İçeriğe geç

ZAAFIN RENGİ

Bölüm 4 · 2 dk okuma

ZAAFIN RENGİ

Bölüm 4

Kan ve Kül

Camların kırılma sesi konağın sessizliğini parçaladı.

Bir saniye önce ağır ve soğuk olan hava, bir anda duman, alarm sesleri ve panikle doldu.

Poyraz silahını hazırlarken gözleri kapıya kilitlendi.

“Patron.”

Ses tonundan anladım.

Bu sıradan bir saldırı değildi.

“Ne kadar?”

“Pek iyi haber değil.”

Poyraz nefesini tuttu.

“Ana giriş zorlandı. Bahçedeler. Çok kalabalıklar.”

Masanın üzerindeki 03:14’te durmuş saate baktım.

Bazı insanlar geçmişi gömmek isterdi.

Bazıları ise gömdüğünü sandığı geçmişin bir gün kapısını çalacağını unuturdu.

Şahin.

Demek sonunda gelmişti.

Gece duvara yaslanmış, olan biteni anlamaya çalışıyordu. Yüzündeki öfkenin altında başka bir şey gördüm.

Tereddüt.

Çünkü artık düşmanının sadece ben olmadığını anlamaya başlamıştı.

“Buradan çıkıyoruz.”

Bana sertçe baktı.

“Emir mi veriyorsun?”

“Hayır.”

Bir an durdum.

“Sana hayatta kalma şansı veriyorum.”

Bu cevap onu susturdu.

“Poyraz, alt geçit.”

Poyraz başını salladı.

“Anlaşıldı.”

⸻

Koridora çıktığımız anda konağın içindeki sessizlik yerini kaosa bırakmıştı.

Gece hâlâ yanımdaydı.

Kaçmak için değil.

Gerçeği öğrenmek için.

Bu fark önemliydi.

Çünkü üç yıl boyunca babasının ölümünün peşinden gelen biri, korktuğu için burada durmazdı.

İnandığı bir şey olduğu için dururdu.

Koridorun sonuna ulaştığımızda dışarıdaki gürültü daha da yaklaştı.

Poyraz öne geçti.

“Ben yolu açarım.”

Başımı salladım.

Ama birkaç adım sonra durdum.

Çünkü ilk kez Poyraz’ın yürüyüşündeki küçük değişikliği fark ettim.

Yaralanmıştı.

“İyi misin?”

“İyiyim patron.”

Yalan söylediğini ikimiz de biliyorduk.

Gece de fark etmişti.

Hiçbir şey demeden yanındaki dolaptan ilk yardım malzemelerini aldı.

Poyraz şaşkınlıkla ona baktı.

“Sen…”

“Konuşma.”

Sesi sertti.

“Yarayı göster.”

Poyraz bana baktı.

İlk kez onun da ne düşüneceğini bilemediğini gördüm.

Bu kız dün gece kapıma düşman olarak gelmişti.

Şimdi ise adamımı ayakta tutmaya çalışıyordu.

⸻

Sığınağın kapısı açıldığında içerideki sessizlik dışarıdaki karmaşadan tamamen farklıydı.

Poyraz kapıyı kapattı.

Gece duvara yaslandı.

Uzun süre konuşmadı.

Sonunda fısıldadı.

“Şahin…”

Adını söylerken sesinde sadece öfke yoktu.

Hayal kırıklığı vardı.

“Onu tanıyor muydun?”

Başını salladı.

“Babam ona güvenirdi.”

Sessizlik.

“Bana senin suçlu olduğunu söyledi.”

Gözlerini bana çevirdi.

“Yıllarca senden nefret ettim.”

Bir adım yaklaştı.

“Şimdi ise bana gerçeğin ne olduğunu söylüyorsun.”

“Çünkü gerçek senden saklanmamalıydı.”

Kaşları çatıldı.

“Sen neden sakladın?”

İşte zor soru buydu.

Çünkü bazı cevaplar insanı aklamazdı.

“Sakladım.”

Bunu kabul etmem onu şaşırttı.

“Neden?”

“Çünkü o gece sadece amcamı kaybetmedim.”

Bir an sustum.

“Bir hata yaptım.”

Gece dikkat kesildi.

“Ne hatası?”

Bakışlarımı kaçırmadım.

“Geç kaldım.”

O iki kelime odadaki her şeyden daha ağırdı.

Gece bana sadece düşmanı gibi bakmadı.

Çünkü bazen en büyük suç, yapılan şey değil…

Engel olamadığın şeydi.

Tam o anda yukarıdan metalik bir ses duyuldu.

Poyraz başını kaldırdı.

“Kapıyı bulmuşlar.”

Gece derin bir nefes aldı.

“Şimdi ne yapacağız?”

Silahımı hazırladım.

Ama bu kez ona bir yabancı gibi bakmadım.

“Şimdi?”

Kapıya doğru yürüdüm.

“Üç yıl önce başlayan şeyi bitireceğiz.”

Gece önümde durdu.

“Ben de geliyorum.”

“Bu intikam için mi?”

Bir an düşündü.

“Hayır.”

Gözlerimin içine baktı.

“Gerçeği görmek için.”

Başımı hafifçe salladım.

Çünkü artık biliyordum.

Şahin’in en büyük hatası Gece’yi bana göndermek değildi.

Onu gerçeğe göndermesiydi.

Çünkü bazı insanlar yalanlarla yönetilirdi.

Ama Gece gibi insanlar…

Gerçeği öğrendiğinde durdurulamazdı.

Bölüm sonu

3 yorum