İçeriğe geç

Zaman kapsülü

Bölüm 11 · 2 dk okuma

Zaman kapsülü

Bölüm 11

Tünelin derinliklerinde

11. Bölüm: Tünelin Derinlikleri

​Ağır demir kapının zincirleri ve çarkları büyük bir gürültüyle çözüldüğünde, kilit mekanizmasından yayılan toz bulutu Ahmet Bey’in gözlerini kör etti. Ahmet Bey öksürerek geriye doğru sendeledi, elindeki güçlü fener çamurlu toprağa düşüp yuvarlandı.

​Kuzey bu anlık kargaşayı kaçırmadı.

​— "Maya, şimdi!" diye bağırdı.

​Maya ile Kuzey, henüz ne olduğunu anlayamayan Ahmet Bey’in yanından sıyrılıp aralanan demir kapının aralığından içeri daldılar. Kuzey, kapının iç tarafında bulunan ağır döküm kolu var gücüyle aşağıya doğru çekti. Yılların paslı mekanizması büyük bir gürültüyle harekete geçti ve devasa demir kapı gürültüyle kapandı.

​GÜMMMM!

​Dışarıdan Ahmet Bey’in kapıya vurma sesleri ve boğuk bağırışları geliyordu, ancak birkaç santim kalınlığındaki dökme demir kapı sarsılmadı bile. Ahmet Bey dışarıda kalmıştı.

​İki genç, derin bir nefes alıp arkalarına döndüler. Fenerlerinin ışığında uzayıp giden, taş duvarları nemden parıldayan devasa bir tünel duruyordu. Havadaki yoğun toprak ve eskilik kokusu, elli yıldır buraya hiç kimsenin ayak basmadığını kanıtlıyordu.

​— "İyi misin?" diye sordu Kuzey, fenerini tünelin tavanına tutarak.

​Maya üzerindeki çamurları silkeledi ve başını salladı:

— "İyiyim... Ama geri dönüş yolumuzu kapattık Kuzey. Artık tek çaremiz tünelin sonuna kadar gitmek."

​Kuzey başıyla onayladı. Yan yana, dikkatli adımlarla tünelin derinliklerine doğru ilerlemeye başladılar. Ayaklarının altındaki eski ahşap kalıplar her adımda çatırdıyordu. Tünel boyunca duvarlara monte edilmiş gaz lambaları, paslanmış kazmalar ve 1970'li yıllardan kalma eski malzemeler duruyordu. Zaman burada sanki 1974 yılında donup kalmıştı.

​Yaklaşık on dakikalık bir yürüyüşün ardından tünel genişledi ve devasa bir yeraltı sığınağına açıldı. Sığınağın ortasında, etrafı taş sütunlarla çevrili büyük bir ahşap masa duruyordu. Masanın üzerinde mühürlü metal bir sandık, sararmış haritalar ve eski bir daktilo vardı.

​Maya masaya doğru yaklaştı. Fenerin ışığını masanın ortasındaki metal sandığa tuttu. Sandığın üzerinde Maya’nın dedesinin ve arkadaşlarının baş harfleri kazınmıştı.

​— "Burası..." dedi Maya fısıltıyla, gözleri dolarak. "Dedemin ve arkadaşlarının gizli sığınağı."

​Kuzey çantasından çıkardığı üç bronz anahtarı masaya koydu. Sandığın üzerindeki üç kilit mekanizması, tam da bu anahtarlar için tasarlanmıştı.

​— "Son adımdayız Maya," dedi Kuzey. "1974’ten beri saklanan bu büyük sırrı açığa çıkarma vakti geldi."

​İki genç anahtarları kilitlere yerleştirip aynı anda çevirmeye hazırlandılar. Elleri heyecandan titriyordu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.