Agatha bu dediğim ile başını salladı. Daniel'a döndüm.
-Bayan North'un odasına nasıl girebileceğimizi biliyor musun?
-Bilmiyorum genelde sohbet etmek amaçlı odasına giriyorlar.
-Eğer öyleyse ben yapabilirim Bayan North ile iyi anlaşıyoruz.
-Bence de sen gir. Beni pek sevmiyor.
Bu dediğim ile ikisi de güldü. Agatha hızla ayağa kalktı.
-O zaman ben hazırlanayım ve gideyim bir an önce öğrenelim sabaha karşı çıkarız
-Sanki dolaşmaya çıkıyor tavra bak(!)
Agatha Daniel'ın saçlarını karıştırdı ve dolabına yöneldi.
-Sende her an her şeye hazır bekle Dan sana haber veririz öğrendiğimizde.
-Tamamdır ben çıkıyorum.
Vedalaşıp hızla gitti. Bir esirin odasında şövalye bulunması kesinlikle yasaktı. Kendi dolabıma yöneldim.
-Heyecanlı değil mi?
Omuz silktim.
-Yeni arkadaşlarımız bile olabilir belki.
-Bana sen ve Dan yetiyor.
Agatha kıkırdadı. Sandalyeye oturdu ve bana baktı.
-Saçımı yapar mısın?
Başımı salladım ve saçlarını taramaya başladım.
-İyi ki o zaman çarpışmışız.
-İyi ki.
Evet, garip bir şekilde Agatha ile daha küçükken çarpışarak tanışmıştık. Agatha'nın saçını örmem bitince ayaklandık.
-Ben derse gidiyorum sana iyi şanslar
-Teşekkür ederim
Sarıldık ve koşarak gitti. Bende okçuluk dersi için bahçeye çıktım. Theo mu? Dersi Theo mu verecekti!
Oda beni görünce şaşırmıştı.
-Okçuluk dersine girmeyi sevmediğini sanıyordum.
Cevap vermeden ok ve yay alıp sırama geçtim.
-Ne o Lavinya? Agatha gelmedi mi?
Daisy'e baktım. Ne saçmalıyorsa.
-Önüne dön ve kapa çeneni Daisy
Şövalye Theo'ya baktım. Beni mi savunmuştu, onca şeye rağmen. Hedefe döndüm. Kendimi hizaladım tam atacakken:
-Konumlandırman tamamen yanlış Lavinya
-Neresi? Gayet doğru yaptım.
Yavaşça kolumu kaldırdı, çenemden tuttu hafifçe başımı kaldırdı.
-Daha iyi. Odaklan ve vur!
Yaydan elimi çektim ve ok hızla hedefe saplandı. Şövalye Theo'ya döndüm. Gözlerinde gurur kırıntıları olsa bile bana fark ettirmemeye çalıştı ve hemen ciddileşti.
-Teşekkür ederim.
-Dersi öğrettiğim için mi?
Şaşkınlıkla sordu.
-Hayır, savunduğunuz için gerek yoktu ama yine de teşekkür ederim.
Gülümsedi. Şövalye Theo gülümsedi. Ne oluyordu bugün. Uzun uzun yüzüme baktı.
-Çok benziyorsun..
-Hm?
Başını hafifçe sağa sola salladı.
-Kime benziyorum?
-Bunu söylersem daha fazla bilgi isteyeceksin.
-Anneme değil mi? Onu tanıyorsun!
Hızla beni susturdu ve etrafına baktı. Kolumdan tuttu ve hafifçe kenara çekti.
-Tanıyorum ama hepsi bu kadar. Onu bulmaya çalışmayacaksın tamam mı?
-Onu tanıyorsun ve bana söylemedin!
-Tamam mı diyorum?
-Tamam!
Elinden kurtuldum. Yerime geçtim, üzerimde ki okları ve yayı çıkardım yere atıp içeri yürümeye başladım. Ne vardı annem ve babamla ilgili bilgi verse. Çok olurdu sanki!
Koridora çıktım ve hızlı hızlı yürüdüm. Karşıdan koşar vaziyette Agatha geliyordu.
-Buldum!! Kim olduklarını!
-Kim?
-Daisy ve Cleo
-Daisy mi?
Mutlulukla başını salladı.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Sonrasında Daniel'a kim olduklarını söyledik. Sabaha karşı Daniel bizi kapıda beklerken pelerinlerimizi giydik. Daisy ve Cleo'nun odasına doğru ilerledik. Kapıyı çaldık.
-Kim bu saatte!!
Hızla kapıyı Cleo açtı. Üzerine atılıp elimle ağzına bastırdım ve hançeri boğazına yasladım.
-Sessiz ol
Aynı şeyi Agatha da Daisy'e yapmıştı. Ayağım ile kapıyı örttüm. Cleo'yu yatağa ittim ve yastıkla suratına baskı yaptım. Yastığa doğru çığlıklar atsa da sesi boğuk geliyordu. Çırpınıyor hızla bana vurmaya çalışıyordu. Yastığa iyice baskı yaptım. Bir kaç dakika sonra hareketi durmuştu. Yastığı suratına tek elim ile baskı yapıp diğer elimle nabzını yokladım. Nabzı atmıyordu. Ölmüştü. Agatha'ya döndüm. Çoktan Daisy ile olan kavgasını sonlandırmış beni bekliyordu.
-Çıkalım.
Kapıya yöneldik. Anahtarı alıp kapıyı kilitledim, Pelerin ile yüzümüzü örttük. Çıkışa gittik. Daniel, Bayan North ve Şövalye Theo vardı. Pelerinden sadece gözlerimiz gözüküyordu. Bayan North konuşma yapmaya başladı.
-Sizlerle olmak çok güzeldi kızlar. Umarım iyi bir geleceğiniz olur..
Konuşmaya devam ederken Şövalye Theo'ya döndüm. Bana bakıyordu. Gözlerimi inceledi. Sonra korkuyla gözlerini açtı. Dudaklarını hareket ettirdiğinde anladığım tek şey 'Lavinaya' demesiydi. Nasıl anlamıştı? Hafifçe başımı salladım ve Bayan North'a döndüm:
-Daisy ve Cleo size güveniyoruz güçlü kalın. Görüşmek üzere.
Şövalye Theo da başını selam verir bir şekilde eğdi. Bozuntuya vermiyordu. Kaçmamıza göz yumuyordu. Daniel'ın arkasından atlara ilerledik. Siyah olan bir ata bindim ve Daniel'ı takip ettim. Eğitim alanı gözlerden kaybolana kadar belli etmedik. Daniel durdu ve atından indi.
-Başardık!!
Agatha sevinç çığlığı atarak pelerini çıkardı ve hızla sarıldı. İkisine de sıkıca sarıldım.
-Sanırım başardık!!
Theo'dan şuan bahsetmeme gerek yoktu.
Biraz sohbet ettik ve atlar ile hızla Liebe Krallığının kasabasına doğru yola koyulduk.