UYARI ⚠️: +18 BÖLÜM
Koridorun loş karanlığında zaman sanki tamamen durmuştu. Özgür, kızın belini sıkıca kavrayıp dudaklarına tekrar kapandığında, kızın narin elleri Özgür'ün sırtındaki kasları sertçe sıktı. O gece VIP odasında yaşanan ve alkolün sisli perdesi arkasında kaybolan her şey, şimdi zihninde bir bir aydınlanıyordu. Kızın teninin sıcaklığı, dudaklarının üzerindeki o tanıdık vanilya tadı ve kışkırtıcı fısıltıları... Hepsi gerçekti.
Özgür’ün nefesi kızın boynuna çarptı. Duvara yaslanmış bedeninin sıcaklığı, vanilya kokusu ve o alaycı fısıltı bir araya gelince Özgür’ün kontrolü tamamen koptu. Elleri kızın belinden kayıp kalçalarına indi, parmakları siyah elbisenin kumaşını sıkıca kavradı ve yukarı doğru çekti. Elbise kalçalarının üzerinde toplandı. Kızın bacakları açıkta kaldı; ince dantel külotun kenarları, pürüzsüz teni ve o gergin, bekleyen hali Özgür’ün gözlerinin önündeydi.
“Adını söyleyeceksin,” diye hırladı Özgür, dudaklarını kızın boynuna, köprücük kemiğine bastırırken. Dişlerini hafifçe geçirdi, sonra dilini o noktaya sürdü. Kızın başı geriye düştü, boğazından düşük bir inilti koptu.
“Henüz değil…” diye fısıldadı kız, ama sesi titriyordu. Elleri Özgür’ün tişörtünü yukarı çekti, kumaşı başından geçirdi ve yere attı. Parmakları Özgür’ün göğsünde, karın kaslarında gezindi, sonra kemerine indi. Tokayı çözdü, fermuarı indirdi, pantolonu ve boxer’ı birlikte aşağı indirdi. Özgür’ün sertliği anında ortaya çıktı; sıcak, kalın, damarları belirgin.
Kız diz çöktü. Koridorun loş ışığında dizlerinin üzerine çökerken bakışlarını Özgür’e dikti. Dilini uzatıp ucundan yaladı, sonra ağzını açtı ve yavaşça içine aldı. Sıcak, ıslak bir baskı… Özgür’ün eli anında kızın saçlarına gitti, parmaklarını köklerine geçirdi ama zorlamadı. Kız kendi temposunu belirledi; yavaş yavaş derinleştirdi, boğazına kadar aldı, geri çekildi, dilini alt tarafında gezdirdi, tekrar içine aldı. Tükürüğü akıyordu, ıslak sesler koridorda yankılanıyordu. Özgür’ün kalçaları istemsizce ileri doğru titredi.
“Siktir…” diye homurdandı Özgür. “Ağzın… çok sıcak.”
Kız gülümsedi, o gülüş hâlâ dudaklarında, hâlâ kendinden emin. Birkaç saniye daha emdi, sonra ayağa kalktı. Elbisesini omuzlarından sıyırdı; kumaş ayaklarının dibine yığıldı. Sütyensizdi. Göğüsleri dolgun, uçları sertleşmiş, soluk teninde hafif pembe. Özgür dayanamadı. Kızın belinden tutup yukarı kaldırdı, bacaklarını kendi beline doladı ve koridorun sonundaki yatak odasına doğru taşıdı. Kapıyı omzuyla itti, yatağın kenarına kadar gitti ve kızı sırtüstü bıraktı.
Hemen üzerine eğildi. Dudakları kızın göğsüne kapandı; bir ucunu ağzına aldı, dilini çevirdi, hafifçe ısırdı. Diğer eliyle diğer göğsünü sıkıp yoğurdu. Kızın sırtı kavis yaptı, parmakları Özgür’ün saçlarına gömüldü.
“Özgür… daha sert,” diye inledi.
Özgür emdi, ısırdı, dilini gezdirirken eli aşağı indi. Dantel külotu yana çekti, parmaklarını ıslak kıvrımların arasından geçirdi. Kız çoktan sırılsıklamdı. İki parmağını içeri soktu, yavaşça hareket ettirdi, başparmağıyla klitorisine bastırdı. Kızın bacakları titredi, kalçaları yukarı kalktı.
“İçeride… daha derine,” diye fısıldadı kız.
Özgür parmaklarını büktü, o noktayı buldu ve ritmik olarak bastırdı. Aynı anda dilini göğüslerinden boynuna, oradan dudaklarına taşıdı. Öpüşmeleri vahşiydi; dişler, dil, nefes. Kız Özgür’ün dilini emdi, inledi, kalçalarını Özgür’ün eline doğru itti.
Parmaklarını çıkardı. Kızın külotunu tamamen sıyırdı, bacaklarını açtı ve arasına yerleşti. Sertliğini ıslak girişe sürttü, yukarı aşağı kaydırdı, klitorisine bastırdı. Kız inledi, tırnaklarını Özgür’ün sırtına geçirdi.
“Gir,” diye emretti kız, sesi boğuk. “Şimdi. Sert.”
Özgür kalçalarını ileri itti. Baş kısmı içeri girdi, sonra yavaşça, santim santim… Kızın sıcaklığı, sıkılığı onu sardı. İkisi de aynı anda nefesini tuttu. Özgür tamamen gömüldüğünde durdu, alnını kızın alnına dayadı.
“Siktir… ne kadar darsın,” diye fısıldadı.
Kız bacaklarını beline doladı, topuklarıyla onu daha derine çekti. “Hareket et. Unutamayacağın şekilde.”
Özgür çekildi, sertçe geri girdi. Ritmi yavaş başladı ama hızla arttı. Her vuruşta yatak gıcırdadı, kızın göğüsleri sarsıldı, iniltileri yükseliyordu. Özgür bir eliyle kızın bileklerini yastığın üzerinde tuttu, diğer eliyle kalçasını kaldırdı, açıyı değiştirdi. Daha derine, daha sert. Her seferinde o noktaya çarpıyordu.
Kızın gözleri yarı kapalıydı, dudakları aralıktı, alnında ter parlıyordu. “Evet… orası… daha hızlı…”
Özgür hızlandı. Kalçaları şapırdayarak çarpışıyordu. Terleri birbirine karıştı. Kızın içi onu sıkıyordu, her seferinde daha fazla. Özgür bir anlık durdu, kızı çevirdi, yüzüstü yatırdı, kalçalarını kaldırdı ve arkadan girdi. Daha derin. Kızın yüzü yastığa gömüldü, iniltileri boğuklaştı. Özgür bir eliyle saçlarını tuttu, diğer eliyle kalçasını sıvazladı, sonra sertçe tokatladı. Kız inledi, kalçalarını geriye itti.
“Adını söyle,” diye hırladı Özgür, her vuruşta.
Kız başını çevirdi, yanakları yastığa sürtünürken gülümsedi. “Henüz değil… Daha sert vur, o zaman belki.”
Özgür daha sert vurdu. Yatak gürültüye karıştı. Kızın iniltileri çığlığa dönüşüyordu. Özgür bir elini öne uzattı, klitorisine bastırdı, daireler çizdi. Kızın bedeni gerildi, titredi, içi ritmik olarak kasıldı.
“Geliyorum…” diye inledi kız. “Özgür… geliyorum—”
Orgazmı onu sardı. Bacakları titredi, içi Özgür’ü sıkıca kavradı, iniltisi uzun ve boğuktu. Özgür o sıkışmayı hissettikçe kendi kontrolünü kaybetti. Birkaç sert vuruş daha, sonra kendini geri çekmedi; derinlerde boşaldı. Sıcak dalgalar halinde, her kasılma ile… Kızın içi onu emerken inledi, parmakları çarşafları sıktı.
Bir süre öyle kaldılar. Özgür’ün ağırlığı kızın sırtındaydı, nefesleri düzensiz, terleri birbirine yapışmış. Özgür yavaşça çıktı, yanına uzandı, kızı kendine çekti. Kızın başı onun göğsüne yaslandı. Parmakları Özgür’ün göğsünde gezerken hâlâ o alaycı, tatmin olmuş gülümseme yüzündeydi.
"Artık saklanacak bir şey kalmadı," dedi Özgür, sesi yorgun ama inanılmaz derecede huzurlu çıkıyordu. "Siyah elbise, vanilya kokusu, amfideki kalem, boynumdaki iz... Hepsini aldım. Şimdi son bir şey kaldı."
Kız başını kaldırıp çenesini Özgür'ün göğsüne dayadı. Koyu kahve gözleri, gecenin ışığında ilk defa bu kadar yumuşak ve içtendi.
"Ne kaldı Kaptan?" diye sordu, dudaklarında hafif bir tebessümle.
"Adın," dedi Özgür kızın yüzüne düşen bir tutam saçı kulağının arkasına iterken. "Bana haftalardır hayatımı altüst eden o kızın adını söyle."
Kız hafifçe gülümsedi. Parmak uçlarını Özgür'ün dudağına bastırıp hafifçe öptü.
"Ben Melis," dedi fısıltıyla. "Şimdi söyle bakalım Kaptan... Anonim olarak mı daha tehlikeliydim, yoksa Melis olarak mı?"