Lizge kapıdan içeriye girdiği zaman bütün gözler onun üzerindeydi.Lizge sınıfa baktığı an birine kaytı o gözler.O kişiydi."Melih"ola bilicek kişi.Gözlerinden ateş fışkırıyordu sanki.
Hocanın sesiyle gözler o gözlerden dikkatini çekti ve hocaya baktı.
Heyecanlı bir o kadarda üzgün kırık sesiyle söyledi.
-M-merhaba.
Masasında oturan hoca yerinden kalktı.
-Buyur kızım?
O gözler yine denk geldi istemeden.Unutmuş gibiydi ne söyleyeceğini.Kalbimi yoksa beynimi oynuyordu bu oynu.
Hoca onu duymadığını sandı.Yine tekrarladı aynı soruyu.
-Bir şey mi oldu kızım?
Lizge bu sesle şükür ki,kendine gelip hocaya baktı.
-Ben yeni öğrenciyim.B-bu okula bu gün kayıt oldum.
Bu iki cümle......Bu iki cümleyi o kadar zorla kurdu ki,anlatılamaz bir şekilde.Dili tutulmuş bir hayal kırıklığı,sağır olan bir beyin ve kör olmuş bir kalp.
Yine ayrıldı o saçma bir o kadar da anlamlı düşüncelerinden.
-Ha doğru bu gün sınıfıma yeni öğrenci gelmeliydi.Demek o sensin.İyi bakalım kendini tanıt.
Kendini toparlamaya çalışıyordu ama olmuyordu işte.
-Ben Lizge.Lizge Yemen.
-Hmm tamam Lizge boş bir yere otura bilirsin.
Masalara bakınıyordu ama ayrıca gözü "Melih"denilen çoçukdaydı.Melih Lizge sınıfa girdiğinden beri bir saniye bile olsun ayırmamamıştı gözlerini ondan.
Lizge sonunda boş bir masa bulmuştu.Hemen masaya attı kendini.Birden gözü Esilayla buluştu.
Esilanın gözlerinde sevinçtende öte bir şey vardı.Deli gibi istiyordu zaten onunla aynı sınıfa düşmek.Bu onun şansıydı ya da kara bahtımı demeliydim?













