Bütün ders boyunca bakıştılar onlar.Ne Melih ayırdı gözlerini ne de Lizge.Esila arada bir ikisine bakıyor ve ne olduğuna anlam vermeğe çalışıyordu.
Sonunda o zil sesi vuruldu.Ve öğrenciler kolidora sepelenmeye başladılar.Lizge ise kıpardamadı bile.Melih ise yerinden kalktı.
Sonra ona "seni öldürücem"manasında bir bakış atıp sınıftan çıktı.Esila da hala sınıftaydı.
Melih sınıftan çıkar-çıkmaz Esila Lizgenin yanına koştu.
-Noluyor Lizge?
Lizge bakışlarını kapıdan ayırdı ve Esilaya doğru baktı.Meraktan ölücek bir suratla karşılaştı.
-Hiç bir şey olmuyor.
Yalandı.Tamamile yalan üzerine kurulmuş bir cümleydi.Bir şey vardı.Hem de başka bir şey.
Esila kadınları çok iyi tanırdı.Kızların yüzünden anlardı bir şey olup olmadığını.
-Bir şey oluyor Lizge.Bana yalan söylemeyi kes.Korkdun dimi Melihden?
Lizge başını hayır anlamında salladı.
-Peki durum ne?Neden sürekli bakışıyordunuz?Önceden Melih p!çiyle tanışıyormuydun?
Lizge çok tedirgin oldu.Suratı bem-beyaz oldu nedense.
-N-ne alakası var.Tanımıyorum sadece tehlikeli geldi gözüme.
Esilanın bunu yutmadığı belliydi.Ama onu darlamak istemiyordu.Belkide özel konuydu.
Hiç bir anlamamış gibi devam etti.
-Tamam öyle olsun.Hadi o zaman kantine gitmeğe ne dersin?
Aslında Lizgenin yerinden kalkmaya bile hali yoktu.Ama başka çaresi yoktu.
-İyi tamam gidelim.
Esila Lizgenin kolundan tutup onu kantine götürdü.
Kantin gerçektende çok büyüktü.Hemen iki kişilik boş masa bulup oturdular.
-Ee ne içsek?
Birden araya biri girdi.
-Zıkkımın kökü nasıl mesala?
İkiside başlarını arkaya çevirdiler.Karşılarında o ayrılmaz ve zorba üçlü grup vardı.
Esila ayağa kalktı.
-Moralimizi bozmalımısınız illa?
Melih sırıtarak masaya yakınlaştı ve durdu.
-Evet benim hobim bu biliyorsun.Ama bu sefer derdim senle değil Lizgeyle.
Lizgenin kalbinde bir şeyler tekrar canlandı.O kadar güzel söylemiştiki istemeden.Aynı ilk aşkı gibi.









