•••
Kızımızın normal doğum gelişi olmadığı için mecburi olarak ameliyat ile doğum günüm belirlenmişti. Tamamen bilincimi kaybetmek istemediğim için doktorumla kararlaştırdığımız gibi epidural yöntemli bir doğum yapacaktım.
Doğru bir karar mıydı emin değildim. Aradan belki aylar geçse ben yine kararsız kalırdım. Fakat bu kararsızlık için ne yazık ki kızım içeride uzun süre duramazdı.
O gün belki de hayatımın en unutulmaz günlerinden biriydi.
Sabah erkenden yattığım hastane odasında elimi bir an bile bırakmayan kocamdan ayrılmam çok zor olmuştu.
Çok korktuğumu biliyordu.
Karnımda duran elimin üstüne elini koymuş alnıma dudaklarını bastırmıştı.
-"Seni burada bekliyor olacağım Peri kızım."
Gözlerimden süzülen sıcak yaşlarla onu en son asansöre girerken gördüm. Elinden kalan elimi yine güç almak için kızımın üstüne koymuştum.
Ameliyathaneye girişimden sonrası benim ömrümün dönüm noktası olmuştu.
Anne olmuştum.
Demirhan
Yaşadığım ömrümün çok kısıtlı anlarında nefes alamayacak hale geldiğim olmuştu.
İlki Peri'ye kavuştuğum gün.
İkincisi ise şuan kucağıma verilmiş kızımızın doğduğu gün oldu.
Ayakta bile dizlerimin titrediğini hissettim. Minicikti. Şiş yüzünü buruşturmuş küçük bedeninin aksine yüksek sesle ağlamaya başlamıştı.
Etrafımda toplanan ailemiz görmek için can atarken ben cansız parmaklarımla onu kavramış varlığına inanmak istiyordum.
Bizim kızımız.
Bize ait.
Benim yıllarımı uğruna seve seve harcayıp sonunda kavuştuğum sevdamın bir parçası.
Hemşire kollarımdan aldığında nihayet titrek bir soluk vermiştim. Saatlerdir yüreğim ağzımda bekliyordum.
İkisininde sağlıklı olduğu haberini aldığımda canım bağışlanmış gibi ferahlamıştım.
-"Allah sağlıkla büyütmeyi nasip etsin oğlum."
Kime sarıldığımı bile hayal meyal hatırlarken önüme geleni geri çevirmemiş tebriklerini kabul etmiştim.
Kalbimin yarısı kızımda yarısı görmeyi beklediğim karımdaydı.
Kapının önünde dururken içeriden çıkan hemşireyle nefesimi tuttum.
-"Peri hanımı şimdi görebilirsiniz. "dediğinde bu sözü ne zamandır beklediğimi bilmiyordum. Onu odaya aldıklarında ne yaptıkları hakkında fikrim yoktu fakat içeri girerken de göremediğim için delirecektim.
-"Şimdi ona ağrı kesici getireceğim. Çok kalabalık olmadan içeri girebilirsiniz."
Hemen kapıya atıldığımda arkamdan annemlerin girdiğini biliyordum.
Yattığı yatakta karımı bu halde görmeyi beklemiyordum. Öpmeye kıyamadığım dudaklarını ısırmaktan neredeyse kanatmıştı.
-"Güzelim...sevgilim...iyi misin?"
Yanına koşup yüzünü avuçladım. Başını yastıklara bastırıp iki yana salladı.
-"Çok canım yanıyor."
Uyuşturulduğunu biliyordum. Hemen bu kadar acı çekmesini beklememiştim.
-"Annem yavrum. Gözün aydın olsun." Elif anne Peri'nin saçlarını öperken elimi yanağından çekip çaresizce ona baktım.
Derin nefeslerle annesine baktı. Gözlerini kapatıp ellerini artık kızımızın olmadığı karnına kenetlemişti.
Hemşire gelip ona ağrı kesici uyguladığında ağrısının hafifleyeceğini söylemişti.
-"Güzelim bak bana. Birazdan geçecek. Ağlama ne olur? Kızımızı gördün değil mi? Çok güzel." Dikkatini bana vermesini isterken sıktığı elini tutup tekrar tekrar öptüm.
Başını aşağı yukarı sallayıp hıçkırdı. Yüreğim acıyla dağlanırken keşke acısını ben çekebilsem diyordum.
-"Yavrum annecim kolay değil tabi. Ameliyat bu. Ama şükürler olsun sende yavrumuz da sağlıklı. Allah'ım inşallah alacak hemen ağrını sızını. Ağlama güzel kızım."
Annem bir yandan Elif annem bir yandan ona destek çıkarken geri adım atıp acıyla kıvranmakta olan karıma bakmayı sürdürdüm.
Aradan çok geçmeden hemşire tekrar gelmişti. Bu sefer kucağında pembe battaniyeye sarılı kızımız vardı.
Yüreğim yerinde duramıyordu. Sanki hep yıllardır babalık duyguları içime işlenmiş gibiydi. Kızımı sarıp sarmalamak korumak istiyordum.
-"Daha fazla dayanamayacak annesi. Karnı çok acıkmış."dedi hemşire.
Peri yan yatırdığı başını kaldırıp bakarken gözlerinden bile süzülen acıyı çok net hissediyordum.
Sıktığı çarşafı bırakıp gözlerini kaçırdı.
-"Yapamam şuan yapamam. Çok acıyor dayanamıyorum." Yeniden ağlamaya başladığında çok zor yutkunabildim.
Kızımızı geri çevirmesi benimle birlikte annemleri de şaşırtırken hemşire başını olumsuz anlamda sallamıştı.
-"Biliyorum ama bunu denemelisiniz. Size yardımcı olacağım. Bize izin verir misiniz?"
Annemler istemeye istemeye çıkarken yatağın diğer yanına geçip yüzüne terden yapışan saçlarını geri ittim ve alnını okşadım.
-"Çok acıyor. İstemiyorum." Gözlerini gözlerime dikmiş yaşlarını akıtırken boğazımda bir yumru oluştu.
Eğer bu hale geldiyse canının gerçekten yandığına emindim.
-"Ağlıyor ama...onu doyurmalısın."diye zar zor mırıldandım.
Hemşire kızımızı kucağına bıraktığında ağlayarak bile olsa onu tutmuştu. Üstündeki pijamasının önünü açmasına yardımcı oldum.
-"Biraz acıyacak fakat bebeğinin iyiliği için yapmaktan vazgeçme tamam mı? Şimdi şöyle bir elinle kavra."
Peri dudaklarını ısırmış açığa çıkardığı göğsünü tutmuştu. Hemşire kadın bebeğimizi tutuyordu. Dikkatle elini başının altına koymuş Peri'nin göğsüne yaklaştırmıştı.
Kızımızın ağlaması dururken Peri içli içli ağlıyordu. Buna dayanmak öyle zordu ki kendimi sıkmaktan göğsüm titriyordu.
-"Olmuyor işte!"
Bir kaç dakikadır uğraş verdikleri çaba sona erdi. Yere diktiğim gözlerimi kaldırdım.
Lidya...minik kızım.
Annesinin göğsünde kıpkırmızı olmuş ağlıyordu.
-"Sütüm gelmiyor. Onu nasıl doyuracağım?" Peri'nin çaresiz isyanı hemşirenin de yüzünü düşürmüştü. Kızımızı kaldırıp kucağına yasladı.
-"Hemen gelmeyebiliyor. Bu çok doğal. Bebeğiniz emdikçe ve siz kendinizi toparladığınızda düzelecek. Şimdi onun karnını doyurmamız gerek. Mama vereceğiz. Yanınızda biberon var mı? Hazırlayıp getiririm."
Lidya için evde hazırlanan çanta odada koltuğun üstünde duruyordu. Peri sayesinde ne olup olmadığına hakimdim. Bu yüzden ilerleyip fermuarı açtım ve küçük cam biberonu hemşireye uzattım.
-"Siz de bir mama alırsanız lazım olacaktır."dedi bana.
Başımı belli belirsiz sallayıp tekerlekli cam beşiğe yatırdığı kızıma ilerledim. Bir yandan Peri bir yandan Lidya ağlıyordu.
Ne yapacağımı bilmiyordum. Öylece beynim donmuştu.
Yardımıma yetişen annemler oldu. Onlarla birlikte içeriye Aslı ve Kumru da girince bir kenara çekildim.
Peri'nin sütünün gelmeyişi onu daha ağır etkilemişti. Annemler ise onu yatıştırmaya çalışıyordu.
Hayal ettiğimden farklı bir gün oluyordu.
Hemşire getirdiği mamayı anneme vermişti. Onlar Lidya'nın karnını doyurduğunda ağlaması dindiği için omuzlarımı düşürdüm.
Kenardan büyük bir yetersizlik içinde odayı izlerken annem yanıma yaklaşıp kolumu tuttu ve odadan çıkarttı.
-"Anne...Peri.."dedim yutkundum. Konuşamadım.
-"Olur oğlum. Böyle şeyler olur. Sen endişelenme. Hem doğum korkusu hem de doğum psikolojisi çok başka. Herkeste farklı etkileri olur korkma düzelecek inşallah."
Saatler öğleden sonrasını gösterdiğinde odada Peri'nin yanındayım. Çok fazla üşüyor ve titriyordu. Aynı zamanda ağrıları tekrar artmıştı.
Yapacak hiçbir şeyim olmaması canımı çok sıkıyordu. Ama kızımın büyüsüne öyle kapılmıştım ki ona her bakışımda yüreğim hafifliyordu.
Peri'nin üstünü iyice örtüp kızıma yaklaştım. Battaniyeleri arasında minicik kalan yüzü çok güzeldi. Uzun zamandır uyuyordu.
Parmağımı uzatıp yanağını hafifçe okşadım.
-"Uyandırmaya çalış biraz emmeye uğraşsın. Olmadı mama yaparız."dedi Elif anne. Ardından Peri'ye dönüp ellerini okşadı.
-"Tamam mı annem?"
Çenesine kadar çekiştirdiği örtülerin altında başını zorla sallamıştı. Korkarak minik bedenin altından ellerimi geçirdim. Kalbimin atmayı unuttuğu anları yaşıyordum.
Yavaş yavaş kaldırdım ve göğsüme çektim. Annemler Peri'nin yaslanmasına yardımcı olurken bekledim.
Lidya'yı Peri'ye uzattığımda bakışlarının titrediğini görebiliyordum. Üzülmek istemiyordum ama elimde değildi.
Karım karşımda kızımızı kabullenmekte zorluk çekerken ben ne yapabilirdim?
Annem kenara çekilip Elif anneye müsaade etti. Peri sık hızlı soluklar alıp verirken göğsünü açmıştı. Lidya'yı uyandırma çabalarının sonrasında çok etkili olmasalar bile zar zor minik ağzına Peri'nin göğüs ucunu yerleştirdiler.
Şişkin yanaklarının hareket etmesiyle o emme hareketini görünce gözlerimi kaçırıp başımı eğdim.
Ne duygusal bir baba oldum böyle?!
Aradan iki dakika bile geçmemişti ki Lidya başını iki yana huysuzca sallayıp ağlamaya başladı.
-"Sütüm yok işte görmüyor musunuz? İstemiyor." Peri ağlamaklı sesiyle Lidya'yı Elif anneye uzatıp göğsünü kapattı.
-"Peri. Kızım kendine gel. Bak şuna nasıl ağlıyor? Sen istemezsen o da seni istemeyecek. Kendini toparla. O emdikçe sütün gelecek bu böyledir. Sabret Allah yardım eder. Ama sen böyle bırakırsan olmaz anladın mı annecim? Ne güzel yavrunuz sağlıkla gelmiş dünyaya şükret al göğsüne sok. Bir gün sonra ağrıların geçmiş olacak dayan."
Bir tarafım dağılmıştı. Ama Peri'yi öyle gördükçe de dayanamıyordum.
Yanına ilişip elimi sırtına koydum ve başını göğsüme çektim. Güzel saçlarını öpüp okşadım.
Zamana ihtiyacı olduğunu anlamıştım. Bunun da üstesinden gelebilirdik.
'
İki gece kalınan hastanede ikinci günün sabahı kapıdan giriyordum. Annemler yanında kaldığı için ben eve geri dönmüştüm. Hiç istemesem de beni orada bırakmamışlardı.
Geceyi neredeyse uyanık geçirmiştim. Ben evimizde karım olmadan nasıl yatıp uyuyabilirdim ki?
Sürekli annemi arayıp sormuştum. İlk günde olduğu gibi ikinci günde de değişen bir durum yoktu.
Peri'nin en azından bir kaç damla da olsa gelen sütünü Lidya emmişti. Tek iyi haber buydu.
Bugün içim içime sığmıyordu. Bir yandan arayan soran herkesle konuşuyor diğer yandan odaya yürüyordum.
Kapıdan girmeden telefonu kapatıp cebime attım.
İlk gece annemler kalmıştı. Dün gece ise bir tek Elif annem yanındaydı.
Girmeden önce tıklattım. İçeride doktorla karşılaşınca kalabalık yapmamak için girişte durdum.
Gözümü üstünden ayırmadığım karım yatağın ucuna oturmuş bana bakıyordu. Yatmayıp ayağa kalktığını görmek de iyi bir şeydi.
Doktorun çıkmasıyla kapıyı kapattım ve ilerledim. Önüne geldiğimde solgun yüzünde alnına bir buse kondurdum.
-"Nasılsın? Uyumamışsın yine."
Başını salladı.
-"Çok ağrım oldu. Uyuyamadım. Annem de uyuyamadı hiç hep birlikte ayaktaydık."diyince aklım kızıma kaydı.
Gülümseyip beşiğe ilerledim. Battaniyenin arasında iri gözlerle etrafa baktığını görünce gülümsemem büyüdü.
-"Günaydın meleğim." Fısıldayıp başının üstünü öptüm.
Beyaz beresi başına büyük gelmiş neredeyse gözlerini örtecekti.
Kokusunun tarifi yoktu. İçimde bunu tarif edeceğim kelime dahi yoktu. Bütün odayı saran eşsiz kokusunu içime doya doya çektim.
-"Sende yorgun görünüyorsun anne."
Doğrulup Elif anneye baktığımda toparladığı çantanın başından bana güldü.
-"Bu gece nöbettesin haberin olsun. Kızın hiç susmuyor."
Gülüp güzel karıma döndüm. Eli ameliyat yerinde geziniyor kıpırdamadan duruyordu.
-"Üzerimi değiştireyim. Artık eve gidelim."diyince başımla onayladım.
Elif annenin yardımıyla üzerini değiştirirken bende toparladıkları çantaları kapının yanına taşımıştım. Bir kere de çoğunu arabaya götürüp geri geldim.
Peri de montunu giyiniyordu. Elif anne bir kat daha battaniye ile sardığı Lidya'yı bana uzattı.
Tereddüt içinde dikkatlice tuttum ve yüzüne gelen örtüyü araladım. Hala uyanık ve tatlı tatlı bakıyordu. Annesine benzeyen baş döndürücü bir güzelliği olacağı kesindi.
Hastaneden çıkabildiğimiz için şükrederken Lidya'yı annemin kucağına bıraktım. Peri'yi öne oturtup kapısını kapattım.
-"Aç mısın güzelim? Bir şeyler alayım mı evde yersiniz?"diye sorarken uzanıp elini tuttum ve avucunu okşadım.
-"Doğru düzgün hiçbir şey yemedi oğlum."dedi arkadan Elif anne.
Peri her ne kadar itiraz etse de eve ulaşmadan yol üstünde bir yerden börek poğaça ve sevdiği tatlılardan alarak yola devam etmiştim.
Evden içeriye girdiğimizde daha kapıyı kapatmadan Lidya avaz avaz ağlamaya başlamıştı.
Bu sesin böylesine mükemmel hissettirmesi mümkün müydü?
'
Lidya onun için yaptığım beşikte yatağımızın yanında uyuyordu. İlk gece Peri'yle yatsam bile doğru düzgün uyumamıştım. Lidya o kadar sık uyanıp ağlıyordu ki oturma odasında kalan Elif anne hep odaya girip ona bakıyordu.
Peri ise geçmeyen ağrılarıyla ara sıra kalksa bile Lidya'yı susturamadığı için kendisi de ağlıyordu.
Gündüz ev hep kalabalıktı. Annemler,babamlar, ablam ve kızlar derken gelen giden bitmiyordu. Yorulmamıştım ama bunalmıştım.
En önemlisi karım bir an önce toparlansın istiyordum.
Hayata üç kişi devam ettiğimiz dördüncü gece de artık pek uyku nedir bilmez olmuştum.
Lidya ağladıkça direkt ayağa kalkıyor onu kucaklayıp Peri'ye veriyordum. Hala emzirme problemi yaşayıp onu doğru düzgün kucağına almak istemiyordu. Ama buna mecburdu.
Bende o esnalarda mutfağa inerek mamasını hazırlıyordum. Elif anne iki gece kalmış sonra gitmişti. Herkes yorulmuştu.
Ve bizim bu tempoya başkaları olmadan alışmamız gerekiyordu.
Beşinci günün gecesi Peri günlerdir çektiği uykusuzluk sonrası ağrı kesicinin etkisi ile uykuya düşmüştü.
Abajurlerin ışığında yanına yaklaşıp yanağını uzun uzun öptüm. Örtüyü omuzlarına kadar çekip sessiz olmaya özen göstererek kendi tarafıma geçtim.
Minik yaramaz kızım saatlerdir ağlayış ardından kısacık bir uyku molası vermişti.
Bunun rahatlığıyla yatağa girdim ve uzandım. Bedenimde olan yorgunluğun geçmesini dileyerek gözlerimi yumduğumda maalesef uyuya kalmıştım.
Saatin kaç olduğunu bilmeden kendimi uykudan nasıl atmıştım bilmiyorum. Beynime bir inme inmişti diyebilirim.
Lidya'nın varlığını unutup daldığım derin uykudan öyle hızlı ayılmıştım ki hemen ayağa kalkmış beşiğine bakmıştım.
Küçük bedenini göremeyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Peri?
Peri de yoktu?
Tanrım! Kış uykusuna mı yatmıştım ben?!
Hızlıca giysi odasına ve banyoya baktım. Yoklar!
Odadan fırlayıp oturma odasına koştum. Beynim durmadan endişe sinyalleri vererek kalbimi sıkıştırıyordu.
Aralık duran kapıya elimi atıp geri açtım. Koridorun loş ışığıyla aydınlanan odaya baktım.
O an utanmasam yaşıma başıma bakmadan koca bedenimle ağlayacaktım.
Peri başını kaldırıp bana baktı. Koltuğa oturmuş geceliğinin bir askını indirmişti ve Lidya'yı emziriyordu.
Gözünde parıldayan yaşları görünce sarsak adımlarla yanına ilerledim. Resmen allak bullak olmuştum.
-"Sütüm geliyor."diye fısıldadığında gözlerinden yaşlar dökülmüştü.
Nefesimi dışarı verip yanındaki boşluğa oturdum. Saçlarını öpüp kokladım. Bir koluyla sardığı güzel kızıma baktım.
Gözlerini yine iri iri açmış büyük bir iştahla annesinin göğsünü emiyordu. Dudaklarından boynuna süzülüp akan sütleri gördüğümde gülerek şakağını parmağımın ucuyla okşadım.
Evet güzel bir aile olmuştuk. Çünkü biz bunu hak etmiştik.
•••
Merhaba iyi geceler ❤
Galiba bir sonraki bölümün final olacağını üzülerek söylemeliyim.