İçeriğe geç

ZİNHAR

Bölüm 43 · 10 dk okuma

ZİNHAR

Bölüm 43

43

•

Bir haftalık zaman diliminin sonunda regl sancısıyla evde kıvranıyordum. Şirketten çıkmadan başlamıştı ve geldiğimde daha da şiddetlenmişti.

Demirhan'ın işi olduğu için ona yalnızca eve geldiğime dair mesaj atmıştım. İki gün önce Nesli ve diğer herkesi bize akşam yemeğine davet etmiştim. Güzel geçmişti.

Titreyen telefonuma gözüm kaydığında karnıma koyduğum ellerimi çektim.

-"Efendim?"

-"Güzelim. Eve geliyorum bir şey istiyor musun?"diye sordu Demirhan.

Yüzümü buruşturup nefesimi üfledim. Öleceğim galiba.

-"Hayır ama annem gelirken ona uğramanı söylemişti. Börek yapmış Demirhan alsın dedi."

-"Tamam hayatım alıp gelirim."dedikten sonra kapattı.

Karnımda gerçekleşen fırtınalar depremler içimi sökerken kendimi sıktım.

Evet regl olmuştum. Üzülmüş müydüm bilmiyorum. Sanırım biraz. Ama öyle isteyince bir şeylerin olmayacağını da biliyordum.

Her gün,her saat durup düşündüğümde yüreğim sıkışıyor değişik bir heyecanla karşılaşıyordum.

Hamilelik nasıl bir histi?

Aklımda hep bunu dönüyordu. Kalbim hızlanıyor sıkışıyordu.

Bir anda verdiğimiz karara öyle alışmıştım ki kendime şaşırıyordum. Bundan kızlara bahsetmemiştim. Galiba gerçekleşmeden de söylemeyecektim.

Ya olmazsa?

Tamam. Olumsuz düşünmüyoruz. Evet.

Yarım saat içinde yattığım oturma odasının kapısı açıldı. Başımı yastıktan kaldıramadan Demirhan yanıma geldi.

-"Bitanem ne oldu bebeğim? Neden yatıyorsun?" Koltuğun önünde diz çöküp alnıma dudaklarını bastırdı.

-"Karnım çok ağrıyor."derken bile gözlerim dolmuştu.

-"Doktora gidelim mi?"

Başımı salladım. Saçlarımı okşayıp yüzümden uzaklaştırdı.

-"Regl oldum. Ağrı kesici getirir misin? Kalkamıyorum."

Yüzüne bakmasam bile verdiği nefesten tepkisini hissetmiştim. Bir haftadır yükseklerde uçuyordu. Daha bir mutluydu.

-"Olur sevgilim getiririm."Alnımı tekrar öpüp ayağa kalktı.

Gidip geri geldiğinde ağrı kesiciyi su ile yutup geri yattım. Sıcak su torbası getirmiş ayaklarımın altına yerleştirmişti.

-"Sen yemek yedin mi?"

-"Aç değilim."diye yanıtladım.

-"Üzerimi değiştireyim. Annenin verdiği börekleri getiririm sıcak sıcak yersin." diyerek odadan çıktı.

Saat gece yarısına yaklaşırken odadan nihayet çıkabilmiştim. Yatak odasına geçtiğimizde direkt yatağın içine girdim.

-"Al bakalım küçük hanım."

Odaya girip uzattığı kupayı almadan önce dikleşerek başlığa yaslandım.

-"Ballı süt."diye açıklayınca tebessüm ettim ve bir yudum aldım.

Tişörtünü çıkartıp şortunu da yere bıraktıktan sonra yanıma uzandı.

-"Haftaya yıllık izin için İlker'le konuşacağım."

-"Bende bir kaç otel baktım. Gösteririm."dedi. Ardından başını uzattığım dizlerime koydu ve gözlerini kapattı.

Gülümseyerek saçlarına elimi koydum.

-"Tatilde benimle kavga etmeyeceksin değil mi sevgilim?"diye tatlı bir ses tonuyla soru sordum.

Homurdanarak bacağımı ısırınca saçlarını çekiştirdim.

-"Kalabalık bir yere gideceğimizi mi düşündün bebeğim?"diyince gözlerimi büyüttüm.

-"Sen var ya çok fenasın."diyip tekrar geri yaslandım.

Kısık tonda gülmüştü.

Sütümü içerken Demirhan bacaklarımın üstünde neredeyse uyuya kalacaktı.

Benden ondan farksız olmadığım için sütümü yarım bırakıp kollarının arasına girmiş ve kendimi uykuya bırakmıştım.

'

Aradan yaklaşık bir ay geçtiğinde biz geçen hafta tatilden gelmiştik.

Bir haftalık Bodrum tatilimiz baş başa bir yazlıkta geçmişti. Diğerleri izinlerini ayarlayamadığı için maalesef birlikte olamamıştık.

Bugün şirketten bir saat erken çıkmış annemlere gitmiştim. Nigar annem de oraya gelince annem hemen çay demlemişti.

-"Akşama da yemeğe kalın. Ara Demirhan'ı yemesin."dedi annem.

-"Akşam kahveye Nesli ve Kumru gelecek anne. O yüzden eve geçsem iyi olur bir şeyler hazırlayacağım."

Bu bir ayda Soner abi işleri için dönse bile Nesli burada kalmıştı. Nisan'a bakmak ona çok zor geliyordu. Yalnız kalmakla daha da zorlanacağını söyleyerek gitme süresini uzatmıştı. Soner abi tekrar gelecekti. Bu sefer birlikte döneceklerdi.

-"Bize de gelse sevsek biraz kızını. Maşallah nasıl güzel." dedi Nigar annem.

Gülümseyip başımı salladım.

-"Evet çok sevimli."dedim.

Onlarla biraz daha oturup evden çıktım. Atölyenin önünde sigarasını içen Sedat beni görür görmez kollarını açmıştı.

Gülerek ona sarıldım.

-"Naber kız prenses?"

Gözlerimi devirip kıkırdadım.

-"İyilik senden naber? Kocam içeride mi?"diye sorunca bana ters ters baktı.

-"Bir siz evlisiniz zaten bu ne vıcık vıcık bir ilişki ya."

Kaşlarımı çatıp kolunu çimdikledim.

İçeri girerken Hasan babayla karşılaşınca ayak üstü sohbet ettik. Sonrasında Demirhan'ın odasının önünde geldim ve çalmadan direkt içeri girdim.

Girene kızacakken beni fark edince yüz ifadesini düzeltti.

-"Güzelim? Ne işin var burada?"diyerek ayağa kalktı ve yanıma gelip belime sarıldı.

-"Yanına gelmek için işim mi olması lazım?"diye alıngan şekilde sordum.

Boynuma dudaklarını bastırıp çekildi.

-"Hayır bebeğim olur mu öyle şey? Başımın üstünde yerin var."diyip dudaklarımı öptü.

-"Seni özledim. Gelmek istedim."

Beline sarıldığımda kaslı göğsüne yanağımı yaslamıştım. Kokusuyla mest olurken gözlerim usulca kapandı.

Sanki her gece koynunda uyumuyormuşum gibi özlüyordum.

-"Ne kadar özlediğini gece tartışırız istersen?" Muzip sesine karşılık kıkırdadım

Bir süre daha yanında kaldım ve beni eve bırakma teklifini geri çevirmedim.

-"Pizza söylesem olur mu?"diye sordum arabadan inerken.

Hiç yemek yapasım yoktu. Ev hanımlığı hala çok zor geliyor.

-"Olur sevgilim."diyince ona uzaktan öpücük gönderdim.

Evin içine girdikten sonra ilk önce saçlarımı at kuyruğu yaptım. İnce askılı uçuş uçuş olan kısa elbisemi çıkartıp kirli sepetine attım.

Keten şort ve crop takımı giyindim.

Evde bile olsam özenli olmaya dikkat ediyordum. Hatta eskisinden daha çok dikkat ediyordum çünkü artık evli bir kadındım.

Evlendik diye salanlara asla anlam veremiyordum. Asıl evliyken bakımlı özenli olmak gerekiyordu.

Giysi odasından çıkmadan sabah bıraktığım dağınıklığı topladım. Makyaj masamı silerek yatak odasına geçtim. Yatağımız düzgündü ama hep olduğu gibi yerde yine Demirhan'ın tişörtü duruyordu.

Etrafa fırlatarak yaşamayı seven bir kocam vardı.

Merdivenlerden inmeden üst kat için robot süpürgeyi açmış öyle inmiştim. Alt kattakini de açarak banyoya göz attım. Fazla kullanmadığımızdan temiz duruyordu.

Mutfakta uzun bir süre geçirdim. Hem tuzlu hem tatlı aperatifler hazırlamış etrafı da bir güzel temizlemiştim.

Pizzaları sipariş ettikten sonra Demirhan'ı aradığımda birazdan geleceğini söylemişti.

Bende o sırada hala yüzümde duran makyajımı güzelce yıkayıp tekrar alt kata indim.

Aynı anda kapıdan Demirhan girdi. Çıplak ayaklarımla hoplaya zıplaya yanına gittim ve boynuna atladım.

Gülerek belime sarıldı ayaklarımı yerden kesti.

-"Canımın içi. Çiçeğim. Çok özledim."Burnunu boynuma sürterken istemsizce titreyip omzumu kıpırdattım.

-"Bende çok özledim evimin direği."dedim komik mimikler ve ses tonumla.

Boynuma dağılan gülme sesinin ardından ayaklarımı yere bastırdı. Beraber pizza yiyip karnımızı doyurduktan sonra Demirhan Batı abilerin yanına geçeceğini söyleyerek evden ayrılmıştı.

Ondan sonra zaten kızlar gelmişti. Normalde bu saatleri bahçede değerlendiriyorduk ama minik prenses bizimle olduğu için evde oturacaktık.

Aslı'yla birlikte hazırladığım yiyecekleri üst kata taşıdık. Oturma odasında ilk olarak Nisan'ı kucağıma almıştım. Kumru ve Nesli yine bebek kıyafetlerine düşmüşken Aslı artık çeyiz işine sarmıştı.

Evet nihayet bir adım atıyorlardı. Aileler öğrendiğinden dolayı ilişkilerinin adını koyma maksadıyla nişan yapacaklardı. Bu durum Aslı'yı strese sokarken İlker'i havalara uçuruyordu.

-"Üç gün sonra gideceğiz. Artık siz gelin. Valla çok bunalıyorum."dedi Nesli.

Dudağımı büküp Nisan'ın saçını öptüm. Mis gibi kokuyordu.

-" Evinden uzakta çok bile durdun."dedi Kumru.

Nesli onu onayladı.

-"Sizinle iyi güzel geçiyor ama gerçekten evimiz özledim. Oraya gidince de sizi özleyeceğim."

Kısa bir duygusallık anımız sonrası türlü sohbetlere girmiş saatlerce gülüşmüştük.

Gittiklerinde saat akşam on bir olmuştu. Demirhan da gelmiş televizyonun karşısına uzanmıştı.

Mutfağı toparlamam biraz zaman aldığı için yorgun şekilde üst kata çıktım. Odanın kapısından kocama baktım. Altında şortuyla yine yarı çıplak duruyordu.

Elbette bitmek bilmeyen maç özetlerini izleyerek yatıyordu.

-"Duş alacağım."dedim.

Başını olduğum yere çevirdi.

-"Bende geleyim mi?"diyince gözlerimi devirdim.

-"Çok yorgunum."dedim ve elimi kapıdan çekerek koridora döndüm.

Ilık bir duş sonrası saçlarımı ıslak halde bırakıp gecelik giyindim. O sırada Demirhan evin ışıklarını söndürerek odaya girmişti.

-"Yarın akşam balığa gideceğiz. İstersen yalnız kalma annemlere geç olur mu?"

-"Ne balığı Demirhan? Sen ne anlarsın balık tutmaktan?"diye sorarken yatağın örtüsünü kaldırdım.

-"Kocanı çok hafife alıyorsun."

Kıkırdayıp yastıkları çektim.

-"Pardon. Her alanda usta olduğunu unutmuşum."

Bir anda belimi kavrayıp kaldırınca çığlık attım.

-"En usta olduğum alan senin üzerinde çalışmak. Göstereyim mi?"Kısık seksi ses tonuyla beni yatağa atıp üzerime geldi.

Dudaklarımı ıslatıp başımı iki yana salladım.

-"Tatil boyunca üzerimden inmedin. Hiç mi sıkılmazsın?"derken ellerimi uzatmış boynuna sarılmıştım.

Eğilip yanağımı öptü. Oradan boynuma indi ve ıslak bir öpücük kondurdu.

-"Kokun nefesim olmuş kızım. Senden sıkılır mıyım hiç?"

Gülümseyip saçlarını öptüm. Yatağın içine girdiğimizde şehvet bulutu dağılmış huzurla kollarında yatıyordum.

-"Bir davet var. Lansman. Katılmam gerekiyor bana eşlik edersin değil mi?"diye sordum.

Göğüslerime yasladığı başını oynatıp bacağımı okşamayı sürdürdü.

-"Daralıyorum ama tabiki karımı yalnız bırakacak halim yok." dedi.

Bir süre daha sohbet edip esnemelerim başladığında uyku moduna geçmiştim.

İki gün sonra işler biraz azalınca kızlarla kahve keyfi yapıyorduk.

Bugün reklam çekimi yaptığımız firmanın lansmanı vardı. Neredeyse ilk müşterilerden sayıldığı için şirket çalışanlarının bir kısmı bu lansmana davetliydi.

-"Akşam bütün sosyete davette olacakmış diyorlar."

Seren ağzını yayarak abartıyla konuşunca güldüm ve kahve bardağını bıraktım.

-"Ne o yoksa zengin sevgili zamanı mı?"diye sorduğumda kaşını kaldırıp başını salladı.

-"Ne sandın?"dediğinde Merve'yle birlikte kıkırdadık.

Terasa İlker'in girmesiyle kızlarla konuyu kapattık. Muhtemelen müşterilerden olan bir adamla konuşarak yürüyorlardı.

Göz göze geldiğimizde hafifçe tebessüm etti.

-"İlker bey bizde tam molamızı bitiriyorduk."

Seren yayıldığı koltuktan ayağa fırlayınca gülmemi gizlemek için başımı eğdim.

Elini kaldırıp başını salladı.

-"Bugün yoğunluk yok biliyorum sorun yok devam edin."dedi.

-"Merhaba."

Yanındaki adam tereddütte kalıp selam verince kızlarla aynı resmiyetle karşılık verdik.

-"Caner bey. Geçen konuşmuştuk mücevher firmasından bahsetmiştim size. Firma sahibi." diyerek tanıttı İlker.

Ayağa kalkarak sırayla el sıkıştık. Adam direkt gözlerime baktığı için parmağımdaki yüzüğü fark etmemiş olsa gerek hafifçe öksürüp İlker'e baktım.

Anlasın bir zahmet.

-"Caner bey geçen aradığınızda arkadaşımla birlikteyim diye yanınıza gelememiştim. Peri'nin eşiyle birlikteydim. Aklıma gelmişken tekrar kusura bakmayın."

İlker'in nasıl çevirdiğini çözemeyerek yaptığı bu vuruş bana içimden kahkahalar attırdı.

Adam hemen gözlerini üstümden çekerek zar zor tebessüm etti. Yanımızdan uzaklaştıklarında Seren bacağımı çimdikleyerek omzumda boğuk kahkahalar atıyordu.

-"Adamın hayalleri hayal oldu."

-"Ay sus Demirhan katil olur."dedim gözlerimi büyüterek.

Daha fazla aksiyonlar yaşamamak için terastan ayrılmaya karar verdik.

Geçen saatlerde sesine aşık olduğum kocamla telefonda aheste aheste konuşuyorduk.

-"Çok yakışıklı olma ama." Yanağım elimden kayarken aptal aptal sırıtıyordum.

-"Güzelim aynı şart senin içinde geçerli mi? Çünkü muhtemelen beni delirtecek bir şey giyeceksin."

Dudaklarımı birbirine bastırıp geriye yaslandım.

-"Yoo hiç öyle şeyler yapar mıyım ben?"diye sordum.

-"Yok bebeğim hiç yapmazsın. Kravat takmıyorum."

-"Yeleğini giyin ama sıcak olur ceketini çıkartırsın." dedim.

-"Tamam yarım saate gelirim."

Kenarda kılıfında bekleyen elbisemi alarak odamdan çıktım. Lavabo kabinlerinin soyunma bölümünde elbisemi değiştirdim. O sırada Seren de gelmiş elbisesini giyinmişti.

Birlikte makyaj yaparak son hazırlığımızı tamamladık. Sabah evden çıkmadan saçlarımı dalgalandırmıştım ve hala güzel duruyorlardı.

Bizim dışımızda bir kaç kadın personel daha davetliydi.

-"Parfümüm odamda kaldı. Geçiyorum ben orada görüşürüz."dedim çıkmadan.

-"Tamam canım görüşürüz."

Odamda ayağıma nude tonda tek bant topuklumu geçirdim. Doğrulduğumda elbisemi düzelttim. Saten kumaşı bedenimde çok güzel hissettiriyordu.

Ufak kutu çantaya telefonumu atıp eşyalarımı büyük karton çantaya yerleştirdim.

Şirketten çıkarken tanıdık Mercedes gözüme çarptı. Gülümsedim.

İçinden çıkan kocam güneşten daha göz alıcı göründüğünde nefesimi tuttum ve son basamağı indim.

Siyah kumaş pantolon uzun bacaklarını sarmış güzel poposuna oturmuştu.

Tanrım!

Dün gece ütülediğim beyaz gömleğini giyinmiş üstten açtığı düğmeleriyle nefes kesici görünüyordu.

-"Ya aşkım yeleğin nerde?"dedim yanına vardığımda.

Beni umursamadan belime sarılıp omzuma dudaklarını bastırdı. Gerginliğim bedenimden uçtu gitti.

Boşta olan elimi sırtına doğru atıp göğsüne yaslandım. Yine buram buram parfüm kokuyordu.

Bu kokuyu alan hangi kadının başı dönmez?

-"Terledim kızım ağustos sıcağında takım elbise giydiriyorsun."diyince otuz iki diş sırıtarak geri çekildim.

Gözleri göğüs bölgemde uzun uzun dolaşırken kaşlarını çatmıştı.

-"Az olmuş bu sadece uçlarını kapatsaydın."

Dudaklarım şok içinde aralanırken karnına vurdum.

-"Ne hoş bir çift."

Yüzüme gülümseme yerleştirmeye çalışıp arkaya döndüm. İlker elleri cebinde merdivenlerden iniyordu.

-"Ya ya sorma birader."

İkisi el sıkışırken Demirhan'a gözlerimi devirdim.

Beğenemedi beyefendi.

-"Ben gidip müstakbel nişanlımı alacağım. Orada buluşuruz."derken sırıtıyordu.

-"Olur görüşürüz."dedim gülümseyip.

İlker şoförüyle gelen araca bindiğinde bende arabamızın kapısını açtım. Demirhan hala sırtıma öfkeli gözlerini dikmişti.

Oturduğumda ona gülerek omuz silktim. Muhtemelen sövüyordu.

Arabaya oturur oturmaz sigara yaktı.

-"Hayatım ben iki tarafı kapatamıyorum. Bacaklarımı örttüm üstümü açmalıyım anlamıyor musun?"

Bir anda başını çevirince alay dolu yüzümü düzelttim.

-"Dalga mı geçiyorsun bir de? Senin giyeceğin kıyafeti sikeyim ben Peri." Ağzının içinde küfür ede ede arabayı çalıştırdı.

Gülerek onun aklını dağıtmaya çalışsam da bir kere delirdiği için sakin haline dönemiyordu.

Bu yüzden geceyi olaysız atlatmak için dua etmekten başka çarem yoktu.

Mekan uzakta olduğundan üstüme uyku hali çökmüştü. Ve acıkmış hissediyordum.

-"Demirhan?"diye mırıldandım.

-"Ne var?"

Tepkisiyle oflayıp başımı cama çevirdim.

Tam bir öküz!

-"Söylesene!"diye tekrar ters ters konuştu.

-"Söylemiyorum. Yola bak sen."dedim ve kollarımı göğsümde bağladım.

-"Bir şey mi oldu?" Aldığı derin ve sesli solukla daha sakince sormuştu.

Böyle yola gel sevgilim.

-"Acıktım diyecektim."dedim kısık sesle.

İç çekip elini uzattı. Bacağımı bir kaç saniye okşayıp elimi kendine doğru çekti ve ellerimizi birleştirdi.

-"Otelin yanında restoran var. Orada bir şeyler yersin. Ayrıca sen şirkette yemedin mi?"

Masumca omuzlarımı düşürdüm.

-"Yedim...ama acıktım."diyince dudağının kenarı yukarı kıvrıldı.

-"Evlendikten sonra bir iştahın açıldı sanki."

Gıcık.

-"Çok mu yiyorum yani? Onu mu demek istiyorsun?!" Sert karnını çimdiklemek istediğimde beceremeyip koluna şaplak attım.

-"Yok sen yeter ki ye servetim feda olsun."

Kaşlarımı çatarak başımı diğer tarafa çevirdim.

-"Sürekli üstümde bir öküz var. Haliyle fazla enerji harcıyorum. O yüzden olabilir."diyip sustum.

-"Bak sen. Öküz?"

Parmaklarını belime atmasıyla kıkırdayıp eline vurdum. Yol boyunca öküz lafını hazmedemeyip her yerimi ellemeye çalışmıştı.

Yol sonunda önceliğimiz elbette karnımı doyurmak oldu.

Sonra güzel bir akşam bizi bekliyordu. Yani umarım öyle olurdu.

•••

Merhabaa

Bölümü nasıl buldunuz?

Bu arada sanırım bir iki bölüme final verebilirim. Gidişata bağlı.

Bir sonraki bölüm görüşürüz ❤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.