İçeriğe geç

Zaman kapsülü

Bölüm 12 · 2 dk okuma

Zaman kapsülü

Bölüm 12

1974 ün mirası

12. Bölüm: 1974’ün Mirası

​Sığınağın merkezindeki ahşap masanın üzerinde duran metal sandık, fenerlerin sarı ışığında parıldıyordu. Kuzey ve Maya birbirlerine baktılar. İkisinin de kalbi göğsünden fırlayacak gibi çarpıyordu. Günlerdir süren arayış, tehlikeli kaçışlar ve çözülen ipuçları onları tam olarak bu ana getirmişti.

​Kuzey üç bronz anahtarı sandığın üzerindeki üç ayrı kilit deliğine yerleştirdi. Maya da ellerini Kuzey’in ellerinin üzerine koydu.

​— "Birlikte," dedi Maya fısıltıyla.

​Aynı anda üç anahtarı da sağa doğru çevirdiler.

​TİK... TİK... ÇAAT!

​Ağır kilit mekanizması elli yıllık uykusundan uyanarak açıldı. Kuzey sandığın ağır kapağını yavaşça yukarı doğru kaldırdı. İçeriden eski kağıt, kurutulmuş çiçek ve pirinç kokusu yayıldı.

​Sandığın içinde tahmin ettikleri gibi çuvallar dolusu altın yoktu. Sandık, kasabanın gerçek tarihini değiştirecek paha biçilmez belgelerle, 1974 yılına ait fotoğraflarla ve kütük defterleriyle doluydu. En üstte ise Maya’nın dedesinin el yazısıyla yazılmış son bir mektup duruyordu.

​Maya titreyen elleriyle mektubu alıp okumaya başladı. Mektupta, Ahmet Bey’in o yıllarda kasabanın tarihi arazilerini satmak için yaptığı gizli planlar, dedesi ve arkadaşlarının ise bu toprakları ve tarihi korumak için belgeleri sakladıkları anlatılıyordu. Sandıktaki tapular ve belgeler, kasabanın üzerindeki tüm tarihi alanların koruma altında olduğunu ve halka ait olduğunu kanıtlayan yegane resmi evraklardı.

​— "Başardık..." dedi Maya, gözlerinden süzülen bir damla yaşla tebessüm ederek. "Dedemin adını ve kasabanın geçmişini temize çıkardık."

​Kuzey sandıktaki belgeleri dikkatlice toplayıp çantasına yerleştirdi. Kasaba artık güvendeydi, Ahmet Bey’in yalanları son bulmuştu ve en önemlisi, bu tehlikeli yolculuk ikisi arasında kopmaz bir bağ yaratmıştı.

​Tünelin tavanındaki küçük havalandırma boşluğundan içeriye sabahın ilk ışıkları süzülmeye başladı. Yağmur sinmiş, yerini ılık bir rüzgara bırakmıştı. Karanlık sığınak yavaş yavaş aydınlanırken Kuzey mektubu çantasına koyup Maya’ya doğru döndü.

​Masanın yanında duran Maya, gözlerini Kuzey’in gözlerine dikmişti. Yüzündeki yorgunluk yerini huzurlu ve içten bir gülümsemeye bırakmıştı. Derin ve anlamlı bir sessizlik kapladı sığınağı...

Kuzey o an anladı aslında ona karşı beslediği hisler karşılıksız değildi o an göz-göze geldiler birkaç saniye bakışdılar sonra... Mayanın dudakları Kuzeyin dudaklarına kavuştu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.