•••
-"Güzelim."
Televizyona bakmayı sürdürürken elindeki bardağı bırakıp yanımda yere diz çöktü.
-"Bari iyileştikten sonra küs olmaz mı?"diyince az kalsın gülecektim.
-"Küs falan değilim."derken umursamaz görünmeye çalışıyordum.
-"Şunu iç o zaman. Sonra ağrı kesici alırsın uyuruz tamam mı güzelim?" Saçımı okşayıp öptü ve buharı tüten kupayı uzattı.
Akşam üstü Elvin abla giderken annemler de kısa süreliğine uğramış eve yemek bırakarak gitmişlerdi. Şimdiyse saat gece yarısı olmuştu. Alt katta sıkılınca üst kata taşınmış koltukta yatıyordum.
Hazırladığı ballı suyu istemeye istemeye içmeyi başardım.
Ardından koltuktan kalktım ve yatağın yolunu tuttum. Arkamdan televizyonu ışıkları kapatarak gelmişti. Evin ısısı oldukça yüksekti. Hastalığın getirisiyle iyice ateş basıyordu bu yüzden pijamalarımı çıkartarak yatağa girdim.
Bir kaç dakika içinde belime sardığı kollarıyla yerini almıştı.
Tepki vermedim. Ona ihtiyacım vardı. Sıcaklığı olmadan huzurla uyuyamaz olmuştum.
'
Geçtiğimiz günlerde ben eski sağlığıma kavuşmuş toparlanmıştım.
Kar yağmıyor olsa bile havalar çok soğuktu. Ve evin sıcaklığından ayrılıp işe gitmenin zor olduğu günleri yaşıyordum.
Demirhan'la ise geçen hafta barışmıştık. Artık banyoda bile rahat vermeyip her yerde sırnaşıp özür dilediği için bana tak etmişti.
Bu akşam bir şeyler içmek için yapılmış olan plan İlker beye aitti. Az önce odama gelerek bu teklifi yapmıştı. Amacı biraz da rahat rahat Aslı'yı görmekti. Çünkü Aslı akşamları kolayca dışarı çıkamıyor görüşemiyorlardı.
Ben kabul etmiştim fakat henüz Demirhan'a haber vermemiştim.
-"Peri hadi kalk kalk."
Yerimde sıçrayıp kapıya baktım.
-"Ne var be ödüm koptu manyak?"dedim içeri dalan Erdem'e.
Sırıtarak kapıya tutundu.
-"Çok acıktım. Yemek yiyelim."
Kahvaltıyla durduğum için bende aç hissediyordum ve geri çeviremeyecektim.
Ama öncesinde kocamı aradım. Erdem de başımda bekliyordu.
-"Efendim bebeğim?"
-"Ne yapıyorsun yemek yedin mi?"diye sordum.
-"Annem börek göndermiş atölyeye ondan yedim."
-"İyi o zaman sevgilim ben Erdem'le akşam yemeği yiyeceğim. Ondan sonra sende Aslı'yı alıp geleceksin. O sana mekanı söyler."dedim hızlıca.
-"Olur da nereye geliyoruz güzelim?"
-"İlker bey davet etti. Bir şeyler içmeye gidelim diye."
Kısa konuşmalar sonrası aramayı sonlandırıp kabanımı giyindim.
-"Patronla takılmaca dolayısıyla bir terfi gelir mi ne dersin?"
Erdem'e göz devirip çantamı aldım. Birlikte şirketten ayrılırken diğer çalışanlara iyi akşamlar diliyorduk.
Karşıdaki restorana girdiğimizde kalabalık arasında tanıdık yüzler vardı. Yıllardır aynı mekanda takıldığımız için bu normaldi.
Yaklaşık 1 saat süren yemek sonrası restorandan çıktığımızda karşı caddeye geri yürüdük. Erdem otoparka inip arabasını alacaktı. Aynı anda İlker bey de şirketten çıkınca birlikte gitmek daha mantıklı geldi.
Daha doğrusu kendisi söylemişti. Erdem'le vedalaşıp İlker beyin arabasına bindim. Şoförü kullandığı için o da arkaya yanıma oturmuştu.
-"Aslı bugünlerde biraz durgun gibi."
Başımı sola çevirip sıkıntılı yüzüyle oturan İlker beye baktım.
-"Son bir haftadır yüz yüze gelemedik. Fark etmedim yani neden öyle düşünüyorsunuz?"
Omuz silkti.
-"Bilmem uzak davranıyor. Bu akşam da pek gelmek istemedi. Senin kabul ettiğini iptal edemeyeceğimi söyleyince bir şey demedi."
Yine eminim aklını kurcalayan bir şeyler vardır.
-"Ben konuşurum onunla merak etmeyin."diyerek hafifçe tebessüm ettim.
-"Teşekkür ederim." Biraz rahatlamış göründü.
-"Sizin evlilik nasıl gidiyor? Alışabildin mi evli olmaya?" dediğinde kıkırdadım.
-"Evli olmaya alıştım ama ev hanımı olmak hiç bana göre değilmiş."
Gülümsemesi kahkahaya dönüştü.
-"Tabi onca yıl her şeyin hazır olmasına alışmışsın. Annenin yokluğu aranır."
Başımı salladım.
-"Kesinlikle öyle. Ama güzel. Tavsiye ederim." Cümlemin sonunda oluşan kocaman sırıtmam onu biraz daha güldürdü.
-"Biliyor musun...bir kaç ay önce bana evlilik deselerdi oradan kaçardım. Ama...insanların niye aynı ev içine girmek istediklerini artık biliyorum."
Çünkü sevda buydu.
Biliyordu. Görüyordum.
-"Aslı sizi önemsiyor İlker bey."
-"Beyi kaldırdık artık. Önemli olan beni benimsemiş olması. Belki güleceksin ama günaydın demesi bile bütün günümü güzelleştiriyor."
Gözlerime yerleşen mutluluk parıltısı eminim görünüyordur. Gülümseyip başımı eğdim.
-"Aşk kutsal bir duygu."dedim mırıldanarak.
Başını aşağı yukarı salladı.
Mekana yaklaştığımızı fark ettiğimiz zaman sohbetimizi sonlandırdık.
Arabadan inerken çantamdan telefonumu çıkartıyordum. Girişte durduk. Sert rüzgar açık yakamdan içeriye sızınca kabanımın yakasını kapattım.
-"Hayatım biz geldik." dedim açtığında.
-"Gelmek üzereyiz güzelim. Siz girin. Üşüme."diyince tebessüm ettim.
-"Olur bekliyoruz."derken kalbim ağzıma gelmişti.
İlker'le birlikte içeri girdik. Ortamın loş ışığı altında insanlar pek net seçilmiyordu. Kenarda hareketli parçalar çalan dj vardı ancak o da loş ışık altındaydı.
Lüks bir yerdi. Görevlinin yönlendirmesiyle ayırtılan masaya geçtik. Kabanımı çıkartıp oturduğumda İlker de karşıma oturmuştu.
Bugün kabanım ultra kalın olduğu için içime straplez bir bluz giyinmiş altıma deri pantolon geçirmiştim. Akşamdan habersiz iyi seçimler yapmış olmamla içim rahattı.
Saçlarımı geriye savurup garsonun getirdiği menüye uzandım. İlk olarak ufak tefek mezeler geldi.
Girişten bu tarafa gelen bedenleri görür görmez gülümsedim. Aslı çekingen gözlerle Demirhan'ın yanına ilişmiş yürüyordu. Demirhan ise keskin gözlerini gözlerime kitlemişti.
Nasıl seksi bir kocam var..
-"Hoşgeldiniz."
Ayağa fırlayıp boynuna uzandım.
-"Canımın içi." Sıcak nefesini saçlarımın arasından boynuma vurdu. Belime dolanan kollarıyla yuvama kavuşmuş oldum.
-"Aynı evin içindeyiz ama gün sonunda hasretinden kavruluyor oluyorum."diye kulağıma mırıldandı.
Aynı hissediyordum.
-"Seni çok özledim."Göğsüne sokulup saçlarımı şefkatle öpüşünü hissettim.
-"Size bakanlar birbirine hasret kalmış bir çift görüyor. Sanki karı koca değilmişsiniz gibi." Aslı'nın alaylı dokunaklı sözleri üstüne utanarak geri çekildim.
Ne var ortamı unuttuysak?
-"Aşk olsun."Dalga geçmesine sitem edip yerime geri oturdum. Demirhan yanıma oturmadan paltosunu çıkarttı.
Koyu kahve fitilli bir kadife gömlek giyinmişti. Bunu internetten sipariş ederken ona bu kadar yakışacağını düşünmemiştim. Ama esmer teninde öyle güzel duruyordu ki.
-"Ne var ne yok ?" Karşılıklı oturan beyler git gide samimi olmanın verdiği etkiyle sohbete girdiklerinde bende Aslı'yı inceliyordum.
Açıkçası İlker'e bakarken bakışları yumuşuyordu. Konuşmasını dikkatli dinliyor güldüğünde gülümsüyordu. Bunlar ince detaylardı. Fakat baş başa konuşmamız gerekiyordu.
Şarap çeşitleri arasında siparişlerimizi vermiş hafifçe yudumlarken mezelerin tadına bakıyorduk.
-"Bu arada şirketimiz için fazlasıyla önemli bir iş anlaşmamız var. Müşteri eski dostum. Konuşmak anlaşmak için bizi davet etti. Bende en güvendiğim çalışanlarımdan bir kaçıyla gitme kararı aldım."
İlker'in her cümlesinde heyecanım artarken can kulağıyla dinliyordum.
-"Kim ki?"diye sordum.
Masaya yaklaşmış ellerimi çenemin altında koymuştum.
-"Tanımazsın sen. Uzun zaman önce Türkiye'den çekilmişti. Büyük bir iş ortaklığı olacak. Dünya markası diyebiliriz. Hem bizim adımıza hem de bu çalışmada yer alan çalışanlar için iyi bir fırsat."
Elbette ki öyleydi.
Kim böyle bir çalışmaya dahil olmayı istemezdi ki?!
-"Ee nerede bu ortak?"Bu soruyu Demirhan sormuştu. Dudaklarından çektiği sigarayı söndürüp geri yaslandı.
Aynı anda diğer eli belimi okşamakla meşguldü.
-"Newyork."
Gözlerimin büyümesine ek dudaklarım aralandı.
Amerika mı?
-"Hadi canım! Ciddi misiniz?"dedim.
Gülerek başını salladı.
Elimi göğsüme koydum.
-"Kimi seçtiğinizi lütfen söylemeyin bilmek istemiyorum. Şuraya düşer bayılırım." derken yüzüm de düşmüştü.
Aslı bana kıkırdarken İlker'in ona dönüp masada duran elini okşamasıyla dondu kaldı. Belli etmemeye çalışsa da kalp spazmı geçirdiğini anlıyordum.
Çaktırmadan güldüm.
-"Pazartesi konuşacağız. Ama kötü bir haberim var. Evlilik durumu ile sorun çıkabilir diye önceliğim seyahat sorunu olmayan çalışanlar olacak."
Bakışlarım durgunlaşırken üzüntümü içime sakladım.
Neye heveslendin ki Peri? Sanki gidecektin.
Zar zor tebessüm ettim ve ellerimi indirip geriye yaslandım.
-"Evet...tabii."
-"Çünkü çekimler uzun sürebilir. Biliyorsun ayrıntılar aşamalar zor."
Başımı belli belirsiz salladım.
Eğer seçme şansım olsaydı isteyebilirdim ama mümkün değildi. Yalnızca kariyerim için ve kendime katabileceğim güzel deneyimler için bana bir şans olabilirdi.
Bu şanssızlıktı.
Olsun diyebildim.
Gecenin devamında biraz buruk da olsam bunu belli etmemeye odaklanmıştım. Aslı'nın bizimle gelmesiyle ev yolculuğumuz başlamış oldu.
-"Üzüldün mü?"
Demirhan gözlerini yoldan ayırmadan sormuştu. Ne sorduğu belliydi.
-"Yo hayır. Zaten senden uzun süre ayrı kalamazdım." diyip gülerek üstünü kapattım.
-"Sen hep Amerika'ya taşınacağım derdin." Aslı geçmişin anılarıyla güldüğünde bende gülümsedim.
Evet hep bir yurtdışına yerleşme hayalim vardı. Özellikle beni boğan bu şehirden ayrılmak isterdim.
-"İnsan nerden nereye varacağını tahmin edemiyor." Onsuzlukla nefesimin kesildiği,uykularımın kaçtığı adamla şimdi evliydim.
Eğer bu fırsat aylar önce önüme gelmiş olsaydı hiç düşünmeden çeker giderdim.
-"Artık eniştemizle tatile gidersin."Demirhan dikiz aynasından Aslı'yla göz göze gelince küçük bir tebessüm gösterdi.
-"Keşke Nesli'ye gidebilsek." dedim aklıma gelince.
Hamileliğinde yanında olmayı çok istiyorduk.
-"Gidin güzelim."
Başımı Demirhan'a çevirip kaşımı kaldırdım.
-"Gidin?"dedim sorarcasına.
Beni onayladı.
-"Hafta sonu gidip gelirsiniz. Aslı , Kumru...sen."
-"Gerçekten mi?"Aslı arkadan öne eğildiğinde anlamaya çalışıyordum.
-"Sensiz mi?"diye sordum.
-"Hafta sonu şehir dışından müşterim gelecek siz gidersiniz işte."
İki gün ayrı kalmamızda bir sakınca yoktu. Bu teklifi yapmış olmasına biraz mutlu olmuştum. Nesli'yi ve Soner abiyi özlemiştim.
-"İyi geceler görüşürüz." Aslı el sallayıp arabadan inerken ona iyi geceler diledik.
Mahalleden geçip evimize ulaştığımızda yağmur yağmaya başlamıştı. Koşar adım evin kapısına ulaştım. Kapıyı açarken belime sarılıp ayaklarımı yerden kesen kocam beni güldürürken bir yandan yanağımı öpüyordu.
-"Düşeceğiz bak."dediğimde beni yere indirdi. Botlarımı dolaba kaldırıp kabanımı astım.
Işıkları açtığımızda önce mutfağa girdim.
Su içip çıktığımda Demirhan ortalıkta görünmüyordu.
-"Demirhan?"
Seslenerek yatak odasına kadar geldim. Giysi odasından başını çıkarttı .
-"Kocan olmadan duramıyor musun sen?"
Sırıtıp çıplak gövdesine atıldım ve boynuna sarıldım.
-"Duramam. Zaten zor bulmuşum." dediğimde o muazzam kahkahası yükseldi.
-"Öyle mi küçük hanım? Demek kocanız pek değerli."
-"Hı hıı..."Mırıltılarım arasında kalçamdan tuttuğu gibi beni kaldırmıştı. Sırtım dolaba yaslanırken bluzden açıkta kalan kısıma yaklaşıp göğüslerime dudaklarını değdirdi.
Göğsüm sıkışırken dudağıma dişlerimi geçirdim. Elimi kaydırdım saç diplerini okşadım ve nefesimi üfledim.
-"Kocanla uzun bir geceye ne dersin?"
Kıkırdama sesimle boynuna sarılıp dudaklarına uzandım. Kısa şehvet dolu öpücüğümüz nefes ihtiyacımla yarıda kaldı.
-"Hayır diyemem."diye fısıldadım.
Yönümüz yatak odasıydı. Yatağa beni yatırdığında elini pantolon düğmeme attı.
Gecemiz uzun ve tutkulu geçmişti. Fakat üstümden zorla indirdiğim dördüncü birlikteliğimizde ateş başıma vurmuştu.
-"Aferin sana gerçekten."
Zevkten uyuşmuş bedenimi mecburi olarak yataktan kaldırdım.
-"Ya güzelim tamam yarına hap alırız ne kızıyorsun?" Yanıma sokulduğunda onu ittirip banyoya geçtim.
Kaç kere prezervatif takması konusunda uyarmıştım. Bana güven diyip diyip en son yanlışlıkla içimden geç çıkıvermişti.
Haliyle bana geldiler ve bütün keyfim uçtu gitti.
-"E tak diyorum sana Demirhan!"diyip suyu açtım.
Belime sarıldı boynuma yüzünü soktu.
-"Ten tene daha güzel."
Gözlerimi devirip karnına dirseğimle vurdum. Hala işin eğlencesinde.
-"Tabi sana hava hoş!" Onu gönderip suyun altında iyice yıkandım.
Bornozuma sarılmış banyodan çıkarken karşıma dikildi.
-"Bir şey olmaz büyütme bu kadar. Bir an kendimi tutamadım aklım yerinde değildi." Uzanıp alnıma dudaklarını bastırıp yanımdan geçti banyoya girdi.
Saat geç olmasaydı en yakın eczaneye koşar ertesi gün hapı alırdım. Fakat bu saatte nöbetçi eczane için çıkamazdım.
Gerginlik akan bedenimi giysi odasına soktum. İç çamaşır takımıyla pijama takımı giyinip yatağa geri döndüm. Bir kaç dakika içinde Demirhan gelmiş arkama yerleşmişti. Karnımdan tutup çekince sırtımı göğsüne yasladım.
-"Sabah alıp gelirim uyu şimdi."dedi ve omzumu öptü.
Başımı öylesine salladım. Gözlerimi yumdum.
''
Yaptığımız konuşmanın üstüne Kumru ile de anlaşmış hafta sonu kaçamağını kesinleştirmiştik.
Demirhan çoktan biletlerimizi almıştı bile. Her ne kadar Batı abi kendisinin alacağını söyleyip kızsa da en nihayetinde kabul etmişti.
En son iki gün önceki stresli gecemizin sabahı ertesi gün hapı içtiğimden dolayı rahattım. Yani kafa olarak rahatlamıştım.
Bir iki günlüğe yetecek kadar orta boy bavul hazırladım. İçinde daha çok Nesli'nin bebişine aldığım ufak tefek hediyeler vardı.
Ona haber vermemiştik. Elbette sürpriz olacaktı.
-"Bu suratının sebebi ayrılıyor oluşumuz mu?"
Salonda koltuğa oturmuş boş boş duvarı izleyen Demirhan'ın yanına oturdum. İki gündür tuhaftı. Soruyordum geçiştiriyordu.
-"Evet seni özleyeceğim." Belimden çekip göğsüne yatırdı. Karnına sarıldım ve sıcaklığına sokuldum.
-"Neden mutsuzsun? Sadece iki gün olmayacağım."
Başını salladı.
-"Mutsuz falan değilim nereden çıkartıyorsun?"
İç çekip göğsünden kalktım ve kolumu koltuğa yaslayıp yan şekilde oturdum.
-"Ne var öyleyse?"
Gece yarısına yakın bir saatte uçağımız vardı. Sayılı saatlerimiz kalmışken onun böyle gönülsüz duruşu hevesimi kırıyordu.
-"Bir şey yok Peri." Ciddiyeti karşısında kaşımı kaldırdım.
-"Beni geriyorsun. Bu şekilde gitmek istemiyorum. Sorunun ne olduğunu söyle de içim rahat olsun." dedim ve uzanıp yanağını okşadım.
Elimi tutup avucumu öptü.
-"Boşver güzelim. Gel doya doya sarılayım."
Ellerini ittirip başımı iki yana salladım.
-"Vallahi gitmem Demirhan. Bak bütün enerjim çekildi."derken kaşlarım çatılmıştı.
Mimikleri düz hal aldığında eş zamanlı olarak ofladı.
-"Uzatma işte Peri bir şey yok diyorum. İşle alakalı canımı sıkan bir mevzu. Senin önemseyeceğin konu değil."
Neden bana inandırıcı gelmedi?
-"Şuan tartışmak istemediğim için kapatıyorum."dedim.
Kalan saatleri dip dibe göğsüne yaslanmış halde geçirdim. Canım sıkılsa bile anlatmayacaktı mecburen susuyordum.
Saati geldiğinde Batı abi ile birlikte bizi havaalanına götürmüşlerdi.
Ayrılırken boynuna sıkıca sarıldım. Kolları belime dolanmış boynumdan derin soluklar çekiyordu. Evlendikten sonra ilk ayrı kalışımız olacaktı.
-"Kendine dikkat et."dedi ayrılmadan.
Başımı sallayıp boynunu öptüm. Geri çekilip yüzümü avuçları arasına aldı. Önce alnımı öptü. Sonra dudakları iki yanağıma ardından dudaklarıma değdi.
-"Sende öyle. Beni çok özle."diyip gülümsedim.
Gülümsedi. İçim ferahladı.
-"Ayy sanki gurbete gidiyoruz." Aslı'ya göz devirirken son kez kocama öpücük verdim.
Kısa ama bol özlemeli bir yolculuğa girmiş bulunduk.
•••
Merhaba iyi geceler ❤
Biraz kısa bir bölüm oldu ama sizi daha fazla bekletmek istemedim.