İçeriğe geç

Yılanın♡Ziyafeti

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Yılanın♡Ziyafeti

Bölüm 6

Ağırlık Merkezi

Asya haklı olamazdı.

Mert beni kıskanıyor.

Bu cümleyi aklımdan kaç kez geçirirsem geçireyim, kulağa komik geliyordu.

Daha birbirimizi doğru düzgün tanımıyorduk bile.

"...Kesin saçmalıyor." diye mırıldandım.

"Kim saçmalıyor?"

Başımı kaldırdım.

Asya, elinde tostla karşımda dikiliyordu.

"Sen ışınlanıyor musun?"

"Hayır."

"O zaman neden hep en olmadık anda ortaya çıkıyorsun?"

"Çünkü seni tanıyorum."

Yanıma oturdu.

"Neyi düşünüyordun?"

"Seni ilgilendirmez."

"Dün yaşananları."

Sessiz kaldım.

Asya zafer kazanmış gibi sırıttı.

"Yüzünden okunuyor."

"Ben bu kadar mı belli ediyorum?"

"Defne..."

Tostundan bir ısırık aldı.

"...Sen poker oynarsan beş dakikada iflas edersin."

İstemsizce güldüm.

"Beni biraz desteklesen?"

"Destekliyorum."

"Nerede?"

"Gerçekleri söyleyerek."

İlk ders beklediğimden erken bitti.

Koridorda yürürken telefonuma gelen mesaja baktım.

Annem:Akşam geç kalacak mısın kızım?

Hızlıca cevap yazdım.

Ben:Sanmam annem. Ders bitince çıkarım. ❤️

Telefonu cebime koyduğum anda biri omzuma hafifçe dokundu.

"Defne."

Mert.

"Merhaba." dedim gülümseyerek.

"Merhaba."

Birkaç saniye sessizlik oldu.

İkimiz de aynı anda konuşmaya başladık.

"Şey..."

Durduk.

Sonra istemeden güldük.

"Sen söyle." dedim.

Başını iki yana salladı.

"Yok, sen."

Derin bir nefes aldım.

"Dün..."

Sözler boğazımda düğümlendi.

"...Bir anda gidince garip hissettim."

Mert gözlerini benden kaçırdı.

"Özür dilerim."

Şaşırdım.

"O kadar ciddi değildi."

"Benim için biraz ciddiydi."

İlk defa bunu söylemişti.

Sesinde her zamanki sakinlik vardı ama bu kez yorgun da geliyordu.

"Bir şey mi oldu?" diye sordum.

"Bazen..."

Durdu.

"...İnsan kendini gereksiz hissediyor."

Ne demek istediğini tam anlayamamıştım.

"Neden?"

Omuz silkti.

"Boş ver."

"Hayır."

"Bazı şeyleri anlatmak zor."

Tam o sırada koridorun diğer ucundan Emir seslendi.

"Defne!"

İkimiz de aynı anda döndük.

Emir elinde bir dosyayla bize doğru yürüdü.

"Hoca seni arıyormuş."

"Beni mi?"

"Evet."

Dosyayı uzattı.

"Projeyi yanlış teslim etmişsin."

"Yine mi ya..."

Emir güldü.

"Seninle uğraşmak yorucu."

"Farkındayım."

Konuşurken göz ucuyla Mert'e baktım.

Tek kelime etmiyordu.

Yüzü ifadesizdi.

"Ben gideyim." dedi sonunda.

Başımı çevirdim.

"Bir dakika..."

Ama durmuş gibi yapıp yürümeye devam etti.

Ders çıkışında hava serinlemişti.

Asya'yla kampüsün bahçesinde oturuyorduk.

Bugün nedense konuşasım yoktu.

Bu da Asya'nın dikkatinden kaçmamıştı.

"Onunla konuştun."

"Konuştum."

"Nasıl geçti?"

"Yarım kaldı."

Asya başını salladı.

"Ben tahmin etmiştim."

"Ne?"

"Mert konuşurken biri geldi, değil mi?"

Şaşkınlıkla ona baktım.

"Nereden bildin?"

"Gözlerinden."

"Ben gözlerimle roman mı yazıyorum?"

"Bazen evet."

Gülümsedim.

Asya bir süre sessiz kaldı.

Sonra ciddi bir ifadeyle bana döndü.

"Defne."

"Hı?"

"Bence Mert'in derdi Emir değil."

"O zaman ne?"

"Sana alışmaya başlamış."

Kaşlarımı çattım.

"Ne alakası var?"

"İnsanlar bazen birine alışınca..."

Cümlesini tamamlamadı.

"...Kaybetmekten korkuyor."

İçimde garip bir his oluştu.

Ama bunu kabul etmek istemiyordum.

Çünkü...

"Ya Asya yine abartıyorsa?"

Tam o sırada telefonum titredi.

Bilinmeyen bir numara.

Mesaj açıldı.

Merhaba Defne. Ben Emir. Numaranı sınıf grubundan aldım. Müsait olunca proje hakkında konuşabilir miyiz?

Mesajı okurken fark etmediğim bir şey vardı.

Kampüsün karşı tarafında duran Mert, tam o anda bana bakıyordu.

Ben onu görmedim.

O ise telefon ekranına baktıktan sonra sessizce arkasını dönüp yürüdü.

Ve ilk kez...

İçimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.