
"Bazen en güçlü görünen insanlar, en çok uzatılacak bir ele ihtiyaç duyanlarmış." Meğer "Yalnızlık, etrafında kimsenin olmaması değil; yükünü paylaşacak bir omuz bulamamakmış..."
Vita eşinin uyuyan suratını izlerken bu sözleri geçiriyordu aklından. Delta tüm gece yanında olmuş, ateşini ölçmüş, yarım saatte bir uyanıp kontrol etmişti kendisini.Onun sayesinde daha iyi hissediyordu.Gözleri doldu vitanın,daha önce arkadaşları dışında kimse ona böyle güzel hissettirmemişti. Tam elini kaldırıp eşinin saçını okşayacakken bundan vazgeçti. Eşi zaten tüm gece kendisi yüzünden uykusuz kalmıştı bu yüzden onu uyandırmak isteyeceği son şey bile değildi. Ama zaten uyanık olan eşi vitanın elini tutmuş ve kendi saçlarına götürmüştü. Vita önce şaşırmış sonra da kralın onun kendi saçını okşamak istediğini anlaması onu biraz utandırmıştı.Gözlerini açan Chan mavi gözlerini Seungmin'in mor gözlerine dikmiş bu rüya gibi bakışmanın hiç bölünmemesi için dualar etmişti. Artık eşine karşı sadece hayranlık değil, kalbinin hızlanmasından ona karşı bir şeyler hissettiğini anlamıştı. Hoş, Seungmin'in de ondan bir farkı yoktu. O da deltaya karşı bir şeyler hissediyor sadece bu sevginin aşk mı olduğunu anlamaya çalışıyordu.
Bu rüya gibi bakışlarını bölen şey sarayın bahçesinden yükselen bir kadın çığlığıydı.Seungmin duyduğu çığlıkla irkilmişti. Chan hemen ayaklanmış ne olduğunu anlamak için üstünü giyip aşağıya inmeye hazırlandı. Seungmin de merakla ne olduğunu anlamak için eşi gibi üstünü değiştirmişti. Odadan bir hışımla çıkan çift hızla bahçeye adımladılar. Chan eşini koruma iç güdüsüyle onu arkasına almış ve sesin kaynağına yaklaşmıştı. Bir omega olduğunu anladığı genç kadın yere çökmüş hem deli gibi ağlıyor hemde lanet edip bağırıyordu.Hyunjin kralı korumak amacıyla önüne geçerken minho da kadının ayağa kalmasına yardımcı oluyordu. Changbin de hemen mutfaktan su getirmelerini istemişti. Tüm olayı uzaktan izleyen Seungmin'in arkadaşları ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Minho "Sakin olun lütfen" diyerek kadına getirilen suyu vererek içirmişti.Suyu içtikten sonra biraz da olsa rahatlayan kadını sorgulamaya başladı Minho, "Bize ne olduğunu anlatın ona göre size yardımcı olalım." Kadın burnunu çekmiş etrafa yayılan üzgün feromonlarını tutmaya çalışmıştı.Kadın kralı gördüğü gibi koşarak önünde diz çökmüştü. Hyunjin ani refleksle hemen kralın önüne geçti. Kadın ağlayarak "Kralım, yalvarırım bana yardım edin." Seungmin yere çöken kadını ellerinden tutup kaldırmış "Lütfen anlatın size yardımcı olalım" diyerek sakinleştirmeye çalışmıştı. Kadın başından geçenleri anlatmaya çalıştı "Ben ay krallığından geliyorum efendim. Sizin krallığınızın merhametli, omegalara değer veren bir krallık olduğunu duydum bu yüzden sizden yardım istiyorum. Lütfen bana burda barınacak bir yer verin ben ay krallığında ailemi işkenceler yüzünden kaybettim. Orada omegalara işkenceler ediliyor, bir çöpmüş gibi davranılıyor. Lütfen ne isterseniz yaparım ama beni oraya geri göndermeyin." Seungmin kadının anlattıklarıyla ona üzülmüştü. Onun krallığında da omegalar değer görmezdi. Ama Yang krallığı öyle değildi. Omegalara değer verilir, eğitilir ve merhametle yaklaşılırdı. Chan minhoya işaret diliyle bir şeyler anlatmış ve tercüme etmesini istemişti. Minho kadına dönüp konuştu "Endişelenmeyin, Kralımız size sarayda bir oda ayıracağını ve size bir iş vereceğini söyledi." Kadın duyduklarıyla tekrardan diz çökmüş ve ellerini birleştirip teşekkürlerini dile getirmişti. Seungmin tekrar kadını kaldırmış "Lütfen yapmayın böyle, siz iyi olun bizde mutlu oluruz." Seungmin adını bilmediği kadına adını sormuştu "Adınız nedir?" Kadın "Jin Gayeong" diyerek yanıtladı onu. Seungmin kadına gülümsemiş ve onun odası hazır olana kadar misafir odasına kadını götürmelerini rica etmişti. Tüm olanları uzaktan izleyen lady Hyeran onların bu sevgi dolu davranışlarına göz devirmekle yetinmişti.
Sabah yaşanılan olaydan sonra bahçede oturmuş konuşuyorlardı omegalar. Jeongin "Ay krallığını pek tanımıyorum ama omegalara böyle davranmaları sinirimi bozdu." Jisung da arkadaşına katılarak söylenmişti "Kadının ağlayan yüzü aklımdan çıkmıyor bir türlü umarım bu sarayda mutlu olur." Felix ise kafası karışmış bir şekilde çiçekleri izliyordu. Onun bu halini fark eden Seungmin kaşlarını çatmış "Sen ne düşünüyorsun Felix?" Diye sormuştu. Felix içinden geçeni söyleyip söylememek arasında kalmış en son söylemeye karar vermişti. Nefesini verip "Nedense bu kadını hiç gözüm tutmadı"dedi. Ona sorgulayıcı bakışlar atan arkadaşlarına "Sadece his" diyerek geçiştirdi. Ama içine bir huzursuzluk çökmüştü nedensiz. Biraz daha bahçede oturmuş sonra da odalarına dağılmışlardı. Seungmin odasına girince elleri arkasında birleşmiş düşünceli bir şekilde dışarıyı izleyen eşini görmüştü. Yanına gidip "Ne düşünüyorsunuz kralım" diye sordu. Chan ise derin bir nefes vermiş sonra da ellerini kaldırıp "Evleneli 3 ay oldu ama hâlâ kralım diyorsun" demiş ve gülmüştü. Seungmin de kıkırdamış ve "Ne dememi istersiniz kra-Chan." Chan gülmüş sonrada aralarındaki mesafeyi iyice kapatarak eşinin boynuna burnunu koymuş derin bir nefes almıştı.Seungmin nefesini tutmuş hızlanan kalbine söz geçirmekle uğraşıyordu. Deltanın toprak kokusu aklını başından almış kurdunu çıldırtmıştı. İlk defa hissettiği bu duygular ona oldukça yabancıydı.Chan boynundan kafasını kaldırmış ve elleriyle konuşmuştu "Kocam demeni tercih ederim ama Chan da olur tabi." Karşısında kırmızının her tonuna giren eşini görünce sessiz bir kahkaha bıraktı ortama. Seungmin ise utançla başını diğer tarafa çevirmiş ama dudağının bir kenarı da istemsiz kıvrılmıştı. Seungmin aniden aklına gelen şeyle Chan'a döndü "Kılıç derslerine ne zaman başlarız." Chan onun bu heyecanlı haline gülümsedi "Ne zaman istersen" diye yanıtladı eşini.Seungmin "Yarın başlayalım" diyince kafasıyla onayladı onu.Seungmin eşine dönmüş konuşmuştu "Hâlâ ne düşündüğünü söylemedin." Chan ise tekrar nefesini verdi ve ellerini kaldırarak konuştu "Daha yeni yeni birbirimize alışıyoruz ama şunu bilmeni isterim ki kalbim seni her gördüğünde deli gibi atıyor. Bu hislere aşina olan bir insan değilim yeni yeni keşfediyorum. Ben sana git gide sana aşık oluyorum." Bu sözleri duyan Seungmin şok içinde ama bir yandan da mutlu mutlu bakıyordu Chan'a. Chan derin bir nefes almış ve sözlerine devam etmişti "Benimle beraber aşkı öğrenmek ister misin güzel vitam?." Gözleri dolan Seungmin "Öğrenelim deltam" diyerek onaylamıştı Chan'ı. Chan daha fazla dayanamamış eşinin gözlerindeki izni alarak ilk öpücüklerini başlatmıştı. Dudakları mükemmel bir uyumla birbirleri üstünde hareket ediyordu. Chan seungminin alt dudağını emiyor, Seungmin de Chan'ın üst dudağını acemice emiyordu.Odaya dolan toprak ve lavanta kokusuyla hiç olmadıkları kadar huzurlu bir şekilde birbirlerinin tadına bakıyorlardı. Nefesi kesildiği için ilk ayrılan seungmin olmuştu.Anın verdiği utançla hemen Chan'ın göğsüne sokulmuştu. Chan'ın güldüğünü hareket eden göğsünden anlayan Seungminde gülüp huzurla gözlerini kapatmıştı."İyiki" dedi içinden "iyiki karşıma çıktın.."