İçeriğe geç

Yüzükler Bir Araya Geliyor

Bölüm 4 · 5 dk okuma

Yüzükler Bir Araya Geliyor

Bölüm 4

4.Bölüm

“Bizim için saraya sızmanı istiyoruz”dedi Fenton.

Benden aileme,doğduğum,büyüdüğüm,güzel anılar biriktirdiğim yere ihanet etmemi istiyorlardı.Aileme bunu nasıl yapardım.Hemen ayağa kalktım.

“Siz kafayı sıyırmışsınız derdim ama bu akılla alakalı değil,kalple alakalı.Sizin kalbiniz yok.Nasıl hayatımdan daha çok değer verdiğim aileme ihanet etmemi beklersiniz.Siz alçakların tekisiniz.Tek amacınız kraliyet ailesine zarar vermek.Artık düşünmeme gerek yok siz sadece bize zarar vermek istiyorsunuz ve bundan gayet zevk alıyorsunuz.Sizi pislik herifler!”dedim masaya yumruğumu vurdum.Hiç biri ses çıkarmadı.Hepsi masanın ortasına gözlerini dikmişti hiç biri birbiriyle göz teması kurmuyordu.

“Tamam”dedi fenton sakin bir sesle.Kafamı kaldırdım ve hepsinin yüzüne baktım hepsinin gözleri dolmuştu.Skye ve Wesley yumruklarını sıkmıştı çok sinirli ve kırılmış görünüyorlardı.

“Sen bir canavarsın”dedi Sloane sesi titreyerek.

“Sloane…”dedi Skye ona bakarak.Sloane’nın yüzünde yavaşça bir damla süzülmeye başladı.

“Sana birine kalpsiz deme hakkını kim veriyor.Bu dünyada kimsenin böyle bir hakkı yok.Kimseyi neler yaşadığını bilmeden yargılayamazsın.Senin için üzülüyorum.Ailenin sevgisini bolca tattığın için keşke bizde senin kadar sevgi görseydik ama o lanet Hector sayesinde hiçbir şey görmedik.Bizim ne eksiğimiz vardı ya da ne fazlalığımız vardı da biz onların sevgisini göremedik?Neden?Söyle!Biz ailemizden sevgi görmedik diye neden kalpsiz oluyoruz?Söyle!Cevap ver bana!”ayağa kalkmıştı ve yere bakıyordu.Gözünü yerden asla ayırmıyordu.Ona bakmaya başladım hiç gözümü ayırmadım.

“Neden biliyor musun?Şundan eminim ki siz hep canavardınız,her zamanda öyle kalacaksınız.Kardeşimi orada öldürecek olanlar kimdi?Orada askerlere zarar veren kimdi?Halkın huzurunu bozmaya çalışanlar kimlerdi?Ailemle arama girip onlara arkalarından bıçaklamamı isteyen kim?Sende buna cevap ver bakalım”dedim ifadesiz bir yüzle ona bakarak.Sloane kafasını yerden kaldırdı ve bana baktı.O da benim gibi çok ifadesiz ve sinirli bir yüzle gözlerimin içine baktı.

“Hani az önce dedin ya ailemi arkalarından mı bıçaklama mı istiyorsunuz diye.Ailene değer veriyorsun ya hani,bizde burda bir aileyiz.Olmak zorundayız çünkü bu kocaman dünyada bize bizden başka kimse güvenmiyor.Bizde bizden başka kimseye güvenmiyoruz.Size neden mi zarar vermeye çalıştık?Hemen onuda söyleyim.Biz sadece sizi uyarmak istedik.Size geldik elfleri korumak istedik sadece ama siz ne yaptınız?Fenton ve Skye ile alaycı bir şekilde konuşup aşağıladınız.Onlara zorla dokundunuz.Onlara kaba davrandınız onlarda karşılık verdi.Ertesi gün size hiçbir zarar vermememize rağmen sabah küçük bir orduyla buraya gelip bize savaş açmaya çalıştınız.O kral olacak halkından birine ona bir zararı olmamasına rağmen ve ona kibar davranmasına rağmen bıçakladı.Peki sonra size zarar vermedik ama o Garth denen herif Fenton’a kılıcını geçirdi.Hemde hiç gözünü kırpmadan.Ve bunları bize siz yapmanıza rağmen şu an kalpsiz biz olduk demek.İlginç…Gerçekten ilginç…”dedi ve dış kapıya yöneldi.Kalan o kendilerini çok iyi elfler sanan beş elfte kalktı ve dış kapıya yöneldiler.Wesley yumruklarını sıkmıştı.Skye ve Phoeniz’in gözleri dolmuştu ve gözlerini yerden ayırmıyorlardı.Rowan sadece ellerine bakıyor ve elleri ile oynuyordu,elleri hep yaraydı.Fenton sadece ileri bakıyordu,sinirli görünüyordu.Tam kapıdan çıkacakken arkasına döndü ve bana baktı.Eliyle bana çıkışı gösterdi.Hemen kapıya yöneldim tam çıkacakken beni omzumdan tuttu ve kulağıma eğildi.

“Bir daha onları üzücek tek kelime bile söylersen öyle şeyler olur ki…Kemiklerini bulamazlar.Bu sana son uyarım hatta seninle son konuşmam.Şimdi çekip git burdan yoksa az önce söylediğim şeyleri söylemekle bırakmak gerçekleştiririm”

Yüzüne bakmadan hemen hızla yürümeye devam ettim.Kapıdan çıktığım anda kendimi odamda buldum.Masada otururken gördüğüm yıldızlı gökyüzü kaybolmuştu.Öylece donup kalmıştım.Bu kapı nasıl benim odama açılmıştı.Hemen arkamı döndüm ama arkamda kapı falan yoktu.Sadece küçükken yaptığım tablo duruyordu.Hızla cama yöneldim.Dağın eteklerine baktım ne bir ışık ne de hareket eden bir şey görünüyordu.Bu günlerde hayatımın en değişik günlerini yaşıyordum orası kesindi.Sonra birden kapım açıldı.Bir ağlaya ağlaya içeri girdi.Bana hiç bakmadı ve daha yeni fark ettiğim elbise yağınına sarıldı.Bu ablamdı.Yine muhteşem göründüğü düşünecektim ki vazgeçtim çünkü berbat görünüyordu.Gözleri ağlamaktan şişmiş,yüzü kızarmış,her yeri sümük olmuş.

“Ahh!Canım kardeşim benim!Affet beni!Onları ikna edemedim!”

“Abla…Ne yapıyorsun?Kimi ikna edemedin?”

“Beynim benimle oyun oynuyor.Sen bir haftadır burda mısın?Saklandın mı?”

“Hayır…Ayrıca ne bir haftası?Sadece bir günlüğüne…Ormana gittim”nerede olduğumu söyleyemezdim.Fenton çok ciddi duruyordu.Ailemi tehlikeye atamazdım.

“Sen döndün!”dedi ve ablam hemen bana sarıldı.

“Kimi neye ikna edemedin?Söyle bakalım”dedim ona sarılırken.

“Şey…Boş ver.Sen döndün ya önemli olan bu”dedi biraz gergin bir sesle sonrada bana sarılmayı bıraktı.

“Abla,söyler misin?Seni kim bu kadar üzdü?”

“Bir ortadan kaybolduğun için sen!İkinci ise annem ve babam”dedi gözlerini kaçırarak.

“Neden ki?”diye sordum şaşkınlıkla annem ve babam bu zamana kadar bizi hiç üzmemişti.

“Onlar seni aramak istemediler.Sen gittikten sonra normal hayatlarına devam ettiler”dedi.Öyle kalmıştım.Az önce ailem için ordaki elflere bas bas bağırmış onları aşağılamıştım.Ama ailem ben bir hafta boyunca ortadan kaybolmuştum ama ailem beni aramak istememiş ve normal hayatlarına devam etmişlerdi.Onların yüzüne bakmak istemiyordum,onların dokunduğu şeylere dokunmak istemiyordum,onlarla aynı havayı solumak bile istemiyordum.Kendimden o kadar utanıyordum ki aşağılanmış hissediyordum.Burda daha fazla duramazdım çok utanç verici olurdu.Annem ve babama bu hareketin bedelini ödemelerini istiyordum.İntikam almak istiyordum.

“Abla bana bak.Sen beni hiç görmedin ben sana bunları hiç söylemedim.Tamam mı?”

“Neden ki?Yine mi gideceksin ne işler çeviriyorsun sen?!”dedi sinirli bir şekilde.

“Merak etme dönücem ama bana bu konuştuklarımızdan kimseye bahsetmeyeceksin.Ben buraya hiç gelmedim.Beni hiç görmedin.Tamam mı?Kim sorarsa böyle diyeceksin.Anladın mı?”

“Neden?”zorla sormaya devam ediyordu.

“Benim ve senin iyiliğin için!”diye bağırdım sinirle.

“Tamam”dedi ablam şaşırmış bir şekilde şu on altı yıllık hayatımda ona hiç bağırmamıştım bu yüzden şaşırmış olmalıydı.Ablamı kenara çektim ve dolaptan çanta almak için dolabıma ilerledim.Çantamı aldım ve yerde duran elbiselerime baktım baktım bazıları ıslanmıştı ablam herhalde onların üstünde çok ağlamıştı.Aralarından en temiz olan bir kaç tanesini seçtim ve çantama sıkıştırdım.Birkaç tane daha eşya sıkıştırdım ve kapıya doğru ilerledim tam kapıyı açacaktım ki durdum.Arkamı dönüp ablama baktım ablam öylece bana bakıyordu.

“Dışarıda askerler var mı?”

“Hayır.Onları bu kattan kovdum beni böyle görmesinler diye”dedi.

“Abla,seni seviyorum”

“Bende seni”dedi ağlak bir sesle.

Kapıyı açtım ve odadan çıktım.İçimde bir burukluk vardı.Ablamı tek bıraktığım için.Acaba Garth ne yapıyordu?Benim kaybolduğumu duyunca ne yapmıştı acaba?O sırada aklıma gelmemişti.Birden aklıma ablamın bir haftadır ortalarda olmadığımı söylediği zaman aklıma geldi.Nasıl bir haftadır kayıp olabilirdim?Sadece bir günümü o altı elf ile geçirmiştim.Tabi ki bunuda onlar yapmıştı.Peki şimdi nereye gidecektim?En iyi fikir o altı elfin yanına dönmekti ama gururum o kadar kırılırdı ki yerin dibine girerdi.Ayrıca birde Fenton’un bana söyledikleri vardı.Beni gördüğü an beni öldürürdü ama yapacak bir şeyim yoktu.Eğer aileme bunu ödetmek istiyorsam onlarla işbirliği yapmam gerekecekti.Sadece küçük bir iş.Sonra geri dönecektim.Bana inanmazlardı.Ama tek çarem buydu.Birde onlardan özür dilemem gerekecekti.Çok utanç verici olacaktı ama yapacak bir şeyim yoktu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.