Bölüm = Hayaller ,Umutlar ..
Akşama kadar sağa sola dönüp duymuştum . Uyuyup bir an önce sabah olsun istiyordum . Ama Her gözümü kapattığımda ablam aklıma geliyordu .
En sonunda yataktan doğrularak ayağa kalktım. Akşam çoktan olmuştu . Saat 23 . 47 geçiyordu .
Üzerime hırkamı alıp yavaşça odadan çıktım.
Parmak uçlarım ile yürüyordum .
Dışarıya çıktığımda soğuk rüzgar yüzüme vurdu .
Kapıyı açamasam bile ablamın sesini duymam lazımdı .
Mahzene doğru ilerlerken annemin kapıyı kapattığını gördüm .
Biraz daha anneme yaklaşınca annemde beni gördü.
Elinde tepsi ile şaşırmış bir şekilde bana bakıyordu. Bu saate burda olmama şaşırmış olmalıydı .
“ Anne ne işin var burda .?” dedim fısıltılı bir sesle .
Annem bana yaklaşarak elimdeki tepsiyi gösterdi .” Sence .? Ablana battaniye yemek filan getirdim. Ona kızgın olsam ’da o benim evladım . Sizin bilmediğiniz kadar üzülüyorum ben ona Milena .” Dedi üzgün bir şekilde
İkimizde babamın bizi görmesinden korkuyorduk. Bu yüzden sesimizin tonuna çok dikkat ediyorduk .
“ Anne ablamı görmem lazım .” Dedim .
Annem yukarıya bakarak “ olmaz .! Baban uyanırsa gece gece olay çıkar.” Dedi .
“ Anne bari beş dakika ver . İyi olduğunu göreyim .” dedim.
Annem bıkkınlıkla nefes verdi .
” Gerçekten tam bir baş belasısın Milena. Ablan için canını ver desem onu da gözün kapalı verirsin sen . İkinizin arasında olan o bağı hiç anlamıyorum. “ dedi ve cebinden anahtarı çıkartarak avucumun içine koydu.
“ 5 dakika dedin . Ben tepsiyi bıkıp gelene kadar vaktin var .” dedi .
Annem giderken bende zaman kaybetmeden mahzenin kilitli olan kapısını açtım .
Kapıyı açtığımda gözüme kenarda duran ablama kaydı .
Annemin bahsettiği battaniyeyi kendine sarmış gözleri kapalı bir şekilde oturuyordu.
Onu o halde görmek canımı acıtmıştı .
Hızlıca ablanın yanına çöküp ona sarıldım .
Ablam şaşırarak “ Milena ! Ne işin var burada .?” dedi .
Üzerinde battaniye almış olsa bile çok vücudu çok soğuktu .
Geri çekilip “ Abla seni çok merak ettim . Sen burda soğuk yerde uyurken ben nasıl olurda sıcak yatakta uyurum .” dedim .
Ablam eli ile yüzüme gelen saçlarımı kenara itti .” Ah benim aptal kardeşim . Babam bizi şu halde görse ‘ ne işin var kız senin orda !’ der seni kovalar . “ dedi .
“ Ne yapayım abla .? Sen ben burda iken rahat bırakabilmiş miydin . Benim için gelmiştin bende senin için yüz defa daha , bin defa daha gelirim .” dedim kararlı bir sesle .
“ ah Milena madem ayrılmak istemiyorsun kapat kapıyı gel yanıma beraber sabahlayalım .” dedi gülerek .
Bende gülümsedim.
Ablamla ben ne durumda olursak olalım gülebiliyorduk.
Saçlarımı geriye atarak “ Neden olmasın ben senin dizlerinde yatarım sende benim saçlarımı seversin . Aynı küçüklüğümüzdeki gibi .” dedim .
Eskisi gibi dediğimde ablamda benim gibi geçmişi hatırlamıştı .
“ eskisi gibi ..” dedi dalgın bir şekilde.
Başımla onayladım
Biz bu yaşımıza bir sürü şey yaşamıştık. Bu mahzen bizi korkutmuyordu . İçinde kaldıkça çocukluğumuz aklımıza geliyordu ....
7 yıl önce ...
Ben o zamanlar 10 yaşında bir çocuktum.
Ablamla o zamanlarda aramız çok iyiydi .
Beni korur kovlardı .
Bizim Diğer çocuklar gibi sosyal bir yaşamımız yoktu .
Sokaktaki çocuklar ile oynayamazdık . konağın avlusunda babam gelmeden sadece top oynayabilirdik . Ben her zaman ki gibi meraklı ve yerinde duramayan bir kızdım . Bu yüzden annemden de az azar işitmedim . Ablam ise tam bir hanımefendiydi . O yaşta bile büyük bir kız gibi davranıyordu .
Benim yaramazlıklarımı ablam kapatırdı hep .
Gene günlerden biriydi . Hava diğer günlere göre oldukça soğuktu . Okuldan geldiğimiz gibi eve girmek zorunda kalmıştık. Ablam durumdan şikayetçi olmasa bile ben şikayetçiydim . Oyun oymak istiyordum .
Ablama bakıp “ Abla .? Top oynayalım mı.?” dedim .
Ablam bana yandan bakarak “ olmaz ablacığım görmüyor musun hava soğuk . Hem Annem hayatta izin vermez .” dedi .
Ablamın dediklerini bir kaç saniye düşündüm . Doğruyu söylese bile sıkılıyordum. “ ama abla çok sıkılıyorum .!” Dedim dudak bükerek. Ablam çantasını koltuğun üzerine bıraktı .” ben ne yapabilirim Milena . Okumam gereken kitabım var . Sende al kitabını beraber okuyalım .” dedi .
Kollarımı birleştirip “ benim öğretmenimin verdikleri çok sıkıcı . Hiçbirşey anlamıyorum . Hemen uykum geliyor ... . “ dedim.
Ablam bıkkınlıkla bana baktı. Çantasından kitabı çıkararak koltuğa oturdu .
Ablam kitabını okurken bende aklıma gelen saçma düşünceler ile girişteki dolaba gittim .
Etrafıma bakınıp dolabın içinden plastik topumu çıkardım.
Solana geri döndüğümde ablam hala kitabını okuyordu .
Topu havaya kaldırıp “ Haydi top oynayalım .!” Dedim. Ablam kafasını kaldırarak bana baktı .
Baktığı gibi ayağa kalkması bir oldu .
“ Milena ! O topu nerden aldıysan oraya bırak ! “ dedi .
Ben dediklerini umursamayıp topu bir elimden diğer elime atmaya başladım .
“ canım sıkılıyor !” Dedim.
“ Milena bak babam gelecek. Başka şeyler ile uğraş . Evin içinde top oynanmaz. . Kaza filan çıkar .” dedi .
Ben ablamı dinlemeyip bu kez daha sert attım .
“ olmaz ... abla . Haydi sende gel oyun oyna benle...” dedim ablam “ Milena .! Lütfen diyorum . Evde top oynanmaz. Hem annemde çok kızar .!” dedi .
Benim kafa o kadar farklı bir yerdeydi ki, çocukluk işte düşünemiyordum .
Ben topu aynı basketbol topu sektirir gibi ablamın etrafına dönmeye başladım.
“ Milena diyorum!” dedi ablam bağırarak.
Yerimde Durup şaşkınca ablama baktım.” Abla yaaa ..! Mızıkçılık yapma ! Hem en fazla ne olabilir bir toptan .” dedim .
Ablam elini alına götürdü “ ah Milena çocukluk yapma . Ver topu beraber isim şehir oynayalım . “ dedi .
Biraz düşünmüş gibi yapı .” Hayır ! “ Dedim “ top daha eğlenceli .” dedim ve karşımda duran duvara bir kez attım .
Top duvardan sekerek bana geldiğinde gülerek ablama baktım.
Ablam “ Milena .!” dediğinde topu ikinci kez duvara attım . Ama bu kez top bana gelmek yerine duvardan yanımda duran babam için önemli olan vazoya geldi .
Vazo yerde kırılırken . Benle ablam sesiz bir çığlık attık .
Benim ayaklarımın altında kırılan vazoya bakarken ablam hızla beni yanına çekti .
Merdivenlerden gelen ses ile kapıya baktık .
Annem elinde bez ile bir bize birde vazoya baktı.
Annemin yeşil gözleri o anda korkuyla doldu .
“ Milena ! İzem !” dedi ve yanımıza geldi .
Önümüzde eğilip ikizimizin de üstüne baktı .
Korkuyla “ bir yerinize bir şey oldu mu? .” dedi .
Annem kokuyla beni çevirdiğinde “ hayır anneciğim .” dedim annem yüzümü elleri arasına alıp sevdi . Sonra ablamın yüzüne dokundu “ size bir şey olmadı ya . sesi duyunca bir yerinize geldi zannetim.” dedi .
Annem kırılan vazo yerine bizim için korkmuştu .
Annem ayağa kalkıp etrafa baktı .
Düşen vazoya bakınca “ siz solanda toplamı oynuyordunuz “ dedi .
İkimizde yere bakınca annem yere eğilip vazoyu toplamak için hakaret etti .
Tam o esnada “ Rojda ! “ diyen babamı gördük Omuzlarında ceketi elinde tesbihi ile sinirli bir şekilde. Bize kapının önünden bakıyordu .
Annem hızla ayağa kalktı.
“ Abbas ağa.” Dedi .
Babam tesbiğini sallayarak yanımıza kadar geldi . İkimize de tiksinerek bakıyordu .
“ Rojda ! ne bu yerdeki şeyler .” dedi sinirli bir şekilde .
Annem “ çocuklar yaramazlık yapmış işte ağam . Çocuktur . Olur öyle şeyler ” dedi. Ortamı sakinleştirmek için .
Babam annemi kenara çekip kırılan vazoya baktı.
Sinirle bize donup “ LAN siz benim anamın yadigar vazosunu nasıl kırarsınız ha .” dedi ve yanımıza gelip kolumdan sımsıkı tuttu .
Ben acı içinde bağırınca Babam ablama baktı. “ lan siz benim başıma bela mısınız .? Allah sizi bana sınanayım diye mi verdi .! Nedir benim sizden çektiğim. !” dedi .
Annem aramıza girip babamın elini tuttu . “ ağam çocuktur. Yaparlar . Affet sen .” dedi .
Babam sinirle annemin elini itti anneme bakıp “ senden ne gördüm ki bunlardan göreyim ..” dedi .
Baban kolumu daha sert kavradı. Ben ağlarken babam bağırıp “ kim kırdı bunu!” Dedi .
“ Ben yaptım baba..” dedi ablam .
Bütün gözler ablama kaymıştı.
Kolumdaki acı canımı acıtsa da o an acıyı hissetmemiştim. “ hayır ben yaptım Baba .” dedim .
Babam bir Bana birde ablama baktı .
“ demek birbirinizi savunuyorsunuz ha .!” dedi ve ablamın da koluna yapışarak ikimizi de dışarıya kadar sürükledi .
Annem arkadan acı içinde bağırıyordu .
“ Onlar senin evladın Abbas ağa .! Bunu nasıl yaparsın !” diyordu.
Babam annemin dediklerini umursamaz bir şekilde bizi sürükledi .
Mahzenin kapısını açtığında ikimizi de aynı anda içeriye attı . İkimizde yere kapaklanırken . Annem babama yalvarıyordu “ Yapma Abbas ağa . Onlar senin de çocuğun . Bu yaptığın günah.” Dedi .
Babam elini kaldırarak Anneme sert bir tokat attı . Annem yere düşerken Babam “ sen çocuklarını eğitmemişsin Rojda . Baba lafı dinlemeyi öğrenecekler! Onlar nasıl öğreniyorsa sende koca sözü dinleyeceksin .! Yoksa o aklını oyarım ! .” dedi .
Babam kapıya doğru yönelip kapıyı kapattı .
Bizi karanlığa kapatırken bir an olsun tereddüt etmemişti.
Bir süre ablam ile yan yana oturduk .
İkimizde çok korkuyorduk ama dile getirmemiştik .
Ben etrafıma baktıkça gördüğüm tek şey simsiyah bir odaydı .
Ablam “ Milena Korkuyor musun .” dedi .
Ablamın sorusuna cevap vermek yerine sessizce ayaklarımı kendime çektim .
Sesiz göz yaşlarımı bir tek ablam duyuyordu .
Omuzumda bir el hissettiğimde karanlığın içinde ablamın yakınlığını hissetim .
Ablam beni kendine çekti. Mahzen soğuk olduğu için ikimizde üşüyorduk .
“ Abla ben üşüyorum .” dediğimde ablam ellerimi avuçlarına hapsetti .
Avuçlarımı ovalayıp sıcak nefesini üfledi.
“ ısındın mı.?” Dedi ablam .
Ablama daha çok sokuldum .
Karanlıktan ne kadar korksam da Ablam vardı yanımda beni her kötülükten korurdu .
“ Abla ne zaman çıkacağız buradan .? ben korkuyorum. “ dedim .korkumu itiraf ederek .
Ablam “ bilmiyorum Milena .?” dedi umutsuzca .
Ablamın yanından kalkıp kapıya yöneldim.
Karanlıkta dokunarak kapıyı buldum.
“ Baba aç kapıyı lütfen .” Dedim bağırarak.
Ne kadar bağırsam da ses sadece yankılanıp duruyordu .
Ben sertçe kapıya vururken aynı zamanda bağırıyordum.
Buradan çıkmak istiyordum . Korkuyordum, üşüyordum , ve kendimi kötü hissediyordum ...
Küçük bir köpeği bile buraya kapatamazdı insan ama babam bizi bir eşya gibi mahzene kitlemişti .
Ablam kolumu tutarak beni kendine çekti. Oda mutsuzdu bu durumdan ama o benim gibi itiraz etmemişti çünkü biliyordu babamın inadından vazgeçmesi çok zordu.
“ Milena sesini boşuna yorma . Babam ne dersek diyelim sabah olmadan çıkarmaz. “ dedi .
Kafamı ablamın bedenine yasladım .
“ Abla ben iyi değilim .” dediğimde .
Ablam endişeyle yüzüme baktı .
“ Ne demek iyi değilim Milena ! Neyin var. ? Astımın’ mı tetikledi.!” Dedi endişeyle.
Kafamı yavaşça salladım .
Kendimi kötü hissediyorum. Nefes alışverişimde sorun vardı . Bir el sertçe boğazımı sıkıyordu .
Sakinleşmesem daha kötü olacaktım .
Ablam beni yere oturttu.
Kapıyı serçe vurdu .” Baba ! Anne! .. Milena'nın astımı tuttu ! .kötü durumda.” dedi .
Ben yavaşça bedenimi yere yatırdım .
” Abla ..” diye fısıldadım.
Ablam hızla yanıma geldi . Başımı dizlerinin üstüne yatırdı .” Sakin ol tamamı ! Beni duyuyor musun Milena! . Sadece tetiklendin . Derin derin nefes al.!” dedi .
Gözlerim kapanır gibi olunca ablam yüzüme vurdu .” Milena aç gözlerini ! Bana bak . .!” dedi bağırarak.
Gözlerimi açıp ablama baktım.
“ şimdi derin nefes al .! “ dedi .
Dediğini yaparak derin derin enfes alıp verdim ablam bir yandan saçlarımı okşadı . “ Aferin Milena . Bak geçti . Şimdi güzel şeyler düşün . “ Dedi .
“ ama ablam biz karanlık bir yerdeyiz . Nasıl güzel bir şey düşüneyim .” dedim
Ablam “ Bizim seninle en çok gitmek istediğimiz bir yer vardı .” dedi .
“ lunapark ...” dedim .
Ablam “ evet . Şimdi biz seninle lunaparktayız . Hava karanlık ama her yerde ışık saçan lambalar var . Ellerimizde pamuk şeker ile oyuncaklara bineceğiz . “ dedi ablamın dediklerini düşünerek gözlemi kapattım .
Dediği gibi lunaparktaydık . Yanımda ablam vardı etrafta hiç kimse yoktu . Sadece o ve ben ve ellerimizde kocaman pamuk şeker . İkimizde mutlu bir şekilde çarpışan arabalara biliyorduk.
Gülümseyerek “ Abla çarpışan arabalara binelim.?” Dedim. Ablam da gülerek
“ olur .” dedi ve burnunu çekti “ ama şimdiden söyleyeyim sonra dönme dolaba binelim .” dedi.
Kafamı sallayarak “ olur. “ dedim .
Ablam her astım krizimde bir çaresini bulmuştu.
Beni sakinleştirmiş bulunduğumuz mahzeni lunaparka çevirmişti. ....
İkimizin de gözleri dolmuştu.
Ablam “ hatırlıyorsun ...” dedi .
Ablamın dizlerini yatıp .” sen benim için çok değerlisin abla . Bu yaşıma kadar geldiysem senin de katkın var . Seni her şeyden çok seviyorum abla . Sen bana o yaşlarda bile kol kanat gerdin . Bak saat 12 “ yine bulacak Ve ben biraz sonra 18 yaşına basacağım . Sensiz 18 yaşım çok anlamsız. Bütün doğrum günlerimde sen vardı abla . “ dedim .
Ablam saçlarımı sevip “ iyiki doğdun Milena .” dedi fısıltılı bir sesle .
Ben Milena bolat doğum günüme ablamla mahzende girmiştim .
“ Milena hadi kızım .” diyen annemin sesini duydum .
Yavaşça ayağa kalktım .
Ablam annemin suratına bakmıyordu .
“ Abla sabah görüşürüz .” dedim gülümseyerek.
“ Görüşürüz. “ dedi ablam .
Yarın ne olur bilmiyorum ama her şeyin mahvolmasının nasıl bir sonucuyla karışılacağımdan habersizdim .....
Selamm ..
Bölümü nasıl buldunuz.? Bir dahaki böle bir sürü olay var .🔪 dmsks
Kitap hakkınızdan düşünceleri bekliyorum .
Babayı kazım ağaya benzetenler olmuş sksk .😅
Emin olun ondan daha kötü biri ve acımasız . Neyse .. diğer bölümde görüşürüz .🤌🖤

