İçeriğe geç

Yetimhane

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Yetimhane

Bölüm 4

ARABA

Bir takip

Bin kabusa bedeldir

...

Sinirle soludum.

Sadece ilerledim.

Düşünmedim.

Her zaman ki gibi kendimden daha önemli işlerim vardı yine.

İki sokak daha döndüm.

Kavga yerine geldim.

Zaten karanlık olan hava işimi zorlaştırmak için ekstra bir çaba harcamıştı.

İşin bok gibi olan yanı ise kavga sokağında sadece bir lamba vardı.

Sadece bir kaç dakika oldu.

Lütfen, çalınmış olma...

O telefon önemliydi.

Onu bulmadan yurda dönemezdim.

Enes'in suratına bakamazdım.

O telefon Enes'in bana hediyesi idi.

Doğum günümde vermişti.

Kim bilir neler çekti o telefonu alıcak diye.

Ve ben?

Ben ise mal gibi aptal birini savunmak için kaybettim.

Ama yok.

Tabi ki yok!

Siktiğimin hayatı bir kere de gül be yüzümüze!

Sakinleş Eren.

Sakinleş.

Herşey Yolunda.

~Hayır değil.

Hiç olmadı.

Gözlerim doldu ama saniyesinde geri eski haline geldi.

Geriye sadece kızarıklığı kaldı.

O an aklımdan tek geçen şey ise özlediğimdi...

Umutsuzlukla başımı eğdim.

Gözlerim yerdeydi.

Telefon yoktu.

Muhtemelen kırıldı.

~Belki de çalındı.

Bir hediyeye bile sahip çıkamıyordum.

Ailem'e nasıl çıkayım?

Sokağı daha yeni dönmüştüm ki araba sesi duydum.

Gecenin bilmem kaçında karını mı aldatıyon be amca.

Diye geçirdim içimden.

...

(Birkaç sokak sonra)

Tamam, şimdi sıçtım.

Bu araba çok garip.

Hep bir sokak ardımdan geliyor.

Markete girdim, kafanda kurma Eren dedim; kendime.

Ama çıktım zaman arabayı aynı yerde görmek ve ilerlemeye basladım da çalışması beni bitirdi.

Lanet olsun!

Sadece aptal bir yetimim ben, ne istiyordu bu oruspu çocukları!?

Hızla koşarak belki de -elim de olsa- uçarak ilerledim.

Her sokakta daha da hızlandım.

Karanlık yerlere saptım.

Bu iyi çünkü adamlar far yakıcak ve beni kaybetme ihtimalleri yüksek.

Bu kötü çünkü bu lanet yeri ay ısığı bile aydınlatmıyor!

Kuvvetli bir şekilde nefesimi verdim.

Olabildiğince yolumdan çıkmamaya çalıştım şimdi adamları atlatak dedik diye yolumuzu da kaybetmetmiyelim, dimi yahu!

...

Bir süre sonra~

Sikicem şimdi sizi de arabanızı da ha!

Kaç saat oldu ayağım ağrıdı amk.

Salın beni ya!

Gözlerim ağırlaştı.

Tamam.

Şu siyah villaya giricem ve arkadan çıkıcam.

Bı dakika!

Vay anasını.

Nerdeyim lan ben?

Kesin çok uzaklastım.

Yoksa villa nerde, bizim yurt nerde!?

Pabucunuza sıksınlar emi!

Nerelere getirttiniz beni!

Sakince villaya doğru ilerledim.

Siyah parmaklıkları vardı kapının.

Koyu mavi gecenin sessizliğine yankı yapıyordu çimenleri.

Diğer evlere ziyade daha tekin bir yerdeydi.

Tamam binalar var ama bunun ayrı bir havası var.

Karanlık ama dingin.

Niyeyse eve karşı biraz ilgim var.

Neyse.

Tamam.

Demirin üstünden atlıyabilirim.

~bu halde mi?

Başka halim olmadığına göre iç ses

Demiri tuttum.

Kendimi zorlanarak yukarı kaldırdım.

Daha fazla Spor yapıcam valla ya!

Tamam şimdi kendimi diğer tarafa atmalıyım.

Bismillah!

Ananı avradını soyunu sopunu arabanı kapını şimdi ya!

Ayağım ağrıdı.

Ayağa kalkmadım.

Çimlere uzandım.

Ayağım acıdı vicdansızlar!

"Burdan çıkım bi valla bir daha tek çıkarsam gebertsinler beni"

Dedim kesik nefeslerimle.

Araba kaldırımın önünde durdu.

Ayağa kalktım.

Ani hareketimden dolayı acıyan ayağım daha fazla acıdı. Oğlum dua edin tekim lan!

Arkaya doğru ilerledim sendeleyen ayağım ile.

O değil de ev guzelmiş ha.

Kimin evi acaba?

Gerçi bu ev için bin yıl kendimi satsam alamam ama! Neyse...

...

BEĞENDİYSENİZ YILDIZA BASMAYI UNUTMAYIN ❤️

Bölüm sonu

1 yorum