"Gözleri cam mavisi, saçları toprak rengi krallığa çökecek bulut misali. Cahil krallık sürgün edilecek karanlığa kızın güzelliği armağan olacak sonsuzluğa. Yıkım Tacı ise ya yok olacak ya da eşlik edecek bu sonsuzlukta."
Kehanet bütün krallıklara yayıldı. Liebe ve Clever Krallıkları kehaneti pek önemsemezken Ignoranz dehşete kapılmıştı. Diğer krallıklara göre en kötü krallık bu krallıktı ve sürgün edilecek krallık varsa bu kesinlikle Ignoranz Krallığıydı. Krallık kehanet için çözüm bularak doğmuş ve doğacak kızları takip etti. Kehanete uyan bütün kızlar ailelerinden alındı, kehanete uymayan kızlar ise ailelerine geri verildi. Aileler kızlarını vermek istemediği için diğer krallıklara kaçsa da başarılı olan yoktu. Kaçırmaya çalışan aileler yakalandığı gibi ya acımasızca öldürülüyor ya da sürgün ediliyordu. Kral Yıkım Tacı'nın esirleri adlı eğitim merkezi kurdu. Ama şüphesiz ki burası bir eğitim okulu değil bir sürgün yeriydi. Aylarca denetlemeler devam etti. Halk artık kaçamayacağını anlamıştı. Bebeklerinin kız olduğunu öğrenen bazı anneler kızlarını doğurmak bile istemiyordu. Ama yapacak bir şey yoktu.
Beş Yıl Sonra
Kız çocukları hala takip edilmeye devam ediyordu biri hariç. Lena doğmuş mavi gözlü kızını buradan kaçırmayı başarmıştı. Liebe kasabasına kaçtı henüz fark edilmemişti. Kasaba lideriyle konuştu, ona yalvardı hayatındaki tek kişiyi evladını öylece alamazlardı. Lider olan Brown ailesi Lena'ya acıyarak kalmasına izin verdi. Lena kızıyla küçük bir eve yerleşti. Akşam olduğu için kızını sarmalayarak uyudu. Ertesi sabah kehanet kızının köylerinde olduğunu öğrenen halk alevlendi. Korku, merhamet duygularını ört pas etmişti. Lena'ya yardım eli uzatmak yerine acımasızca onu yadırgıyorlardı.
Lena kızının ağlama seslerine uyandı. Ateşin söndüğünü fark ettiğinde hızla yataktan kalkarak sönmüş ateşin yanına gitti. Dünden topladığı odunları bir araya getirerek ateşini yaktı. Kızının ağlamasını susturmaya çalışarak ateşin başına oturdu. Vakitler geçirdi kızıyla. Akşam olunca dışarıdan çığlıklar yükseldi. Lena korkuyla neler olup bittiğine bakmak için cama yaklaştı. Bazı evler yanıyor, insanlar esir alınıyordu. Duyabildiği tek ses.
-LENA KAÇ! SENİN İÇİN GELDİLER.
Lena hemen kızına döndü. Telaşla kızını alıp arka kapıdan ormana koştu. Bir kaç muhafızın onun evine doğru geldiğini duydu seslerinden.
Lena'nın kucağında olan minik kızı ağlamaya başlamıştı bile.
-Lena....
Lena tanıdık gelen sesle duraksadı. Olamazdı. Düşündüğü kişi olamazdı. Korkuyla ona döndü. Her tarafını ezbere bildiği simayı görünce yumdu gözünü. Hayır diye geçirdi içinden. O sana ihanet etti şimdi olmaz dedi kendi kendine.
-Lena'm. durmalısın. Yoksa öldürecekler seni.
-Kızımı benden alırlarsa da ölmüş olurum zaten Theo.
Theo bunu diyeceğini bilir gibi salladı başını.
-Hadi ver kızı gidelim.
Bunları derken yaklaşıyordu Lena'ya.
-YAKLAŞMA!
-Lena
Lena arkasına doğru adım atıyordu. Gittikçe muhafız sayıları artıyordu. Etrafı sarılmıştı.
-HAYIR HAYIR ALACAKSINIZ KIZIMI BENDEN HAYIR!
Lena bağırarak yalvarıyordu. Theo onun bu halini asla görmek istemezdi ama yapacak bir şeyi yoktu.
-Lena uzatma ver gidelim.
Lena dolu gözlerle ona döndü.
-Theo yapma yalvarıyorum alma kızımı benden......lütfen
sona doğru kısılan sesiyle Theo daha da kötü oldu.
-Lena yapma ver kızı sana bir şey olmasın hadi..
-HAYIR
Lena kaçmaya yer aradı ama nafile etrafında boşluk yoktu.. Sadece bir tane vardı boşluk.. Bir muhafız başka yerlere dalmıştı bile. Lena bunu fırsat bilerek yaklaştı oraya . Ardından hızla koşmaya başladı. Muhafız elini uzattı ama uzanamadı. Lena kızını sımsıkı tutarak koşuyordu.
-LENA!!
Theo arkasından bağırıyordu. Ama Lena asla durmuyordu. Kızını bu karanlıktan kurtarmalıydı. Bedeli ne olursa olsun.
-LENA ÖLECEKSİN VER ARTIK KIZI
-ASLA SEN İHANET ETMESEN VE YANIMDA KALSAN ÖLMEZDİM BELKİ.
Theo bu sözlerin ardından afalladı. Doğruydu başından beri Lena ile kalsa Lena suçlu gibi görünmez kaçmasına gerek kalmazdı. Theo duraksamışken Lena bunu fırsat bilerek daha da hızlandı. Kızı hala ağlıyordu ve Lena onu sımsıkı tutuyordu. O sırada Theo ve yanındaki muhafız tekrar koşmaya başladı . Diğer muhafız artık bıkmıştı bu kovalamacadan. Yayına bir ok taktı ve nişan aldı.
-HEY HEY NE YAPIYORSU-
Theo daha konuşmasını bitiremeden ok yaydan fırladı. Hızını hiç kesmeden Lena'nın vücuduna saplandı. Lena keskin bir çığlık atarak yere düştü. Düşerken bile kızını sarmalayarak düştü.
-LENA HAYIR
Bunlar Lena'nın duyduğu son seslerdi.
Theo Lena'nın yerde yatan bedenine doğru koştu.
-Lena'm hayır hayır ölemezsin. Olmaz şuan değil..
Theo bunları söylerken gözünden yaşlar boşalıyordu. Bebeği Lena'dan alarak yanındaki muhafıza verdi. Gökyüzünün karanlığı yetmiyormuş gibi bir de yağmuru başlamıştı. Bir can daha acımasızca alınmıştı bu dünyadan. Bir kadın daha bebeği uğruna canını vermişti. Gökyüzü de onlar için ağlıyordu. Onlara yapılanlar için.
Theo ayağa kalktı. Lena'yı orada bırakarak yanındaki muhafıza döndü. Gitme vakti gelmişti.
Ignoranz muhafızları bebekle kasabadan ayrıldı. Amy arkadaşına neler olduğunu anlamak amacıyla ormana doğru yola koyuldu. Arkasında neredeyse bütün kasaba vardı. Herkes Lena'yı merak etmişti. Halk ormanda biraz daha ilerledi. Amy gördüğü şeyle çığlık attı.
Lena kanları kurumuş yerde uzanıyordu. Sırtındaki ok hala keskindi. Lena arkadaşının yanına koştu. Masmavi okyanus gözleri derinleşmiş dolu olan gözlerini hiçlik kaplamıştı. Kasabadan biri Lena'yı kucakladı.
Kasaba meydanında getirilen Lena herkesi derin yasa boğdu. İlerleyen hafta cenaze düzenlendi. Çocuklar artık Lena'dan korkmak yerine onun mezarında şarkılar söylüyor onu mutlu ettiklerini düşünüyorlardı. Herkes Lena'yı kahraman olarak andı. Heykel bile yapıldı Lena için. Kızı ise eğitime götürüldü. Uyku odasına bırakılacaktı şimdilik. Theo yatağa yatırdı minik bebeği. Annesi şarkı söylemiş gibi uyumuştu yolda. Theo son kez baktı minik kıza. Alnından öptü. Arkasını döndüğü gibi Bayan North'u görmesiyle irkildi.
-N-North?
-Brave? Ne zamandan beri soy isim kullanıyoruz ?
-Ah özür dilerim ee şey sorun nedir?
-Kızı aldın mı?
Theo kızın önünden çekilerek başıyla gösterdi North'a
-Harika ismi nedir?
-İsmi yok.
North'un yüzünü kısa bir süre şaşkınlık aldı.
-Nasıl yani?
-Yok işte
-Öyleyse ismini sen koy ne de olsa babası sensin.
Theo gözlerini hiç açmamak istermişçesine yumdu .Doğru babasıydı. Kızını göz göre göre ölüme terk eden babası. Annesi kızı için kendi canından olurken babası sırf korktuğu için kızını ölüme teslim ediyordu. North odadan çıktı. Theo biraz düşündü. Odadan çıkmadan kızına yaklaştı. Alnından öperek
-İyi geceler Lavinya
dedi.