Sınav çıkışı cebine koyduğunu sandığı kalemin aslında masada kaldığını ve anonimin eline geçtiğini anlayan Özgür, odanın içinde bir aşağı bir yukarı yürüyordu. Kız, tam anlamıyla gölgesi gibiydi. Amfide hemen arkasındaydı, belki de o kalemi bizzat kendi elleriyle uzatmıştı ama Özgür yine onu fark edememişti.
Özgür: "Kalem sende demek... Bu kadarı tesadüf olamaz. O kapüşonlu kız sensin, eminim."
+90 538 XXX XX 16: "Emin olman hiçbir şeyi değiştirmez Kaptan. Önemli olan senin burnunun dibindeki şeyleri bile fark edemiyor oluşun."
Özgür: "Çünkü beni çıldırtıyorsun! Sağ omzumdaki beni biliyorsun, amfide arkamdaydın, şimdi de kalemim elinde. Başka ne var? Neyimi biliyorsun başka?"
+90 538 XXX XX 16: "Senin hakkında bildiklerim sadece dövmelerin ya da ders programınla sınırlı değil Özgür."
+90 538 XXX XX 16: "Madem bir ipucu daha istiyorsun... Sana unutamayacağın—daha doğrusu senin tamamen unuttuğun—bir ipucu vereyim."
Özgür hızla klavyeye dokundu.
Özgür: "Ne ipucusu?"
+90 538 XXX XX 16: "Geçen sene... Sezon sonu şampiyonluk partisinin verildiği o geceyi hatırlıyor musun?"
Özgür duraksadı. O gece takımca kulübe gitmişler, kupayı kutlarken alkolün dozunu iyice kaçırmıştı. Sabahında kendi yatağında, korkunç bir baş ağrısıyla uyanmış ve geceye dair neredeyse hiçbir şey hatırlayamamıştı.
Özgür: "O geceyi çok az hatırlıyorum. Çok sarhoştum."
+90 538 XXX XX 16: "Biliyorum, çünkü bilincin neredeyse kapanmak üzereydi Kaptan."
+90 538 XXX XX 16: "Ama o gece VIP odasındaki o deri koltukta benimle birlikteydin."
Özgür'ün elindeki telefon neredeyse kayıp düşecekti. Kalbi güm güm atmaya başladı, gözleri ekrandaki satırlara çakıldı.
Özgür: "Ne? Sen... ne saçmalıyorsun?"
+90 538 XXX XX 16: "Saçmalamıyorum. O gece beni o odaya çeken sensin. Dudakların, ellerin, tırnaklarını sırtıma geçirişin... O kadar ateşli, o kadar kontrolsüz bir geceydi ki nefesimiz tükenene kadar durmadık."
+90 538 XXX XX 16: "Vücudundaki her bir beni, o omzundaki lekeyi nereden bildiğimi sanıyordun Özgür? O gece tenini ezberledim ben senin."
Özgür şaşkınlıktan ve şoktan donakaldı. Beyninde o geceye dair belirsiz fluluklar, kesik kesik görüntüler oynamaya başladı ama hiçbir şey net değildi. Yatakta doğrulup şakaklarını sıktı.
Özgür: "Yalan söylüyorsun... Ben... ben böyle bir şeyi hatırlamıyorum!"
Özgür: "Eğer gerçekten böyle bir şey yaşandıysa sabah uyandığımda neden yanımda değildin? Neden tek başımaydım?"
+90 538 XXX XX 16: "Çünkü sen sızıp kaldın Yıldız Oyuncu. Ben ise kıyafetlerimi toplayıp gecenin karanlığında oradan çıktım."
+90 538 XXX XX 16: "Benimle geçirdiğin en tutkulu geceyi alkol yüzünden hatırlamıyor olman senin ayıbın. Ama merak etme..."
+90 538 XXX XX 16: "O gece sırtında bıraktığım tırnak izleri geçti belki ama bu sefer zihninde öyle bir iz bırakacağım ki bir daha asla unutamayacaksın."
Özgür, zihnindeki sis perdesini aralamak istercesine parmaklarını saçlarının arasından geçirdi. Geçen seneki o şampiyonluk gecesi... Kulübün VIP odasındaki loş ışıklar, kulağında çınlayan ağır bas sesleri ve sabah uyandığında teninde hissettiği o garip, yabancı sıcaklık... O zamanlar alkolün mahmurluğu sanıp üzerinde durmadığı her şey, kızın bu itirafıyla birer birer zihnine oturmaya başlıyordu.
Elleri titreyerek telefonun klavyesine dokundu.
Özgür: "Ben... Ben gerçekten ne diyeceğimi bilmiyorum."
Özgür: "O gece madem birlikteydik, madem her şey o kadar tutkuluydu... Neden sabah uyanmamı beklemedin? Neden bir yıl boyunca tek bir kelime bile etmedin?"
+90 538 XXX XX 16: "Çünkü o gece sen tamamen alkolün etkisindeydin Özgür. Sabah uyandığında gözlerindeki o pişmanlık ya da 'dün gece ne oldu?' belirsizliğini görmek istemedim."
+90 538 XXX XX 16: "Ayrıca seni kendi halinle, aklın başındayken elde etmek istedim. Sarhoş bir Kaptan'ın hafızasındaki silik bir anı olmak bana yetmezdi."
Özgür, yatağın kenarına geçip oturdu. Kızın zekası ve hesapsız cüreti, şu an geçen seneki sarhoşluğundan çok daha fazla başını döndürüyordu.
Özgür: "Şu an aklım tamamen başımda anonim."
Özgür: "Geçen sene bana bunu yaşatıp sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam etmeme izin verdin. Şimdi ise beni delirtiyorsun."
+90 538 XXX XX 16: "Ve bundan inanılmaz bir zevk alıyorum."
+90 538 XXX XX 16: "Sırf o geceyi hatırlayamadığın için kendi kendini yiyip bitirmen, o bordo saten geceliğin içinde yine beni hayal etmen... Bütün bunlar tam olarak planladığım gibi gidiyor."
Özgür: "Bana o geceden bir şey daha söyle. Sadece benim ve senin bilebileceğin bir şey."
Özgür: "O odada... Aramızda ne geçti?"
+90 538 XXX XX 16: "Kulağına eğilip 'Kaptan' diye fısıldadığımda nefesinin nasıl kesildiğini söyleyebilirim mesela..."
+90 538 XXX XX 16: "Ya da tişörtünü çıkarırken elinin ne kadar hızlı titrediğini."
+90 538 XXX XX 16: "Daha fazlasını öğrenmek istiyorsan, bu sefer o geceki gibi sızıp kalmayacağın bir anda, gözlerimin içine bakarken hatırlatırım sana Yıldız Oyuncu."
Özgür ekranındaki bu satırları okurken sertçe yutkundu. Kız, adım adım onu kendi kurduğu ağın içine çekiyordu ve Özgür bu ağdan kurtulmayı kesinlikle istemiyordu.
Özgür: "Bunu bana borçlusun. O geceyi bana tam anlamıyla hatırlatmak zorundasın."
+90 538 XXX XX 16: "Hatırlatacağım Kaptan... Ama benim kurallarımla, benim istediğim zaman."
+90 538 XXX XX 16: "Şimdi git ve o güzel kafanı biraz dinlendir. Yarınki antrenmanda gözlerinin altı mor bir halde koşmanı istemiyorum. İyi geceler."