Tanıdık simalar
Belki de
Hiç tanımadığımız
Bir yabancıya
aittir
...
Villanın arka tarafına doğru sendeleyerek ilerledim. Ayağım hâlâ zonkluyordu ama bu durum zerre umrumda değil! O araba hâlâ oradaydı ve bu evde kalmak akıllıca değildi. Sonuçta ev sahibine yakalanıp hırsız durumuna düşmek istemez kimse!
Çok sessizdi burası ve bu beni ayrı geriyordu, acele ile çıkış kapısını gözümle ararken içimde tuhaf bir huzursuzluk kabardı.
Tam geri dönüp geldiğim yoldan çıkmayı deneyecektim ki, içeriden gelen bir sesle olduğum yerde kaldım. Ayak sesi değildi bu. Daha ağır, daha kendinden emin bir sesti. Acaba bir fil miydi?
Saçmala Eren.
Ama yani kim bu kadar sesli gelir ki?
Şahsen ben olsam sessiz gelir hırsızı arkadan indirirdim...
Bı saniye lan!
Burda hırsız durumuna düşen benim.
Siktir, siktir.
Hemen çıkmalıyım burdan!
Acele ile arkamı döndüm.
Koşar gibi ilerledim.
Acep sorması ayıptır ama ön kapı kısaydı arka niye bu kadar uzun?
Ben nasıl çıkım ama!
İnsan düşünür dimi?
Bende mallaştım ha, salak mı bunlar gel hırsız diye her duvarı kısa tutsunkar?
Tam gidicekken bir öksürük sesi duydum.
Hayır bu öksürük sesi değildi
Biri ona bakmam için yalandan boğazını temizlemişti.
"Kimsin sen?"
Dedi kalın bir ses.
Ecelin desem fazla mı gereksiz olur acaba
Yada yoldan geçcn biri desem Didem de bağçe yol değil ne diyim ben sana ya!
Gergince arkamı döndüm.
Hakikaten ne dicem şimdi ben?
Ha kardeş, pardon ya bu duvarlar güzelmiş kaça boyatırsın Mı diyecektim?
Doğruyu söykesem de ne kadar inandırıcı gelir ki?
Kafamdaki soruları bir kenara bırakıp istemsizce arkamı dondüm.
Sert ama sorgular bakışlarla karşılaştım ama benim gözüm kaşında dudağında kaldı çocuğun.
~Ne, o çok mu yakışıklı adam?
Ne, hayır sizi fesatlar!
Ahmak iç ses cidden benden sadece festlığımı aldığına inanamıyorum.
Bu adam biraz önce ki kavgada ki adamlardan biri.
Kaşı ve dudağı patlamış.
Sert solgun bir ten.
Kesinlikle bu onlardan biri.
Ama
Hangisi?
Ne vardı Burak olsaydı?
Adam kafalıktı yani.
Adam sert bakışlarla yanıma doğru geldi.
Şimdi yarrağı yedik emi!
Adam tek kaşını kaldırdi.
Hemen savunmaya geçtim.
"Şey şimdi ben şey yani"
Ve şov!
Tabi ki bişe diyemedim.
Adam ise gülse mi şaşırsa mı anlamadı.
"Sen, şu kavgada ki çocuksun"
Dedi sadece.
"Bak gerçekten ben hırsız falan degilim-"
Sözümü kesti it!
"Ben sana öyle bir şey demedim. Sen nerden cıkardın? Dahası burda ne geziyorsun. Acil işin evimi soymak mıydı?"
Bunu diyerek bana zaten hırsız demiyor musun?
Yine dayak yicem galiba...
Adamın üzerine yürudüm.
~Peki ne hakla?
Kahvaltıda ki yüreği bir sindiremedik bir türlü herhalde o hakla! Başka açıklama bulamıyorum çünkü şuan.
"Gerizekalı pardon da ordan bakınca hırsıza mı benziyorum!'
Alayla baktı.
"Benzemiyor musun?"
Dedi alaylı bakışlarla beni süzerken.
~Adam haklı bro.
Kes sesini ić ses!
"Takip ediliyordum bende kurtulmak için eve girdim. Hırsız değilim."
"Sana hırsızsın demedim. Bu kadar ısrar ne?"
Sinirleniyorum.
Bu adam ne ya gïcık falan mı?
"Kardeş benle taşşak geçme. Bu saatte ben evimde birini bulsam hirsız derim o yüzden açıklıyorum!"
"Niye çok küfrediyorsun bay, hırsız"
Bak hayla hırsız diyor ben sana köpek diyor muyum it herif!
Yakasını tuttum.
Sertçe ama bağırmadan konuştum.
"Değilim it anlasana!"
Aha bak dedim işte it herif!
İstemsizce sesim yüksek çıkmıştı
Ellerime baktı.
Tehditkarca bana baktı.
"Bırak"
Dedi sakince ama boynunda ki damarlar beliginleşti.
Gözlerim gözlerinde.
"Değilim"
Diye yineledim yine.
Ellerim gevşedi ama bırakmayı reddettim.
~Neden peki?
Gıcıma gitti amk sebep mi lazım!
~ergennn
Ne olur sus iç ses!
"Ne olduğunla ilgilenmiyorum, yakamı bırak"
Dedi sesi yükseldi ama hala kontrol altında.
Görende sancak yakasinı sikicez!
~Düşünsene yaptığını sjsj
Yüzümü
buruşturdum.
İç ses!
~Tamam be.
Göz devirdim iç sesime ama adam üstüne alındı.
"Bana göz devirme, yakamı bırak ahmak, hırsız"
"Bana hırsız deme!"
Diye bağırdım adamın aksine.
Yakasını sıktım.
Gözleri ellerime kaydı.
"Bu saatte bağçemde olan biri ya hırsızdır ya tanıdık biri. Ve sen ikincisine girmiyorsun serseri"
Dedi o da sinirle, yakasındaki ellerimi tutarken.
"Evet, ben hiçbirine girmiyorum bay dahi!"
Dedim kinle, yakasını daha çok sıkarken
"Neye giriyorsun o zaman bay hırsız"
Yarrağım hırsız değilim diyom anlasana?
Salak mı bu herif.
~ama ha-
Sus dedim sana!
"Eren'im ben. Daha fazlası değil"
Dedim.
~Yetimim demedin?
demedim.
~Sokak piçiyim de demedin?
Demedim...
~neden?
Çünkü ben, benim.
Daha fazlası lazım değil.
"Herneyse"
Diye kestirip attı yakasında ki ellerime elini koydu ve elimi sertçe çekti.
Canım acıdı oruspunun evladı!
Sonra bana baktı.
"Ne bakıyon"
Dedim sertçe, bileğimi ovalarken.
Eli bileğime kaydı.
Kızarmıştı.
"Küçük hırsızıma bakıyorum"
Dedi nazikçe
"Keşke soysaydım "
Dedim dertli dertli.
En azından haklı yerden azar yerdik!
"Hırsıza neden bu kadar takildın?"
Dedi.
Adama baktım.
Cidden, sordu mu?
"Salak mısın sen?"
Suratını ekşitti.
"Yakınım değilsin 'salak' deme"
Göz devirdim.
"Olmak da istemem zaten. "
Dedim.
"Cevap?"
Dedi.
Ofladım.
Cidden benden bile konuşkan bu herhegele.
"Biri sana hırsız dese senin de hoşuna gitmez bay dahi"
Dedim.
Her şeyi okeylerim.
Yetim.
Ezik.
Sokak piçi.
Ama hırsız?
Asla...
Tekrar o konuma asla...
...
Evet. Bu bolüm de bu kadar.
Sevgiyle ama merakla kalın🦋