İçeriğe geç

Yine Yeniden

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Yine Yeniden

Bölüm 5

5

Cebimdeki sigara paketini çıkarıp bir dal koydum dudaklarımın arasına. Çektiğim dumanı yavaşça üflerken önümdeki dava dosyasına bakındım. Boşanma davasıydı bu. Çatışmalı bir boşanma olduğu ve her iki taraf da sorunlu olduğu için dava uzayacak gibi duruyordu.

Kapım çalınca dosyayı kapatıp gelmesini söyledim. İçeri Eren girmişti, az önce baktığım davayla uğraşıyorduk ikimizde. Kendisi savcı olur. Sevdiğim bir arkadaşım. "Hoşgeldiniz savcım. Hangi rüzgar attı sizi buraya?"

Karşımda kalan koltuklardan birine oturup yayıldı resmen. "Hoşbulduk hoşbulduk. Öyle geçiyordum uğrayım dedim."

Yarım sigaramı küllüğe bastırıp ayaklandım. "İyi yaptın da benim çıkmam lazım. Başka zaman uğrarsın artık."

"Nereye lan? Daha mesai bitimine çok var."

"Hastane," Dedim çantamı alırken. "Hastane randevum var. Biliyorsun kalbim sorun çıkarmayı seviyor bu aralar onun için gözükmem lazım doktora."

Oturduğu yerden kalkıp benimle birlikte çıktı odadan. "E her seferinde temiz çıkıyor, sorun yok diyorlar?"

Omuz silktim "olsun belki bu sefer çıkar." Erenle vedalaşıp Adliyeden çıktım. Hastane yakın olduğu için araba kullanmak yerine yürümeyi seçtim. Kulaklarımda bir şey çalmadan yapamadığım için kulaklığımı takıp şarkı açtım, böylesi daha iyiydi. En azından kafamdaki sesler bi nebze de olsa susuyordu.

Hastaneye gelince kulağımdakileri çıkarıp çantama sıkıştırdım. Polikliniklerin olduğu tarafa geçince doktorumun odasını bulmak için etrafa bakındım. Neydi bu doktorun ismi? Telefondan aldığım randevuya bakıp doktorun ismini aradım. Emir Berke yazıyordu. Hadi ama cidden koca ankarada Berke'yi nasıl buldum? Bide onun iki ismi mi vardı?

İçerden adım söylenince odaya girdim. Bu cidden üzerine düşüp gömleğini batırdığım Berke'ydi. Beni görünce yüzünde tebessüm oluştu. "Naber avukat hanım?"

Nereye koyacağımı bilemediğim ellerimi önümde birleştirdim. Neden heyecanlandım ki şimdi.. "İyi, yani nasıl olsun ki. Siz nasılsınız?"

"Seni gördüm daha iyi oldum." Arkasına yaslanıp beni süzdü. "Şikayetin neydi?"

Karşısında kalan koltuklardan birine geçip rahatlamak için derin nefes çektim içime. "Kalbim." Dedim. "Kalbim fazla sıkışıyor. Yani aslında daha önce çok doktora gittim ama bir şey bulamadılar."

Ayağa kalkıp kenardaki muayene için olan yatak gibi şeyi işaret etti. "Geç uzan oraya, bakalım ne varmış." Üzerimdeki kabanı çıkarıp yatağa uzandım. Yanıma gelip, "üzerini çıkarman lazım. Hayal gücümle muayene edemem Ebrar."

Üstümü çıkarıp atletimle kaldım. Küçüklükten beri adını ezberleyemediğim o alet ile kalbimi dinlemeye başladı. Biraz dinledikten sonra çekilip masasındaki bilgisayar başına geçti. "Daha önce holter takındın mı? " Holter dediği cihaz kalp ölçüm benzeri bir şeydi.

Kafamı olumlu anlamda salladım. "Evet ama bir şey çıkmadı."

Ben üzerimi giyinirken konuştu. "Sigarayı bırakman lazım."

"Ne? " Dedim şaşkınlıkla. "Sigaramı nerden biliyorsun?"

"Ben bilirim." Biraz geçen sessizliğin ardından devam etti. "Kafein de tüketme."

"Öleyim o zaman!" Kahve olmadan yaşayamam ki.

"Bunları bırakmazsan zaten öleceksin Ebrar. Daha önceki doktorlarda büyük ihtimalle aynı şeyi söyledi ve sen dinlemedin, değil mi? Sonra da kalbim diye ağlanırsın sümüklü sümüklü."

Koltuğa bıraktığım kabanımı da giyindim. Mızıkçı çocuklar gibi ağlayasım vardı. Ne demek kahve ve sigara yok? Başka bir şey desinler ama hayattaki iki önemli şeyimi almasınlar.

Toparlandıktan sonra geri ona doğru döndüm, beni izliyordu. "Dinleyecek misin sözümü? "

Herkese karşı çıkarken ona yapamadım. Engel oldu hislerim. Karşı çıkamadım. "Hıhım dinlicem... Ben gideyim o zaman."

Odadan çıkmak üzereyken, "ha bi de gömleğimi ne zaman telafi edersin? "

"Ay yeter ki sus yeni gömlek alcam sana!" Beni sinir etmek hoşuna gidiyormuş gibi güldü. Odadan çıkıp hastaneden ayrıldım.

Eve geçmek için otobüs durağına doğru yürüdüm. Karşıya geçmek için yeltendiğim anda üzerime doğru gelen arabadan son anda kurtardım kendimi. Arkaya doğru yalpalayıp düştüğüm için kulaklıklarım çıkmıştı. Yaşadığım dejavu ile geçmişe gittim sanki. En derinlere gömdüğüm o isim belirdi zihnimde,

Emir.

Kafama dank eden şeyle gözlerim kocaman açıldı. O Emir bu Emir miydi?Emir Berke. "Oha! " Diye bağırdım. Etrafımda bana dönen bakışları umursamadan ayağa kalkıp yere düşen kulaklıklarımı aldım. Sadece ihtimal olan bu düşünce elimi ayağımı birbirine sokmuştu.

Kader ağlarını tekrar örüyor derken bahsettiği o muydu? Yıllar sonraki karşılaşmamızı mı söylüyordu. Kalbim hızlanırken telefonumu çıkarıp Balım'ı aradım hızla.

Bir kaç çalıştan sonra açmıştı. "Efendiim?"

"Balım! " Dedim heyecan dolu sesimle. "Balım buldum!"

"Neyi buldun?" Yarım yamalak anlattığım için anlamamıştı.

"Emir'i buldum. O burda, doktor olmuş hemde!" Cevap vermesine izin vermeden devam ettim. "Balım bayılacak gibi hissediyorum."

"Dur dur bayılma. Nerdesin sen? Konum at geliyorum." Onu onaylayıp konumu attım. Kenardaki kaldırıma çöküp nefesimi dizginlemeye çalıştım. Gitti sandığım için gömdüğüm duygularım şimdi tekrardan çıkmıştı. Aşık mıydım? Bilmiyorum. Ama ufacık umut bile iyi gelmişti, düşüncesi bile kalbimin yerinden çıkacak gibi olmasına sebeb olmuştu.

Ve sanırım cidden kader ağlarını tekrardan örüyordu.

______

"Ne yanı şimdi? Çarpışıp gömleğini siktiğin adam çocukluk aşkın mı çıktı." Balım yanıma geldikten sonra beraber bir kafeye geçmiştim. Olan biteni anlattıktan sonra hala çözmeye çalışıyordu olayı.

"Evet, yani bilmiyorum. Dediği sözler, kalbimdeki hisler, aynı isim olması... O değilde başka kim olabilir ki?"

"O zaman neden en başında demedi?" Dedi Balım. "Neden en başında söylemedi o olduğunu."

"Belki de benim anlamamı istedi."

Önündeki çayı yudumlayıp arkasına yaslandı Balım. Hala kafasına yatmamış gibiydi anlattıklarım. Huzursuzca nefes verdi. "Belki de sadece kafanda kurduğun bir durum. Yani bilmiyorum Ebrar, umutlanıp sonrasında yine o boşluğa düşmeni istemiyorum inan bana."

"Yok," Dedim itiraz ederek. " Tamam belki sadece ufak bir umit ama buna inanmak istiyorum. Zaten o küçük kız değilim artık, boşluğa düşeceğimi sanmıyorum." Ufak sessizliğin ardından devam ettim. " Zaten aşık değilim ki ben amına koyim!"

Güldü bana. "Bir ihtimale bile delice atan kalbin ve gözlerin öyle demiyor ama. Aşıksın sen. "

Ona göz devirip sustum. Olasılıkları düşünürken dudaklarımda yeniden küçük bi gülüş oluştu. İnkar ettiğim duygular yiyordu beni. Daha düne kadar aşka küsmüş yaşarken şimdi tekrardan yanına gitmemek için zor turuyordum kendimi.

Sanırım cidden aşığım, Ama aramızda, tamam mı?

Bölüm sonu

1 yorum