
“Bunu biliyorum,” dedi Isabelle sertçe. “Ben sonuçları soruyorum.”
Alexander birkaç saniye sustu.
Sonra pencereye doğru yürüdü.
“Şirketin yeniden yapılandırılacak.”
Isabelle kaşlarını çattı.
“Bunu ben de yapabilirim.”
Alexander hafifçe başını çevirdi.
“Yapamadın.”
Bu cümle sertti ama aşağılayıcı değildi. Sadece gerçekti.
Isabelle cevap veremedi.
Alexander devam etti.
“Sen duygusal karar veriyorsun. Piyasa duygusal karar vermez.”
Isabelle yumruklarını sıktı.
“Beni bu yüzden mi seçtin? Kontrol edilebilir olduğum için mi?”
Alexander ilk kez ona doğrudan baktı.
“Hayır.”
Sessizlik oldu.
Ama devam etmedi.
Isabelle bekledi.
“Öyleyse neden?” diye sordu.
Alexander bakışlarını kısa bir an kaçırdı.
Sonra aynı soğuk sesle konuştu:
“Doğru yerde doğru kişi olduğun için.”
Bu cevap açıklama gibi değildi.
Daha çok kapanış gibiydi.
Isabelle anlamadı.
Ama Alexander’ın anlatmayacağını da anladı.
Ertesi gün haber yayıldı.
“Blackwood CEO’su Alexander evleniyor.”
İsim açıklanmamıştı.
Ama iş dünyası zaten tahmin etmeye başlamıştı.
Ve Alexander Blackwood, ilk kez bir hamle yapmıştı.
Ama bu hamlenin nedenini kimse bilmiyordu
“Bazı insanlar seni kurtarmaz. Seni daha güçlü bir şeye dönüştürür. Ama bunu asla söylemezler.”