İçeriğe geç

Yıkım Tacı

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Yıkım Tacı

Bölüm 2

2:Kaçış

Pencereden süzülen güneş ışığı ile yavaşça uyandım. Yan yatakta uzanan Agatha'ya baktım. Yavaşça yatakta doğruldum, ayıldığıma emin olunca Agatha'nın yatağının başına ilerledim ve dürttüm.

-Agatha.. Agatha!! uyan!

Biraz daha hızlı dürtünce uyandı. Gözlerini kırpıştırdı ve bana baktı.

-Uyandın sonunda. Günaydın

-Günaydın

Esneyerek söylemişti. Onu orada bıraktım ve hazırlanmaya başladım.

-İlk ders ne?

Agatha'ya döndüm. Sahi ilk der neydi? Masama yöneldim ve birkaç notu kenara koyarak programı buldum.

-Krallık tarihi

-Cidden mi? Girmesek mi ya?

-Geçen hafta da girmedik olmaz Agatha hadi!!

Sonunda hazırlanmıştık. Odadan çıktık. Kapıda ki muhafıza selam verip koridorda hızla yürüdük. Sınıfın önüne gelmemizle kapıya vurdum.

-Geç kaldığımız için özür dileriz Profesör Arthur.

Başıyla oturabileceğimizi işaret edince hızla boş olan bir yere geçtik. Biz yerleşince derse devam etti. Daisy bize bakıp sırıtmayı ihmal etmedi.

-Bu kızı elimde olsa gözümü kırpmadan öldürürdüm

-Shht ders başlıyor duyacaklar

Agatha sinirle önüne döndü ve dinlemeye başladı. En sevdiği dersti nasıl kaçırırdı?

Sıraya başımı koydum.

-Lavinya.. Lavinya!! kalksana!!

Agatha'nın fısıldamasıyla ve dürtmesiyle uyandım. Sınıfta tek biz vardık.

-Uyudum mu?

-Bütün Krallık Tarihi derslerindeki gibi uyudun tabi ki

Umursamayarak oturduğum yerden kalktım. Koridora çıktık.

-Odaya mı gitsek?

-Bence bahçe de atıştıralım. Açlıktan öleceğim!!

Gülerek yemek almaya gittik. Daniel da oradaydı. Krallığın şövalyesiydi ama hemen hemen aynı yaşta olduğumuz için iyi anlaşırdık.

-Daniel!!

Seslenmemizle bize döndü. Gülümsedi ve yanımıza geldi.

-Nasılsınız?

Bana döndü.

-Aklıma gelmişken söyleyeyim Theo seni çağırdı Lavin

Garipti. Hem de oldukça.

-Neden? Bu sefer bir şey yapmadık ki?

Agatha koluma vurdu.

-Bu ders de uyudun. Onun için çağırmıştır. Uyuma diyorum sana! Dinleyen kim?

-Gideyim o zaman ben odada görüşürüz Agatha. Görüşürüz Daniel

İkisine d hızla el sallayıp Theo'nun odasına gittim. Burada ki baş şövalyeydi. Orta yaşlıydı. Ama güçlüydü. Kapısına geldiğimde hafifçe tıklattım.

-Beni çağırmışsınız efendim.

-Evet, lütfen buyur

Karşısına oturdum.

-Odan temizlenirken bazı notlar bulunmuş. Özellikle saklanmış halde?

Yutkundum. Korkuyla:

-Ne notu?

-Oyalama Lavinya o notlar ne!?

Evet, küçükken sürekli annemi istediğim için yaptığım kaçış planlarıydı. Çöpe atamazdım o zamanlar, bu yüzden saklıyordum.

-Küçükken yaptığım şeyler işte önemli değil.

-Önemli değil dediğin kaçış planı Lavinya!

-7 yaşında yapılmış kaçış planı. Annesini bulmak isteyen bir kızın yapabileceği türden çalışma.

-Duygu sömürüsü yapmayın genç hanım. Şimdi derhal bu kağıtları yakıyorsun ve bir daha yapmıyorsun! Anlaşıldı mı?

Sinirle derin nefes aldım.

-Anlaşıldı

Ayağa kalktım kağıtları alıp kapıya yöneldim.

-Bitti dediğimi hatırlamıyorum. Otur.

Nefret ediyordum bu adamdan. Derin bir nefes aldı

-Otur dedim.

Omuz silktim ve kapıyı açıp çıktım. Öyle sinir bozucu bir adamdı ki ne dese tersini yapmak istiyordunuz. Birkaç meyve alıp odaya geçtim.

-Selam!

-Hoş geldin ne oldu ne dedi Theo bozuntusu

-Saçmaladı işte.

Yatağa oturduk ve meyve yiyerek sohbet etmeye başladık.

-Önceden yaptığım kaçış planlarını yakalamışlar. Yok et o kağıtları falan dedi.

Agatha'ya baktım. Bir şey düşünüyor gibiydi.

-Hey, cevap yok mu?

-Uygulayalım mı?

Tabakta kalan son meyveyi de ağzıma atarken boş boş baktım.

-Tam olarak neyi?

-Planları

Duraksadı sonra devam etti.

-Kaçış planlarını

Şaşkınlıktan yutkunamadım.

-Uykunu almadın herhalde delirmişsin

-Delirmedim ben. İyiyim gayet. Ama denemekten ne zarar gelir ki?

-Hiçbir şey alt tarafı idam ediliriz. Aklından çıkanı kulağın duyuyor mu? Kaçtık diyelim nereye kadar dayanabiliriz sence? Öldürmekten daha kötü yaparlar bizi.

-Abarttın biraz hem Daniel var. Yardım eder o bize. Hadi ama Lavin özgür olduğunu düşünsene

-Özgürüm ben Agatha

Yatağından bir yastığını suratıma fırlattı.

-Her şeye sahibim sanıyorsun.

-Her şeye sahibim zaten.

-Her neyse kaçmayacaksan kal bu kafeste. Yanında ki kuşun uçma vakti.

Dalga geçiyor olmalıydı.

-Ne demek bu şimdi?

-Kaçıyorum demek var mısın yok musun?

Yapamazdık. Kaçamazdık nasıl kaçabilirdik ki?

-Agatha..

-Lavinya..son kez soruyorum geliyor musun gelmiyor musun?

Derin bir nefes aldım. Kağıtlara baktım.

-Onca yıllık planı toplamak zor olacak

-İşte bu!! Lavinya'm

Yatağa atladı ve sarıldı.

-Özgür olacağız!

Güldüm. Umarım özgür olurduk. Umarım ölmezdik.

-Hemen sevinme sen git Daniel ile konuş bende şu eskimiş planlara bakayım.

Yanağıma dokundu ve göz kırptı.

-Sen o işi hallettim bil

Koşarak çıktı. Şövalyelere yakalanmazsa iyiydi. Elimde ki kağıtlara baktım. Notlar, yazılar ve ümitle doluydu kağıt. Yolunu kaybeden kızın planlarıydı. Çaresizce tanımadığı annesine ve babasına ulaşma çabasıydı bu kağıt.

En mantıklı olan kağıdı aldım ve inceledim. Liebe kasabalarına kaçmayı hedefleyen bir plandı. Agatha odaya hızla daldı.

-Daniel hazır planı soruyor.

-Öyle hemen hazır olmuyor ama

Agatha kendi yatağına uzandı. Gözlerini kapadı.

-Hey, uyuma sakın!

-Uyumuyorum uyumuyorum merak etme

Onu umursamadım uyuyacaktı çünkü. Masaya geçtim plan düşünüyordum.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kapının sürekli tıklatılmasıyla uyandım. Yavaşça başımı kaldırarak etrafa bakındım. Masa başında uyuyakalmıştım. Sinirle kapıyı açtım, tabi ki de Daniel. Agatha da arkamda durmuş Daniel'a bakıyorduk.

-Ne var?

-Plan hazır mı hanımlar?

Odanın içine ilerledi. Agatha sinirle:

-Dalga mı geçiyorsun? Uyuyoruz burada!

-Kaçacağız yarın demedin mi? Sabah erkenden gel planı anlatırız diye

-Öyle mi dedin Agatha?! Her neyse şükürler olsun ki plan hazır en azından taslağı

Daniel ve Agatha tartışmadan sıyrılıp yatağa oturup beni dinlemeye başladılar.

-Aslında plan basit. Her ay kehanete uymadığı söylenen iki kız sınır dışına çıkarılıp başka kampa götürülüyor. O kızların kim olduğunu öğreneceğiz ve onların yerine geçeceğiz. Daniel da kampa götüren şövalye yerine geçecek ,böylece dışarı çıkmış olacağız. Hızla kuzeye doğru koşacağız. Kamp güney tarafta kalıyor zaten sonrasında ise Liebe Krallığının kasabasına gireceğiz. Sanırım bir heykelle meşhur orası. Kitaplarda okumuştum adı neydi heykelin ya?

-Cesur anne *Lena* mı?

-Aynen o. Plan bu kadar!

İkisi de biraz düşündü. Daniel:

-Hadi ben şövalyenin yerine geçerim. Çıkacak kızları da öğreniriz de. Onlara ne yapacağız?

-Evet Lavin ne yapabiliriz ki?

Yutkundum. Kendi özgürlüğüm için bir başkasının esaretine alışkın değildim. Özellikle ölüme esir olmak isteyeceğim son şeydi.

-Öldüreceğiz.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.