İçeriğe geç

ZEHİRLİ SARMAŞIK

Bölüm 7 · 11 dk okuma

ZEHİRLİ SARMAŞIK

Bölüm 7

7. Bölüm- Hayaller,Umutlar

Bölüm = Hayaller ,Umutlar ..

Akşama kadar sağa sola dönüp duymuştum . Uyuyup bir an önce sabah olsun istiyordum . Ama Her gözümü kapattığımda ablam aklıma geliyordu .

En sonunda yataktan doğrularak ayağa kalktım. Akşam çoktan olmuştu . Saat 23 . 47 geçiyordu .

Üzerime hırkamı alıp yavaşça odadan çıktım.

Parmak uçlarım ile yürüyordum .

Dışarıya çıktığımda soğuk rüzgar yüzüme vurdu .

Kapıyı açamasam bile ablamın sesini duymam lazımdı .

Mahzene doğru ilerlerken annemin kapıyı kapattığını gördüm .

Biraz daha anneme yaklaşınca annemde beni gördü.

Elinde tepsi ile şaşırmış bir şekilde bana bakıyordu. Bu saate burda olmama şaşırmış olmalıydı .

“ Anne ne işin var burda .?” dedim fısıltılı bir sesle .

Annem bana yaklaşarak elimdeki tepsiyi gösterdi .” Sence .? Ablana battaniye yemek filan getirdim. Ona kızgın olsam ’da o benim evladım . Sizin bilmediğiniz kadar üzülüyorum ben ona Milena .” Dedi üzgün bir şekilde

İkimizde babamın bizi görmesinden korkuyorduk. Bu yüzden sesimizin tonuna çok dikkat ediyorduk .

“ Anne ablamı görmem lazım .” Dedim .

Annem yukarıya bakarak “ olmaz .! Baban uyanırsa gece gece olay çıkar.” Dedi .

“ Anne bari beş dakika ver . İyi olduğunu göreyim .” dedim.

Annem bıkkınlıkla nefes verdi .

” Gerçekten tam bir baş belasısın Milena. Ablan için canını ver desem onu da gözün kapalı verirsin sen . İkinizin arasında olan o bağı hiç anlamıyorum. “ dedi ve cebinden anahtarı çıkartarak avucumun içine koydu.

“ 5 dakika dedin . Ben tepsiyi bıkıp gelene kadar vaktin var .” dedi .

Annem giderken bende zaman kaybetmeden mahzenin kilitli olan kapısını açtım .

Kapıyı açtığımda gözüme kenarda duran ablama kaydı .

Annemin bahsettiği battaniyeyi kendine sarmış gözleri kapalı bir şekilde oturuyordu.

Onu o halde görmek canımı acıtmıştı .

Hızlıca ablanın yanına çöküp ona sarıldım .

Ablam şaşırarak “ Milena ! Ne işin var burada .?” dedi .

Üzerinde battaniye almış olsa bile çok vücudu çok soğuktu .

Geri çekilip “ Abla seni çok merak ettim . Sen burda soğuk yerde uyurken ben nasıl olurda sıcak yatakta uyurum .” dedim .

Ablam eli ile yüzüme gelen saçlarımı kenara itti .” Ah benim aptal kardeşim . Babam bizi şu halde görse ‘ ne işin var kız senin orda !’ der seni kovalar . “ dedi .

“ Ne yapayım abla .? Sen ben burda iken rahat bırakabilmiş miydin . Benim için gelmiştin bende senin için yüz defa daha , bin defa daha gelirim .” dedim kararlı bir sesle .

“ ah Milena madem ayrılmak istemiyorsun kapat kapıyı gel yanıma beraber sabahlayalım .” dedi gülerek .

Bende gülümsedim.

Ablamla ben ne durumda olursak olalım gülebiliyorduk.

Saçlarımı geriye atarak “ Neden olmasın ben senin dizlerinde yatarım sende benim saçlarımı seversin . Aynı küçüklüğümüzdeki gibi .” dedim .

Eskisi gibi dediğimde ablamda benim gibi geçmişi hatırlamıştı .

“ eskisi gibi ..” dedi dalgın bir şekilde.

Başımla onayladım

Biz bu yaşımıza bir sürü şey yaşamıştık. Bu mahzen bizi korkutmuyordu . İçinde kaldıkça çocukluğumuz aklımıza geliyordu ....

7 yıl önce ...

Ben o zamanlar 10 yaşında bir çocuktum.

Ablamla o zamanlarda aramız çok iyiydi .

Beni korur kovlardı .

Bizim Diğer çocuklar gibi sosyal bir yaşamımız yoktu .

Sokaktaki çocuklar ile oynayamazdık . konağın avlusunda babam gelmeden sadece top oynayabilirdik . Ben her zaman ki gibi meraklı ve yerinde duramayan bir kızdım . Bu yüzden annemden de az azar işitmedim . Ablam ise tam bir hanımefendiydi . O yaşta bile büyük bir kız gibi davranıyordu .

Benim yaramazlıklarımı ablam kapatırdı hep .

Gene günlerden biriydi . Hava diğer günlere göre oldukça soğuktu . Okuldan geldiğimiz gibi eve girmek zorunda kalmıştık. Ablam durumdan şikayetçi olmasa bile ben şikayetçiydim . Oyun oymak istiyordum .

Ablama bakıp “ Abla .? Top oynayalım mı.?” dedim .

Ablam bana yandan bakarak “ olmaz ablacığım görmüyor musun hava soğuk . Hem Annem hayatta izin vermez .” dedi .

Ablamın dediklerini bir kaç saniye düşündüm . Doğruyu söylese bile sıkılıyordum. “ ama abla çok sıkılıyorum .!” Dedim dudak bükerek. Ablam çantasını koltuğun üzerine bıraktı .” ben ne yapabilirim Milena . Okumam gereken kitabım var . Sende al kitabını beraber okuyalım .” dedi .

Kollarımı birleştirip “ benim öğretmenimin verdikleri çok sıkıcı . Hiçbirşey anlamıyorum . Hemen uykum geliyor ... . “ dedim.

Ablam bıkkınlıkla bana baktı. Çantasından kitabı çıkararak koltuğa oturdu .

Ablam kitabını okurken bende aklıma gelen saçma düşünceler ile girişteki dolaba gittim .

Etrafıma bakınıp dolabın içinden plastik topumu çıkardım.

Solana geri döndüğümde ablam hala kitabını okuyordu .

Topu havaya kaldırıp “ Haydi top oynayalım .!” Dedim. Ablam kafasını kaldırarak bana baktı .

Baktığı gibi ayağa kalkması bir oldu .

“ Milena ! O topu nerden aldıysan oraya bırak ! “ dedi .

Ben dediklerini umursamayıp topu bir elimden diğer elime atmaya başladım .

“ canım sıkılıyor !” Dedim.

“ Milena bak babam gelecek. Başka şeyler ile uğraş . Evin içinde top oynanmaz. . Kaza filan çıkar .” dedi .

Ben ablamı dinlemeyip bu kez daha sert attım .

“ olmaz ... abla . Haydi sende gel oyun oyna benle...” dedim ablam “ Milena .! Lütfen diyorum . Evde top oynanmaz. Hem annemde çok kızar .!” dedi .

Benim kafa o kadar farklı bir yerdeydi ki, çocukluk işte düşünemiyordum .

Ben topu aynı basketbol topu sektirir gibi ablamın etrafına dönmeye başladım.

“ Milena diyorum!” dedi ablam bağırarak.

Yerimde Durup şaşkınca ablama baktım.” Abla yaaa ..! Mızıkçılık yapma ! Hem en fazla ne olabilir bir toptan .” dedim .

Ablam elini alına götürdü “ ah Milena çocukluk yapma . Ver topu beraber isim şehir oynayalım . “ dedi .

Biraz düşünmüş gibi yapı .” Hayır ! “ Dedim “ top daha eğlenceli .” dedim ve karşımda duran duvara bir kez attım .

Top duvardan sekerek bana geldiğinde gülerek ablama baktım.

Ablam “ Milena .!” dediğinde topu ikinci kez duvara attım . Ama bu kez top bana gelmek yerine duvardan yanımda duran babam için önemli olan vazoya geldi .

Vazo yerde kırılırken . Benle ablam sesiz bir çığlık attık .

Benim ayaklarımın altında kırılan vazoya bakarken ablam hızla beni yanına çekti .

Merdivenlerden gelen ses ile kapıya baktık .

Annem elinde bez ile bir bize birde vazoya baktı.

Annemin yeşil gözleri o anda korkuyla doldu .

“ Milena ! İzem !” dedi ve yanımıza geldi .

Önümüzde eğilip ikizimizin de üstüne baktı .

Korkuyla “ bir yerinize bir şey oldu mu? .” dedi .

Annem kokuyla beni çevirdiğinde “ hayır anneciğim .” dedim annem yüzümü elleri arasına alıp sevdi . Sonra ablamın yüzüne dokundu “ size bir şey olmadı ya . sesi duyunca bir yerinize geldi zannetim.” dedi .

Annem kırılan vazo yerine bizim için korkmuştu .

Annem ayağa kalkıp etrafa baktı .

Düşen vazoya bakınca “ siz solanda toplamı oynuyordunuz “ dedi .

İkimizde yere bakınca annem yere eğilip vazoyu toplamak için hakaret etti .

Tam o esnada “ Rojda ! “ diyen babamı gördük Omuzlarında ceketi elinde tesbihi ile sinirli bir şekilde. Bize kapının önünden bakıyordu .

Annem hızla ayağa kalktı.

“ Abbas ağa.” Dedi .

Babam tesbiğini sallayarak yanımıza kadar geldi . İkimize de tiksinerek bakıyordu .

“ Rojda ! ne bu yerdeki şeyler .” dedi sinirli bir şekilde .

Annem “ çocuklar yaramazlık yapmış işte ağam . Çocuktur . Olur öyle şeyler ” dedi. Ortamı sakinleştirmek için .

Babam annemi kenara çekip kırılan vazoya baktı.

Sinirle bize donup “ LAN siz benim anamın yadigar vazosunu nasıl kırarsınız ha .” dedi ve yanımıza gelip kolumdan sımsıkı tuttu .

Ben acı içinde bağırınca Babam ablama baktı. “ lan siz benim başıma bela mısınız .? Allah sizi bana sınanayım diye mi verdi .! Nedir benim sizden çektiğim. !” dedi .

Annem aramıza girip babamın elini tuttu . “ ağam çocuktur. Yaparlar . Affet sen .” dedi .

Babam sinirle annemin elini itti anneme bakıp “ senden ne gördüm ki bunlardan göreyim ..” dedi .

Baban kolumu daha sert kavradı. Ben ağlarken babam bağırıp “ kim kırdı bunu!” Dedi .

“ Ben yaptım baba..” dedi ablam .

Bütün gözler ablama kaymıştı.

Kolumdaki acı canımı acıtsa da o an acıyı hissetmemiştim. “ hayır ben yaptım Baba .” dedim .

Babam bir Bana birde ablama baktı .

“ demek birbirinizi savunuyorsunuz ha .!” dedi ve ablamın da koluna yapışarak ikimizi de dışarıya kadar sürükledi .

Annem arkadan acı içinde bağırıyordu .

“ Onlar senin evladın Abbas ağa .! Bunu nasıl yaparsın !” diyordu.

Babam annemin dediklerini umursamaz bir şekilde bizi sürükledi .

Mahzenin kapısını açtığında ikimizi de aynı anda içeriye attı . İkimizde yere kapaklanırken . Annem babama yalvarıyordu “ Yapma Abbas ağa . Onlar senin de çocuğun . Bu yaptığın günah.” Dedi .

Babam elini kaldırarak Anneme sert bir tokat attı . Annem yere düşerken Babam “ sen çocuklarını eğitmemişsin Rojda . Baba lafı dinlemeyi öğrenecekler! Onlar nasıl öğreniyorsa sende koca sözü dinleyeceksin .! Yoksa o aklını oyarım ! .” dedi .

Babam kapıya doğru yönelip kapıyı kapattı .

Bizi karanlığa kapatırken bir an olsun tereddüt etmemişti.

Bir süre ablam ile yan yana oturduk .

İkimizde çok korkuyorduk ama dile getirmemiştik .

Ben etrafıma baktıkça gördüğüm tek şey simsiyah bir odaydı .

Ablam “ Milena Korkuyor musun .” dedi .

Ablamın sorusuna cevap vermek yerine sessizce ayaklarımı kendime çektim .

Sesiz göz yaşlarımı bir tek ablam duyuyordu .

Omuzumda bir el hissettiğimde karanlığın içinde ablamın yakınlığını hissetim .

Ablam beni kendine çekti. Mahzen soğuk olduğu için ikimizde üşüyorduk .

“ Abla ben üşüyorum .” dediğimde ablam ellerimi avuçlarına hapsetti .

Avuçlarımı ovalayıp sıcak nefesini üfledi.

“ ısındın mı.?” Dedi ablam .

Ablama daha çok sokuldum .

Karanlıktan ne kadar korksam da Ablam vardı yanımda beni her kötülükten korurdu .

“ Abla ne zaman çıkacağız buradan .? ben korkuyorum. “ dedim .korkumu itiraf ederek .

Ablam “ bilmiyorum Milena .?” dedi umutsuzca .

Ablamın yanından kalkıp kapıya yöneldim.

Karanlıkta dokunarak kapıyı buldum.

“ Baba aç kapıyı lütfen .” Dedim bağırarak.

Ne kadar bağırsam da ses sadece yankılanıp duruyordu .

Ben sertçe kapıya vururken aynı zamanda bağırıyordum.

Buradan çıkmak istiyordum . Korkuyordum, üşüyordum , ve kendimi kötü hissediyordum ...

Küçük bir köpeği bile buraya kapatamazdı insan ama babam bizi bir eşya gibi mahzene kitlemişti .

Ablam kolumu tutarak beni kendine çekti. Oda mutsuzdu bu durumdan ama o benim gibi itiraz etmemişti çünkü biliyordu babamın inadından vazgeçmesi çok zordu.

“ Milena sesini boşuna yorma . Babam ne dersek diyelim sabah olmadan çıkarmaz. “ dedi .

Kafamı ablamın bedenine yasladım .

“ Abla ben iyi değilim .” dediğimde .

Ablam endişeyle yüzüme baktı .

“ Ne demek iyi değilim Milena ! Neyin var. ? Astımın’ mı tetikledi.!” Dedi endişeyle.

Kafamı yavaşça salladım .

Kendimi kötü hissediyorum. Nefes alışverişimde sorun vardı . Bir el sertçe boğazımı sıkıyordu .

Sakinleşmesem daha kötü olacaktım .

Ablam beni yere oturttu.

Kapıyı serçe vurdu .” Baba ! Anne! .. Milena'nın astımı tuttu ! .kötü durumda.” dedi .

Ben yavaşça bedenimi yere yatırdım .

” Abla ..” diye fısıldadım.

Ablam hızla yanıma geldi . Başımı dizlerinin üstüne yatırdı .” Sakin ol tamamı ! Beni duyuyor musun Milena! . Sadece tetiklendin . Derin derin nefes al.!” dedi .

Gözlerim kapanır gibi olunca ablam yüzüme vurdu .” Milena aç gözlerini ! Bana bak . .!” dedi bağırarak.

Gözlerimi açıp ablama baktım.

“ şimdi derin nefes al .! “ dedi .

Dediğini yaparak derin derin enfes alıp verdim ablam bir yandan saçlarımı okşadı . “ Aferin Milena . Bak geçti . Şimdi güzel şeyler düşün . “ Dedi .

“ ama ablam biz karanlık bir yerdeyiz . Nasıl güzel bir şey düşüneyim .” dedim

Ablam “ Bizim seninle en çok gitmek istediğimiz bir yer vardı .” dedi .

“ lunapark ...” dedim .

Ablam “ evet . Şimdi biz seninle lunaparktayız . Hava karanlık ama her yerde ışık saçan lambalar var . Ellerimizde pamuk şeker ile oyuncaklara bineceğiz . “ dedi ablamın dediklerini düşünerek gözlemi kapattım .

Dediği gibi lunaparktaydık . Yanımda ablam vardı etrafta hiç kimse yoktu . Sadece o ve ben ve ellerimizde kocaman pamuk şeker . İkimizde mutlu bir şekilde çarpışan arabalara biliyorduk.

Gülümseyerek “ Abla çarpışan arabalara binelim.?” Dedim. Ablam da gülerek

“ olur .” dedi ve burnunu çekti “ ama şimdiden söyleyeyim sonra dönme dolaba binelim .” dedi.

Kafamı sallayarak “ olur. “ dedim .

Ablam her astım krizimde bir çaresini bulmuştu.

Beni sakinleştirmiş bulunduğumuz mahzeni lunaparka çevirmişti. ....

İkimizin de gözleri dolmuştu.

Ablam “ hatırlıyorsun ...” dedi .

Ablamın dizlerini yatıp .” sen benim için çok değerlisin abla . Bu yaşıma kadar geldiysem senin de katkın var . Seni her şeyden çok seviyorum abla . Sen bana o yaşlarda bile kol kanat gerdin . Bak saat 12 “ yine bulacak Ve ben biraz sonra 18 yaşına basacağım . Sensiz 18 yaşım çok anlamsız. Bütün doğrum günlerimde sen vardı abla . “ dedim .

Ablam saçlarımı sevip “ iyiki doğdun Milena .” dedi fısıltılı bir sesle .

Ben Milena bolat doğum günüme ablamla mahzende girmiştim .

“ Milena hadi kızım .” diyen annemin sesini duydum .

Yavaşça ayağa kalktım .

Ablam annemin suratına bakmıyordu .

“ Abla sabah görüşürüz .” dedim gülümseyerek.

“ Görüşürüz. “ dedi ablam .

Yarın ne olur bilmiyorum ama her şeyin mahvolmasının nasıl bir sonucuyla karışılacağımdan habersizdim .....

Selamm ..

Bölümü nasıl buldunuz.? Bir dahaki böle bir sürü olay var .🔪 dmsks

Kitap hakkınızdan düşünceleri bekliyorum .

Babayı kazım ağaya benzetenler olmuş sksk .😅

Emin olun ondan daha kötü biri ve acımasız . Neyse .. diğer bölümde görüşürüz .🤌🖤

Bölüm sonu

6 yorum