İçeriğe geç

Yoktan Var Olmak

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Yoktan Var Olmak

Bölüm 2

2.BÖLÜM:Varlığını hissettiren gölge

Eveett okurlarımm ilk eser ilk heyecan diyorum ve simdiden yazım hataları için özür diliyor keyifli okumalar diliyorumm🦋

. . .

"Geçmiş beşinden bir gölge misali peşini bırakmaz ,sen ne kadar kaçmaya çalıssan da, varlığını inkar da etsen ,onu değiştirmeye, farklı kalıplara sokmaya da çalışsan,geçmiş çetin bir sükutla sana direnmeye devam eder ve sen bir tek ona yenilirsin."

Hayatın tüm tükenmişliğine rağmen bugün çocukluk arkadasimin basarisini kutlamak için kendime izin vermis mimarlık ofisinin açilisi için hazirlanip evden çikmistim izmir trafiği ile savaşarak geldiğim yolculuğa değen tek sey biriciğimin bana karsi büyük bir tebessümle kosup sarilmasiydi.

"Hoşgeldin canımm arkadaşım of çok özlemişim seni yaa"rüya ve alışılmıs abartı tepkileri yanında duran adama döndüğüm de bir yerden tanıdığımı hissetmis ama hatırlayamamistim rüya sol yanına doğru dönüp"sakın burağı hatirlamadığını söyleme nasıl unutursun arkadasini sabahlara kadar omzunda ağlatan o adamı" diyerek imali bir bakis atmisti burak rüyanın üniversitedeki ex sevgilisiydi asiri kiskançliktan ayrılmaya ve arkadaş kalmaya karar vermelerine rağmen rüya pisman olup 3 ay boyunca sürekli ağlamis bende onu yeniden canlandirmaya çalışmıştım demek ki rüya 2 yılın sonunda her seyi unutmus ve burakla görüsmeye başlamıştı" hatirladim tabikide burak seni unutmak kolay olmadı nasılsın ne zaman döndün izmire" çapkınlığından bir gram kaybetmeyen burak her zaman ki gevşekliği ile "yeni döndüm çok olmadı,rüya ofisin açılisi olduğunu söyleyince yaninda olmak istedim sende numaram yoktu tabi ondan ulaşamadın galiba yanındaysa ver yazayım bundan sonra sık sık görüşürüz bir süre daha buralarda gibiyim" suratında ki ifadenin korkunçluğu midemi bulandirmisti, ısrarı sonucu aklıma gelen telefonumun hala arabada olduğunu hatirlamis onu bahane ederek ayrılmıstim yanlarından.

Çok geçmeden kavuştuğum telefonuma düşen bildirimle çok vaktimin olmadığını anlamistim rüyaya haber vermek ve sonra telafisini yapmaya ikna etmek için geri dönmek istediğim sırada önümden sanki umrunda değilmisim gibi hızlıca geçen kişiyle afalladım o kadar hızlı geçip gitti ki sanki bir yere yetismesi gerekiyordu ve bu her neyse onun için çok önemli olmalı ki kimseyi önemsemiyor adeta bir ısık tanesi gibi hızlı hareket ediyordu bir an durunca sinirden dolayı kasıtlı yapmış olabileceğini bile düsünmüstüm çok kafaya takıyordum rüyanın yanına ulastiğimda onunla konusmus telafi edeceğimi söyleyerek yanından ayrılmıstım adli yardım bürosuna geçip yeni davanın dosyalarını almam ve konuya hakim olup savunma hazırlamam,müvekkille konusmam gibi gibi bir sürü işim vardı mesleğimi her ne kadar severekte yapsam bazen sadece yorganın altında ipek mendilim ile uyumak istiyorum, ki yıllar olmustu bunu yapmayalı.

Bürodan eve geçer geçmez acil durum kahvemi yapmis bilgisayarı açip dosyaları masaya yığmış ve uzun olacağinı tahmin etmekte zorlanmadığım gece mesaisine an itibarıyla baslamistim.

Son zamanlarda ilgilendiğim ve asıl mezun bölümüm olan davada aile avukatlığını yapmam istenilen bir ailenin fertlerini bosamam isteniyor lakin tek taraflı olan bir istek ve elektronik kelepçeyi sökmeye calısmakla kalmayip,eşinin tüm haklarini görmezden gelerek şiddete basvurması ve kabarık sicili nedeniyle cezaevinde olan davalı nedeniyle bunu yapmak biraz zaman gerektiriyor lakin davalının maddi imkanları ve biricik müvekkillimin istekleri doğrultusunda ilerlersek pekte zaman imkanı sunulmuyor.

Dosyaya iyice hakim olduğum kanaatine vardığım anda masayı pek umursamadan yatağa kosmus artık alışkanlık haline gelen ipek mendilimi de bas ucumdan alip kendimi anneme teslim etmistim.

Gece geç saatte yatağa geçmem nedeniyle sadece 1 saat uyuyabilmis sonra her ne kadar çabalasamda uyuyamamistim saat 5'den beri kaçıncı olduğunu saymadiğim kahveden son yudumumu alip,en hızlısından bir duş ve "elime ne geldiyse giyerim" kıyafetlerimle değiştirmeye üsendiğim için 3 aydır taktığım çantamı ve malum davanın dosyasını alıp dün ayarladığım buluşma için kendime evden disari atmis daha vaktim olduğunu fark edip yol üstünde bir fırından aldığım simit ve peynirle en klasiğinden kahvaltimi yapmis ve yola kaldiğim yerden devam etmistim.Yolun doğruliğuna bakmak istediğimden navigasyonu açmak için arka koltuğa telefona uzandığım sırada anlık ayırdığım gözlerim yüzünden az daha aniden yola atlayan bir çocuğa çarpmanin esiğinden dönmüstüm ama o an fark ettiğim tek şey olayın şoku ve annenin korkusi değil çok önceden yavaşlamaya çalismama ve frene basmama rağmen arabanın durmamasiydi.

Kazayı kimseye zarar vermeden atlatmanın mutluluğu vardı içimde arabanın önü pert olmus çarptığım ağaç zedelenmisti neyseki yolların virajından dolayı çok hızlı gitmiyordum araç ile gerekli islemleri halletmis müvekkillimle konusup hastahaneye geçmeye karar vermistim araba ekspertize gidecekti kazdan önce hatirladiğim son sey olan frenlerin tutmaması nedeni ile böyle olmasini ben istemistim kaza raporu ile bizzat ilgilenecektim.

Koluma giren camlar ve yarılmış alnıma bir kaç dikiş atılmıştı reçete ile hastane koridorunda yürürken dejavu etkisi yasatan birşey olmus ve yanımdan yüzünü göremediğim biri hızlıca omzu çarparak geçip gitmisti aslinda kosmuyor yürüyordu ama,çok hızlı.Normalde hiç etkilenmeyeceğim bir çarpışmadam kazanin etkisi nedeni ile biraz sendelemis kurtuldum.Acil kapısının önüne geldiğimde bir anda gözlerime inanamistim,yıllardır görmediğim biricik dostum, zamanında öz kardeşim yerine koyduğum,abi gibi abi olan alp tam karsimda beyaz önlükler içinde duruyor yanindaki teyzeye bir seyler anlatıyordu.

Kendime hakim olamadiğim için hastanenin ortasında "alp!!!"diye çığlık atmistim,sayemde sağır sultan bile duyduğu için sonunda alp in beni fark etmesi gayet normaldi,koşarak boynuna atlamistim,off bazen kendime hayret ediyorum hayır yani sence 26 yasinda bir kadın ve avukat olarak bu yaptıklarım ne kadar etik ve akıllıcaydı.

Alp benim üniversite arkadaşımdı 2.sınıfta okuldan atıldığı için tekrar sınava girmis tıp okumaya karar vermisti bu cesareti konusunda ona hep hayran kalmisimdir.

Alp ile bir süre konusmustuk hastane yoğundu ayrıca belliki işi de çoktu onu tutmak istemediğimden yanından ayrilmis sonra bulusmak için anlasmistim.İzmir ile farklı bir bağı vardı alp in burayı severdi hatta çok severdi ama bir o kadar da kızardı çok güzel hissettiriyor,rüzgarı sanki şiir gibi konusuyor ama insanların bu sehri görmeyisi izmirin ise bu kadar övülmeyisine sinirlenirdi izmirin insanları gözünün önünde ki güzelliği görmezmiş falan filan klasik türk erkek bahanesi istee.

Bugün gerçeklesecek buluşma kimin yüzünden olmadıysa başka bir tarihe sarkmis bu da zaaaten az zamani olan beni iyice sıkıstırmıstı tek ilgilendiğim dava bu olmadığı için beni çok zor bi haftanın beklediğini düşünmek bile sinirlerimin laçka olmasina yetiyordu.

Telefonuma gelen anlamsız bildirimi umursamadan kulaklığımî alip sonunda uykuya kavuşma heyacanı ile yatağa gömülmüs ve annemin sesi ile huzur bulmustum.

Ya da ben öyle sanmis yine hayata umut bağlamistim...

Bölüm sonu

1 yorum