İçeriğe geç

Yılbaşı Katili

Bölüm 4 · 5 dk okuma

Yılbaşı Katili

Bölüm 4

•Teoriler•

2 Ocak 2022 / Pazar

Yılbaşı katilinin bir an önce yakalanması için savcılık bu dosyaya öncelik veriyordu. Arama izinlerini kolaylıkla çıkartan Yağız önce bir numaralı şüphelisi İsmail’in evine gitti. Arslan’ı da Bahar Işık’ın evine ve komşuyla konuşmaya göndermişti.

İsmail’in evi dağınıktı. Televizyon bile açık kalmıştı. Cinayet silahı olarak belirledikleri geniş açılı bir bıçak aradılar evde. Dağınıklığın dışında ev sadece uyumak için kullanılıyor gibiydi. Şüphelilerin evlerine de bakmak için biraz sonra Lale Hanımda baskomiserin yanında yerini almıştı. “Baskomiserim.” Diye seslenip geldiğini gösterdi Lale.

“Hoş geldiniz hocam. Buyrun analizinizi yapın.” Yağız evde cinayet silahını bulacağından emindi ancak çıkmamıştı. Bahar’ın evinde de bulamazsa ölenlerin ortak noktalarını araştırmaya başlayacaktı.

Lale dağınık oturma odasına baktıktan sonra mutfağa geçti. Mutfağın da salondan bir farkı yoktu. Tencereler yıkanmayalı uzun zaman olmuştu. Boş alkol şişeleri yerdeydi. Ancak bu dağınık ve kirli eve rağmen kıyafetleri temizdi. “Baskomiserim, bence bu kişinin sosyal çevresi pek yok. Eve gelen giden kendisinden başka kimse yok bence. Ama insanları etkilemeyi seviyor, kıyafetleri çok güzel kokuyordu ve temizdi. Kadınları etkilemeye çalışan agrasif biri. Bununla ilgili terapiye de gönderilmiş ancak yarıda bırakmış. Şiddete meyilli.”

“O kadarını bizde anladık hocam. Bu adamda katil olma potansiyeli var mı? Emniyet ayrı savcılık ayrı tepemde yardımcı ol bana.” Yağız da iki şüphelinin de şüpheli konumundan uzaklaştığını farkındaydı. Yılbaşı katilini kısa sürede bulmazsa yetkililerle çok uğraşırdı.

“İkisi de yalan söylemiyordu. İkisinin de ortak noktası terapi görmeleri. Ve ikisi de sorgularında...” Lalenin cümlesini Yağız tamamladı.

“Birbirlerini kötülüyor. İsmail Bahar’ı asosyal ve ürkütücü buluyor, Bahar da İsmail’i şiddet yanlısı ve kabadayı olmakla suçluyor. Bir de Bahar’ın evine gidelim bakalım oradan ne çıkacak.” Lale’nin önden gitmesi için kapıyı açtı.

Arslan apartmandakilerle Bahar hakkında görüşmüştü. Hiç kimseden hakkında kötü bir söz duymamıştı. Yılbaşı gecesi de gece yarısı eve geldiğini gören engelli bir komşusu vardı. Lale Hanımla birlikte gelen baskomiserine eve çıktıklarında yaptığı görüşmelerden de bahsetti.

“Bahar için kimse kötü bir şey söylemedi. Sadece çok fazla konuşmazmış. Komşular varlığını da yokluğunu da anlamazmış. Annesini de kaybettikten sonra iyice içine kapanık birisi olmuş.” Apartman sakinleri bahar hakkında en kotu olarak sessiz birisi olduğunu söylemişti.

Bunlar üzerine Yağız’ın bir yorumu vardı. “İsmail’in doğru söylediği teyitlendi. Bahar asosyal. Bunca doğrunun arasında biri yalan söylemiyor mu yani?” Katilin ikisinden biri olduğuna emindi ama öğrenilen yeni bilgilerle teorileri çürüyordu.

Bahar’ın evi ise İsmail’in evinden çık farklı olarak derli topluydu. Dağınık olan tek şey toplamadigi yatağıydı. Evde cinayet silahını aramaya koyuldular. Lale konsolun üstündeki fotoğraf çerçevelerine yaklaştı bakmak için. Anne ve babası ile çekilmiş bir fotoğrafları vardı. Onların kaybı Bahar’ı çok sarsmış olmalı. Fotoğrafta Bahar kilolu görünüyordu ama şimdiki Bahar oldukça zayıftı. Banyoda yıkanmamış, kirli çamaşırlar kokmaya başlamıştı. Bu kadar derli toplu temiz bir kadının çamaşırlarını yıkamamış olmasını depresyonda olduğuna veriyordu Lale.

“Bahar’ın da geleni gideni yokmuş. Dış dünyadan kendini soyutlamış gibi.” Kıtlık varmışçasına mutfak malzemesi stoklamış olduğunu görünce psikiyatrist gibi yorumda bulundu başkomiserde. Çok fazla dışarı çıkmamak için alışveriş yapmış olmalıydı.

Cinayet silahı bu evden de çıkmamıştı. Onları daha fazla gözaltında tutamazdı yasal olarak. Onları suçlayacak elinde bir delil de yoktu. Başa dönmüştü Yağız ve nerden başlayacağını bilmiyordu. “Cesetlerin arasında bir bağlantı arayacağız. Kamera kayıtlarına tekrar bakacağız. Şunları savcılığa gönderelim de.” Yağız’ın canı sıkılmıştı yılbaşı katilini bulamadı diye.

“Merak etme baskomiserim bir ipucu bulacağız.”Lale de Yağız’a destek olmak istemişti. Yeni tanışmışlardı ancak ikisi de ortalarda dolaşan katili bulmak için çabalıyordu.

“Umarım.” Evden parmak izleri alındı ve evden ayrıldılar. Büroya geçtiklerinde şüphelileri savcılığa gönderdiler.

İsmail ve Bahar’ı göndermiş olsalar da yeni tanışan Lale ve Yağız’ın akıllarına yatmayan şeyler vardı. Olay yerinde çekilen resimler, cesetlerin ölüm şekillerine ve raporlara bakıyorlardı. Yağız’ın evrakların arasında bir şey dikkatini çekmişti. Bahar’ın alkol raporunda bir tuhaflık olduğunu fark etti. Bahar o gece çok alkol kullandığını söylemişti. Geç geldiğinden dolayı kanındaki alkol oranının azaldığını sanmışlardı ancak kanındaki alkol zaten azdı. Geç gelmesinden dolayı azalmamıştı. Bahar’ın yalan söylediğini Lale’ye de söyledi. Neden yalan söylediğine dair fikir yürütürlerken Lale delil poşetindeki gözlüğe takılmıştı. Bu gözlüğü Bahar’ın evinde gördüğü fotoğraflardan hatırlıyordu. “Bu gözlüğü Bahar’ın annesinin gözünde gördüm ben. Numaralı mı bu?” Bahar annesinin gözlüğünü neden kendisine ait olduğunu söylemişti ki? Annesinden kaldığı için artık ona aitte olabilirdi.

Lale baharın sağlık durumu ile ilgili araştırmasını derinleştirdi. Sadece psikolojik değil diğer hastalıklarını da araştırmaya koyuldu. Yağız da yardımcısı Arslan dan aldığı bilgiye istinaden baharın savcının yanına girdiğini öğrendi.

Lalenin araştırmasına göre Bahar’ın göz bozukluğu yoktu. Oysa bu gözlük miyoplar için kullanılan mercekten yapılmıştı. Başkomiser bunu öğrenir öğrenmez Arslan’a mesaj atıp Bahar’ın miyop olup olmadığını kontrol etmesini istedi. Eğer gözlük onun değilse katili koruyor olabilirdi. Tabi bu sırada gözlüğün ölenlere ait olup olmadığını da her ihtimale karşı kontrol ettiriyordu.

Arslan’dan gelen mesaj enteresandı. Bahar değil ama İsmail miyoptu. “Bunlar bir olup bizi mi kandırıyor? Nasıl iş bu?” Dönüp dolaşıp aynı iki şüpheliye geri dönmekten sıkıldı. Artık katili yakalamak istiyordu. Arslana ikisinin de gitmesine izin vermemesini mesaj attı. Onları tekrar gözaltına alacaktı.

Lale ile adliyeye gitmek için çıktılar. Lale yolda bulduklarını sesli şekilde tekrar sıraladı. “Bahar yalnız yaşıyor, asosyal, terapi gördü, alkol kullanmadı ve miyop değil. İsmail yalnız yaşıyor, sosyal biri, terapi gördü, alkol almadı ve miyop. Bunlarla onları suçlayamayız. Bize somut deliller gerek. Cinayet silahı gibi.”

Yağız da Lale’nin anlattıklarına katılıyordu. Ancak bu cinayetlerde ve o ikisinde bir tuhaflık olduğu açıktı. Delil yetersizliğinden onları serbest bırakmakta hata etmişti. “Sen onların yerinde olsan cinayet silahını nereye saklardın?”

“Polisin bakmaya akıl edemeyeceği bir yere. Yedi kişiyi öldürüp de kimseye görünmeden kaçtığına göre zeki biri.” Yağız’ın sorusu Lale’nin aklına bir fikir getirmişti. Tabletini açıp şüphelilerin dosyalarına tekrar baktı.

Yağız onun aklına ne geldiğini tahmin etti. “Zeki birini arıyoruz. Göze batmayacak birini. Herkesin hakkında iyi şeyler söylediği birini.”

Lale ekrana bakmaya devam ediyordu. “Bahar okulu birincilikle bitirmiş. Kız bilgisayar mühendisliğinden mezun. Güvenlik kameralarını halletmiş olabilir. Ama neden, neden öldürsün onca insanı? “ Lale’nin akli almıyordu. Onu sorguda dikkatlice izlemişti yalan söyleseydi anlardı.

“İşsizdi, annesi de ölünce yalnız kaldı. Arkadaşlarının hayatını kıskandı. Yani yine dediğime geldi. Cinayetler kıskançlık yüzünden işlendi.” Yağız’ın söyledikleri şimdilik teoriydi ancak Bahar itiraf ettiğinde katili yakalamış olacaklardı. Bir nebze olsun katili bulduğu için içine su serpilmişti. Lale, şimdilik söylemese bile cinayetlerin sebebinin kıskançlık olduğuna inanmıyordu.

Adliyeye gittiklerinde daire şekli oluşturmuş bir kalabalık gurubu vardı. Yağız elini silahına götürdü. Kalabalığa açılmaları için seslendi. “Çekilin, polis. Yol açın.” İnsanlar kenara çekildiğinde gördükleri kişi kan revan içinde yerde yatan yardımcısı Arslan’dı.

Lale eğilip Arslan’ın nabzını kontrol etti. Nabız alamayınca Yağız’a baktı. Yağız, cinayet büroya başkomiser olduğundan beri Arslan yanındaydı. Her türlü aksiliğine sessiz kalmıştı. Bunu hak etmemişti. Etrafına baktığında elleri ve üstü kanlı İsmail ile göz göze geldi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.