•••
Saatin kaç olduğundan habersiz kendimden geçtiğim kucağında kıpırdandım.
Biraz daha gevşediğini hissetmek iyi gelmişti.
Demirhan gibi bir adamı öylesine çökmüş halde gördüğümde çok fazla çaresiz hissetmiştim.
-"Gidelim artık seni merak ederler."
Sol yanağımı omzuna doğru yasladığımda sağ tarafıma eğildi. Kocaman bir öpücükle buluşan boynum huylanırken kıkırdayıp boynuna sokuldum.
-"Gitmeyelim. Yanında kalabilir miyim?" Küçük bir çocuk misali gözlerimi açarak sormuştum.
Öyle bir nefes almıştı ki ciğerlerinde üç tur dolaşmış dışarı çıkmıştır.
Dudaklarımda baskısını hissettim. Dudağımın alt dolgunluğunu hoyratça kavrayıp emdiğinde en ateşli sinyallerle karşılaştım.
Geri çekilmesiyle yarım kalan şehvet beynimi bulandırdı. Aralık dudaklarımla gözlerine baktım.
-"Parıldayan mavilerine her gün tekrar aşık oluyorum. Öyle bir bakıyorsun ki...kendimi okyanusta kaybolmuş gibi hissediyorum. " Gözümün altını parmağıyla okşayıp kapatmama neden oldu.
Dudaklarını sırayla gözlerime dokundurdu geri çekildi.
Beni öpmesi için çıldırırken bunu yapmadı. Yarım kalmışlık hiç hoş değildi. Tadını bile alamamıştım.
-"İçeri geçelim." dedi.
Gerginleşen sesinin sebebi yandaki tekneye birilerinin çıkmasından kaynaklıydı.
Kucağından kalktım ve ayağa dikildim. Soner abinin dediğine göre bu balıkçı teknesi Hasan amcanın eskiden kalması teknesiymiş.
Demirhan destek alarak kalktığında onu izledim. Hareketleri sarsaktı.
Niye bu kadar içmişti bilmiyorum. Neyi kendine dert ediniyordu onu da bilmiyorum. Bu halde üstüne gitsem cevaplamayacaktı o yüzden tamamen ayık olduğu bir anda bunu konuşacaktım.
-"Geç."
Kamarası küçüktü. Kamaranın ahşap duvarının dibinde tek kişinin uzanacağı sedir gibi bir şey vardı. Hava karanlıktı içi daha da karanlıktı. Yalnızca kapının ufak buzlu camı bulunuyordu.
Kolumdan çektiğinde kucağına düştüm. Uzanacakken telefonum çalmaya başladı.
Cebimden çıkartıp aramayı yanıtlarken beni izliyordu.
-"Efendim Aslı?"
-"Elif teyze seni soruyor şimdi fark etti yokluğunu. Eve geçti geliyor dedim ona göre." dedi.
Geleceğimi söyleyerek kapattım. Herkes Kumru'ların evindeydi. Nişan için börekler baklavalar açılıyordu.
Bende o arada kaçmıştım.
-"Annem beni soruyormuş. Gitmemiz lazım." dedim boynuna sarılırken.
Saçlarımın arasından yanağımı öpüp parmaklarını belime sardı. Kalbimin atış hızı anında zirveye ulaştı.
Uyguladığı baskıyla kalçam kasıklarına dayanmıştı. Giydiği pantolona rağmen sertliği kendini belli edebiliyordu.
Tanrım.
Bu nasıl bir şey?
Kasıklarımda sanki ikinci bir kalp vardı ve olan gücüyle atıyordu.
-"Sana doyamıyorum." diye mırıldandı kulağıma.
Nefesiyle huylandım ve yüzümü omzuna yaslayıp elimi ensesindeki saçlara kaydırdım. Mentol kokusu ciğerlerime işlemişti.
Güçlükle yutkunup dudaklarına baktım. Ay ışığı altında ayrı bir karizmatik görünüyordu.
Ensesinde duran elimi bastırıp kendime doğru çektim. İç güdülerime zincir vuramadığım o anlara giriş yaptım.
Dudaklarım alt dudağını kavradığında dilimle emerek tadını zihnime kazımaya başladım. Onu tecrübesiz öpüşüme müsaade ederken beni kendine çevirdi. İki yanına sabitlenen bacaklarımı okşayarak elleri kalçama kaydırdı.
Derinlerden yükselen inlemesi karnımın içini yakmıştı.
Şortumun üzerinden kıvrımlarımı avuçlayıp kasıklarına oturmamı sağladı. Boğuk inlememle daha fazla hareketsiz durmadı. Parmaklarını etime sertçe geçirip dudaklarıma saldırmıştı.
Diliyle ıslattığı alt dudağımı hafifçe ısırdı. Dayanma gücüm yoktu. Sıfıra inmişti. İhtiras bedenimi ele geçirmişti.
Gözlerimi kapatıp saç diplerini çekiştirdim. Kalçam daha fazlasını isteyip kıpırdarken boğuk bir ses çıkarttı. Beni saniyesinde olduğum yere sabitlemişti.
-"Yapma...yanarız."
Dudaklarında dudaklarım gülümsedim.
Yanalım.
Parlayan nemli dudağına asılıp çekiştirdim ve bıraktım. Titrek bir iç çekişle kalçamı sıktı. Yeniden öptüğümde gözlerimiz birbirine değdi.
Dudaklarımdan tehlikeli gülümsemem silinmeden
-"Yaksana.."dedim.
Kalbim göğsümden çıkıyordu. Bakışlarında öyle bir kor vardı ki nefeslerim ciğerlerime gitmeden soluk borumda takılı kalıyordu.
Bir hamlede sırtımı yumuşak süngerli yatağa yatırdı. Bütün heybetiyle üzerime çıkmıştı.
Eli kıvrık duran bel boşluğumdan sırtıma doğru kayarken beni hafifçe yükseltti ve boynuma dudaklarını değdirdi.
-"Sen benim sonum olacaksın kızım." diye fısıldadı.
Kollarımı omuzlarına sarıp çıplak bacağımı kırıp yana doğru açtım. Bacaklarımın arasına yerleşmiş boynumu ıslak ıslak öpüyordu.
İnleyişim duyulmasın diye dişlerimi dudaklarıma geçirdim.
-"Eğer uslu bir kız olmazsan...bende hiç uslu duramam." dedi tenimin üstünden.
Kalbim artık bedenimi gümbürtüsüyle sallıyordu. Kalçamı refleks olarak havaya kaldırdığımda bu anı bölen telefonum oldu.
Daha fazla vaktim kalmamıştı. Annem olur da babamla konuşursa evde olmadığımı öğrenebilirdi.
Nasıl toparlandığımı anlayamadım. Dilim damağım kurumuştu ve şuan denizden gelen esinti bedenimi ferahlatmıştı.
Biz iki kişi çok tehlikeliydik.
Kesinlikle baş başa kalmamalıydık. Çünkü ben karşı koyamıyordum,Demirhan ise bana hiç hayır diyemiyordu.
Teknenin kamarasını kilitleyip köprüye geçti. Elimi kavrayarak arabanın yanına kadar bırakmamıştı.
-"Ben süreyim mi?"
-"Sen mi? Ben sürerim."
Yan gözle ona baktım. Hani benden değerli değildi?
-"Alkollüsün sen olmaz." diye direttim.
-"Güzelim sarhoş değiliz sonuçta. Hem...yani sana feda olsun ama daha bir çiziği olmadı. Akşam akşam iş açmayalım." derken kıvrandığını fark ettim.
Belimden ittirerek arabaya oturttu. Israr etmesem iyi olur diye düşündüm. Şimdi bende ki şansla gider bir direğe falan çarpardım Allah korusun.
Girdiğimizde beni mahallenin görünmeyen bir köşesinde indirdi. Ben yürüyüp gelene kadar o da arabayı park etmiş yanıma gelmişti.
-"Sende gel bak kapıda oturuyorlar." dedim uzaktan işaret ederek.
Soner abiler Kumru'ların bahçesinde babasıyla birlikte çay içiyorlardı.
-"Üzerimi değiştirip gelirim."
Hiç ayrı kalasım yoktu. Bakışlarımı fark etmiş gibi iki adım uzağımda durdu.
-"Geliyorum beş dakikaya. Özletmeyeceğim kendimi." diye dalgaya vurunca gülümsedim.
-"Gözümün önünde ol bekliyorum."derken ciddi olmaya çalışmıştım ama gülmeden edemeyince arkamı döndüm. Biraz ilerleyince beni fark etmişlerdi.
Hafif tebessüm edip yanlarından ilerledim ve eve girdim. Geniş mutfakta kızlar yemek masasında sarma sararken annemler yer sofrasında hamur açıyorlardı.
Yoğun olunca annem bana laf edecek fırsatı bulamamıştı.
Gözüme yeni çarpan kişi Şeyma oldu. Annesi Nuran teyze buradaydı ama o benden sonra gelmiş olmalıydı.
Hiç eksik kalmasın!
-"Kurabiyeler soğumuş tabaklara koyayım." dedi ve elinde tabaklarla balkona girdi.
Hanım kız. Ne hoş.
Yanak içlerimi ısırarak Nigar teyzeye baktım. Tezgahın başında börek hamurlarını tepsiye diziyordu. Bir yandan da Şeyma'ya beğeniyle baktığını görünce nefesimi üfledim.
-"Tırnak payından kurtardın bak Peri." diye söylendi Nesli.
Sevgi teyze bir şey demese bile annem kesinlikle elimi sürmemi istememişti.
Benim tırnaklarım gayet temizdi ama annem fazla titizdi ve uzunluklarından hoşlanmıyordu. Halbuki çok uzun değillerdi.
Benim de işime gelmişti.
-"O yarına temizliğe yardım edecek kızlar üzülmeyin." dedi annem.
-"Ederim anne ne olmuş?" dedim bir an tersime gelince.
Bu Şeyma iyice sinirlerimi bozuyordu.
-"Elleşmeyin kızıma."diye arka çıktı Sevgi teyze.
Göğsümü indirip buzdolabına omzumu yasladım.
-"Yavrum şunları makineye atıver sana zahmet." Nigar teyzenin sesini duyunca yanına geçtim. Tezgahta biriken bulaşıkları hızlıca makineye yerleştirdim ve ellerimi yıkadım.
-"Ben şunları dışarı vereyim."Hanım kızımız Şeyma iki kurabiye tabağı ile mutfaktan çıktı.
Önce durdum. Sonra Demirhan'ın gelmiş olma ihtimali aklıma geldi. Hemen dikleşip çaydanlığa yöneldim.
-"Çaylarını tazeleyeyim."diye mırıldandım.
İlk geldiğimde de ben verdiğim için kimse bu tavrıma takılmadı.
Çaydanlıkla dikkat ederek bahçeye çıktım. Tahmin ettiğim gibi benimki Batı abinin yanında oturuyordu. Şeyma da ikisinin arasındaki ufak boşluğa sıkışmış tabakları koyuyordu.
İster istemez boğazımı temizleyip çay doldurmak için yaklaştım. Çatık kaşlarımla Demirhan'a bir bakış attım.
-"İçiyor musun Tuncer amca?"Dişlerimi sıka sıka sorduğumda Demirhan tarafından izleniyordum.
-"Yok kızım yeter. Demirhan oğluma da bir bardak getirin içsin." dedi.
Soner abilerin çaylarını doldurmaya eğildim.
-"Ben getireyim." Şeyma koştur koştur eve girince içimden sabır çekiyordum.
Çaydanlık elimde gelmesini beklerken Demirhan'a kötü kötü bakıyordum. Başını ne var dercesine oynattı.
Siyah dar bir tişört giymiş yine bütün kaslar ortada!
Allah Allah ya! Giysene turuncu yeşil bir şeyler az çirkin ol be adam!
-"Afiyet olsun." Şeyma çay bardağını Demirhan'ın önüne bırakıp eve geri girdi.
Bende onun yanına geçtim.
-"Afiyet olsun Demirhan abi!" dedim üstüne basa basa.
Bir hışımla arkamı döndüm.
Oh dedim.
Oh olsun.
Mutfakta ufak tefek yardımlarla bu hazırlığı bitirmiş olduk.
Şimdi hanımların keyif sırasıydı. Bahçeye evden sandalyeler taşındı. Tuncer amca yorgun olduğunu söyleyerek yatmaya gitmişti. Batı abi de erkenden işi olduğu için kendi evine geçerken sadece Demirhan ve Soner abi kalmıştı. Sedat zaten erkenden uykuya dalan birisiydi o hiç yoktu.
Kızlarla çayları masaya bıraktığımız sırada Nigar teyzenin Şeyma'yı Demirhan'ın yanına oturttuğunu fark ettim.
Delireceğim.
Bu yıllardır böyle miydi gerçekten? Sürekli Şeyma'yı Demirhan'a mı yaklaştırmaya çalışıyorlardı.
-"Otursana kızım." dediğinde annem ayakta dikildiğimi fark ettim.
Elimde unuttuğum tepsiyi Kumru alıp mutfağa götürdü.
-"Siz oturun ben gidiyorum erken bir toplantım var." dedim dümdüz ifadesiz suratımla.
-"Saat kaç oldu tuttuk seni yavrum." dedi Sevgi teyze.
-"Yok olur mu öyle şey zaten pek yardım edemedim."
-"Bende kalkayım. Anahtarı versene anne." Soner abi Ayşegül teyzeden evin anahtarını alırken bende bahçeden yola çıktım.
Şimdi geri dönüp Demirhan'a bir tane patlatacağım o olacak.
Soner abi yanımda belirdiği esnada tam sinirle oradan uzaklaşacakken sesini işittim.
-"İyi geceler."
Aferin.
Bir dakika geç kalktı ama olsun.
Üçümüz yan yana yürürken öfkeyle saçılan bakışlarımı yerden kaldırdım.
-"Sen neden kalktın ki? Şeyma daha yeni oturmuştu. Biraz seni izler hayallere dalardı." dedim sakin bir delilikle.
Soner abinin gülme sesini işitsem bile ona dönmedim.
-"Güzelim ne diyorsun?"Dokunacakken yoldan geçen birini görüp elini indirdi.
Kollarımı göğsümde bağlayarak yürümeyi sürdürdüm.
-"Ne diyeceğim Demirhan?! Annen belli ki Şeyma ile aranı yapmaya çalışıyor bunu görmüyor musun? Pardon görüyor göz yumuyorsun!" diye ona dönüp sertçe söyledim.
Sesimi yükselttiğimi anladığımda omuzlarımı düşürdüm.
Tepkimi beklemediği aşikârdı. Durmamla durmuş şaşırarak gerilemişti.
-"Sakin ol duyacaklar." Soner abi koluma dokununca yeniden yola döndüm.
-"Umurumda olduğunu mu düşünüyorsun Peri? Herkesten bekle ama bunu benden bekleme." diyerek parmaklarını dirseğimin içine doladı.
Gözlerimi devirdim.
-"Saçmalama. Tabiki senden bunun şüphesini duymuyorum. Ama o kız bunu bilmiyor. Beklentisi var. Hevesleniyor etrafında dönmeye uğraşıyor. Annen de bunu desteklediği için sadece senden gelecek ufacık bir umudu bekliyor."
İçime ne girdi benim hiç bilmiyorum. Ancak kıskançlık damarıma öyle basılmıştı ki kafamın tepesinden dumanlar çıkabilirdi.
-"Olmayacağını hep söyledim. İlgilenmiyorum bunu görüyorlar. Seni de-"
Evlerimize az bir mesafe kala ona döndüm ve parmağımı uzattım. Neyse ki bütün evlerin ışıkları sönmüştü.
Sözünü yarıda kestim.
-"Eğer tekrar...herhangi bir ortamda sana dokunmaya çalışırsa orada kan çıkar haberin olsun!" Yüzüne salladığım parmağımı indirip arkamı döndüm.
Kapının üstünde duran anahtarla eve girdiğimde kıskançlıktan deliriyordum.
Gece aramasını yanıtlamadan kendimi zorlayarak uyuya kalmıştım.
Sabah ise erkenden uyanmış duşa girmiştim. Bugün yalnızca bir toplantı vardı. Cuma günlerimiz yoğun geçmiyordu. İşi olanlar şirkete uğruyordu.
Bende rahat rahat duşumu almış saçımı ve makyajımı özenerek bitirmiştim.
Aklımda hayal ettiğim kombini üzerime giydiğimde çok güzel görünüyordum.
Altına ten rengi bantlı topukluları giydikten sonra parfüm sıktım. Telefonuma bir kaç bildirim geldiğinden dolayı önce ona yöneldim.
'Hazır mısın?
Elbette Demirhan.
'Taksi çağırdım
Her gün beni götürmesi yakında dikkat çekerdi.
'Ne gereği var Peri?
'Zaten zar zor yan yana geliyoruz dediğinde ona hak vermiştim ama yapacak bir şey yoktu.
Hem biraz özlesin canım.
'İşlerinden geri kalıyorsun ben gidip gelebilirim diye yazdım.
Tatildeyken dahil olduğum gruba tıkladım. Öncesinde bizim ayrı bir grubumuz vardı. Fakat bu grupta Demirhan bulunuyordu.
Alt kata inerken kısa bir mesaj yazdım.
'2 saat sonra Siren'de kahvaltı yapalım
'Hanginiz boşsa haber verirsiniz
Annemlerle vedalaşıp evden çıktım. Kapıda bekleyen taksiye bindiğimde Demirhan'ın arabası evin önündeydi.
Şirkette toplantı bir saat sürmüş geri kalan zamanda bir kaç işimi halletmiştim.
Nesli az önce aramış söylediğim yere geleceklerini haber vermişti. Demirhan gelir miydi bilmiyor ve merak ediyordum.
Masama kalçamı yaslayıp telefonumdan numarasına tıkladım.
İki üç kere çalmıştı. Açmayacağını düşünürken nihayet açınca ensemde olan elimi indirdim.
-"Müsait değil misin?" diye sordum çünkü arkadan sesler geliyordu.
-"Müsaitim güzelim. Bir dakika."
Saniye saniye gürültüden uzaklaştığında tebessüm ederek bekledim.
-"Kurulum yapılıyordu yanlarına uğramıştım." dedi.
-"Sen gelmeyecek misin?"
-"Biraz işim var. Bir şey diyemiyorum." diyince dudağımı büktüm.
-"Haberleşiriz öyleyse."Mırıldanırken aklıma dün gece ki kıskançlık krizim geldi.
Bu adam ayarlarımı bozuyor.
-"Sanki gelmemi ister gibi çıkıyor sesin.."Hafif alaylı sesi karşısında güldüm.
-"Yani fena olmaz." dedim onun gibi alay ederek.
-"Baş başa kalmayı tercih ederim. Bu yönde planlarım var."
Bu heyecan verici oldu.
-"Nasıl planlarmış onlar?"dedim dudağımı ısırıp.
-"Geldiğimde söylerim." dedi sadece.
Vedalaşıp kapattıktan sonra kahvaltıya Nesli ve Aslı gelmişti. Kumru evde yaşanan kargaşadan çıkamadığı için gelememişti.
Kızlarla sadece Soner abi buradaydı. Sedat da mobilya işleriyle uğraşıyormuş ve Demirhan'ın onu boş bırakmayışından şikayet etmişti.
-"Ee ne var ne yok? Anlatın bakalım."
Kahvaltı tabağımdan başımı kaldırıp Soner abiye baktım.
-"Benim bütün hayatıma şahitsiniz. O değil de en çok şunu merak ediyorum. Her şeyi bilip nasıl hiç belli etmediniz?" diye sordum.
Gülerek çay bardağını tabağa bıraktı.
-"Biz konuşur dertleşiriz meseleyi orada bırakırız. Ayrıca eğer senden herhangi bir duygu sezmiş olsaydım...belki konuşabilirdim. Ama sen Demirhan'ın adını ağzına almıyordun ki kızım!" diye sitem etti.
Omuz silktim. O hissizliğe ulaşmak benden çok şeyler götürmüştü.
-"Öyle olmam gerekiyordu."
-"Vallahi aşk olsun Soner abi. Bari bana çıtlatsaydın ben şimdiye kadar çoktan aralarını yapmıştım."diyen Nesli oldu.
O sırada bir yandan da yediği için Soner abinin ona olan anlamlı bakışlarını görmüyordu.
Fakat ben görüyordum.
-"Kaderde varsa oluyor." dedi sonradan.
-"Artık önemli olan birliktesiniz. Mutlusunuz. Ben sizin adınıza çok mutluyum." diyince Aslı'ya duygu yüklü gözlerimle baktım.
-"Sizi de bir evlendirsek gözüm arkada kalmayacak." Soner abinin gülerek söylediği üstüne Nesli ona dönmüştü.
Bende evlilik lafında takılı kalmıştım. Önceden çok hayalini kurardım. Şimdi o hayal içimde kapalı kutulardaydı.
-"Gözüm arkada kalmayacak ne demek?"
Onlara dikkatimi verip omuzlarımı dikleştirdim.
Soner abi bakışlarını masada gezdirip doğru kelimeyi arıyordu.
-"Yani...size söylemedim ama şirketin başka bir ofisi daha var. Uzun zamandır düşünüyordum. Patron da biraz aklıma girdi diyelim. Oraya geçme gibi bazı kararlar aldım."
Nesli direkt karşısında oturan bana bakmıştı. Ne hissettiğini çözemedim ama bir farklıydı. O hissi yok edip Soner abiye döndü.
-"Nerede bu ofis?" diye içimden geçeni sordu.
Boğazını temizleyen Soner abi sıkıntıyla sakalını kaşıdı.
-"İngiltere." demesiyle üçümüz de şok olduk.
-"Ne?" dedik aynı anda.
-"İngiltere mi? Gidecek misin?" Nesli'nin ikinci tepkisi onu ele geçirince Aslı çaktırmadan kolunu dürttü.
İrkilip soluğunu verdi.
-"Gerçekten mi Soner abi? Neden? Burada da güzel bir işin var." dedim hüzün bulutu içinde.
Yanında oturan Nesli'den bakışlarını çekip bana baktı.
-"Benim için daha iyi bir hayat olacak. Konuşacaktım sizinle ama...yeri olmadı." dedi.
-"Ne demek yeri olmadı ya? Her gün birlikteyiz biz. Onu geçtim yıllardır birlikteyiz. Ne zaman söyleyecektin uçağa binerken mi?!"
Aralık kalan dudaklarımı kapatıp çaresizce Nesli'ye baktım. Tam o esnada kurtarıcı olan Demirhan yanımızda belirdi.
-"Biz bir lavaboya gidip gelelim." Aslı Nesli'yi çekip kaldırınca ışık hızında oradan ayrıldık.
-"Ne oluyor sana Nesli?" dedim bilerek.
Ellerini tezgaha yaslayıp başını eğdi ve iki yana salladım.
-"Bilmiyorum. Bir an beynim birbirine girdi. Niye böyle oldum?"Bize dönünce dolu gözleri karşısında ikinci şoku yaşadım.
-"Hey...sakinleş yapma böyle." Elimi ensesine koyup onu omzuma yasladım ve sarıldım.
-"Gömdüğün hisler mi yeşerdi?"
Aslı'ya kaş göz işareti yaptım. Hiç sırası değildi.
Nesli başını kaldırıp dikleşti.
-"Saçmalama. Afalladım sadece beklemiyordum." dedi.
Toparlanma hızına şaşırmadım. Ellerini yıkayıp boynunu ıslattı.
-"Nesli." dedim kolunu tutarak.
-"İyi düşün. Bana bak. Yıllarını kaybetmek tahmin edemeyeceğin kadar acımasız bir his."diye sözümü bitirdim.
-"Banane ya. Nereye giderse gitsin. Verdiği kararı sorgulamak bana düşmez. Hadi geçelim."
Kapıyı açıp çıkınca onu durdurmak yerine aldığımız derin solukla arkasından ilerledik.
-"Patlaması yakındır."diye mırıldandı Aslı masaya gelmeden önce.
Az önce doğru düzgün bakamadığım Demirhan'ın cüssesinde göz gezdirdim.
Adam her saat yakışıklı ya.
-"Hoşgeldin." dedim ve tebessüm ederek yanındaki sandalyeye oturdum.
Yüzümü hızlıca inceledi. Ardından bacağımda duran elimi kavrayıp dudaklarına getirdi.
Hafif bir buse kondurdu.
Yanımızda arkadaşlarımız olmasından dolayı biraz utanmıştım. Çok tatlı bir öpücüktü.
-"Hoş buldum." derken kahveleri üzerimde dolaştı.
Çenesini sıktığını belli etmek istemese bile anlamıştım. Önüne dönerken elimi bacağıma geri bıraktı.
-"Kalkalım mı?" demişti Soner abi. Gergindi. Hepimiz gibi. Az önceki kalkışımızı sorgulamamıştı.
Kumru'ların ev temizliğine yardım edeceğimiz için başka bir yere uğramadan mahalleye döndük. Dönüşte Nesli benimle birlikte Demirhan'ın arabasındaydı.
Çıt çıkmayan arabada gerginlikten boğulmuştum.
Konuşası yoksa bende konuşmazdım.
Beni bizim evin önünde indirmiş arabayla devam etmişti.
Ciddi anlamda delireceğim. Bir sorun olduğunda asla konuşmuyordu. Kendi kendini yiyip susuyordu.
En kısa zamanda halletmemiz gereken bir sorundu.
•••
Umarım beğendiğiniz bir bölüm olmuştur. Devamını yazmakta gecikebilirim şimdiden söylemek istedim.
Bir sonraki bölümde görüşürüz ❤
