İçeriğe geç

Yıldız Tozu

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Yıldız Tozu

Bölüm 2

Cadılar Bayramı

Bir süre sonra kapım çaldı. Gelen Madam Kate’ti. Kapıyı çalar çalmaz dolaptan çıkıp hızla yatağıma atladım. Saat epey geç olmuştu ve Madam Kate, her zamanki gibi, koridorları dolaşıp çocukların uyuyup uyumadığını kontrol ediyordu. Yatağa atladığımda çıkardığım sesi duymuş olacak ki kapıyı aralayıp başını uzattı. Gözlerini biraz kısarak bana baktı ve yumuşak ama uyarıcı bir tonla, “Eili, artık uyu,” dedi. Ardından arkasını dönüp gitti.

Odaya yeniden sessizlik çöktü. Ama ben uyumak istemiyordum. Zaten içimde bir huzursuzluk vardı ve canım sıkılmıştı. Üstelik şeker istiyordum. Cadılar Bayramı’ydı ve bu geceye şeker yakışırdı. Gözüm pencereye kaydı, sonra istemsizce gülümsedim. Odam birinci katta olduğu için yurttan kaçmak oldukça kolaydı. Hem bu saatte kimse beni fark edemezdi. Ya da ben öyle sanıyordum.

Elime sırt çantamı alıp pencereden çimenliğe fırlattım. Tam peşinden atlamaya hazırlanıyordum ki aklıma bir şey geldi: Cadılar Bayramı’ydı ve herkesin bir kostümü olurdu. Ama benim bir kostümüm yoktu. Dolabıma doğru dönüp kapağını açtım. İçerideki kıyafetlere bakarken yüzümde bir gülümseme belirdi. Kostümüm olmayabilirdi, ama formalarım vardı. Elime Galatasaray formamı alıp üzerime geçirdim. Bu gece sokakta “Mertens” olarak dolaşacaktım. Biri sorarsa, “Mertens oldum,” diyecektim. Bu düşünce beni güldürdü.

Kostümümü giydikten sonra pencereden atladım. Ancak yere indiğimde bacağıma bir diken battı. Acı hissettim, ama bunu pek önemsemedim. Daha önce de olmuştu, bir şey olmamıştı. “Yine bir şey olmaz,” diye düşünüp sırt çantamı sırtlandım ve yürümeye başladım.

Şeker toplamak için Grimmauld Meydanı’na gittim. Meydandaki her evin kapısını birer birer çaldım ve elimdeki çantayı şekerle doldurdum. Kapıyı açanlar kostümümü sorunca, “Mertens oldum,” diyordum ve bu cevap beni eğlendiriyordu. Şeker toplayarak meydanda ilerlerken sıra 11 numaralı eve geldi. Oradan da şeker aldıktan sonra fark ettim ki 12 numara yoktu. 11 numaranın hemen ardından 13 numara geliyordu. Bu durum başta garip gelmedi. 13 numaranın kapısını çalıp şekerimi aldıktan sonra tekrar düşünmeye başladım: 12 numara neden yoktu?

Gözüm 11 ve 13 numara arasındaki boşluğa kaydı. İçimden “Acaba neden böyle?” diye geçirirken, bir anda inanılmaz bir şey oldu. 11 ve 13 numara arasındaki boşluk yavaş yavaş genişlemeye başladı. Sanki bir şey aralarından çıkıp yükseliyordu. Derken, 12 numara belirdi. O an gözlerim korkuyla büyüdü. Ne olduğunu anlamaya çalışmadan arkamı dönüp kaçmaya çalıştım. Ama acele ederken ayağım bir taşa takıldı ve yere kapaklandım.

Yere düştüğümde dizimdeki acıyı hissetmekten çok korkuyla kalakalmıştım. Tam o sırada, Grimmauld Meydanı 12 Numara’nın kapısı yavaşça açıldı. İçeriden iki adam çıktı. Biri açık kahverengi, orta boy saçlara ve mavi gözlere sahipti. Diğeri ise uzun siyah saçlı ve kahverengi gözlüydü. Yaşlarına baktığımda, neredeyse babam yaşında olduklarını düşündüm. İkisi de bana şaşkınlıkla bakıyordu. Ancak bu bakışta garip bir şeyler vardı. Sanki beni tanıyor gibiydiler. Ama anlam veremedim. Belki de birine benzetmişlerdi.

O sırada bacağımdaki acı artmaya başladı. Elimle bacağımı tuttum ve hıçkırır gibi bir nefes aldım. Açık kahverengi saçlı adam hemen durumu fark etmiş olacak ki yanıma geldi ve yüzüme dikkatle bakarak, “İyi misin?” diye sordu. Kafamı salladım, ama yüzümdeki acıyı gizleyemedim. “Diken batmıştı,” dedim zorlanarak. “Şimdi de onun üstüne düştüm.”

Adam arkasındaki siyah saçlıya baktı. Siyah saçlı adam kafasını onaylarcasına salladı. Ardından açık kahverengi saçlı adam tekrar bana döndü ve yumuşak bir sesle, “İçeri gel,” dedi.

Normalde tanımadığım insanların evine girmem. Ama bu durumda başka seçeneğim yoktu. Acı yüzünden yerimden kalkamıyordum, kaldı ki bu halde yurda geri dönmek imkânsızdı. Adamın elini tutarak ayağa kalktım. İçimde bir korku vardı ama aynı zamanda merak da ediyordum. Grimmauld Meydanı 12 Numara’nın sırrı neydi?

✨KISA OLDU KUSURA BAKMAYIN✨

Bölüm sonu

1 yorum