İçeriğe geç

ZİNHAR

Bölüm 6 · 12 dk okuma

ZİNHAR

Bölüm 6

6

•••

Uykusuz ve kızarık gözlerle atlattığım gecenin ardından günün ilk ışıklarıyla soğuk bir duş almıştım. Tepeden at kuyruğu yaptığım gür kahve saçlarımın uçlarına maşayla doğal dalga yapıp makyaja geçtim.

Yalnızca gözlerime maskara sürerek renkli güneş koruyucumu yüzüme yaydım.

Vücudumda yetişebildiğim yerlere de güneş kremi sürerek bir süre öyle bekledim. Odaya geçmeden havluya sarılmış öyle çıkmıştım.

-"Erkenciyiz." Nesli bir gözü kapalı telefonuyla oynuyordu. Aslı hala horul horul uyuduğu için gidip poposunu mıncıkladım.

-"Bu akşam ikinizden biri kendine yer bulsun." diye söylendim.

-"Sen nerede uyudun?"

-"Nerde yer bulduysam orda." dedim çatık kaşlarımla.

Aslı sızlanarak uyanmış telefonuna sarılmıştı.

-"Ne pisliksiniz! Biz uyurken nereye gittiniz?" demesiyle gülümsedim.

-"Hadi uyanın kahvaltıyı dışarıda yaparız."

Güneş kremimi onlara sürdürüp ilk gün için sakladığım favori bikini takımımı çıkarttım. Kızlar odadan çıkmışken hızlıca giyinip aynanın karşısına geçtim.

Kendimi övmek gibi oluyor fakat bedenime çok yakışmıştı. Göğüslerimi güzel gösteren bir kalıbı vardı. Görüntü karşısında gülümseyip altıma bej rengi yüksek bel bir keten şort geçirdim.

O sırada kızlar gelmiş bikinime övgüler yağdırmışlardı.

-"Ben iniyorum hızlı olun çok acıktım." diyerek hasır çantayı omzuma astım ve merdivenlerden alt kata indim.

Beyler salonda toplanmıştı.

Maşallah.

-"Mankenlik başvurusu mu vardı?" derken kaşımı kaldırmış onları süzüyordum.

Bu ne çıplaklık? Bizim mahallede ki bütün erkekler böyle miydi?

-"Tamam Peri böyle tepki verdiyse ben bugün boş çıkmam."

Kıkırdayarak Soner abiye baktım.

Hepsi sadece kısa deniz şortlarıyla duruyordu. Ne ara bu kadar kas yapmışlardı?

-"Siz hangi ara bronzlaştınız?" diye sordum.

Gözüm bir tek Demirhan'a değmemişti. Ona zaten gözlerimin dayanacağını sanmıyordum.

-"Ohoo yaz başladığından beri denizdeyiz biz." diyen Batı abiydi

-"Onu geç de bu ne biçim bir parça?" Sedat'a bıkkın bıkkın baktım.

-"Gıcıklık yapmasana." dedim sinirlenerek.

-"Karışma kıza Sedat." dedi Soner abi de.

İç çekerek geri adım attım. Evden çıkmadan üstlerine gömlek tişört geçirmişlerdi öyle çıkmıştık.

Arabaların yanına gelir gelmez Batı abinin arabasına yöneldim. Kimse bir şey dememişti. Fakat ben onun bakışlarını hissediyordum.

Dünden rezervasyon yaptırdığımız beach club otoparkında yer bulmak biraz zor olmuştu. İçeriye ilk önce restoran bölümüne girdik. Baştan aşağı bohem tarzda döşenmiş mekan çok güzeldi.

Boş bir masaya oturup kahvaltımızı gülerek sohbet ederek yapmıştık.

Plaj kısmına geçtiğimizde iki şezlongun altına sırayla yerleştik. Kızlar burada üstlerini çıkartmak istemedikleri için sağ tarafta bulunan labirent gibi bölüme girdik. Aynalar ve duş başlıklarıyla birlikte soyunma kabinleri vardı.

Bende şortumu çıkartıp kızları beklemeye koyuldum. Hep birlikte geri dönerken yolda gördüğüm garsondan bir kokteyl isteyerek yürümeye devam ettim.

-"Çüş ebesinin şeyi yani." Batı abi gözlerini yerinden çıkartarak ayağa kalktı.

Kumru'nun siyah ipli bikinisi karşısında verdiği tepkiye yalnızca kıkırdadım.

-"Girelim mi?" dedi Nesli onların atışmasına takılmadan.

Başımı sallayarak onayladım. Şimdiye kadar gerçekten Demirhan'a ucundan dahi bakmadım. Benim için baya zor olmuştu.

Suyun sıcaklığı karşısında bedenim hafifledi. Yavaşça yüzerek kıyıdan uzaklaştık.

O kadar iyi gelmişti ki inanılmazdı.

Tamamen batıp çıktıktan sonra saçlarımı açarak tekrar başımı suya soktum. Geri çıktım ve geriye atarak düzelttim.

-"Demirhan abi seni gördüğünde suratı öyle bir hal aldı ki çok komikti."

Hala kıyıya bakan Nesli'ye baktım.

-"Saçmalama Nesli." dedim ve ellerimi suda gezdirdim.

Omzuma şaplak atmış kaşlarını çatmıştı.

-"Yalan mı söyleyeceğim be?!" dediği sırada Aslı ile Kumru gelince onlara döndüm.

-"Kızlar Demirhan abinin suratını görmediniz mi? Bu bana inanmıyor. Adamın göz bebekleri büyüdü!"

Of Nesli of!

-"Bizde onun dedikodusunu yapmak için geldik."

-"Seni rüyasında bile böyle çıplak görmemiştir ki." Aslı'nın sırıtmasıyla yüzüm ifadesiz kaldı.

Ayaklarımı çırparak hareket ettim.

-"Size bunu konuşmak istemediğimi söyledim. Demirhan diye birisi yok artık unutun. Ne tepkisi ne tavrı umurumda değil." dedim ve yönümü değiştirip kıyıya yüzdüm. Sudan çıkmadan bikinimi düzelttim öyle çıktım.

Bizimkilerin yanına geldiğimde Batı abi çoktan sevgilisinin yanına gitmişti.

Şezlonga oturduğumda gelmiş olan içeceğimden büyük bir yudum aldım. Ardından saçlarımı yukarıdan toplayarak bronzlaştırıcımı çıkarttım.

Sırayla yüzüme,kollarıma ve bacaklarıma sürerken en son karnıma oradan göğüs dekolteme sürdüm.

Kızların gelmesiyle sırtıma sürdürmüştüm. Yaklaşık bir saat güneşin altında gevşeyene dek güneşlenmiştik.

Bu sıralarda kaçamak olarak baktığım Demirhan denizde biraz yüzmüş ardından şezlonga elinden düşmeyen sigarasıyla uzanmıştı.

Vücudunu anlatmaya kelimeler yetmezdi.

Evet yıllar önce de kaslıydı yapılıydı fakat hiç çıplak görmemiştim. Şimdi karın kasları bile kalemle çizilmiş gibi orantılıydı.

Yanımızdan geçen her kadın dönüp dönüp bakıyordu. Bende olsam bakardım yalan değil.

Neyse dedim içimden Allah sahibine bağışlasın!

-"İki bira kapıp gelelim." Soner abiyle Sedat avlanmaya çıkmışlardı. Açık açık söylemelerine gerek yoktu yüzlerinde ki sırıtıştan belliydi.

Akşam yemeği saati gelmeden oradan ayrılmıştık. Tenimizde kızarıklıklar yorgun ama huzurlu yüzlerimizle arabadaydık.

-"Caddede güzel bir yer duydum. Akşama oraya geçeriz. Rakı içmeden tatil mi olur?" dedi Soner abi arabayı sürerken.

-"Biz de sonra biraz mağazaları gezeriz." dedi Aslı.

Onu onayladım.

-"İyi olur." dedim.

Yazlığa ulaştığımızda evde bulunan iki banyoda sırayla duşlarımızı aldık. Havluya sarılmış makyaj çantamla kendime ayna arıyordum.

Odada bir tane vardı. Onda Nesli yapıyordu. Banyodan Aslı vardı. Kumru ise kendi odasındaydı.

-"Ben bu evde çok dışlandım! Alıp bavulumu gideceğim!" dedim koridorda tabiri caizse cırlayarak.

Bir elim havlu düşmesin diye göğsümdeyken diğerinde makyaj çantam vardı.

Banyoda Sedat olduğu için oraya gidemiyordum.

-"Ne bağırıyorsun kızım ya?"

Soner abi saçlarını kurulayarak odadan çıkmıştı.

-"Aynanız var mı?" diye çaresizce sordum.

-"Var gir."dediğinde Demirhan'ı unutmuş olarak odalarına daldım.

Fakat odada yoktu.

Kapının yanında duvarda olan kocaman yuvarlak ayna beni fazlasıyla mutlu etmişti.

Havlumu sıkıca sarıp ilk önce nemlendiriciyi yüzüme yaydım. Güneş kremim yüksek faktörlü olduğu için hemen kıpkırmızı olmamıştım.

Zaten çoğunlukla kızarmadan bronzlaşıyordum.

Yine de ten rengim eşitlensin diye ince yapılı fondöteni az olacak şekilde sürdüm. Allık ve hafif göz farından sonra biraz maskara ile makyajımı yaptım. Akşam için yeterliydi.

Son dokunuş makyaj çantamdan aydınlatıcıyı almış aynaya dönmüştüm ki kapıyı kaplayan bedenle karşılaştım.

Beni görür görmez gözleri önce üzerimde hızlıca dolaştı. Ardından başını hafifçe sağa çevirdi. Verdiği nefes bana kadar gelmişti.

Allık sürmesem yanaklarım doğal kızarıklık olmuştur.

Kalçamı kapatan havluyla karşısında durmak nedense utandırdı. Soner abiden bile utanmamıştım.

Ama sanki Demirhan içimi görüyor gibi derin bakıyordu.

-"Çıkıyorum şimdi." Dağılmış yüzümü anında topladım.

Umursamaz görünmeye çabalayarak fırçayı aydınlatıcıya sürüp burnuma değdirdim.

Demirhan içeri adım attı.

Oda küçüldü mü ne?

Sağ tarafımda bulunan dolaptan bej renkli kısa kollu bir gömlek çıkarttı. Altında aynı tonlarda bir şort vardı.

Üstünün çıplak olduğunu söylemiş miydim?

Kalbim biraz tekledi söylemeyi unutmuş olabilirim.

Dilim damağım kuruduğunda ellerim titreye titreye ruj sürüyordum.

Adam arkamda giyiniyor!

-"Peri."

Elim havada dudaklarım aralık kaldı. Aynada takılı kalan bakışlarımla birlikte elimi indirdim.

Nefesimi tutarak omuzlarımı düşürdüm.

-"Efendim." dediğimde sesim cılız çıkmıştı.

Yine bakmamayı tercih ederek makyaj çantama ruju atarak fermuarını çektim. Bunu yatağın üstünde yapıyordum.

Demirhan ise bir adım uzağımdaydı.

-"Peri...ben..."

Göğsüne doldurduğu havayla yerinde kıpırdandığında başımın gereğinden fazla ağırdığını hissettim.

Parmaklarımı çantaya bastırarak bir adım geri gittim.

-"Evet?" diyip kaşımı havaya kaldırdım.

Bu umursamaz yıkılmaz duruşumun altında yaprak gibi titrediğimi bilse ne olurdu?

Başını hafifçe eğip nefesini üfledi. Neydi onu bu kadar zorlayan?

-"Seninle konuşmak istiyorum."

Ne

Ne?

Tek nefeste söylediği cümle benim nefesimi kesti.

Aklımda dönüp duran yıllar yüz ifademi dondururken buz kestiğimi hissettim.

Ne sanıyordu?

Değişmediğimi mi?

Gel dediğinde geleceğimi mi ? Sanmıyorum.

-"Gerekli olmadığı sürece seninle konuşmak istemiyorum. Buna uyarsan sevinirim." dedim ve arkamı dönerek kendi odamıza geçtim. Kapıyı kapatıp arkasına yaslandım.

Her bir hücrem sızlıyordu. Ben onu hala yenemiyordum. Hala geçemiyordum. Üstesinden gelemiyordum.

Neden yoldan geçen bir yabancı gibi hissiz olamıyordum ki?!

-"Peri. Ne oldu aşkım?"

-"İyi misin?"

Kızların olduğunu görmediğim için başımı belli belirsiz sallayıp derin bir soluk aldım.

-"İyiyim." dedim ve sertçe yutkundum.

-"Ne bu surat?" diyen Nesli bir şeyler sezmişti.

-"Yok bir şey kızlar." dedikten sonra dolaba yöneldim.

Lila renkli elbiseyle külot seçerek bir kenarda giyindim. Havluyu yere atıp elbisemi üstüme geçirdim.

Kızlar giyindiği için en sona ben kalmıştım. Dalgındım. Aklım karmakarışıktı.

Beni çok kötü dağıtmıştı.

-"Hazır mıyız?" Kumru başını kapıdan uzatınca hep birlikte odadan çıktık.

Alt kata indiğimiz sırada kapı çaldı.

Açmaya Sedat gitmişti.

-"Aa Doruk abi?! Ne işin var senin burada?"

Salona kadar gelen coşkulu sesiyle hepimiz şaşırmıştık.

Hızlı adımlarla dış kapıya yöneldik.

-"Abi?" dedim büyük bir şaşkınlıkla.

Hiç ama hiç beklemediğimiz bir sürpriz oldu. Abim gelmişti.

Çıkmak üzere olduğumuzdan abim eve bavulunu bırakarak bize katıldı. Neredeyse iki aydır görmediğim için bu gelişi güzel olmuştu.

Herkesle teker teker içten sarıldığında uzaktan el sıkıştığı yalnızca Demirhan olmuştu.

Bu beni büyük bozguna uğrattı.

Evet yıllar öncesinde olduğu gibi olmadıklarını biliyordum. Ama onların bu derecede yabancılaşmış olmaları hiç hayra alamet değildi. Uzun zaman üstüne ikisini bir arada gördüğüm için bunu anlıyordum.

Ki elini uzatan Demirhan bunu istemeyerek yaptığını bariz belli etmişti. Abimse onun yüzüne beklentiyla bakmıştı.

Aralarında ne olduğunu çözmek isteyen yanımı susturdum.

Beni ilgilendirmiyordu.

Deniz kenarında rezervasyon yaptırdığımız restorana geldiğimizde hava kararmak üzereydi. Mezelerle rakı bardaklarıyla donatılmış uzun masaya yerleştik.

Abim yanımda oturmuş diğerleriyle gülerek sohbet ediyordu. Kızlar ise story çekme peşindeydi.

-"Tatil yaramış. Yüzüne renk gelmiş sanki." diyince gülümsedim.

-"Evet ya iyi geldi dinlenmek. Sen ne kadar duracaksın?" diye sordum abime.

Kolunu arkama doğru atıp sandalyeye yaslandı. Bakışları masadakilerde geziniyordu.

-"Bir kaç gün kalırım. Sonra annemleri görmeye geçeceğim. Sende keyifler nasıl? Mahalleye döndünüz hiç şikayetçi değil gibisin Peri hanım." diyip rakı bardağına uzandı.

Tabağımda kurcaladığım peyniri bırakarak kollarımı göğsümde bağladım.

-"Şirkete giderken zor oluyor. Ama genel olarak güzel. Her akşam mahallede oturuyoruz eğlenceli geçiyor." dedim tebessüm ederek.

-"Bende özledim valla sakin sakin yaşamayı. Bir ay buralardayım."

-"E birader bir hafta kal burada. Birlikte geçeriz."dedi Soner abi.

Kendi aralarında sohbete daldıkları sırada Aslı ve Nesli'ye fotoğraf çekmek için ayağa kalkmıştım.

Denizin sığ sularına ayaklarını sokup bana döndüler. Hemen masanın önünde durduğum için arkamda Demirhan'ın sandalyesi vardı.

Sırayla fotoğraf çekilip çalan müzik eşliğinde bir kaç video da çektik ve yerimize oturduk.

Hava tamamen karanlığa büründüğünde görüntü açısından bir kaç ateş yakıldı. Şarkıların sesi yükselmiş içerken bir yandan kumların üstünde dans ediyorlardı.

Bu geçen sürede Demirhan kendi kendineydi. Zorunluluktan oturuyor gibi bir yüz ifadesi vardı.

Benimle ne konuşacaktı?

-"Evet bir kamyon arkası geliyor hazır mısınız?" Aslı doldurduğu rakı bardağını havaya kaldırınca kıkırdayarak bardağımı bardağına çarptım.

-"Hazırız hazırız." dedik gülerek.

Boğazını temizleyip hafif sarhoşluk etkisiyle güldü.

-"Rakı içmesini bilmeyen adam...ne anlasın şarap gibi kadından."

Dudaklarımı birbirine bastırıp elimle alkış tuttum.

Gülmemek için zor durduğum anlarda beyler kahkahaya boğulmuştu.

-"Alemsin gerçekten." dedim Aslı'ya.

Omuz silkip masaya başını koydu. Çoktan gitmişti.

Ben iki bardaktan fazla içmemiştim. Ayık olmam düşünmem gerekiyordu. İçim rahat değildi.

Sanki olmaması gereken bir şeyler oluyormuş gibi hissediyordum. En kötüsü engel olamamaktan korkuyordum.

-"Artık kalkalım. Doruk dinlensin yarın daha iyi dolaşırız." dedi Batı abi.

Hesaplar ödendi arabalara döndük. Geldiğimiz şekilde eve gittiğimizde yoldan atıştırmalık bir şeyler almışlardı.

Öncesinde üzerimize rahat kıyafetler giyinmiş öyle bahçeye inmiştik.

-"Demirhan abi nerede? Kahve yapacaktım." Kumru bu soruyu sorduğunda istemsizce kulak kesildim.

-"Yorgunmuş yattı." dedi Soner abi.

Yeri incelerken kaşım havaya kalktı. Ters bir durumdu. Evet Demirhan çok sosyal olmasa bile biz otururken gidip yatacağını sanmıyordum.

Abimle aralarında bir şey vardı.

Artık bunu anlamıştım.

Kahveler içilip yataklara çıkıldı. Abim salondaki koltukta yatacaktı. Bizde bulduğumuz yorganlardan yerde bir yatak yapmıştık. Bu akşam Nesli orada yatacaktı.

Uyumak için yatmıştık fakat saatler geçmesine rağmen bir türlü uykum gelmiyordu.

En sonunda pes ederek yataktan çıktım. Sessizce koridora çıkıp terasa yöneldim.

Uçuşan tül perdeyi çekip terasa ayak basmıştım ki kafasını çeviren Demirhan'la göz göze geldik. Saniyesinde kalbimi heyecan sardı.

Burada olduğunu bildikten sonra tabiki çıkmayacaktım. Olduğum yerde esen rüzgarla hareket ettim.

Arkamı dönmüştüm ki sesini duydum.

-"Ben yatıyorum,sen gel."

Dudağımı ısırıp sabit kaldım. Ne döndüm ne gittim.

Kokusuna karışmış sigara kokusuyla arkamdaydı. Neden gitmiyordu?

Gölgesini görüyordum. Benim gölgem onun bedeninin büyüklüğüyle kaybolmuştu.

-"Rahatsız olmasaydın." dedim kısık bir mırıltıyla.

Konuşmak ne zaman bu kadar zor olmuştu?

-"Olmam. Sen oluyorsun." diyince kaşlarımı çattım.

Konuşurken nefesi saçlarıma vurmuştu. Böyle yakın olmamalı beni heyecanlandırmamalıydı.

-"İyi geceler." dedim ve bir hışımla oradan ayrılıp odaya girdim.

Ertesi sabah yine herkesten önce uyanmıştım. Hazırlanmadan kendime kahve yapıp ondan sonra duş almayı planlıyordum.

Ev çok sessizdi. Herkes uykudaydı.

Koridorda ses çıkarmamaya dikkat ederek merdivenlere yöneldim. Minik adımlarla iniyordum.

Kısık mırıltıyı andıran ses duydum. Abimin sesiydi. Konuşuyordu.

Merdivenin son basamağında durdum. Soldaki duvarın arkası salondu.

-"Eski dostumu,dostluğumuzu istiyorum. Benim içim hiç rahat değil. Senin bana döndüğün sırtını ben hiç geçemedim. Ben seninle büyüdüm oğlum. Neden beni anlamıyorsun? Geçti gitti yıllar oldu."

Dinlemem çok yanlıştı. Ama bu konu çok ilgi çekiciydi.

-"Bırak Doruk. Konuşacak bir şey yok artık."

Demirhan?

-"Ya gençlikti anasını satayım. Asıl benim sana kinlenmem gerekiyordu. Sen yanlışı bana yapmıştın." Abimin bir tık yükselen sesiyle ters giden konu beni germişti.

-"Ben sana yanlış falan yapmamıştım." dedi Demirhan. Sinirli ama sakindi.

-"Oğlum yıllar geçti lan. Hala mı öfkelisin bana? Ne önemi var? Sen nerdesin o nerede? Ben kardeşimi düşünmek zorundaydım."

Burada neler oluyor?

Ne konuşuyor bunlar?

-"Doruk sen bana ne yaptığının,bana neler kaybettirdiğinin farkında bile değilsin. Şimdi gelip bana dostluk hikâyesi anlatma."

Başımı yakan ateş,bedenimi titreten bir his vardı. Sarsak adımlarla salona döndüm.

Karşı karşıya duruyorlardı.

-"Neler oluyor burada?" diye sorarken duymaktan korktuğumu fark ettim.

Şaşırmışlardı. Demirhan'ın yüzünden geçen farklı duygulara şahit oldum. Gözlerini kaçırıp yutkundu.

-"Bir şey olmuyor Peri. Bizi mi dinliyordun?" diyen abime döndüm.

-"Salonda konuşuyorsunuz. Dinlemek için çaba sarf etmeme gerek yoktu abi. Neyi tartışıyorsunuz? Bana laf oyunları yapma karşında çocuk yok biliyorsun."

Ciddiyetim onu kendine getirttiğinde fazlasıyla gergin ve tedirgindim.

-"Bilmen gereken bir mesele değil." diyince histerik bir gülüş sergiledim.

-"Bence tam da bilmem gerekiyor. Hislerime güveniyorum." diyip bu sefer direkt olarak kaçındığım gözlere baktım.

-"Peri. Israr etme lütfen."

Ağzımı açtığım sırada Demirhan bir kaç adım attı. Ruhsuz yüzünde hiç duygu yoktu ama ben onun gözlerini tanıyordum. İçi alev alevdi.

-"Konuşmanın hiçbir anlamı yok. Abine kızgın olarak yaşamak istemezsin. O bunu kaldıramaz." İğneleyici tavrıyla yanımdan geçip gittiğinde çarpan kapı sıçramama neden oldu.

Soru işaretleriyle dolmuştum. Kafamın içi inanılmaz bir kargaşaya sahipti.

-"Konuş abi." derken göz bebeklerim titremişti.

Niye bilmiyorum ama dokunsalar ağlayacaktım. O çarpan kapıdan giden adam hala içimi acıtabiliyordu.

-"Peri abicim. Gerçekten önemli bir şey değil." Kollarımı tutacakken geri gittim.

-"Konuş dedim abi!" diye bağırdım.

Beni salak yerine koyuyor geçiştiriyordu. Neyi gizliyordu neyi?!

-"Yıllar geçti üstünden. Ben ne yaptıysam senin için yaptım. Hep bir köşede acaba dedim ama en doğrusunu yaptığıma eminim Peri. Senin hayatının doğruları içindi!" derken elini saçlarına atmıştı.

Kesik kesik soluyarak dilimi ısırdım. Kötü bir şey vardı. Çok kötü.

-"Onlara sen yapabileceğin en büyük kötülüğü yaptın Doruk. Eğer ikisinin gözlerine bakarsan yıkıldıkları yeri görebilirsin." Bir anda merdivenlerden inip ortaya çıkan Soner abi ve söyledikleri bana balyoz darbesini andırdı.

Dizlerim artık bedenimi taşıyamaz oldu. Kenara tutunup koltuğa çöktüm.

Soner abi?

İkisi derken?

Allah'ım sen bana sabır ver.

-"Kapa çeneni Soner. Yerimde kim olsa aynı şeyi yapardı!" diye hiddetlendi abim.

Bulanıklaşan gözlerimle etrafımı görmüyordum. Kalbim sıkışıyordu.

-"Yapmazdı Doruk! Sen kardeşini düşünüyor olsaydın onun mutlu olmasını isterdin. Demirhan'a iki tane çakar sinirini çıkarırdın geçerdi. Normal olan bu. Sen onların geleceğini çaldın kardeşim. Bak ben sana gerçekleri söylüyorum. Öyle yıllar geçti bitti diye diye kendini kandırma. Senin geçiştirdiğin bitti gittiye getirdiğin yılları Demirhan nasıl yaşadı ben biliyorum."

Soner abinin sözleriyle bedenime gelen uyuşma geçecek gibi değildi. Dudaklarım açıldı kapandı tek bir ses çıkmadı.

Yapılan itiraflar söylenen sözler kulaklarımda uğultuydu. Abimin yanıma oturup benden dilediği özürleri sarf ettiği sözleri yarım yamalak duyuyordum.

Ben anlamıyordum.

Donmuştum. Şok geçiriyordum.

Bana neler yaşatmışlardı?

•••

Merhabaa iyi bayramlar ❤❤

Haftada bir bölüm yayınlamayı planlıyorum fakat henüz kesinleştirmedim.

Yetiştirebildiğim kadar yazıp yayınlıyorum biraz kısa oluyor sanırım.

Bölüm hakkında ki düşünceleriniz nedir merak ediyorum 🔥

Bölüm sonu

3 yorum